Yalnız Yürümeyeceksin

Ben de buradaki çoğu kişi gibi zorla kapatıldım

Merhaba, ben [gizlendi]. 16 yaşındayım ve 12. sınıfa geçtim. Ben de buradaki çoğu kişi gibi zorla kapatıldım; üstelik bu durum liseye geçtiğimde falan da olmadı, henüz 9 yaşındayken erken regl olmamla başladı. Annem saçlarımı tararken “Kapan artık” dediğinde istemediğimi söyleyince kafama tarakla vurmuş, çok ağlasam da en sonunda kabul etmek zorunda kalmıştım. Aslında 8 yaşındayken bile annemin cehennem tehditleri yüzünden Adana’nın o kavurucu sıcağında dışarı hep uzun kolluyla çıkardım; öyle ki bir kuzenimin düğününde bile zorla giydirilen kıyafetle yaşıtlarım arasında garip kalmış, kuaför paramı bile ancak amcamın araya girmesiyle alabilmiştim. Küçüklüğümde ailemin söylediklerine inandığım ve ortaokulda imam hatipte olduğum için açılma fikrim yoktu ama liseye geçince her şey değişti. 10. sınıfın yazında, vicdan azabı çekerek sadece taklit yoluyla kıldığım namazı bıraktığımı söylediğimde evde kıyamet kopsa da, babamın sakin yaklaşımı sayesinde bu baskıdan kurtuldum. Aynı yılın sonlarına doğru başörtümün yamuk olmasını bile takıntı yapıp kriz geçirdiğim bir sabah anneme “Hayatımı zehir ettin, bu kumaş parçasından iğreniyorum!” diyerek açılacağımı haykırsam da, annemin hafifçe gülerek “Sanki bu halinle çok güzelsin” demesi ve beni çirkin hissettirmesiyle yine sustum. 11. sınıfın birinci döneminde konuyu tekrar açıp “Açılmazsam kendimi öldürürüm” dediğimde annemin “Mezara bile o başörtüsüyle gireceksin, üniversitede bile ensende olacağım” demesiyle gözüm döndü ve kendime zarar verdim. İçimde biriken her şeyi rehberlik hocama anlatınca sosyal hizmetler devreye girdi, annemle merkeze çağrıldık ve psikiyatri sürecimiz başladı. İlk psikiyatristimiz annemi hatalarından dolayı azarlasa da, annem dönüş yolunda bana duygu sömürüsü yaparak kendini acındırdı. Hastanenin uzaklığı bahanesiyle geçtiğimiz yeni psikiyatristte ise annem ve abimin beni şikayet etme tehditleri yüzünden olan biteni anlatamadım; doktorum şu an sadece kaygı bozukluğum olduğunu sanıyor. Tüm bu yaşananlardan sonra konuyu ben açmasam da annem açtığında artık sertçe karşılığını veriyorum. Benim ölmemi bir bez parçasından daha değersiz gören, “Banane, öldürürse öldürsün” diyen annem de olsa artık acımayacağım; çocukluğumun çalındığı ve üzüntülerimin hep göz ardı edildiği bu hayatta artık hiçbir şey umurumda değil, bundan sonra sadece kendimi düşünen “bencil” bir insan olacağım.