Çocukluğum içimde bir yara olarak kalacak ama kimse kardeşlerime dokunamayacak.

Merhabalar. Ben 17 yaşında bir lise 3. sınıf öğrencisiyim. Yaşadıklarımı yazmak istiyorum çünkü ne olursa olsun hiçbir zaman hiçbir şekilde umutlarınızı kaybetmemenizi istiyorum. Unutmayın ki her şeye, herkese rağmen her karanlığın içinden bir aydınlık çıkabilir, mühim olan ona tutunabilmektir. Ve kendi kendinize bile ‘umut’ yaratabiliyor…

11 yıl sonra başımı kapatmamın gereklilik olmadığını düşünmeye başladım.

Merhaba, 23 yaşındayım ve 7. sınıftan beri kapalıyım, üniversiteyi güzel bir bölümle tamamladım. 7. sınıfta da isteyerek kapandım. Zaten açık olma fikri hiç aklıma işlenmemişti. Etrafımdaki tüm kadınlar kapalıydı. Annem de sürekli kapanmanın gerekliliğini, kapanmazsam şöyle şu kadar yanacağımı söylerdi. Ben de severek, günaha girmemek…

Şiddet görmedim ama ailem için ben artık katlanılması gereken bir kızdım.

Merhabalar. Sitenizdeki bütün hikayeleri okuyup öyle yazıyorum bu mektubu. Gözlerimdeki yaş kurumadı henüz. Bunca acı nasıl birikir bu gökyüzünün altında? N’olurdu sanki kendimizi hislerimizin akışına bırakabilsek? Bir engel konmasa arzularımızla aramıza… Anlatmayı, hele ki kendimi anlatmayı hiç sevmeyen biri olarak yazıyorum bu satırları. Ne kadarını…

Yaratıcı beni kalbimle sınar.

Merhabalar, ben sırf ailemin istediği gibi biri olabilmek için kapandım; onların önerdiği ve istediği gibi mükemmel bir kız olabilmek için… Bu da her ne demekse… 10 yıl kapalı kaldım, gelgitler geldikçe hep bastırdım. Ve ait hissetmiyorum artık buna, bu görünüş bana ait değil gibi, ben…

Öyle bir çevresi olur ki siyasal İslamcı ailelerin; heves eder kız çocukları kapanmaya. Karar değildi bu. Zorla da değildi.

Merhabalar. Sizi uzun süredir takip ediyorum. Büyük direnç ve güzellik bu kadın dayanışması. Hepimiz kardeşmişiz gibi. En sonunda şöyle birden bire ben de yazmak istedim. Ben İmam Hatip lisesi son sınıf öğrencisiyim. Yarın on sekiz yaşım bitecek. Hayatımda büyük bir değişim ve dönüşme yaşıyorum. Cemaatin…

“Senden utanıyorum, haline bak, aynı Aleviler’e benzemişsin”

Benim hikâyem 12 yaşımda başladı. İlkokuldayken annemler kısa giyimimden rahatsız olur, o zamanlarda bile “Eğer açık gezersen Allah seni sevmez, cehennemde yanarsın” cümlelerini 10 yaşındaki bir çocuğa empoze ederlerdi. Ortaokula geçtim, ailem sürekli kapanmamı bekliyordu. Babam hep kapanmam gerektiğini söylüyor, “Sen kadınsın, kapalı olmak zorundasın”…

Özgür olmayı o kadar çok istiyorum ki. Özgür olup buradan göçmek…

Nasıl başlamam gerektiğini bilmiyorum açıkçası. Birkaç haykırışımı bırakıp gideceğim sessizce. Şimdiden bir kusurum olursa özür dilerim. Ben kendimi cesaretli sanan korkağın biriyim aslında. O kadar çok yazmak istedim ki buraya ama elim varmadı yazmaya. Şimdi ise buradayım. Dayanamıyorum artık. Çığlık çığlığa susuşlarım artık öldürüyor beni.…

Mezun olduğum gün o başörtüsünden de kurtuldum ve aldığım kararla ailem tarafından desteklendim.

Ben bu siteye belki diğer hikayelerdeki gibi “Zorla kapatıldım. Kapanmadığım için şiddet gördüm. Şöyle zorlandım, böyle aşağılandım.” diye başlayan cümleler kurmak için yazmıyorum. Ben buraya şunun için yazıyorum. Evet, ben de tesettürlü bir kızdım. Üniversiteye başladığım sene kapanma kararı almış, bunu ailesiyle paylaşmış ve olumlu…

Yirmi yaşındayım ve kendi kararlarımı kendim veremiyorum, bunun ne kadar hiçmiş gibi hissettirdiğini anlayabiliyor musunuz?

Merhaba. 14 yaşında kapandım. 6 yıldır kapalıyım. Ailemin herhangi bir zorlaması olmadı, sadece alttan alttan ince bir nakış edasıyla işliyorlardı. Küçücük yaşım, ergenliğe yeni girmişim, ne biliyorum ben din hakkında? Herkes farz olduğunu söylüyor, açıp bakmadım bile doğru mu diye. Şu an yaşadığımız şehirde üniversite…

Ne içindeydim, ben de bilmiyordum.

Merhaba, öncelikle nasıl başlayacağımı bilmiyorum, ama ben şu an İmam Hatip okuluna gidiyorum. Ortaokulunu da okudum, lisesini de. Hâlâ orada okumaya devam ediyorum. Öyle bir histi ki kapanmayı hiç planlamıyordum ve o zamanlarda herkesin bana ilgisi vardı ve güzelliğimden dolayı boş yere menfaatlere girmişti çevrem.…

“Devlet nasıl karışır giydiğime giymediğime.” diyerek o inatla yıllarca örtülü dolaştım.

İlkokul öncesinden beri ailemin, dindar görünen sakallı ve başörtülü insanlara olan sevgisizliği dikkatimi çekerdi. Aslında sevgisizlikten de öte, bir nefretti belki… Bir türlü anlamazdım, özellikle de babamın bu “iyi görünen” insanlara olan bu “önyargısını”. Ben de de tam aksine dine, özellikle de namaza ve başörtüsüne…

Erkeklerin acizliği yüzünden, onların bizi görüp tahrik olmamaları için kapanıyorduk.

Bizim burada kızlarımıza neden kapanması gerektiğini kimse söylemez, milletin ne diyeceği söylenir. Bu yüzdendir ki hiçbirimize isteklerimiz sorulmaz. Sonumuz bellidir; tesettürlü, hanım hanımcık, evlenmiş ve mutlu gözükmesi gereken bir kadın. Bunu asla kanıksayamamıştım. İşte benim sonumda belliydi. Ben ilkokula başladığımda en büyük ablam 13 yaşındaydı…

Nereye kadar?

Öncelikle herkese selam. Şu an saat 3.04 ve size yazıyorum, çünkü 9 günüm kaldı. Öncelikle hikayemi anlatayım. Benim kapanmam 8. sınıftan liseye geçerken başladı. Saçımı yaptım, okul için evden çıkacakken annem “O kapıdan böyle çıkarsan, bir daha gelemezsin.” dedi. Kardeşlerim ve ben ağlıyorduk, yenik düştüm,…

Lisede isteyerek kapanmamış biriyle tanıştım. Ona kendi hikayemi anlattım, o da bana anlattı.

17 yaşındayım. 5. sınıfta kendi isteğimle kapandım. Ve ortaokulda kendi isteğimle İmam Hatip’e başladım. Kendi isteğimle evet ama daha çok istemek zorunda bırakıldım diyebilirim. Sosyal çevremi hep annem seçti. Sonralardaysa hep bana “Sen İmam Hatip’e gideceksin.” “Üniversitede şu yurda gideceksin.” “Kendini şöyle yetiştireceksin.” falan da…

Buluğ çağına erdiğimde birden askılı tişörtler yarım kollulara, şortlarımsa kaprilere dönmeye başladı.

Benim hikayem yazılanlardan biraz daha farklı. Sürekli aşırı muhafazakar olarak tabir ettiğim bir aileye sahip olduğumu düşünürdüm fakat yazılanları okuduktan sonra bakış açım değişti. Küçük yaşlardan itibaren din adı altında namaz, oruç özendirildi. Giyimime ve hareketlerime pek fazla karışılmazdı. Buluğ çağına erdiğimde birden askılı tişörtler…

Annem hâlâ “Ben ölünce açılırsın” diyor.

Öncelikle merhaba. Size aile baskısı ve dindar ailenin kendi çocuklarına olan baskısını anlatıyorum. Ben 6 yaşındayken kursa gidiyordum hatta ‘Elif-be’ öğrenmek için kursa daha küçük yaşta başladım. Daha küçüktüm, her şey normaldi sadece anlamayarak okuyordum. Hatta 9 yaşında hafız oldum, siz düşünün artık. Ailem hiç…

Cesaretliyim, mutluyum ve meydan okuyorum.

Ben üniversite 2. sınıf olmuş, hayallerinin peşinden giden ve artık içimdeki nefreti yok etmiş bir kadın olarak yaşadıklarımı aktarmak istiyorum. Asla unutmayacağım bu hatıralar, artık beni rahatsız etmiyor. Sevmediğim kalıplardan kurtulduğumu düşünüp mutlu olurum artık bundan sonra. Benim ailem orta derecede muhafazakar olan, namazı niyazı…

Kendi çevresinde çokça tanınan bir şeyhin kızıyım.

Merhaba. Benim hikâyem de diğerlerinin hikâyelerine benzer bir hikaye. Başörtüsü geçmişim yaklaşık 10 yıl öncesine dayanıyor. Kendi çevresinde çokça tanınan bir şeyhin kızıyım. Annem de sonradan çıkarmış olsa da hayatının büyük bir bölümünü çarşafla geçirmiş, fazlasıyla muhafazakar bir kadın. Nasıl olsa bir gün kapanacağım diyerek 12…

Özgürlüğümüzün kalesi olması gereken bedenlerimize hapsedilmemiz can yakıyor.

Bu konuda kendimi açabileceğim bir platform bulduğum için nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Kısa tutmaya çalışacağım ama başarabilir miyim bilmiyorum. Özgürlüğümüzün kalesi olması gereken bedenlerimize hapsedilmemiz ne kadar da can yakıyor… Ben de çok küçükken kapatılan ve yıllarca kendinden utanan, dışarı çıktığında kafasını gökyüzüne kaldıramadan yürüyen…

Kendi kendimi çok yıprattım, bunalttım, eziyet ettim; güneşe, rüzgara hasret kaldım.

18 yaşında kendi isteğimle tesettüre girdim. Ailemin %80’i tesettürlüydü ama hiçbir zaman baskı görmedim. Aksini söylediğim zaman annem “Kızım daha erken, girme o örtünün altına, biraz daha bekle.” dedi. Beklemedim, dinlemedim. Üniversiteye yeni başlamıştım arkadaşlarım barlara gidip eğlenirken, hareketli günler geçirirken, ben tesettüre uymadığını düşündüğüm…

“Eğer kapamazsan okula gitmeyeceksin.”

Merhaba size her şeyi en baştan anlatayım. Benim babam 7 erkek kardeşin arasında en büyüğü ve tek okuyan. Kendisi imam oldu, 30 yıldan fazla da köylerde imamlık yaptı. Babam öyle zorbacı değildi; giyimime, saçıma falan karışmazdı. Aklı ile hareket eden zeki bir insandı, tercihi bana…

Şu an 17 yaşındayım ve bu baskı giderek artıyor. Ne yapmalıyım bilmiyorum.

Ben küçüklüğümden beri muhafazakar bir aile ortamında yetiştim ama hiçbir zaman kendimi örtüye alıştıramadım. Ben şanslıyım ki annem her zaman nasıl davranmak istiyorsam öyle olmama izin verdi. Daha 13-14 yaşlarında yanımızda babamın olmamasını, bir tanıdığın görmemesini istiyordum bir şort giyebilmek için; yoksa ayıplanırdım. Arkadaşlarım istediklerini…

Sanki yıllarca suçsuz yere hapiste yatmışsınız da yıllar sonra serbest bırakılıyor gibi.

16 yaşındayım. Beş buçuk senedir yaşamıyorum. İmam Hatip’te okuyorum. Annem din öğretmeni, babam ise aşırı dindar. Babamın dindarlığı ailesinden geliyor aslında. Buna dindarlık değil yobazlık desek daha doğru olur çünkü amcamlar kendi kızlarının evde bile açık dolaşmalarına izin vermiyor. Evde bile etek giymek zorundalar. Bana…

Bir şeyi öyle iyi biliyorum ki; bir Tanrı varsa beni bu halimle kabul eder ve severdi.

Hikayemde rüzgarı bolca göreceksiniz. Çok sevdiğim rüzgarla bozuştum biraz, 16 yaşlarına yaklaştığımda başörtü takmaya başlamıştım. Ailemin üstümde bir baskısı olmadı, ben istedim, böyle söylerken inanmadığınızı duyar gibiyim, ben de inanmıyorum artık o zamanlar istediğime. Çocukluktan ergenliğe, sonrasına kadar dayatılan dini yargılar bir şekilde itiyor seni…

“Orospu mu olacaksın sen?”

Merhaba. Bu mektubumu size gönderip göndermeme konusunda çok kararsız kaldım ama artık dayanamıyorum. 15 yaşındayım şu an İmam Hatip lisesinde eğitim görmekteyim. Ortaokulu da İmam Hatip’te okumuştum. Ortaokula başlayacağım zaman ailem bana İmam Hatip’e gidip gitmeme hakkında hiçbir şey sormadı. Ben de o zamanlar küçük…

Annem üzülmesin diye ben mutsuz bir hayat sürdürüyorum, dışarıya çıkmak içimden gelmiyor.

18 yaşındayım. 16 yaşında girdiğim tesettüre kim sorarsa isteyerek girdim diyordum. Ben daha 9-10 yaşındayken annem sürekli benim ileride kapanacağımı ve bunun gerekliliğini beynime işledi. Alışverişe her çıktığımızda “Bu olmaz çok kısa, bu olmaz çok açık, ne zaman kapanıyorsun?” cümleleriyle karşılaştım. Benim de 10. sınıfın…

Eskiden hiç sıcaklamazdım ama 12. sınıfta sıcak bana çok gelmeye başladı. Sonrasında artık sınav için dua etmemeye başladım.

Umarım diğer mektubumu yayınlamazsınız çünkü birkaç şey yazmayı unutmuşum. Esenlikler diye başlıyor mektup. Şimdi benim hikayeme geçelim: Esenlikler arkadaşlar. (Merhaba ve selam Arapçadır.) Ben eğer platformun sıkı takipçisiyseniz yorumlarda sıklıkla görebileceğiniz kararsız ama kararlı. Çok fazla uzatmak istemiyorum zamanınızı almayayım. Ben ilk 6. sınıfta kapandım.…

Dini çok sorgulamaya başladım, psikolojik olarak çöktüm, kimseye içimdekileri dökemedim.

İlk regl olduğumda artık kapanmam gerektiğini annem söylemişti, istemeyip saatlerce ağladım. Başımı örtüp dışarıya öyle çıkarttı beni, sonra koşa koşa eve gelip kafamdaki örtüyü attım. Yaz tatilinde ise Kuran kursuna gitmeye başladım, başımı güzelce örtüp gidiyordum. Hoca da annemin arkadaşıydı, herkesi başına toplayıp, dua sorup…

Umarım bir gün buraya bunu başardığımın mektubunu yazabilirim, umarım bir gün kendim olabilirim.

18 yaşındayım. Daha küçükken kıyafetlerim hakkında uyarılıyordum, kısa kollu ya da pantolon giymemem gerektiğini söylüyorlardı. Bendeki de küçüklük aklı kim ne derse oraya yöneliyordum. Henüz 7. sınıfa giderken ailem, akrabalarım; kapanmam gerektiğini, onun bana daha çok yakışacağını, daha güzel göstereceğini söylediler. 8. sınıfın ilk 3…

Sürekli aynı soru; “Ne zaman kapanacaksın?”

Merhaba. Şu an ne yazacağımı bilmeyerek başlıyorum bu mesaja. Sadece söylemek istediğim birkaç şey var. Ben 11. sınıfım ve aileme lisenin biteceği sene kapanacağıma dair namusum ve şerefim üzerine yemin ettim. Aslında çok baskı uygulamıyorlardı kapanmam konusunda ama muhafazakar bir ailede büyüdüm, akrabalarım kuzenlerim hep…

Kabullenmediğim ve ait olmadığım bir şeyi taktığım için insanlar bana buna göre ön yargı yapsınlar istemiyorum.

On altısını doldurmuş, on yedisine başlamış biri olarak yazıyorum size. 4. sınıfın son haftası regl oldum, ailem muhafazakardı ve dolayısı ile çevrem de. Küçük yaşlardaki çocuklar çevrelerinde ne görürlerse onu benimserler ve ona bürünürler. Ben de başımı kaparken böyle bir hissiyat ile kapadım. 4. sınıfımın…

“Allah için değil bizim için kapalı ol.”

Aslında yazmak istediğim sayfalarca yazı var. Okuduğum bütün yazılarda kendimi buldum. Yaşadıklarımı yansıtan bir ayna misali. 23 yaşındayım. Hala kapalıyım. Aynı zamanda CP (seraplal palsi) hastasıyım. Ben ortaokul 8. sınıfta kapandım. Ama bilinçli bir şekilde değil, kapanmaya mecbur bırakıldım. Anne ve babam eğitimci insanlar olmalarına…

“Ben açılmak istiyorum.” dedim. Babam o sırada bir şey yiyordu ve durdu, yediği şeyi yüzüme fırlattı.

Öncelikle yazmadan önce çok tereddüt ettim fakat benim de bir hikayem var. Böyle bir bloğun varlığını çok önemli ve değerli olduğunu düşünüyorum. Belki bir çözüm bulurum diye ben de yazıyorum. Asıl ihtiyaç duyduğumuz, çevremize anlatamadığımız (en yakın arkadaşlarımız dahil), yalnız hissettiğimiz dönemde böyle bir konuyu…

Hem muhalif hem de ateist olmak muhafazakâr bir aile içinde nasıl sonuçlanır, düşünmek bile istemiyorum.

Benim hikayem de çoğunun hikayesi gibi. Küçüklüğümden beri dini algılarla büyütüldüm, annem her zaman günü geldiğinde kapanacağımı söylerdi, ben de çocuk aklımla o zamanlar bir şey başardığımı zannederdim. Regl olmaya başladıktan sonra yıkanmış bir beyinle kapanmıştım fakat içten içe hiç istemediğimi liseye geçince fark ettim.…

Amacım “Başıma taktığım örtünün gerçekten bende bir anlamı var mı?” sorusuna cevap bulmaktı.

Muhafazakâr bir dünya görüşüne sahip ve çevre-toplum-akraba düşüncesine önem veren bir anne babaya (özellikle annem) sahibim. Babam hiçbir zaman başını kapat dememiştir bana fakat her zaman usturuplu giyinmemi söylemiştir, keza annem de aynı şekilde. Çevremdeki çoğu kişi kapalı olduğu için bunun doğal ve gerekli bir…

Başörtüsünün anlamını bile bilmeyen bir çocuğu, örtünmeye zorlayan zihniyetten nefret ediyorum.

Nefret, bedenimi sarıp sarmalayan duygu. Daha başörtüsünün anlamını bile bilmeyen bir çocuğu, örtünmeye zorlayan zihniyetten nefret ediyorum. Sokakta 3 yaşındaki bir çocuğu bile görsem, ne güzel, istediğini giyebilmiş diye imrenerek bakıyorum. 13 yaşındayım şu an, sokakta beyaz tayt giydiğim için annem tarafından dövülerek, sürüklene sürüklene…

Bende hep asi bir damar vardı.

Baskıcı bir ailem olmasına rağmen hiçbir zaman açık bir şekilde başımı örtmeye zorlanmadım ama hiçbir zaman kısa kollu giyemezdim. Uzun kollu giymeye 9 ya da 10 yaşlarında başladım. Çocukluğumdan beri Kuran kursuna giderdim ama o zamanlardan beri öyle biri olmadığımı biliyordum, bende hep asi bir…

Her gün görmek, tatmak, temas etmek zorunda olduğum bir şeyi takıp takmayacağıma kendim karar vermek istiyorum.

Merhaba, bu buraya ikinci kez yazışım.  https://www.yalnizyurumeyeceksin.com/2019/08/17/11-yasinda-bir-cocuga-ne-dersen-onu-yapmaz-mi-zaten/ yazısı da bana ait. O yazımı gözyaşları içinde öylesine yazmıştım, yayınlanacağı aklıma gelmemişti. Kuzenime siteden bahsettim, siteyi inceliyordu. Aa sana çok benziyor, dedi. Baktım “Bu benim.” dedim. Aileme bu konuyu bahsetmek için cesaret istiyordum. Kuzenim “Bak işte al sana…

Henüz ortaokulu bitirmemişken amcamın kapanmam için yaptığı baskılarla başladı her şey.

Merhaba. Benim hikayem de buradaki birçok kişinin hikayesinin aynısı, belki aynı hayatları yaşıyoruzdur. Henüz ortaokulu bitirmemişken amcamın kapanmam için yaptığı baskılarla başladı her şey. Amcam elinde başörtüyle peşimde dolaşırken babamın yanına giderdim beni saklaması için. Ona göre benden iki yaş büyük olan kuzenim kapalı olduğu…

14 yaşında küçücük bir çocuğun vebaliyle yaşıyorsunuz.

Benimki başarılmayı bekleyen bir hayatın öyküsü. Liseye başlarken 14 yaşımda sırf etrafımdaki insanların beklentilerini karşılamak için kapandım. Daha doğrusu başka seçeneğim yoktu. Zaten hayatım boyunca hep dernekler, Kuran kursları ve sadece dinden bahseden, saçlarıyla beraber beyinlerini de kapatmış kadınların bulunduğu ortamlardaydım. Onların doğrusu doğrum, yanlışı…

Olmadığım biri gibi görünmek istemiyorum.

Hayatım boyunca kısıtlanmak istemediğim için yazıyorum buraya. Özgürce düşüncelerimi söyleyebilmek için yazıyorum. Muhafazakar bir ailede doğdum. 15 yaşıma daha yeni girdim. Ve bu yaşıma kadar sürekli kısıtlandım, kısıtlanıyorum. Annem daha anaokuluna başlamadan önce sureleri ve duaları öğretti bana. İlkokula başladığım zaman beni zorla Kuran kurslarına…

Kadınlar için İslam’ın merkezinde kapanma olduğunu düşünüyorlar.

Muhafazakâr sayılabilecek bir ailede büyüdüm. 6. sınıfta regl olduğumda annemin örtüm olmadan dışarı çıkmayacağımı söylediğini çok net hatırlıyorum. Örtüyü hiçbir zaman takmak istemedim. Dershaneye örtülü gittim, görünüşümden nefret ediyordum. Hatta bunu o kadar sindirememiştim ki dershanede başımı açıp annem geldiğinde ya da çıkarken tekrar takıyordum.…

Bu sizin için sıradan, benim içinse aşırı çaba göstermek zorunda kaldığım tesettürden çıkma öyküm.

 Selam, nasılsınız?  Bu belki sizin için sıradan, benim içinse aşırı çaba göstermek zorunda kaldığım tesettürden çıkma öyküm… Ben 10. sınıfın şubat ayında kendi isteğiyle tesettüre girmiş biriyim. Dini bütündüm zaten hayatım boyunca. Tabii ki erkek arkadaşlarım oldu, hem de fazlasıyla oldu, gezdim, ettim vesaire ama…

Başörtüsünü çıkardıktan sonra kendimi daha inançlı ve daha doğru hissediyorum.

Öncelikle burada okuduğum bazı yazılar hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. İnsanların, çocuklarına başörtüsü konusunda bu kadar baskı yaptığını bir öğretmen olarak bilmiyordum. Başını örtmek istemediğini söyleyen 13-17 yaş arası öyle çok çocuk var ki bu sayfada…  Gençler; çekinmeyin, korkmayın; bir büyüğünüzden, rehber öğretmeninizden veya samimi…

Bu zorluklara katlanan tek kişi olmadığımı bilmek ruhumda çiçekler açtırdı.

 Merhaba,  Öncelikle, böyle bir sayfaya denk geldiğim için çok mutluyum. Bu zorluklara katlanan tek kişi olmadığımı bilmek, ruhumda çiçekler açtırdı.  Benim hikayem, küçük yaşta babamı kaybettiğimde başladı. O aramızdan ayrılınca abilerim baba rolünü üstlenmeye çalıştı sanırım; ama beni baskılarıyla öldürmekten başka bir şey yapamadılar.  Babamdan…

“Kim ne der” takıntıları yüzünden ailemizle aramızdaki bağlar kopuyor ve en büyük düşmanımız haline geliyorlar.

Merhabalar. Ben 13 yaşından beri kapalı olan, 17 yaşında lise son sınıf öğrencisi bir kızım. Son 1.5 yıldır ben de kapalı olmak konusunda mustaribim. Geçtiğimiz yıl, tam bir sene önce, arkadaşımdan eve dönerken açık geldim ve aileme artık açılmak istediğimi açıkça belirttim, daha öncesinde de…

Dik durduğunuz sürece kimse sizi ezemez!

Merhaba. Muhafazakâr bir ailede büyüdüm. Ailem hiçbir zaman baskıcı ya da zorba olmadı, öncelikle bunu söylemek isterim. Kapandığımda 13 yaşındaydım, kimsenin üzerimde bir zorlaması baskısı olmadı, çevremde bulunan herkes kapalıydı ve benim de kapalı olmam gerek diye düşünüyordum. Bir heves kapandım, arkadaşlarım beni kapalı olarak…

Çok ağır şiddet gördüm, İHL’de açığım diye çok dışlandım, müdür yardımcısından işitmediğim söz hakaret kalmadı.

Kuşların özgürce uçtuğu, kedilerin özgürce dolaştığı ama bir kız çocuğunun asla istese de özgür olamadığı ünlü Konya’dan yazıyorum bu yazıları. Kesinlikle overrated değil,Konya Türkiye’nin en çomar şehri. Burada doğan kız çocuklarının hepsi bu baskıya maruz kalıyor. Gelelim benim hikayeme; aşırı çomar, dini sadece kadının kapanması…

Her şeyden soğudum. Dışarı çıkmak işkence gibi geliyor bana.

Merhaba. Kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. 2018’in yaz başlangıcında kapandım. Liseye başlıyordum ve artık böyle olması gerekiyordu. Kapandım fakat isteksizdim. Yine de kendimi bu duruma alıştırmaya çalışıyordum. Çoğu zaman kendime teselli edici sözler söylerdim. “Belki alışkın olmadığım için istemiyorumdur, biraz denemekten zarar gelmez.” gibisinden. Zaman geçti.…

Babam ablamı kapanmadığı için döverdi, üstelik arkadaşlarının yanında.

Merhabalar. 13 yaşımdayken kapanmıştım, neden kapandığımı bilmiyordum, çocukluk aklı işte… İrademin güçlü olmadığı zamanlarda böyle bir karar almıştım. Ailemin zorlamasıyla olmadı. Muhafazakâr bir ailem var, çevremin çoğu kapalıydı, bende de büyüyünce kapalı olacağım hissi vardı. Kuzenlerim yeni kapanmıştı ve ben de onlara özenerek kapanmıştım. Hiç…

Erkeklerin üstün olmadığını düşünürken gözlerinden korunmak için kendimi kapatmış olmak içimde bir çatışma meydana getirmişti.

Öncellikle merhaba. Burada yazanların neredeyse hepsini okudum, meğer hepimizin hikâyeleri birbirine benziyormuş, hepimiz dışımız ve içimiz arasında sıkışıp kalmışız. Bu da benim hikâyem. Ben hep dışa dönük bir çocuktum. Ortaokulda sporla çok ilgilenirdim, beden eğitimi öğretmenimiz bendeki potansiyeli fark edip okul takımına bile seçmişti. Mutlu…

Yanımda duran, beni destekleyen kimse yoktu.

13 yaşımda kapandım. Kapandığımda kendi isteğimle kapandığımı düşünüyordum. Yaşım ilerledikçe babamın bana söylediklerinin aslında beni o yöne iten düşünceler olduğunun farkına vardım. Bir an geldi ve kendimi sorguladım; ben neden kapandım, ben kapalı olmak istiyor muyum, benim kapanmama ne sebep oldu, bu şekilde mutlu muyum……

Tesettür bana ve aileme uzaktı.

Merhaba. Ben rahat bir ailede büyüdüm. Babam ve annem dini konularda bizlere baskı uygulamazlardı. Tesettürse bana ve aileme uzaktı. Sonra bir yaz İstanbul’a ablamın yanına gittim, ablam tam tesettürlü ve çevresindeki insanlar da öyle. O yaz orada 2 ay kaldım ve onların hayatlarından, örtülerinden etkilendim.…

Ailem sırf çevredekiler bir şey demesin diye canlarından kanlarından olan bir insanı yıkıp döküyordu.

Yalnız olduğumu düşünüyordum ta ki sitenizi görene kadar. Babamın imam oluşundan ötürü çevremizdeki insanlar da dindar kesimden oluşuyor. Babamın ilk görev yerleri doğu kesimleriydi. Sürekli kapanmamı istiyorlardı. Bu bana çocukluğumda zor gelmiyordu. Çünkü etrafımdaki kadınların hatta çocukların başı kapalıydı. Bana büyüklük, olgunluk göstergesi gibi geliyordu.…

Çocuksunuz, sizinle nadiren ilgilenen babanız örtü örterseniz sizi takdir edecek. Ne yaparsınız?

Merhaba. Ben de sizlerden biriyim. Biliyorum yalnızca ülkemde bile binlerce kadın var aynı dertten muzdarip. Hepsini tüm yüreğimle kucaklıyorum. Ben 18 yaşındayım. 12-13 yaşlarında kapandım. Babam teşvik etti beni. “Kapansan ne güzel kız olursun” dedi. Çocuksunuz daha, sizinle nadiren ilgilenen babanız, örtü örterseniz sizi takdir…

Benim gibi insanların olmadığını düşünürken karşıma çıkan bu yazılara çok şaşırdım.

Merhabalar, öncelikle bu yazıyı yazmanın benim için gerçekten kaçınılmaz olduğunu söylemek istiyorum. Benim gibi insanların olmadığını -sayısının çok çok az olduğunu- düşünürken karşıma çıkan bu yazılara ve bana resmen tamamen hitap etmeleriyle çok fazla şaşırdım. Ben çok uçuk hayalleri olan 20 yaşında birisiyim. 12 yaşımdayken…

‘Bu nefsinle girdiğin bir savaş.’

Merhaba. Aslında ben hep bildiğini okuyan inadı inat birisiyimdir. Kapanmak tamamen benim isteğimle, 3 dakikada karar verip uyguladığım ve 2. gününde ‘Ne yaptım ben?’ dediğim ama ‘Açıl kapan, oyuncak mı bu? Alışacaksın, nefsini kontrol et’ diyerek bırakamadığım bir şey haline geldi. Ve yemin ediyorum 3. gün…

Annem bir başörtü için bizden vazgeçti.

Aslında hiç yobaz olmayan son derece seküler bir ailede büyüdüm. Daha doğrusu baba tarafım solcu, modern, seküler bir aileyken annemin tarafı tam tersine muhafazakâr, baskıcı ve yobaz bir aileydi… Annem ailesinden farklıydı, babamla evlendiği için adeta dışlanmıştı. Mutlu bir ailemiz vardı… Daha sonra annem ailesiyle…

Tesettür kavramını kesinlikle yansıtmıyorum.

29 yaşındayım ve 14 yaşımda kapandım. Yani kapandım derken tabi ki kendi isteğimle değil, annemin “Kızım kapanman lazım, bunu benim sana söylemem gerekiyor yoksa ben cehenneme giderim. Sana bu hafta alışveriş yapalım mı?” demesiyle başladı. İlk dönemleri bu durumu kabullenmiş gibi geçirsem de sonrasında fazlasıyla…

Buraya daha önce bir yazı yazmıştım.

Merhaba, beni tanımıyorsunuz, belki de tanıyorsunuzdur kim bilir. Buraya daha önce bir yazı yazmıştım: https://www.yalnizyurumeyeceksin.com/2018/09/14/hala-kapaliyim-ama-keske-hic-kapanmasaydim/ O yazıdan sonra çok düşündüm, pek çok kez karar verdim, pek çok kez vazgeçtim. Burada hikayesini paylaşan onlarca insanın yazısını okudum. Ve benim yazdıklarım boş ve önemsiz göründü gözüme. İnsanlar…

Olduğum gibi görünmediğimi fark ettim. Göründüğüm gibi de değildim.

Muhafazakâr sayılabilecek bir ailede büyüdüm. 6. sınıfta regl olduğumda, annemin örtüm olmadan dışarı çıkamayacağımı söylediğini çok net hatırlıyorum. Örtüyü hiçbir zaman takmak istemedim. Dershaneye örtülü gittim, görünüşümden nefret ediyordum. Hatta bunu o kadar sindirememiştim ki dershanede başımı açıp annem geldiğinde ya da dershaneden çıkarken tekrar…

“Açılırsan işin rast gitmez, cehennemde yanacaksın, seninle hiçbir yere gitmeyiz.”

Annesi babası ayrı bir çocuk olarak büyüdüm. Ailem dindar bir aile, hikâyelerini anlatan diğer bazı arkadaşlarım gibi. Annem de babam da beni yanlarına almadılar ve babaannemlerle yaşamaya başladım. Ortaokula başladım ve abimden “Artık ne zaman kapanıyorsun?” adı altında baskılar almaya başladım. Liseye geçerken kapanacağım dedim…

Ailem şeytan olduğumu söyledi.

Merhaba arkadaşlar. Ben de fiziki olmayan o görünmez psikolojik baskıyla 7. sınıfın yazında tesettüre girmiştim. Ailem daha önce de ablama aynısını yapmışlardı; yani bize ne yaptıklarının, kafamıza geçirdikleri şeyin sorumluluk olarak bize neler yüklediğinin farkında değillerdi. Hürriyetimiz ve düşünme gücümüzün olmadığı yaşlarda bize çocuk adam…

Youtube’da dolaşırken içime dinsizlik tohumu düştü, kendimi bir sene içinde deist olarak buldum.

Buraya yazmamın sebebi biraz cesarete ihtiyacımın olması ve benim durumumda insanlar var mı bunu görmek istiyorum. Ben şu an üniversite öğrencisiyim, gıda mühendisi olacağım, İmam Hatip lisesi mezunuyum. Kapanma sürecim hiç travmatik olmadı, ailede zaten herkes kapalıydı, neredeyse hiç başı açık insan yok ailemizde. İslam’la…

Babama açılacağımı söylersem beni asla üniversiteye göndermez.

Merhaba. Bu sayfayla karşılaştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum, içinde benim de bulunduğum kâbusu paylaşabilecek birileri olduğu için özellikle. 17 yaşındayım, üniversite sınavına hazırlanıyorum. Orta düzeyde muhafazakâr bir ailem var, daha doğrusu babam da dâhil olmak üzere baba tarafım öyleler. 14 yaşındaydım ilk kapandığımda; amcamın…

7-8 aydır bunu nasıl çıkarabilirim, aileme nasıl söyleyebilirim diye düşünmekten mahvoldum.

Hiçbir zaman başaramayacağımı düşünüyorum. İçimi kemiren bu hisleri insanın en yakınına dahi açamaması ne kadar üzücü. Ailem baskıcı, tutucu bir aile değil, kız kardeşlerim açık hatta, ama ben lise 1. sınıfta aptalca bir hevesle kapandım, herkes çok şaşırmıştı. Tabii ben inanılmaz mutluydum kapalı olmaktan dolayı.…

Sırf kapalıyım diye Nietzsche ve Freud okumama, şiir yazmama, rock dinlememe, ve daha bir sürü şeyime şaşırmalarından bıktım.

Saat gecenin üçü ve içimde yaşadığım bu çıkmazı kimseye anlatamadığım için buradayım. 12 yaşında, kendi isteğimle kapandım. Şimdi dönüp bakınca neden bunu istediğim hakkında insanların bir fikri olmayabilir. Yazları Kuran yatılı olarak kursuna giderdim. Orada beynimi yıkadılar tabirini kullansam ne kadar doğru olur bilemiyorum. Okulu…

Başörtülüyüm ama bir dine bağlı değilim.

Merhaba, böyle bir platform olduğunu daha önce duymuş ama bakmamıştım, şimdi benim gibi iki ruh arasına sıkışıp kalmış insanları görünce ben de yazmak istedim. Benim hikâyem 14 yaşında başladı. Kendi isteğimle kapandım ben. Bir gün derste, bir hocanın tesettür üzerine konuşması beni çok etkilemişti ve…

Ne güzel elbiseler tişörtler var. Ben ise nefret ettiğim gömlek türlerine ve uzun modellere bağlıyım.

11 yaşında kapandım. Ortaokulu kendi isteğimle İmam Hatip’te okudum ben. Hayatımın en büyük hatalarından biridir bu. 5. sınıfta bir hocamız vardı. O teşvik etmişti ve nefret ettiğim sınıf arkadaşlarım da tek tek kapanıyorlardı. Özendim. Bir gün bir hevesle anneme kapanmak istediğimi söyledim. Daha bone bağlamayı…

Bir haftasonu eve döndüğümde, benim tercihlerimi çoktan yapmışlardı ve tercihlerimin hepsi İmam Hatip liseleriydi.

Merhaba. Ben de az da olsa boyunduruk altından kurtulmuş bir kadınım. Henüz ortaokulda babam sürekli kapanmam gerektiğini söylerdi, annem de babama arka çıkardı. Ortaokul bitince beni direkt bir Kur’an kursuna yazdırdılar, ama ben oraya gitsem de direttim, kapanmadım. Bir haftasonu Kur’an kursundan eve döndüğümde, benim…

İstediğim halimi anneme gösterince saçımı kazıtmakla, okuldan almakla tehdit etti.

Bunu ağlayarak yazmak epey zor açıkçası benim için. 10 yaşında kapandım. Aile zoruyla yaptığımı söylemem yanlış olur. Ailem yalnızca dinini yaşamayı değil, bunu insanlara yaşatmayı, öğretmeyi seven bir aileydi. Dolayısıyla da eğitimlerini bunun üzerine almışlardı. Haliyle bu durum aile hayatımıza da sirayet etmişti. Ortaokulda İmam…

“Namaz kıl, artık Kur’an oku, kafanı kapatmayı eğer kendin istemezsen zorla olacak.” gibi psikolojik şiddete maruz kalıyordum.

Merhaba, ben daha yolun başındayım. Ne yapacağımı, nasıl bir yol izleyeceğimi inanın hiç bilmiyorum. Bu sene 8. sınıfa başlayacağım ve bana “özgür” gezebileceğim sadece 1 yıl daha tanınıyor. Şu yaşıma kadar hep “Diz üstü giyme, kadınlar sokakta kahkaha atmaz, kısa tişörtler giyme, kapan artık, çok…

Rengarenk elbise giyip bu güzel ergenlik yıllarımı geçirmek yerine, siyah şala hapsolmuş bir vaziyette ilerliyorum.

Merhaba. Daha yolun çok başındayım. Ergenliğe girmeden, 6 sınıfa tamamen kendi isteğiyle kapanmış biri olarak başladım. Regl olup kadınsı ve genç kız gibi hissetmeye çok özeniyordum, ama işin aslı hiç öyle olmadı. Kapandıktan sonra baskılar arttı, ailem fazlasıyla muhafazakar. “Bayan çok gülmez, dar giyinmez, erkek…

Kapandığımda daha 9 yaşındaydım, kapanmak gibi büyük bir olayı kendi irademle seçmiş olabilir miydim?

Merhaba. Gördüğüm kadarıyla benden büyük ablalarım hikayesini anlatmış. Ben de size 9 yaşında kapanmamın hikayesini anlatmak istiyorum. Ben 2004 yılında muhafazakar bir ailede “yobaz” diye tasvir edilen bir şehirde doğdum. Çevremdeki herkes kapalı ve dinine düşkün insanlardı. Açık giyenler, erkek arkadaşıyla sokakta el ele gezenler,…

Ya ben saçlarımı savuramadım hiç, inanabiliyor musunuz?

Merhaba, hep içimde sakladığım şeyleri yazanları gördükçe benim de içimi dökesim geldi. 18 yaşındayım ve ben de yaşadığım coğrafyanın kölesi olmuş durumdayım. 7’li yaşlarımdan, yani ilköğretimden itibaren giyimime dikkat edilmeye başlandı. Özellikle başladım demiyorum, başlandı diyorum. Küçüktüm ve doğrunun, olması gerekenin böyle olması gerektiğini sanıyordum.…

Yaşamak için cesaret gerek.

Artık açıldım. Öncelikle geçmişimi anlatayım. Herkes gibi muhafazakar ailede büyüdüm ama 80’lerin sonunda muhafazakar olmuşlardı. Annem sol görüşlü bir ailede tek Müslümandır. İnancı zararsız ama kırılgan, babam ise evlenince kapanan kadınlarla dolu bir aileye sahip. Büyü, babamın İmam Hatip’e gitmesiyle başlıyor sonra bütün sülale bir…

Bu mektubu yazarken oruçluyum.

Merhaba, ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Muhafazakâr bir ailede ve dinine bağlı kapalı bir toplum olan küçük bir şehirde yetiştim. Anne tarafımda da baba tarafımda da başı açık kadın yok diyebilirim. Çocukluğumda her yaz isteyerek yatılı Kuran kursuna giderdim, namaz kılardım. 14 yaşında liseye…

18 yıl sonra ilk defa kendimi tanıyorum.

Bir insan daha çocukken gelecekte nasıl olacağına nasıl karar verebilir ki? Verdim. Ailemde herkes sözde dindar ve din için kapanıyor, kimse açık değil. Küçüklüğümden bu yana hep onları görerek büyüdüm. Etrafımda, çevremde onlardan başka kimse yoktu. Babam ben büyümeye başladığımda, vücudum belirginleştiğinde sürekli ne zaman…

Tüm doğrularım ve yanlışlarımla ben buyum.

Merhaba, ben 19 yıllık varlığını sürdürmeye çalışan bir kız çocuğuyum. Hayatım hep fikirler ve sorgulamalarla var oldu. Neden? Nasıl olur? Hep takdir görmek istedim. Hep sevgi umdum ailemden, özellikle babamdan… Babam hep boğazımda bir düğümdür, her baba kelimesinde ufacık bir gülümseme ve ardından gelen kalp…

Belki bir gün istediğim benliğe kavuşurum.

Uzun uzadıya düşünüyorum. Sonra basıyorum tuşa sen de yaz! Buradayım işte, yazıyorum, nasıl başlamalıyım sözlerime bilmeden… Ah merhabalar ben Huzur… 23 yaşında çiçeği burnunda bir öğretmen adayıyım. Belki yakında atanırım, nasip diyelim.. Lise 2. sınıfta iken başladı benim kapanma maceram. Erkek arkadaşım vardı, üst komşumuzun…

Erkekler istediği gibi giyiniyordu da neden biz onlar tahrik olmasın diye her yerimizi kapatmak zorundaydık?

Öncelikle merhaba. Benim hikayem annemi 13 yaşında kaybetmemle başlıyor. Yıllarca öz dayımın tacizine uğradım, nereme el sürmüşse ben hep oralardan nefret ettim. Yaşadığım yer küçük bir yer; ne zaman okula gidecek olsam, çarşıya çıkacak olsam 50+ amcaların gözleriyle beni taciz etmeleriyle çocukluk çağım geçti. Babamdan…

Lisede İmam Hatip seçtiğim için zorlanmadım. Ama tuhaftır ki o yıllarda daha çok sorgulamayı öğrendim.

14-15 yaşlarında kapandım. Ortaokulun son senesinin son zamanlarıydı ve ergenlik çağına girmiştim. Kendimi iyi hissediyordum öyle. Ailem hiçbir şekilde baskı yapmadı, bunun heves olmaması için biraz daha düşünmemi söylediler. Ben kararımı verdiğimde gayet iyi hissediyordum. Kendi isteğimle örtündüm, zaten normalde giyindiğim gibi giyiniyordum, tek değişen…

Sorguladığım şeylere cevap istiyordum, ama soru sorduğum kişiler beni susturmaya çalışıyordu.

O kadar abartılacak derecede muhafazakar bir ailem yok. Ailemdeki kadınlar kapalı belki, ama en azından zorlamıyorlar. Lisenin ikinci senesinde isteyerek kapandım. Aslında tam anlamıyla istemedim. Sadece öyle olması gerektiğini düşünüyordum. Hatta kuzenimle aynı gün kapandık ve ben o ana kadar nasıl şalımı bağlarım bilmiyordum bile.…

Günahsa benim günahım, hesap verecek olan benim.

Cümleye nasıl başlasam bilemiyorum, o yüzden direkt konuya geçiyorum. Ben ilk kapandığımda 6. sınıftaydım ve bu ailemin değil, ailemin beni eğitim görmem için gönderdiği dershane yüzünden olmuştu. Bana sürekli kapanmam gerektiğini, kapanmazsam saçlarımın cehennemde bir sacın üzerine konup yakılacağını ve görünen her saç telime yılanların…

“Kapalı ateist.”

Merhaba. 18 yaşındayım ve 4 yıldır kapalıyım maalesef. İmam Hatip mezunuyum. Ailem tarafından hiç şiddet görmedim. Kimse kapanmam için yaptırım uygulamadı. Okul konusunda hiç sıkıntı yaşamadım. Dışarıdan bakıldığında hiçbir sorun yok. Hatta bazı arkadaşlarım “Keşke seninki gibi bir ailem olsaydı” diyor. Ama ben ailemden nefret…

Sanki bir tiyatro oyuncusuyum ve dışarı çıkarken kostümümü giymek zorundaydım.

Herkese merhaba. Benim hikayem biraz farklı. Öyle sıkı muhafazakar bir ailem yok. Sürekli baskı yapıp kapanmamı isteyen de olmadı, fakat giydiğim kıyafete, aldığım nefese, attığım adıma, hatta çatal kaşık tutuşuma bile karıştılar. İstediğim gibi gülemedim, istediğim gibi giyinemedim, istediğim gibi konuşamadım, istediğim gibi yürüyemedim bile.…

Bu kadar senedir körü körüne inandığımız şeyin ne olduğunu anlamak istemiştim.

Benim sorunlarım 2018 Ağustos ayında tam olarak başlamıştı. 19 yaşında genç bir kadınım, çocukluğumdan bu yana hep muhafazakâr yetiştim. Çocukken sürekli Kur’an kurslarına gönderirlerdi ve annem de aynı zamanda bir şeyler öğretmeye çalışırdı. Çocukken çok üzüldüğüm bazı anılar dışında başarılıydım onlara göre. 6. sınıfa giderken…

Kendimi yeniden sevmeye başladım.

15 yaşındayken ailemin bir baskısı olmadan kendi isteğimle kapandım. O yaz şehir dışına yatılı olarak Kuran kursuna gitmiştik. Orada bize öyle şeyler anlattılar ki, bizi o kadar çok korkuttular ki sanki başımı kapatmadığım için dünyanın en kötü insanı bendim. O yaz kapanmaya karar verdim, ailem…

Neden kısıtlanan ben oluyorum?

Merhaba herkese. Bu siteye önceden acıyarak bakardım. Yazık ahiretlerini mahvettiler bir de marifet gibi anlatıyorlar, diye. Kaybeden benmişim aslında. Bu kibir ve öfke beni sadece cehenneme layık ederdi. Asla derdim hep, asla açmam. Kafamı kesseler dahi bu örtüyü çıkarmam. Ama rüzgâr tersine döndü. Kınadığım kişilerin safında onlara…

Yalnız olmadığını bilmek o kadar güzel ki.

Bütün yazıları hıçkıra hıçkıra okudum. Gerçekten yalnız olmadığını bilmek o kadar güzel ki. Ama hepimizin bir o kadar da çaresiz olduğunu görmek çok acı. Ben gerçekten muhafazakâr denilebilecek bir ailede büyüdüm. Baba tarafı dinle kafayı bozmuş aşırı muhafazakâr. Anne tarafım o kadar dindar değil ama…

Eğer kendim olursam, büyük ihtimalle ailem olmaz.

“Gerçeği öğrenirlerse bir ailem olmaz” demek istiyorum öncelikle. Hepiniz gibi ben de bir muhafazakar ailede doğdum, büyüdüm, hala yaşıyorum ve hikayeme geçiyorum. İlk regl olduğum günü hatırlıyorum, hayatımın en kötü günüydü. Artık çocuk değildim, 12 yaşında olsam bile öyle diyordu din. Annem artık kapanmam gerektiğini…

Şunu öğrendim ki şu ana kadar bildiğim her şey yanlışmış.

 Ben 7. sınıf yazında kapanmıştım. İsteyerek kapanmıştım aslında. O zamanlar kitaplar okuyarak, araştırarak geçmiyordu, o zamanlar hep büyüklerimin dediklerini doğru sayardım. Şu an da 11. sınıfa geçtim, çok değiştim, fikirlerim, hayallerim her şey çok değişti çünkü artık insanların dediklerine inanmaktan çok, araştırarak ve okuyarak öğrenmeyi…

Kendi düşüncelerimin de olabileceğini, bana dayattıkları düşünceleri beynime yerleştirmek zorunda olmadığımı fark ettim.

Küçüklüğümden beri regl olduğumda kapanacağım söylendi. Regl olduğumda deli gibi ağladığımı hatırlıyorum. Zorunlu kabulleniş… İlk kapandığımda bu sadece bedenen olmamıştı, ruhen de içime kapanmıştım ben. Hiçbir yere gitmek istemiyordum. Hiçbir yere gitmiyordum. Saçma, asosyal bir insan olmuştum. Kız olduğum için kendimden nefret ediyordum. Çünkü bana…

Artık bir dinim yok.

Merhaba, ben de baba baskısı sonucu tesettüre giren biri olarak hikayemi sizinle paylaşmak istiyorum. Orta derece muhafazakar bir babam vardı. Annemi küçük yaşta kaybettiğim için halen ergenlikte devam eden problemlerimi kendi içimde çözmeye çalışırken, tüm sorun buymuş gibi tesettür istekleri bitmedi babamın. Çocukken babamın böyle…

Metroda kendimi seyredip sürekli gülümsüyordum.

Kapalılığın gelenek olduğu, açıklığınsa göze battığı bir çevrede yetiştim. Herkes gibi ben de renkli şal, tunik ve pantolon giyiyordum. 20 yaşındayken kendim kapanmaya karar verdim. Allah’ın emri, depresyon, çevremdekilerin gazı vs.. Kendimi esaret altına aldığımın 7 yıl sonra farkına vardım. 8. yıl dolmadan esaretimden kurtulmaya…

Anne ve babamı seviyorum, ama kendim gibi davranırsam onların beni sevmeyeceğini biliyorum.

Herkese merhaba. Benim hikâyem buradaki birçok kadının aksine ailemin muhafazakâr olmasıyla değil muhafazakâr aile yapısına geçmesiyle başladı. Bundan yaklaşık 5-6 yıl önce annem ve babam yeni arkadaş ortamları oluşturmaya ve onlarla günden güne kaynaşmaya başladılar fakat o zaman bile tam olarak muhafazakâr bir aile değildik.…

Çevremdekilerin beni böyle daha çok seveceğini düşünüyordum.

Merhabalar, yazılanları okuduğumda, ne kadar da aynı düşüncede insan varmış, diyorum bu ülkede. İnsanların kafalarının içindekini göremiyoruz, sadece yanlarından geçip gidiyoruz. Yüzlerine bile bakmıyoruz çoğu zaman. Sanırım bu yüzden fikirlerimizin aynı ya da benzer olduğu insanları bulmak şaşırtıyor bizi. Bu platform için teşekkür ederim bu yüzden…

Ben üzerinde kontrol edilebilen ipler bulunan bir kukla değilim.

Merhaba! 17 yaşındayım. Birkaç ay sonra 18 olacağım. YKS’ye hazırlanıyorum. Ailem İzmir’de yaşıyor. Eğer istediğim bölümü kazanırsam gitmeden önce ailemle konuşacağım. Şimdi konuşmak istiyorum ama gerçekten fazla çekiniyorum. Ben 8. sınıfa başlamadan önce kapandım. Çok istememekle birlikte biraz zoraki kapandım. Aslında ilk kapandığım zaman her…

O kadar küçüktüm ki bana bir süre sonra herkes başını örtecekmiş gibi gelirdi.

Kendimi bildim bileli, ailem hep dindar olmuştu. Kuran kurslarında yetiştim, Kuran okumayı henüz daha bir çocukken öğrendim, ilk orucumu tuttuğumda ilkokula yeni başlamıştım. Ortaokuldayken başörtü takmak yasaktı ama babam sürekli beni kenara çeker, bana ne zaman başımı örteceğimi sorardı. Hiçbir zaman başımı örtmek istememiştim, sadece…

Niçin bütün ahlak kurgumuz kadın bedeni üzerine?

Hepinize merhabalar,  Buraya yazılan birçok hikayeyi okudum. Aslında kendi hikayemi, düşüncelerimi paylaşıp paylaşmamak konusunda kararsızdım. Ama içimden bir ses, belki senin hikayenden cesaret bulacak ve umudu artacak kadınlar olabilir, dedi, paylaşmalısın. Ben de bu yüzden paylaşmaya karar verdim.  Ve başlıyorum:  Yirmi beş yaşındayım. Üniversite mezunuyum.…

Dışarı her adım attığımda kafamdakini çıkartarak gösteriyorum bu direnişi.

Umursanmak isteğimden asla sıyrılamayacak olmaktan çok korkuyorum. Hiç büyüyemeyecek ve hayatta, en azından uzun vadede, kendisinden başka kimsesinin olmadığının ve olmayacağının farkında ama bunu asla kabul edemeyecek bir çocuk olarak kalmaktan… Bu korkumu yenmek için her şeyi yapıyorum, hala kanıtlar arıyorum. Çünkü o kalıba girmemem…

Kapanmazsam Allah’ın ve ailemin beni sevmeyeceğini düşünüyordum.

Merhabalar. Modern diyebileceğim insanların olduğu bir şehirde, muhafazakar bir ailenin korkak bir çocuğu olarak dünyaya geldim. Allah ve peygamber sevgisi ile büyütüldüm. Kuran kurslarına gittim her sene. Dinimi çok seviyordum, gerçekten. 10 yaşımdayken 5 vakit namaz kılmaya başlamıştım. Ailem, ortaokuldayken “Ne zaman kapanacaksın?” sorusunu sormaya…

Bana biçilen rolün evimde sözde “kraliçelik” ve en büyük kariyerin yalnızca “annelik” olduğunu kabullenmeye çalıştım.

Merhaba Yalnız Yürümeyeceksin Ailesi,  Uzun bir süredir devam eden derin bir bunalımın içinde yazıyorum bu satırları. 17 yaşımda, lisede kendi isteğimle kapandım. Açıkçası örtü takma konusunda pek de zorlanmadım. Zaten aşırı açık giyinen bir kız olmadım hiçbir zaman. Ailem ise, Allah onlardan razı olsun, hiçbir…

Bir işi doğru olduğunu anladığınız için yaparsınız, yaptığınız için doğru olduğuna inanmazsınız.

Herhalde buraya yazdığım/yazacağım kadar kimseye açık açık bu konu hakkında konuşmadım. Henüz kendime bile konuşamadım ki. Bu yazı da, hiçbir şey olamazsa en azından bunun alıştırması olsun diye. Şuan 20 yaşında olup 8 senedir “kapalı”, “başörtülü” ya da “tesettürlüyüm”. Tırnak işareti çünkü ben kendimi neredeyse…

Ablamı kapattıkları gibi beni de kapatırlar diye regl olduğumu saklamak için çabaladım.

Pantolon giyemezdim. Yaşıtlarımda gözüm kalırdı. Bir gün vitrindeki şortlara bakarken annemin ‘’Sana da alacağım‘’ dediğini ve heyecanımı hatırlıyorum. Alamadı. Ablamı kapattıkları gibi beni de kapatırlar diye regl olduğumu saklamak için çabaladım. Sonunda bir elime bone bir elime şal verildi. Kapatıldım. İçime de kapandım. 13 yaşında…

Burayı keşfetmeseydim, kendim gibi insanlar olduğunu görmeseydim dayanabileceğimi sanmıyorum.

Merhabalar, her ne kadar başardıktan sonra yazmaya karar versem de bir süre daha başaramayacağım gibi gözüküyor. Bu yüzden şimdi hikâyemi paylaşmaya karar verdim. Burayı keşfetmeseydim, kendim gibi insanlar olduğunu görmeseydim, buraya yazılan her hikâyede bir parçamı bulmasaydım dayanabileceğimi sanmıyorum. Her ne kadar benim gibi baskıya…

Kendime olan güvenimi tekrar kazandım.

Merhaba, ben muhafazakâr denilebilecek bir şehirde, muhafazakâr bir ailenin tek kız çocuğu olarak büyüdüm. Küçüklüğümden beri erkek çocuklarla oynamamdan tutun, “Okumazsan yoldan geçen adamın birine seni veririm.” gibi cümlelerle büyüdüm. Lisede sırf açık olmak için polis kolejini istedim ama 8. sınıfın yaz tatilinde ailem kapanmam…

Ses tonumu bile bilmeyen bir insan, tamamen bana ait olan bir beden üzerinde nasıl yaptırım sahibi olabiliyordu?

Öncelikle herkese merhaba. Ben de kesinlikle yazmalı, hikâyemle yanınızda olmalıydım. Bu yüzden hemen başlamak istiyorum. 27 yaşında üniversite mezunu bir kadınım. Başörtüsü takmaya, ailemce oldukça geç sayılan bir yaşta, ortaokulu bitirdikten sonra, tamamen onların arzusuyla başladım. Geleneksel muhafazakâr bir ailem vardı. Geleneksel diyorum çünkü bu…

Saatlerce yürüdüm; saçlarım sanki kalbimin mutluluğunu hisseder gibi dans edip savruluyordu.

Merhabalar,    14 yaşımdayken herkesi şaşırtan bir karar alıp örtünmüştüm; ne de olsa yıllar sonra örtünecektim. Bu bir kültürdür bizim oralarda, bunun tamamen inançla alakalı olduğunu asla düşünmüyorum. Bu durum takdir toplamıştı ve bu benim daha çok hoşuma gidiyordu. Hiç pişman değildim. Zaten lisede ve ortaokulda…

Başörtüsü, küçücük bir çocuğu kadın yaptı ve ben o kadın figürünün içinde sıkışıp kaldım.

 Canım yalnızyürümeyeceksin.com,  Benim için o kadar özelsin ki… Takip etmekten bile korktuğum, ana sayfama her düştüğünde, yazılarını gözlerim dolu dolu okuduğum bir platform nasıl bu kadar özel olabilir benim için? Omzumdaki bu ağır yükü bir tek benim taşımadığımı hissettirdiği için belki. Önceden olsa şu satırları yazmak…

Bazen ‘Keşke hayatı ve bilimi bu kadar merak etmeseydim’ diyorum.

Kapandığımda henüz 11 yaşındaydım. 5. sınıfın Mart ayında regl oldum ve regl olduğum günden itibaren ailemden, akrabalarımdan, hatta ablamın kocasından duyduğum “Ne zaman kapanıyorsun?”, “Ben senin yaşındayken beş vakit namazımı kılardım”, “Kapanmayanlar cehennemde cayır cayır yanacak”, “Kapanmayacaksan sokakta başına bir şey gelirse şikayet etme sakın”…

Okulda açık olup dilediğim gibi takılırken, eve kapalı dönmek beni çok yoruyor.

Dinin önce sevdirilmeye sonra gerekirse de zorla yaşatılmaya çalışıldığı kalabalık bir evde büyüdüm. Din, aile huzuru ve anne babaya itaat… Aldığımız her kararda önce bu üçlüyü düşünmek zorundaydık. Tüm hayatımız dine ve babamın isteklerine göre şekillendi. Dışarı çıkıp arkadaşlarımızla buluşamaz, doğum günlerine gidemez, hiçbir sosyal…

Ben isteğimi bugün başardım.

Merhaba, öncelikle benim de hikâyem sizinkine çok benzer ama ben isteğimi bugün başardım. İçim içime sığmıyor, inanıyordum bir gün başaracağıma ama yine de o kadar ulaşılmaz bir mertebe gibi geliyordu ki her an içime bir çaresizlik düşüyordu, olur da bir şeyler ya yolunda gitmezse diye.…

Babam ”Bu evden gelin olup çıkmadıkça açamazsın başını.” dedi.

Şu an yazmaya başlıyorum. Aslında hep dışına bakılıp yargılanan kızdım. Bazen hayatta bize dayatılan yolları yürüyoruz, kendi yolumuzmuş gibi. İnsanlar seçiyor, biz de kendimizin seçtiğine inanıyoruz. Belki de seçiyoruzdur, bilmiyorum. Ailemdeki herkes kapalıydı, büyüdükçe de kapanıyordu. Aslında içimden bir şey kapanmamı istemiyordu. Tanrı’nın varlığını sorguladığım…

6 yıldır başımda ama kalbimde değil.

Ailem çok baskıcıydı ve 13 yaşında zorlamalarıyla başımı örttüm. Özellikle babamın zorlamasıyla hatta babamın ailesinin, akrabalarının “Sizin kız da liseye başlayacak artık.” demesiyle başörtüsünü taktım. 6 yıldır başımda ama kalbimde değil. Annem açık görüşlü, beni dinleyen fakat kendi özgürlüğü olmayan bir kadın. Bana karşı çok…

Çocukça giyinmek istiyorum çünkü çocukken üzerimde ferace vardı.

Merhaba, benim hikâyem buradaki herkesin hikâyesinden biraz farklı. Öncelikle yaşım. Buradaki çoğu kişi yirmilerinde, otuzlarında… Ben ise daha sadece 15 yaşındayım. Lise 1. sınıfı bitirmek üzereyim. İlk defa başıma başörtüsü geçirildiğinde 3. sınıfa gidiyordum. Öğretmenler çok kızmıştı bana, aileme. Ailemin kapalılık vaadi de oyuncak idi!…

‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin.

Lise 9. sınıfta, 14 yaşında örtmüştüm başımı. Ama sormayın nedenini, yaptım ve bilmiyorum. Annem sevindi. Sonra kavradım ne yaptığımı. Kafamdaki örtü zamanla beni kısıtlamaya başladı. Bakın, ‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin. Sevmediğiniz bir şeyi sürdürmek zorunda kalsanız siz de kısıtlı hissedersiniz. Tam tersini yapmak, örtmek…

Eski fotoğraflarıma bakıp eski karakterimi hatırlamaya çalışıyorum.

Ben zorla kapanmadım. Babam çok hoşgörülü ve yardımsever bir insan. Çanakkaleliyiz ve bizim ailedeki İslam anlayışı Anadolu’dakinden çok farklıydı. Ben asla dışarı çıktığım saate, gittiğim yerlere, konuştuğum erkeklere, izlediğim dizilere karışılan bir ortamda yetişmedim. Sevdiğim çocukları babama anlatırım ben. Erkek kardeşime de anlatırım. Abim olsa…

Regl olmamak için dua ediyordum.

Bundan tam 8 sene önce tamamen zorla kapatıldım. Hatta puanım Fen lisesine yettiği halde sırf başım kapalı okuyabilmek için zorla İmam Hatip lisesine gönderildim.  O zamanlar işin çok farkında değildim karşı çıkamadım bile, sadece regl olmamak için dua ediyordum. Şimdi durup babamı ve o baskıcı…

Bizimkilerin derdi din, Allah, kitap değil; el alem ne der düşüncesi.

Herkese merhaba. Buradaki tüm yazıları okumuş biri olarak yazacağım lakin nereden başlayacağımı bilmiyorum. Zorla kapatılan binlerce kızdan sadece birisiyim. 16’lı yaşlarımın başında kapandım, henüz 10. sınıfa yeni başlamıştım. Öncesinde neredeyse bir senelik tatlı uyarılar başlamıştı. Kızım artık kapan, zamanın geldi, yavaş yavaş bir yerden başla,…

Annem ve babam, buraya bir mektup bırakıyorum.

Annem ve babam, Buraya bir mektup bırakıyorum, belki yolunuz düşer okursunuz. Belki benim yazdığımı anlar, belki anlamazsınız. En baştan anlatmak istiyorum sizlere derdimi. Çünkü karşınıza geçsem daha cümlem bitmeden bana sesinizi yükseltecek ve laflarımı bana yutturacaksınız, biliyorum. Üzgünüm, verdiğim karardan dönmek istiyorum. Üzgünüm, kendimi kendim…

Özgürlük öyle derin işlemiş ki içime, hâlâ kimsenin bana karışmasına izin vermiyorum.

13 yaşında, Hollanda’da doğup büyümüş bir çocuk idim. Ailem ‘Bu kız Hollanda kültürüne fazla adapte oldu, din iman bilmeyecek, unutacak’ diyerek beni Ankara’da yatılı okula gönderdi. Orta 3 ve liseyi Türkiye’de, Nakşibendi’nin yurdunda kalarak okudum. Etrafım güya dindar insan ile doluydu. Arkadaşlarım, öğretmenlerim örtülüydü; sadece…

Sadece kafama bir örtü geçirmemişim, kendime ait olmayan bir kimliği sahiplenmişim.

Pişmanım… Çocukluğumdan beri tek amacım başkalarının isteklerini tatmin etmek oldu nedense. Övülmediğim sürece değersiz hissediyordum. Bunun için de birçok şey yaptım. Hiç yemek yemeden 14 kilo verdim, geceleri uyumadan ders çalıştım. “Maşallah kızım incecik olmuşsun, kızımız da pek zeki…” Bu kasıntı cümleler bir şekilde beni…

İncecik bez nasıl kilolarca yüktü bana?

13 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım. Kendi isteğinle kapanmak meselesi birçoğumuzun da yaşadığı gibi kendi rızamızla olsa dahi yaşanılan ailenin ideoloji süzgecinden geçerek omuzlarımıza gelen bir yüktür. Bunu 23 yaşında anlıyorum. Fakat 13 yaşındaki o küçük kız çocuğu halimle bunun farkında olmayarak kapanmak istediğimi aileme bildirdim.…

İnsanlar hayatımla alakalı sadece 5 dakika düşünebilir, ben bu hayatı bir ömür yaşayacağım.

Yıllardan 2011. Lise 2. sınıftayken bir anda kapanmaya karar vermiştim. Kimsenin baskısı olmadan. Annemin sözünü hep hatırlarım; ‘Kapanmaya karar verecek yaşta değilsin, iyi düşün, kendini kısıtlama.’ Ama dinlemedim ve kapanmanın gerekli olduğunu düşündüm, başıma örtümü alarak bir bayram sabahı dışarı çıkmıştım. Mutluydum. Doğunun bir ilinde…

‘Belki bundan sonra beni daha çok severler’ diye 9 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım.

Aşırı muhafazakâr bir ailede doğdum ve büyüdüm. Ailemde kız çocuğu olarak değer görmediğim, sevilmediğim için ‘Belki bundan sonra beni daha çok severler’ diye 9 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım. Aslında haklı da çıktım, bana olan tutumları olumlu yönde değişti ama ben büyüdükçe kendimi bedenimin içinde hapsolmuş…

Annemin 30’larında verdiği kararı bize çok küçük yaşımızda dayatması çocukluğumuza mal oldu.

Nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum. Benim annem ve babam evlenmeden önce dindar insanlar değillermiş. Annem evlendikten sonra geleneksel olarak saçları görünecek şekilde türban örtmeye başlamış, taa ki bir tarikata mensup olana kadar. Sohbetlere gidiş gelişler sonucu annem baya bir kapanmış, babam istememiş bu şekilde kapanmasını ama…

Ben o baskı gören binlerce kız çocuğundan biriyim.

Merhaba. Ben baskı altındaki binlerce kız çocuğundan sadece bir tanesiyim. Öncelikle 16 yaşındayım ve sanırım yaklaşık 11-12 yaşlarımdan beri kapalıyım. 6. sınıftaydım, arkadaşımla beraber olmak için bir İmam Hatip ortaokuluna gidiyordum. 5. sınıftayken sınıfımdaki açık 3 kişiden biriydim. Daha okuldaki ilk senemden itibaren bütün öğretmenler…

Ailem beni kabul etsin, sevsin diye kapandım.

“Eve almam seni. Kapıya o şekilde gelirsen eve almam.” Saat 02.28 kafamda tek yankılanan annemin bu acımasız sözleri. Sadece ‘Açılırsam ne yaparsın?’ demiştim hâlbuki. Evladı reddetmek bu kadar kolaymış demek. 14 yaşında aile baskısı ve çevresel sebeplerle kapananlardanım ben de. Elin pedofili adamı benden tahrik…

Şalımın uçları sanki birinin elleri ve beni boğuyor.

Bugün keşfettiğim bu sayfa şu zamana kadar aradığım şeydi. Youtube’a, Google’a İngilizce veya Türkçe olarak başını açan insanlarla ilgili aratmadığım kelime kalmamıştı. Fakat Youtube’da karşıma çıkan BBC’nin o haberine tıklamamla buralara geldim. Hikâyeleri okudum ağladım… Şimdi de kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. 22 yaşında bir kızım.…

Olduğum gibi görünüyorum, bundan gurur duyuyorum.

20 yaşında kapanmaya karar verdiğimde bu dünyanın çok kötü ve acımasız bir yer olduğunu ve kendimi korumak için tesettüre girmem gerektiğini düşündüm. Kimseye söylemeden bir gecede verdim kararımı. Ailemin üzerimde hiçbir baskısı olmadı. Kapanma konusunda uyarılar alarak büyümedim. Kendi verdiğim bir karar bana çok büyük…

Yargılamasalar bile küçük gözlerle bakıyorlar, sanki delirmişim gibi.

Anneciğimi 10 yaşında kaybettikten sonra ailemden geri kalan kişilerle anlamsızca dine yönlendik. 10 yaşında kapatıldım, kaderimi çizdiler. 12 yaşında kalçam gözükmesin diye deli gibi 30-35 dükkân geziyordum. 6 yıl böyle geçti, kendimi özgüvensiz ve mutsuz hissediyordum. Aynaya bakmıyordum, çıkaramazdım. Lisedeydim ve herkes beni muhafazakâr olarak…

En büyük idolüm Carl Sagan.

Hem agnostik, hem başörtülü! 16 yaşında gençliğinin baharında arkadaşlarıyla aynı sweatshirtü giyip, aynada poz veren, hafif ruj ile okul müdürüne yakalanmadan sınıfa koşan, saçlarını rüzgârda savuran, yağmurda ıslatan biri olmam gerekirken; her sabah otobüse binerken bile utanan, yüzünü yerden kaldıramayan, kendi olamayan, düşüncelerini belirtemeyen ezik…

Babam ”Ne yaparsan senin yanındayım” dedi.

13 yaşında kendi isteğimle başörtüsü taktım. O zamanlar mutluydum ve dini sadece kadınların başörtüsü olarak görüyordum. Liseye geçtiğimde başörtüsü bana zulüm gibi gelmeye başladı ve özgürlüğümün kısıtlandığını hissetmeye başladım. Arkadaşlarımın yaptığı şeyleri yapınca “sen kapalısın” tepkisi ile karşılaşıyordum. 1 yıl kadar düşündüm başımı açmayı ama…

Başımdaki örtüyü üniversiteden mezun olunca kep atan öğrenciler gibi çıkarıp rüzgara bırakacağım.

Gençliğinde her türlü hovardalığı yaşamış, alkolden sokaklarda yıkılıp kalmış ama 30 yaşından sonra bir şekilde tarikata girmiş ve dindarlaşmış bir babanın kızıyım. Bildim bileli babamın sınırları çok keskin. Tarikat toplantılarına hala devam ediyor, 2 erkek kardeşimi de bu yönde, kendi görüşü doğrultusunda yetiştirdi. Kardeşlerimden biri…

Benim için kabus olan bu durumdan sıyrılabildiğim için tarifsiz bi mutlulukla “uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum”.

Fanatik dindar olmayan fakat geleneksel olarak evli kadınların beyaz tülbentli, bekar kızların yazmalı olduğu bi köyde doğdum. Çok başarılı bulunduğum için köyden kente okumaya gönderildim, hem de bi minibüs dolusu erkek öğrenci içinde tek kız olarak. 8.sınıfa geldiğimde ailem beni artık başörtülü okula gitmem konusunda…

Bir cemaate dünyadan habersiz bir kız çocuğunu hapsederken, onun duygularını da hapis edemiyorsunuz.

Ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. Kişisel çatışma içerisinde olduğum gibi, her şey de bir çatışma içerisinde yaşamımda. İnsanlar kafamda ne olabileceği hakkında konuşup duruyorlar. Üniversiteye hazırlanma senemdeyim. Sanırım bana en çok yardımcı olan şey, şu ana kadar dinlediğim metal müzikler. 11 yaşında…

17 yaşımda, yeni hayatımın 3. haftasındayım.

Hisleri tamamen aktarmak neredeyse imkânsız. Ama hepimiz çoğunlukla ortak noktalardan geçtik. Bunu düşünüp gerçekten yalnız olmadığımıza inanıp, kendimize güvenmekle başlıyor mücadele. Uzun zamandır buradan hikâyeleri takip ediyor olmama rağmen ilk defa yazmayı düşündüm. Çünkü 6 yılı aşkın olan bu mücadelede kendi kararımı verdim ilk defa.…

Kendi hayatımda kendime yabancıyım.

Merhaba. 17 yaşındayım, lise son sınıf öğrencesiyim ve üniversite sınavına hazırlanıyorum. Muhafazakâr bir aileye sahibim ve küçüklükten bu yana dini eğitim alıyorum. 13 yaşında kapandım, 4 yıldır da örtünüyorum. Kapanmaya karar verdiğim zaman bunu kendi isteğim doğrultusunda gerçekleştirdiğimi düşünmüştüm; elbette bir gün kapanacaktım ve erken…

Beni kabul etmeyen bir insanı mutlu etmek için benliğimi çiğniyorum.

Bulunduğum kalıp; düşüncelerim, ruhum ve tüm benliğimden öteydi. Dışarı vurmamak için çabaladığım her an taşırıyordum. 14 yaşımda kapanmıştım. Ben daha çok küçükken empoze edilen kapalılık, daha 12 sularımda pantolon üzeri uzun tuniklerle başladı. 7. sınıfta kapalıydım. Okulda açık, dışarıda fazlasıyla dindar bir görüntüm vardı. Beni…

Erkeklerin tahrik olmasını durdurmak için kadınlara nasıl giyinmesi gerektiğini söyleyen dinlere de Tanrı’ya da inanmıyorum.

Bu henüz bir başarı öyküsü değil. Muhafazakar bir ailenin 3. çocuğu ve tek kızı olarak dünyaya geldim. Karadenizli ailem doğduğum andan beri bana dini öğretti, hep bir gün başımı kapatacağım imalarında bulunuyorlardı ki daha küçücük çocukken “Sen de başını kapatacaksın değil mi bir gün” dediklerinde…

Kitaplıktaki tüm dini kitapları okudum, fakat kafam daha da karıştı. Yanlış olan bir şey vardı.

Herkese merhaba. Ben kendini bildim bileli başını kapatıp 20 yaşında açan birisiyim. Öncelikle ailemi anlatayım. Babam üniversite mezunu ve çağdaş görünümlü bir baba gibi görünen, ama aslında her şeyimize karışan birisi. Annem ilkokul mezunu ve babamın ona çektirdiklerini anlayamayacak kadar zayıf (babamdan 12 yaş küçük…

Eteğim hafiften dalgalanırken, tadını çıkaracağım özgürlüğün.

Nereden başlayacağımı bilmiyorum… Böyle bir platformu daha önce keşfetmeliydim.. Herkesin yazdıklarını okudum, defalarca okudum ve ağladım. 5 kız kardeşiz, ben üçüncüyüm. Ablamların başörtüsü baskısıyla büyüdüğünü gördüm. En büyük ablamın başörtüsü yasağı bahanesiyle başörtüsünü örtmediğini ama üniversiteye geçince menzil tarikatına katılarak okuduğu İngilizce bölümü terkedip Arapça’ya…

Hala türbanlı biriyim ama yaklaşık 1 senedir ateistim.

Benim hikayem gerçekten çok ilginç, hala türbanlı biriyim ama yaklaşık 1 senedir ateistim. Aslında durum şu şekilde başlıyor; muhafazakar bir ailede yaşıyorum ve etrafımda akrabalarımın neredeyse hepsi türbanlı, ben küçük yaşlarımdan itibaren Kur’an kursuna gönderilen bir çocuktum, şahsen isteyerek gidiyordum, çünkü inanıyordum. 2 sene hafızlık…

Sevdiğim içimdeki kadına dönüştüm.

Merhabalar, öncelikle bir tesadüf idi bu sayfayla karşılaşmam, çünkü yaptıklarımı destekleyen bir sayfa. Yalnız olmadığımı gördüm. Daha bir ay oldu açılalı belki. Açılmak “ülke meselesi” olmamalı ama muhafazakar bir ailenin çocuğu iseniz elbette öyle olacak. Babam bilinçsiz bir şekilde şiddetle örtü beni ve ablamı, lakin…

Kafası karışık olanlar hep çocuklar olmuyor, anne babaların içinde de bir şeyleri sorgulayanlar var.

Kapanma hikayem buradaki anlatılanlardan çok farklı değil. Kapanma hikayeleri zaten çok bilindiktir, sıra dışı kapanma örnekleri çok azdır. Ben ailemden dolayı bir gün kapanacağı belli olan çocuklardandım ve şaşırtıcı da olmadı, zamanı geldiğinde bana da çocuk yaşta kadın muamelesi yapıldı. Ailemin de kafasının biraz karışık…

Bir bedende iki ayrı ruhum ancak hangisi en çok “ben”, bir tek ben biliyorum.

Mahalle kültürünün içinde büyüdüm ben. Hani böyle akşamları apartman kapılarının önünde annelerin çekirdek çitlediği, çocukların saklambaç oynadığı, futbol oynayan erkek çocukların cam kırdığı, bisikleti olmayanın olandan bir tur istediği; samimi, kavala kurabiyesinin bademi tadında, bir o kadar da dedikodusu hiç bitmeyen bir Söğüt Sokak’ta. Erkeklerin…

Bana öğretilen yobazlığı reddediyorum.

Prangalarımdan kurtuldum, nefes alıyorum. Buradaki birçok kişi gibi, ben de muhafazakâr bir ailede dünyaya geldim. İlkokulda başörtüsü baskıları başladı. Ortaokulun yaz tatillerinde yatılı Kuran kurslarına gönderiliyordum ve alışmak için gidip gelirken bile zorla başörtüsü takıyordum. Bir gün hediye gelen bir askılı elbiseyi giyindim diye annemden…

Ailemin çağdaş ve idealist insanların olduğu semtten kaçarcasına Başakşehir’e yerleşmek isteme sebebi benim kapanmamdı.

Bu benim aslında yıllar önce yapmamam gereken bir hatanın kurbanı olma hikayem. 20 yaşında İstanbul’da yaşayan bir kadınım. Evet ‘kadınım’, başörtülü olmam ilişkiye girmemi engellemedi… Annem 28 Şubat döneminde babası bir subay, annesi ise dindar bir Anadolu kadını olan; kendi çapında annesinden öğrendiği ve İmam…

Benim düşündüğüm şeyler başörtüsüne sığmayacak özgürlükte şeylerdi.

Öncelikle merhaba, böyle bir platformun kurulduğunu ve benim gibi insanların olduğunu görmek beni çok duygulandırdı. Yazılan şeyleri okuduğumda sanki o günleri tekrardan yaşamışım gibi ağladım. Ben de kapandığımda lise 1’e gidiyordum, ailem aşırı dindar değildi, ama ailedeki tüm kadınlar kapalıydı; gelenek gibi bir şeydi. Küçüklüğümden…

Hem ilahiyat okuyup hem agnostik olmak çok zor.

Öncelikle böyle bir platformun olduğunu söyleyen canım arkadaşıma teşekkür ederim. Ben buradaki çoğu insandan farklı olarak kendi irademle lise sonda kapandım. O zamanlar bunu neden yaptığımı bilmezdim. Bir anda içimden böyle yapmak geldi ve yaptım. Sonrasında gelen övgüler de egomu tatmin etmişti. Sonrasında istemeyerek ilahiyat…

Aslında kendi kendimi bitiren ben olmuştum.

Babam ve annem seküler bir yapıya sahiplerdi. Küçükken Kuran kursuna giderdim ve bundan zevk alırdım, mutlu olurdum. Büyüdükçe ve Kuran okumayı çok iyi öğrendikçe ailem illa gitmem için baskı uygulamadı ve güzel yaz tatilleri geçirdim. Annem de açıktı. Babam askerdi, Atatürk’ün ilkeleriyle yolunu çizmiş bir…

Ne olur saçlarıma rüzgarın değmesine izin ver.

Nasıl başlasam bilemiyorum. 20 yaşında bipolar hastası bir kadın olarak yazıyorum sizlere buradan. Yaş 13. “O saçları kapatacaksın artık akıl bağil oldun, kaşar olmana izin vermeyeceğiz!”. İşte benim hikâyem bu cümle ile başladı. Ailem çok muhafazakâr insanlar değillerdi. Fakat gelenek görenek oldukça önemliydi onlar için.…

Regl, hayat boyu taşınacak bir kararı bir günde kız çocuğuna nasıl yükler?

Merhaba, bu platformdan yeni haberdar oldum. Kendi içimde binlerce çelişkiyle boğuştuğum halde bunu paylaşabildiğim sınırlı sayıda kıymetli arkadaşlarımdan biri vasıtasıyla. ‘Senin gibi insanlar var’ dedi. Henüz fazla okumadım; okudukça duygulanıyorum, yazan her satırı hissedebilmek biraz ağır geliyor. Ancak yalnız olmadığımı hissedeceğim bir platform bulmuş olmak…

Hiç değilse artık bir tarafa ait olacaktım ve giydiklerimi sorgulamayacaklardı.

Maalesef benim yazacaklarım bir başarı hikâyesi değil. 20 yaşındayım, hayatımın belki de en güzel en deli dolu geçirebileceğim ergenlik yıllarını çoktan geride bıraktım. Hem de uzun bol kıyafetler, başörtüsü, bone, pardösü içinde geride bıraktım. Benim kapanma hikâyem 14 yaşımda başladı. Burada okuduğum kadarıyla çoğu arkadaşımın…

Tüm bu dini sohbetler beni ‘dinine bağlı bir mümine’ yapmadı aksine ateizme yönlendirdi.

Burayı keşfettiğim gün teker teker tüm mektupları okudum, saatlerce. Hepsinde kendimden bir parça buldum. Okudukça benim gibi başka insanların da olduğunu, onların da bir savaş verdiklerini gördüm ve kendime güvenim geldi çünkü baskı altında yetişen kız çocuklarına kendilerinden utanarak yaşamaları öğretilir. Gelenek ve kutsallar asla…

Kapanırken benim isteğimle alakası vardı fakat açılırken yoktu öyle mi?

Bilmiyorum. Bilemiyorum şu, özgürlüğümün çepeçevre sarılmış hayatıma nereden başlayacağıma. Benim hikâyem bir kurtuluş hikâyesi değil. Küçük bir kızın hayallerinin çekiçle paramparça edilmesinin hikâyesi. O kız hayallerinin parçalarını hiçbir zaman toparlayamadı. Sadece cam kırıklarıymış gibi kendisine batmasını ağlayarak izledi. Ve bu kız hala da ağlıyor. Ama…

Dileğim iyi bir bilim insanı olmak ve kardeşlerimin de bu cehaletin altında ezilmelerine engel olmak.

Benim hikâyem de buradaki birçok yazılan ile ortak. Acılar ortak, aile ortak… Çoğu yazıda kendimden parçalar buldum. Dilerdim ki bunları konuşuyor, yazıyor olmayalım. Buradaki yazıları okumadan önce yalnız olduğumu düşünmüştüm, yalnız değilmişim. 17 yaşındayım, kapalıyım ve şu an hiçbir dini inancım yok. Açılmak istediğimde şiddet…

Annem giymek istediğim şeyi giymemi söylerdi, çünkü o yapamamıştı ve içinde kalmıştı.

Merhaba. Ben 23 yaşında, üniversiteyi bitirmiş ve kendi ayakları üzerinde durabilen, maddi gücünü kazanmış biriyim. Burada benim gibi insanların olduğunu görünce ve paylaşılanları okuyunca ben de yazmak istedim. Ben kısmen muhafazakâr denilebilecek bir ailede büyüdüm. Ortaokul ve lise çağlarımda yaz zamanlarında Kuran kurslarına gönderildim ama…

Çok basit şeyler bile sistematik biçimde uygulandığında insanın iradesini elinden alıyor.

Benim sorunum buradaki pek çok kadınınki gibi kapalı veya açık olmakla ilgili değil. Dışarıdan bakılınca tutucu sayılmayacak, sosyal ilişkileri kuvvetli, görünüşte medeni bir çevrede büyüdüm. Annem başı açık bir kadın ama namazında niyazındadır, hep de öyle olmuştur. Babam ise aşırı korumacı bir kız babasıydı. Buna…

Okulda özgür olduğum için çok mutluydum.

Hikâyem biraz karmaşık. Hem haksızlığa uğradığımı düşünüyorum, hem de bu haksızlığa uğradığıma şükrediyorum. Çünkü yıllarımı alsa ve benden yaşayacağım güzel şeyleri çalmış olsa da kattığı güzel şeyler de var. Sinirli ve tepkili olduğum zamanlar da oldu ancak zaman geçtikçe insan geçmişiyle barışıyor. Daha 5. sınıfın…

Yüzleşmediğim şeylerle artık yüzleştim.

Merhaba. Ben 15 yıldır kapalı olan bir kadınım. Muhafazakar bir ailede büyüdüm. Bir gün ailemden hiç kimsenin baskısı da olmamasına rağmen anneannemin hediye ettiği bir kıyafet için “Bu kıyafet kapalılara göre sanki, en iyisi başımı örteyim anneanneme gidip sürpriz yapayım” dedim. Başımı sadece o anlık…

12 yaşında çarşafın zorlası değili mi olur?

Böyle bir platformum olması, bu kadar kadının bunu yaşamış olması beni o kadar şaşırttı ki. Beni o kadar duygulandırdı ki. Ben yalnızım sanıyordum, yalnız olmasam bile azınlığız sanıyordum. Ben de hikayemi anlatayım ama bu hikaye başarıyla sonuçlanmadı. Bu hikaye sonuçlanamadı. 18 yaşındayım. Ben de küçüklükten…

Sanki o dışarıdaki kişi ben değildim.

Muhafazakar bir ailede büyüdüm. 15. yaşımın yaz tatilinde babam “Arkadaşların hep kapanmış sen ne zaman kapanacaksın” dedi. Sadece tek bir cümle, başka hiçbir şey söylemedi. Ertesi gün kapandım. Kapanmasam kimse zorlamayacaktı. Babamın bir gün bunu söyleyeceğini biliyordum, biraz erken davrandığı için sinir olmuştum sadece. İçten…

İnanmadığım bir şey uğruna kendimi kısıtlamam, özgürlüğümden fedakarlık etmem gerekiyor.

Muhafazakar, iyi bilinen bir ailede büyüdüm. Dindar yetiştiren bir anaokulu, ilkokul 1’den itibaren her yaz gidilen Kuran kursları, ortaokulda haftalık akşam sohbetleri… Klasik bir muhafazakar çocuk yetiştirme yöntemiyle büyüdüm. Kapanacağımı her zaman biliyordum. 6. sınıfta regl olmama rağmen ailem hemen kapanmam için ısrar etmedi. Açıkken…

Bir kızım oldu ve sormaya başladım, kızımın da eşi için bu fedakârlığı yapmasını ister miydim?

Başkalarına cesaret versin diye yazıyorum. Herkes gibi ben de muhafazakâr bir ailede yetiştim, başörtüsü takmam için herhangi bir baskı yaşamasam da kılık kıyafet konusunda çok fazla baskı yaşadım. Üniversite bitti, iş hayatına atıldım. Biraz olsun özgürleşince istediğimi giymeye başlamıştım ki eşimle tanıştım ve sonrasında tekrar…

Şeytan ancak bu şekilde benden uzak durabilirdi.

Ne yazık ki bu bir başarı öyküsü değil. Kendileri her şeyi doğru yapmasa bile yanlış yaptığını düşündükleri herkesi eleştiren, ben doğmadan yıllar önce tarikata girmiş, aşırı tutucu bir ailede doğdum. Hayatım o şehirden bu şehre küçücük sitelerde yine ailemin tarikatçı arkadaşları ve onların çocuklarıyla geçti.…

Kapanmak demek benim için giydiklerime başörtüsünü eklemekten ibaretti.

19 yaşındayım; başörtüsü taktığımda 14, namaz kılmam gerektiği söylendiğinde 7 yaşındaydım. Namaz kılmaya başladığım ilk zamanları çok iyi hatırlıyorum; ablamla birlikte hevesli hevesli abdest alışımızı, annemin bize ilk seccadelerimizi hediye ettiğindeki o sevincini… Namaz kılmak harikaydı, ilk namazımın hediyesi olarak çok güzel bir oyuncak bebeğim…

İnsanın kendi ‘günahının’ bedelini ödemesine bile tahammülleri yok.

İnsan neresinden başlasa bilemiyor böyle bir yazıya. Yazmadığım kısımlarda çektiğim acıya, düştüğüm çelişkilere ihanet ediyor gibi hissediyorum. Benim hikâyem de okuduğumuz diğer hikâyelerin çoğu gibi çocukluktan başlayan baskılarla başladı. Çocukken taytlar, omzu açık tişörtler bile giyemezdim çünkü nasıl alışırsam öyle giderdim. Ağaç yaşken eğiliyordu ve…

Benliğinizi bulmak için savaşın.

Merhaba, ben şu an üniversite okuyan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan 21 yaşında bir kadınım. Güneydoğulu bir ailenin en büyük ve tek kızıyım. Ben babamla, çocukluğumu bana mükemmel kılan babamla başlamak istiyorum. Beni şiirler okuyarak büyüttü, kitap okumayı sevdirdi ve her zaman koyu bir…

Çocuklara kesinlikle din eğitimi verilmemelidir.

36 yaşındayım, ortaokulu Anadolu İmam Hatip lisesinde okudum. Hem eleştirel düşünmeyi hem iyi derecede İngilizce’yi orada öğrendim. Bir yandan da orada sesimin erkeklere haram olduğunu, insan olduğum için günahkar olduğumu, tek günahsız insanın peygamber olduğunu, onun bile saatlerce tövbe ettiğini, tövbe etmem gerektiğini öğrendim. Dengem…

Başörtüsü beni temsil etmiyor.

Başörtüsü beni temsil etmiyor. Başörtüsü bizim topraklarda dinden ziyade tamamen erkeğin dayattığı kültürel bir sembol. 3 yıl boyunca çıkarmayı düşündüm. Fakat toplumsal baskı yüzünden ‘’Belki de yanlış düşünüyorsun, sevmeye çalış’’ diye sürekli kendimi oyaladım durdum. Sevemedim, seviyor gibi de yapmadım; beni boğuyordu ve bunu benim…

Hala kapalıyım ama keşke hiç kapanmasaydım.

İstemiyorum, neden kapandığımı bile bilmiyorum artık. Sadece öyle olması gerektiğini düşünüyordum, doğru olan buydu ve tersini düşünmemeliydim. Bu sayede severek, isteyerek kapandım. Ama doğru ya da yanlış artık pek umurumda değil. Bu zoru zoruna giyiniş tarzı umurumda ve gitgide daha çok kızıyor, kinleniyorum. Kızlarımıza her…

Hayatı sadece babamın kurallarına göre yaşıyorduk.

Çocuklarını ilkokula dahi göndermeyi düşünmeyen, etrafındaki hemen her insan din eğiticisi olan bir baba… Neyse ki ilkokula gidebildim. O zamanlar annem tamamen babamın yanındaydı. Evde vücudumu belli edecek kıyafetler giymem yasaktı. Ortaokulda zorla kapatıldım ve liseye gönderilmedim. Hayatı sadece babamın kurallarına göre yaşıyorduk. 2 yıl…

Bir elime dünyayı, diğer elime özgürlüğü verseler ben yine özgürlüğü seçerim.

İlkokulda sözlü olarak başlayan baskı, 6. sınıfta babamın başıma vura vura kapatmasıyla daha da artmıştı. Başımı kapattığım ilk günden itibaren özgüvenim yerle bir oldu, hiçbir yere gitmek istemiyordum ama babam başımı açarsam okula göndermeyeceğini söylüyordu. Okumak istediğim için devam ettim. Öğretmenlerimden biri kapandığım ilk gün…

İş bulduğum ve para kazanabilmeye başladığım gün başörtümü çıkaracağım.

Sitenizdeki yazıların çoğunu okumadım, sizi Büşra Cebeci’nin yazılarından tanıyorum. Okumamamın sebebi beni umutsuzluğa itiyor olması. Diğer kadınlar öylesine zor durumlarda bir tepki vermişler ki. İstediklerine kavuşanlar da olmuş ama ben yapamıyorum ve yapamayacağıma eminim. Ben 20 yaşında, ailesinden ayrılalı 2 sene olmuş seküler bir kadınım.…

Aileme ”Ben buyum, fikirlerim bu, beni kabul edin” diyemiyorum.

Merhabalar. Galiba benim hikayem dramatik başlayıp mutlu sonla bitenlerden. Yani öyle olmasını umuyorum. Kendi çaplarında muhafazakar sayılabilecek bir ailem var. Çok küçük yaşta kapandım. Tüm arkadaş çevrem böyleydi, zaten ailem de küçüklüğümden beri ”vakti gelince” kapanmam gerektiğini türlü şekillerle beynime sokuyordu. Etrafımdaki herkes böyleydi. Ablam,…

Sadece özgür olmak istiyorum.

18 yaşındayım. Başörtüsünü zorla örtme durumuyla 5. sınıftayken tanışmıştım; bu 11 yaşıma tekabül ediyor. Bilirsiniz, ergenliğe girmeyen bireyler İslam dinine göre henüz hiçbir şeyden sorumlu değildir. Ben 11 yaşında, ergenliğe girmemiş biri olarak annemin zorlamalarına, tehditlerine hatta dayaklarına maruz kalmıştım. Babam bana karışmıyordu ama annemle…

Hayatımın hiçbir döneminde başörtülü olmayı sevmedim.

Hikayeme nasıl ya da nereden başlamam gerektiğini pek kestiremiyorum. Düşündükçe dallanıp budaklanıyor, sanırım kendimi tanıtmakla başlamam en iyisi… Radikal İslamcı ve kalabalık bir aileyle taşranın bir köyünde büyümüş, 20 yaşında, üniversite öğrencisi bir kadınım. Çok kardeşli, çok kuzenli, çok amcalı-teyzeli, ilişkileri kuvvetli ve kalabalık bir…

Şimdi “Kapanır mısın” diye sorsalar asla derim.

13 yaşındayken tesettürlü bir üvey anne tarafından ben ve ikiz kardeşim zorla kapatıldık. Arkadaşlarımızla, küçük kardeşlerimizi 2 mahalle ötedeki parkta oynatmak için çıkarken aniden önümüze bir tülbent atıldı ve ‘’Bundan sonra kapalı gezeceksiniz’’ dendi. Tabii itiraz yok, itaat var; yoksa dayak. Ortaokula gidiyorduk, okulumuz o…

Yeteneğimi herkese sergileyemeyeceksem, Allah bana bunu neden verdi?

Kendimi hatırladığım en küçük yaştan itibaren bir terslik olduğunu bana düşündüren, ‘böyle olmaması gerek’ dedirten hislere sahip olduğumun bilincinde olmakla beraber; ‘ben biseksüelmişim demek’ farkındalığını hayatının şu son yılında yaşayan biriyim. Her zaman maskülen oluşumdan yakınılırdı çevremde, çok azının hoşuna giderdi bu ‘erkek gibi kız’…

‘Bir tek sen açıksın’ bakışı…

O kadar sindirilmiştim ki sonunda kapandım ve kendimce kurtulmuştum. İçimden gizli bir ses hep daha ağır bir insan olmam gerektiğini söylüyordu, bense çılgın olmak istiyordum… İki farklı ben oldu sonuç olarak. 18 yaşında kapandım. Tam 7 sene… Bu kararı almak için çok erkendi. Kişiliğim oturmaya…

Olanlar ve olması gerekenler.

Merhaba; Ben de hikayemi paylaşmak istiyorum. Belki birilerine umut olur. Başımı 2005 yazında örttüm. Lise 2’den lise 3’e geçtiğim o yaz en yakın arkadaşımın başını örttüğü haberini almıştım ve açıkçası yıkılmıştım. Çünkü arkadaş grubumuzdaki tek “açık” kızlar bizdik. Önünde sonunda başımı örteceğimi biliyordum. Ortaokula başladığımdan…

El âlem arkamdan 1 saat konuşur, ben bunu bir ömür yaşarım.

Buradaki yazıları okudukça yalnız olmadığımı hissettim. Ben de geçen sene bu zamanlarda açıldım. Başörtüsünün dini vecibeden önce gelenek olduğu bir ailede büyüdüm. Akrabalarım çocukları olan tüm kızlar kapanınca annemin söylenmelerinin yerini daha şiddetli tartışmalar almıştı. Her dışarı çıktığımda artık kapanmam gerektiği söyleniyordu hatta açık olduğum…

Baskı sürecini ben hep devlet mekanizmasından yedim.

Ben, bana farz olduğu gün isteyerek kapandım. Yaşım 13, yıl 2004’tü. 28 Şubat’ın etkileriyle başörtüsü takmak ve ilim öğrenmek arasında kalırken bir mücahide olup çıkıyorsun. Çok radikal bir halde, kırık bir kalple sürekli ağlayıp incinerek başımı açtığım günlerden sonra kurtarıcılar türban yasağını bir şekilde halletti.…

Tek başıma yürüyorum, ama asla yalnız yürümüyorum!

Merhaba. Biliyorum ki burada baş başayız. Çünkü onlar bizim seslerimizi duymaya tahammül edemezler, bizi hiçbir zaman dinlemek istemediler, istemezler. Sorgulamaktan, bir şeyleri gerçekten anlamaktan korktukları için bu. ‘Benim’ diyebileceğim bir hikâye henüz başlıyor. Çünkü bu zamana kadar hastalıklı bir toplumu kendi hayatına jüri edinmiş; birbirlerinden,…

1997 değil 2018’di, Nur Serter değil yengemdi, ikna odası ise benim odamdı.

Benden bekleneni biliyordum, doğru olanı öğrenmiştim, zamanının geldiğini farkındaydım ama benim kararımdı. Çevremde aksi görünümde herhangi bir kadın yoktu ama benim kararımdı. 13 yaşındaydım ama benim kararımdı. Daha büyümüş hissediyordum. Artık okul başarılarımın yanında takdir edilen bir vasfım daha olmuştu. Onaylanmak, takdir edilmek, ödüllendirilmek kararımı…

Tanrı rüzgarı benim saçlarımdan esirgemez.

Merhaba. Öncelikle kendimi tanıtayım. Ben 34 yaşında, toplumda saygınlığı yüksek bir mesleğe sahip (ve bu mesleği kendi başarılarıyla elde etmiş) bir kadınım. Başörtümü 33. yaşımda çıkardım, yani geçen sene. Başörtüyü taktığımda 15 yaşındaydım, yani 18 senem başörtülü geçti. Bunu yazmadan önce yazılan bütün hikayeleri okudum.…

Kişisel bir bütünlük sağladığım ve tutarlı bir hayat yaşayabildiğim için kendimle gurur duyuyorum.

Merhaba, ben de kendi hikayemden bahsetmek istiyorum. Muhafazakâr bir ailede doğdum. Annem çocukluğumdan itibaren sürekli dini telkinlerde bulunurdu. Ergenliğe girene kadar bu telkinlerle yaşadım. Ama ne zaman ergenliğe girdim işin rengi değişti. Bu süreç benim için biraz erken başlamıştı; adet gördüğümde 11 yaşımdaydım. O yıla…

Ben varım, nefes alıyorum ve istediğim gibi var olacağım.

“Kabul etmemizin istendiği bir hayatın yanlış olduğuna dair inancımızın dışında hiçbir şey doğru değildir. Hiçbir şey doğru değil idiyse her şey mümkündü.”   Üzerime kapatılmış dört duvarın arasından, parmaklıklardan ve saçlarımın üstündeki örtünün altından sesleniyorum. Ben varım, nefes alıyorum ve istediğim gibi var olacağım. Çocukluk…

Önce bonenin çıkışı, sonra yarım türban, sonra şapka ve en nihayetinde saçlar.

Benimkisi düne kadar aklıma yazmayı getirmediğim bir hikâye. Sıkılacaklar için baştan söyleyeyim biraz uzun olabilir. Öznesi ben olduğum için kendimi tanıtmam icap ediyor. 36 yaşındayım. Eğitimli ve çalışan bir kadınım. Kendini bulana kadar ömrünün kayda değer bir bölümünde gelgitler yaşayan biriyim. Ben taşra zihniyetinin elle…

Kendimi yeniden doğurmak gibi bir şeydi.

Dışarı çıkmak istemiyordum, yeni insanlarla tanışmak istemiyordum, başım hep önde yürüyordum. Bu ben değildim. Ben başımdaki örtüden ibaret değildim, temsil ettiği hiçbir şeye de inanmıyordum. Evet isteyerek takmıştım ama neden isteyince çıkaramıyordum? İnanmadığım bir dinin bütün sorumluluğu omuzlarıma yüklenmişti, 14 yaşında verdiğim bir karar yüzünden.…

İmam kızıyım ama kapanmayı hiç istemedim.

Hayata imam kızı olarak geldim, hayatım boyunca bu yükü çektim, ağırlığında ezildim. İmam kızıyım ama kapanmayı hiç istemedim, istemiyorum. Babam benden utanıyor, benimle sokakta yan yana gelmek dahi istemiyor, annem hareketlerimi ‘Sen imam kızısın’ diye eleştiriyor. Erkek kardeşim şort, askılı giyerken ben uzun kol gömlek…

Benliğimi hissetmeyi çok özledim.

Merhaba. Ben 23 yaşındayım. Geçen sene üniversiteden eve döndüm. Bu yaşa kadar sürekli örtünmem için baskı yaşadım, bunun yanında şiddet de vardı. Ben ailemin yanında çok sessiz sakin bir kadınım, dışarıda ise dünyanın en güçlü kadını imajı vermeye çalışıyorum. Başörtüsünü isteyerek, severek takıyormuşum gibi gösteriyorum…

Bu hayattan artık tiksiniyorum.

Merhaba. Benim biraz karışık bir hikayem var. Babamın vefat etmesinin ardından memlekete döndük ve annemin çok muhafazakar olan ailesinin himayesinde büyüdük. Döndüğümüzde henüz 11 yaşındaydım ve devamlı birileri bir şeylerle başımı kapatmaya çalışıyor, bense hep atıyordum. Bu yüzden dayımın beni sopayla kovalayıp bacaklarımı haşladığını hatırlıyorum.…

“Bunu takmadan dışarı çıkmayacaksın” dediklerinde…

Muhafazakarların dünyasında bir kız çocuğunun yetişkinliği, regl olduğu an başlar. Altıncı sınıfa geçerken regl oldum ve radikal İslamcı ebeveynlerim sağolsun, herhalde çocukluğumu yaşayabilmem için bana ceplerinden bir sene daha “izin” verdiler. Yedinci sınıfa geçtiğim yaz elime bir eşarp tutuşturup “Bunu takmadan dışarı çıkmayacaksın” dediklerinde çok…

Kahkahamı bastırmak istemiyorum.

Okuyorum. Hayallerim var. Kısaca bu. Kafanızda oluşacak imgeye katkısı olacaksa eğer; omuzlarımda koyu kahverengi, kalın ve kabarık saçlarım var. Zamanla özgürlükle bağdaştırdığım saçlarım var. Uçlarına tuzlu deniz suyunun değdiğini düşlediğim saçlarım var. Araba camından vuran rüzgarda uçuştuğunu hayal ettiğim saçlarım var. Bir saç teline bu…

İstediğimiz kişi olmanın hazzını el ele vererek kutlayacağız.

Merhabalar hanımlar. Öncelikle kendimden bahsederek başlamak istiyorum. 20 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim ve ailemden çok uzaklarda okuyorum. Özgürlükle tanışmam da tam olarak evden ayrılışımla başlıyor. Böyle söyleyince aşırı baskıcı bir aile gelmesin aklınıza. Sizi korkutmak istemem. Ama en azından kendi evinin kapısını istediğin saatte açıp girmenin…

El Alem Hapishanesi Kaçkını

Ben ömrünün yarısından fazlasını başörtülü olarak geçirmiş, hep bununla ilgili bir çelişkiyle yaşamış ve 31. yaşında gerçek kendiliğine kavuşmuş bir kadınım. Aslında aşırı dindar olmayan ama mahalle baskısı ile her daim tetikte yaşayan bir ailenin büyük kızıyım. Tatile gittiğinde mayo giyebilen ama kendi mahallesinde pantolon…