Niçin bütün ahlak kurgumuz kadın bedeni üzerine?

Hepinize merhabalar,  Buraya yazılan birçok hikayeyi okudum. Aslında kendi hikayemi, düşüncelerimi paylaşıp paylaşmamak konusunda kararsızdım. Ama içimden bir ses, belki senin hikayenden cesaret bulacak ve umudu artacak kadınlar olabilir, dedi, paylaşmalısın. Ben de bu yüzden paylaşmaya karar verdim.  Ve başlıyorum:  Yirmi beş yaşındayım. Üniversite mezunuyum.…

Dışarı her adım attığımda kafamdakini çıkartarak gösteriyorum bu direnişi.

Umursanmak isteğimden asla sıyrılamayacak olmaktan çok korkuyorum. Hiç büyüyemeyecek ve hayatta, en azından uzun vadede, kendisinden başka kimsesinin olmadığının ve olmayacağının farkında ama bunu asla kabul edemeyecek bir çocuk olarak kalmaktan… Bu korkumu yenmek için her şeyi yapıyorum, hala kanıtlar arıyorum. Çünkü o kalıba girmemem…

11 yaşında bir ‘çocuğa’ ne dersen onu yapmaz mı zaten?

Öncelikle istediğimi yazabilmek bile beni mutlu ediyor şu an. İlk defa kendimim. Ben derken ilk defa ben gibi konuşacağım. Henüz 11 yaşında kapandım. 11. Komik bence. Ailem o kadar dindar ki dindar onlar için doğru tabir değil bence, yobaz ya da çomar diyebilirim onlara. Liseye…

Kapanmazsam Allah’ın ve ailemin beni sevmeyeceğini düşünüyordum.

Merhabalar. Modern diyebileceğim insanların olduğu bir şehirde, muhafazakar bir ailenin korkak bir çocuğu olarak dünyaya geldim. Allah ve peygamber sevgisi ile büyütüldüm. Kuran kurslarına gittim her sene. Dinimi çok seviyordum, gerçekten. 10 yaşımdayken 5 vakit namaz kılmaya başlamıştım. Ailem, ortaokuldayken “Ne zaman kapanacaksın?” sorusunu sormaya…

Kabul etmediğim düşünceleri dış görünüşümde yansıtmak bana ağır geliyor.

Kendi zihnimde kabul etmediğim düşünceleri dış görünüşümde yansıtmak bana ağır geliyor. Daha 5-7 yaşlarımda bile ailem bana tunik, etek, elbise giydirirdi. Başıma da bone takardı. Biraz büyüyünce ise tişört giymeme bile izin vermediler. 6. sınıftayken başladı babamın kapanın baskısı. Ablama da bana da çok diretti.…

Kimse başkasının istediği gibi yaşamayı hak etmiyor.

Benim de buradakilere benzer bir hikâyem var. Ailem, özellikle de babam fazla muhafazakâr. Fakat bu muhafazakârlık kapalılıktan ve namaz kılmaktan öteye geçmiyor. Akrabalarımız içerisinde neredeyse hiç açık yok. Ben de çoğu kişi gibi kendi isteğimle kapandım en başta. Ama şimdi düşünüyorum da aslında kendi isteğimle…

Ablamı kapattıkları gibi beni de kapatırlar diye regl olduğumu saklamak için çabaladım.

Pantolon giyemezdim. Yaşıtlarımda gözüm kalırdı. Bir gün vitrindeki şortlara bakarken annemin ‘’Sana da alacağım‘’ dediğini ve heyecanımı hatırlıyorum. Alamadı. Ablamı kapattıkları gibi beni de kapatırlar diye regl olduğumu saklamak için çabaladım. Sonunda bir elime bone bir elime şal verildi. Kapatıldım. İçime de kapandım. 13 yaşında…

Her şeyi ve herkesi geride bırakıp gider okurum.

18 yaşında, yeni hayatımın 3. gününde yazıyorum bu yazıyı. Ben de baskıyla büyütülen kadınlardan bir tanesiyim. İlk önce ailemi anlatmak istiyorum. Büyükbabam, babaannem, halam, annem, babam ve 3 kardeşimle 2 katlı bir evde yaşıyoruz. Büyükbabam klasik “Herkes benim dediğim gibi yaşayacak, ben ne dersem o…

Kendime olan güvenimi tekrar kazandım.

Merhaba, ben muhafazakâr denilebilecek bir şehirde, muhafazakâr bir ailenin tek kız çocuğu olarak büyüdüm. Küçüklüğümden beri erkek çocuklarla oynamamdan tutun, “Okumazsan yoldan geçen adamın birine seni veririm.” gibi cümlelerle büyüdüm. Lisede sırf açık olmak için polis kolejini istedim ama 8. sınıfın yaz tatilinde ailem kapanmam…

Ses tonumu bile bilmeyen bir insan, tamamen bana ait olan bir beden üzerinde nasıl yaptırım sahibi olabiliyordu?

Öncelikle herkese merhaba. Ben de kesinlikle yazmalı, hikâyemle yanınızda olmalıydım. Bu yüzden hemen başlamak istiyorum. 27 yaşında üniversite mezunu bir kadınım. Başörtüsü takmaya, ailemce oldukça geç sayılan bir yaşta, ortaokulu bitirdikten sonra, tamamen onların arzusuyla başladım. Geleneksel muhafazakâr bir ailem vardı. Geleneksel diyorum çünkü bu…

Çoğu fikrimin başörtümle taban tabana zıt olduğunu fark ettim.

Merhaba. Artık o kadar doldum ki bu satırları yazarken gözyaşlarım kendiliğinden akmaya başladı bile. Umarım içimi döktüğümde rahatlarım biraz da olsa. Ben 7. sınıfa geçerken hafif bir zorlamayla kapandım diyebilirim. Üzerimde tam olarak bir baskı yoktu fakat tüm şartlar benim kapanmam üzerine kuruluydu sanki. Babam…

İçimde, çok derinlerde aslında kapalı olmak istemediğimi anladım.

Merhabalar,    Aslında bu mektubu açıldığımda, bir zafer olarak yazmak istiyordum ama dayanamadığım için şimdi yazacağım. Hikayeme en başından başlamak istiyorum.    Ailem çok baskı yapan bir aile değildir ama annem ve babam, ikisi de dindar olduğu için benim de din konusunda eksik kalmamı istemiyorlardı. Oturduğumuz yerin…

Dişiliğim ve bedenimle barışmak daha yeni başarabildiğim bir şey.

Çok çok uzun yazdığımın farkındayım ama yayınlarsanız cidden sevinirim. Kendi yazdığım yazıyı bile bir kez olsun geri dönüp okuyacak cesaretim yok; ama bu sitede “başarısızlığın” hikayeleri de olsun istiyorum çünkü tek çaresiz hisseden insan ben değilim, biliyorum.  Aslında bu yazıyı özgürleştikten sonra yazmayı planlıyordum ama…

Tek dileğim, ait olmadığım bir cennete sürüklenerek götürülmemek.

Merhaba, ben de 19 yaşında, sarı saçlı ve örtülü bir kızım. 14 yaşında kendi isteğimle gittiğim Kur’an kursundan başı örtülü olarak çıktım, bu kadar ağır geleceğini anlamadan. Annem tesettürlü, babam dinden epey uzak, abim de öyle. Annem sürekli kapalı olduğumda daha güzel olduğumu söylerdi, inandım.…

Bazen ‘Keşke hayatı ve bilimi bu kadar merak etmeseydim’ diyorum.

Kapandığımda henüz 11 yaşındaydım. 5. sınıfın Mart ayında regl oldum ve regl olduğum günden itibaren ailemden, akrabalarımdan, hatta ablamın kocasından duyduğum “Ne zaman kapanıyorsun?”, “Ben senin yaşındayken beş vakit namazımı kılardım”, “Kapanmayanlar cehennemde cayır cayır yanacak”, “Kapanmayacaksan sokakta başına bir şey gelirse şikayet etme sakın”…

Okulda açık olup dilediğim gibi takılırken, eve kapalı dönmek beni çok yoruyor.

Dinin önce sevdirilmeye sonra gerekirse de zorla yaşatılmaya çalışıldığı kalabalık bir evde büyüdüm. Din, aile huzuru ve anne babaya itaat… Aldığımız her kararda önce bu üçlüyü düşünmek zorundaydık. Tüm hayatımız dine ve babamın isteklerine göre şekillendi. Dışarı çıkıp arkadaşlarımızla buluşamaz, doğum günlerine gidemez, hiçbir sosyal…

Başörtüsü madem bir tercih, o halde bu tercihi neden ben yapmadım?

21 yaşındayım ve 8 senedir kapalıyım.  Benim hikâyem de birçok genç kızınkine benzer bir hikâye. Regl oldum, artık kapanmam gerekiyordu ve babamın da zorlamasıyla kapandım. Bu pek sorun olmadı benim için, çünkü önünde sonunda kapanacağımı biliyor ve kapanmam gerektiğine inanıyordum zaten. Ortaokul bittiğinde yine babamın…

Kendime bunları yaşattığım için çok üzgünüm.

Bu kadar dert ortağımı görünce ben de yazmaya karar verdim. Önce aile yapımdan bahsedeyim. Ailem kesinlikle muhafazakâr denilen kesimden. Onların görüşüne göre açık olmak ahlaksızlık ve kabullenilemeyecek bir şey. Kapanma sürecim ortaokuldan sonra yatılı dini bir kursa gitmemle başladı. 13 yaşındaydım ve taktığım gibi herkesin…

Allah’a olan inancım tam, ya kendime olan inancım?

Merhabalar. Ben 17 yaşındayım. Yaklaşık 3 sene önce biraz aile biraz çevre baskısıyla kapandım. Herkese kendi isteğimle yaptığım bir şeymiş gibi gösterdim, böylelikle ben de alışırım diye düşünüyordum. Tüm akrabalarım örtülü olmasa da kendi ailem çok muhafazakârdır. Bir gün babam yolda bana ‘Artık kapanma zamanın…

Keşke annem el âlemi değil de kızının mutlu olup olmadığını düşünse.

25 yaşındayım. 7 senedir kapalıyım ve kendi isteğimle tesettüre girdim. Annem de tesettürlü ama kız kardeşim değil. Aile olarak ılımlı muhafazakâr denilecek bir aileyiz. Özellikle babam kendi ayaklarımız üzerinde durmamız için annemden daha çok destek olur. Senenin başından beri açılmak istiyorum fakat bunu cesaret edip…

Ben isteğimi bugün başardım.

Merhaba, öncelikle benim de hikâyem sizinkine çok benzer ama ben isteğimi bugün başardım. İçim içime sığmıyor, inanıyordum bir gün başaracağıma ama yine de o kadar ulaşılmaz bir mertebe gibi geliyordu ki her an içime bir çaresizlik düşüyordu, olur da bir şeyler ya yolunda gitmezse diye.…

‘Bir çekin şeklimizden elinizi ya hu!’ diye bağırmak geliyor içimden.

Nasıl bir giriş yapılır bilmiyorum… 14 yaşında kapandım. Zaten olması gerekir ya hani, benden büyük ablalarım kapalı, heves edersin. Sen kendi isteğinle yapmışsın gibi bir algı. İmam Hatip lisesine gönderildim, kapanacaktım elbette! İmam Hatip öncesi gitar çalan, anarşist ruhlu, kafası kırmızı bir kızdım. O kadar…

Tam 4 yıl önce severek kapandığımı sanarak kapandım.

Merhaba, hiç tanımadığım ve bunu okuyan, içi içine sığmayan insan. İçin içine sığmıyor; çünkü kendin gibi birisini arıyorsun, aynı benim gibi. Meğer yalnız değilmişiz. Burayı okuduktan sonra hem çok mutlu oldum, hem de çok ağladım. 18 yaşındayım şu an. Tam 4 önce severek kapandığımı sanarak…

Babam ”Bu evden gelin olup çıkmadıkça açamazsın başını.” dedi.

Şu an yazmaya başlıyorum. Aslında hep dışına bakılıp yargılanan kızdım. Bazen hayatta bize dayatılan yolları yürüyoruz, kendi yolumuzmuş gibi. İnsanlar seçiyor, biz de kendimizin seçtiğine inanıyoruz. Belki de seçiyoruzdur, bilmiyorum. Ailemdeki herkes kapalıydı, büyüdükçe de kapanıyordu. Aslında içimden bir şey kapanmamı istemiyordu. Tanrı’nın varlığını sorguladığım…

Açılmak benim için şaka gibi bir şey olabilirdi ancak.

Merhaba, ben 18 yaşında bir yıl daha üniversite sınavı için hazırlanan bir kızım. Hayatımdan bir yılın boşu boşuna gitme nedeni ise ailem. Annem dünyanın en muhafazakâr insanı olabilir. Beni küçüklüğümden beri isteğim dâhilinde veya dışında Kuran kurslarında ve o tarz yerlerde (yatılı kurs/cami vs.) büyüttü.…

6 yıldır başımda ama kalbimde değil.

Ailem çok baskıcıydı ve 13 yaşında zorlamalarıyla başımı örttüm. Özellikle babamın zorlamasıyla hatta babamın ailesinin, akrabalarının “Sizin kız da liseye başlayacak artık.” demesiyle başörtüsünü taktım. 6 yıldır başımda ama kalbimde değil. Annem açık görüşlü, beni dinleyen fakat kendi özgürlüğü olmayan bir kadın. Bana karşı çok…

Ayna görünce kaçmamak o kadar güzel ki…

Annem dindar ailemiz için aşırı marjinal bir tip olduğumu söylerdi, hala da söyler ama bir dönem marjinal olmanın iyi bir şey mi yoksa kötü mü olduğuna karar veremediğim için o dönemde ailemin hep parmakla gösterdikleri kızlardan biri olma çabası içine girip, kendi isteğimle kapandım ama…

Çocukça giyinmek istiyorum çünkü çocukken üzerimde ferace vardı.

Merhaba, benim hikâyem buradaki herkesin hikâyesinden biraz farklı. Öncelikle yaşım. Buradaki çoğu kişi yirmilerinde, otuzlarında… Ben ise daha sadece 15 yaşındayım. Lise 1. sınıfı bitirmek üzereyim. İlk defa başıma başörtüsü geçirildiğinde 3. sınıfa gidiyordum. Öğretmenler çok kızmıştı bana, aileme. Ailemin kapalılık vaadi de oyuncak idi!…

Yıllardır taşıdığım bu yükü üzerimden atacağım.

Merhaba. Sizler gibi ben de özgürlüğü için savaşan bir genç kızım. Benim anlatacaklarım sizinkilerden ne eksik ne de fazla. Tam anlamıyla aynı şeyleri yaşıyoruz. Bu platformla tanışalı yaklaşık 1 sene oluyor. Kendimi şanslı hissediyorum çünkü benim gibi çıkmazın içinde olan birçok insanın olduğunu bilmek beni…

Saçlarımı kısacık kestirdim, erkek tıraşı yaptım; sırf açılmamak için.

12 yaşındayken kendi kararımla kapandım. Daha regl bile olmamıştım. İlk başta annem izin vermedi. ‘Erken, biraz daha büyümen lazım’ dedi. Ben resmen yalvardım, ne olur izin ver de kapanayım diye. Nihayetinde izin verdi. 12 yaş ya, daha çocuğum. Kapanırken babam benden bir söz istedi. “Açılmayacağına söz…

Benden çalınan özgürlüğü onların elinden, dilinden söküp alacağım.

Başarmayı bekleyemeyecek kadar sabırsız ve korkağım, onun için hikâyemi şimdi anlatmak istedim. Çevrem beni her zaman asi bir kız olarak görmüştü, bense içimde yatan kırılgan kızı çıkarmamak için o kimliğe bürünmüştüm. Aslında 14 yaşında başladı her şey. ‘Kapanacak benim kızım, kapalı annenin kapalı kızı olur…’…

‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin.

Lise 9. sınıfta, 14 yaşında örtmüştüm başımı. Ama sormayın nedenini, yaptım ve bilmiyorum. Annem sevindi. Sonra kavradım ne yaptığımı. Kafamdaki örtü zamanla beni kısıtlamaya başladı. Bakın, ‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin. Sevmediğiniz bir şeyi sürdürmek zorunda kalsanız siz de kısıtlı hissedersiniz. Tam tersini yapmak, örtmek…

Özgürüm demek haksızlık belki ama artık kendimi sevmeye başladım.

14 yaşında kapandım ben. Hayat bir sürü sebep koydu önüme, İmam Hatip lisesine gitmek zorunda kaldım. Ailem kapalıydı zaten. Kabul görmek için, dışarıda dolaşabileyim diye kapandım ben de. İmam Hatip lisesi okudum ve soğudum Müslümanlardan. (İslam’dan değil) Aslında ben saçlarımı yapıp, minicik daracık şeyler giyip,…

Eski fotoğraflarıma bakıp eski karakterimi hatırlamaya çalışıyorum.

Ben zorla kapanmadım. Babam çok hoşgörülü ve yardımsever bir insan. Çanakkaleliyiz ve bizim ailedeki İslam anlayışı Anadolu’dakinden çok farklıydı. Ben asla dışarı çıktığım saate, gittiğim yerlere, konuştuğum erkeklere, izlediğim dizilere karışılan bir ortamda yetişmedim. Sevdiğim çocukları babama anlatırım ben. Erkek kardeşime de anlatırım. Abim olsa…

Regl olmamak için dua ediyordum.

Bundan tam 8 sene önce tamamen zorla kapatıldım. Hatta puanım Fen lisesine yettiği halde sırf başım kapalı okuyabilmek için zorla İmam Hatip lisesine gönderildim.  O zamanlar işin çok farkında değildim karşı çıkamadım bile, sadece regl olmamak için dua ediyordum. Şimdi durup babamı ve o baskıcı…

Bizimkilerin derdi din, Allah, kitap değil; el alem ne der düşüncesi.

Herkese merhaba. Buradaki tüm yazıları okumuş biri olarak yazacağım lakin nereden başlayacağımı bilmiyorum. Zorla kapatılan binlerce kızdan sadece birisiyim. 16’lı yaşlarımın başında kapandım, henüz 10. sınıfa yeni başlamıştım. Öncesinde neredeyse bir senelik tatlı uyarılar başlamıştı. Kızım artık kapan, zamanın geldi, yavaş yavaş bir yerden başla,…

Babam “Sen eğer başörtünü açarsan ben sokakta adam diye gezemem.” dedi

Merhaba,  Ben 17 yaşında bir öğrenciyim. Bundan 7 yıl önce ortaokula İmam Hatip ile başladım. Ailem, arkadaşlarım ve genel çevrem; babamın hoca, annemin çarşaflı bir kadın olmasını göz önünde bulundurarak belki de bana çizilen kaderin farkındaydılar. İmam Hatip Ortaokulu’na başladım, kapanmak için uygun bir ortamdı.…

Annem ve babam, buraya bir mektup bırakıyorum.

Annem ve babam, Buraya bir mektup bırakıyorum, belki yolunuz düşer okursunuz. Belki benim yazdığımı anlar, belki anlamazsınız. En baştan anlatmak istiyorum sizlere derdimi. Çünkü karşınıza geçsem daha cümlem bitmeden bana sesinizi yükseltecek ve laflarımı bana yutturacaksınız, biliyorum. Üzgünüm, verdiğim karardan dönmek istiyorum. Üzgünüm, kendimi kendim…

Sadece kafama bir örtü geçirmemişim, kendime ait olmayan bir kimliği sahiplenmişim.

Pişmanım… Çocukluğumdan beri tek amacım başkalarının isteklerini tatmin etmek oldu nedense. Övülmediğim sürece değersiz hissediyordum. Bunun için de birçok şey yaptım. Hiç yemek yemeden 14 kilo verdim, geceleri uyumadan ders çalıştım. “Maşallah kızım incecik olmuşsun, kızımız da pek zeki…” Bu kasıntı cümleler bir şekilde beni…

Yazları kısa kollunun üstüne hırka giyerek ve daima ezik hissederek geçirdim.

Anadolu’nun küçük bir şehrinde yaşayan muhafazakâr bir ailenin küçük kızıyım. Babamın babası imam, son derece yobaz ve itici bir adam; dede demeye dilim varmıyor. Hasta yatağındaki babaanneme bile aşırı merhametsiz davranan, halamın hayatını zehir eden biri. Halam şu an 50 yaşında ve hiç evlenmemiş dedem…

Başörtümü çıkardığımda kötü ve ahlaksız birine dönüşmeyeceğim.

Sizleri öyle iyi anlıyorum ki… ‪Ama ne yazık ki aynı duyguları yaşayan insanlar birbirlerini anlayabiliyorlar sadece. İnsanımız, büyüklerimiz için anlamak, anlayabilmek çok zor bir eylem. Anlamaktan, değişimden ödleri kopuyor hatta.  Ben de 30 yaşına yeni basmış, 16 yıldır kapalı bir kadınım. Ailemle yaşıyorum. Üniversiteyi bitirdim…

Bize, açık gezdiğimiz için babamın öbür dünyada acı çektiği söylendi.

Ben de her birimiz gibi muhafazakârlık adı altında dini işine geldiği gibi kullanan namus takıntılı bir ailenin içinde doğdum. Benimki burada anlatılanlar kadar ağır olmadı ama paylaşmak istiyorum çünkü bu benim hayatımın en iyi zaferlerinden biriydi. Bundan 10 yıl önce babamı kaybettim ve babam gerçekten…

28 Şubat’ta ikna odaları olduğu anlatılıyor, peki bize yapılan bu zulüm niye?

Ben 13 yaşında sözde kendi isteğim ile kapandım. Annem ve babamdan ziyade ablamın üzerimde büyük bir baskısı vardı. O daha çocuk denilebilecek yaşta iken dedemler tarafından kapatılmıştı. Annem giyinip kuşanmayı ve süslenilmesini çok severdi. Ablama ilk eşofman takımını aldığında bütün sülalede tartışma konusu oldu. Çünkü…

Annem ‘Eğer üzerinde azıcık hakkım varsa başını ört’ dedi.

Nereden başlayacağımı tam bilemesem de bir yerden başlayacağım. Ben 17 yaşındayım ve 6 yıldır başörtülü bir kızım. Annem ve ailesi aşırı dindarlar. Annem, benim -imanlı- bir kız olmam için her şeyi yaptı. Anaokulu yerine Kuran Kursuna gittim. Annem hemen hemen her gün tarikatın sohbetlerine gider,…

Bu kadar insan beni olduğum gibi kabul edebiliyorken ailem neden edemiyor?

Biraz uzun bir yazı olacak gibi. Bunca sıkıntımı, bunca susmuşluğumu, 8 senenin yükünü ufak satırlara sığdırabileceğimi sanmıyorum da zaten. Dindar bir aileye doğmuştum. Babamın kaçamakları olsa da dinine bağlıdır. Annemdeki Allah korkusu ve sevgisi belki de peygamberlerde bile yoktur. Beni de böyle yetiştirdiler. Ya da…

İncecik bez nasıl kilolarca yüktü bana?

13 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım. Kendi isteğinle kapanmak meselesi birçoğumuzun da yaşadığı gibi kendi rızamızla olsa dahi yaşanılan ailenin ideoloji süzgecinden geçerek omuzlarımıza gelen bir yüktür. Bunu 23 yaşında anlıyorum. Fakat 13 yaşındaki o küçük kız çocuğu halimle bunun farkında olmayarak kapanmak istediğimi aileme bildirdim.…

Kendimi çoktan günahkar hissetmeye başlamıştım çünkü regl olmuştum.

Kim henüz vücudunu bile tanımadan, keşfetmeden, cinsiyetinin bile farkında olmadan tüm bedenini kaplayan bez parçalarıyla donanmak ister ki? Ya da neden donattırmak için ısrar eder? Henüz 13 yaşındaydım kapandığımda ve çoktan kendimi günahkâr hissetmeye başlamıştım çünkü regl olmuştum. Aslında en mükemmel hissetmem gereken bir dönemde…

Geceleri karanlıkta kimse görmez diye başım açık çıkıyordum.

Aynada gördüğüm ben, ben değilim. Her geçen gün de bu yabancılığı iliklerime kadar hissediyorum. Bundan 3 sene önce kendi isteğim ile kapandım. Kimse beni ne zorladı ne de yapma etme dedi. Kararım yalnızca bana bırakıldı ve ben de Kur’an’ı okuyup (en azından bir kısmını) araştırmalar…

Ben o baskı gören binlerce kız çocuğundan biriyim.

Merhaba. Ben baskı altındaki binlerce kız çocuğundan sadece bir tanesiyim. Öncelikle 16 yaşındayım ve sanırım yaklaşık 11-12 yaşlarımdan beri kapalıyım. 6. sınıftaydım, arkadaşımla beraber olmak için bir İmam Hatip ortaokuluna gidiyordum. 5. sınıftayken sınıfımdaki açık 3 kişiden biriydim. Daha okuldaki ilk senemden itibaren bütün öğretmenler…

Ailem beni kabul etsin, sevsin diye kapandım.

“Eve almam seni. Kapıya o şekilde gelirsen eve almam.” Saat 02.28 kafamda tek yankılanan annemin bu acımasız sözleri. Sadece ‘Açılırsam ne yaparsın?’ demiştim hâlbuki. Evladı reddetmek bu kadar kolaymış demek. 14 yaşında aile baskısı ve çevresel sebeplerle kapananlardanım ben de. Elin pedofili adamı benden tahrik…

Şalımın uçları sanki birinin elleri ve beni boğuyor.

Bugün keşfettiğim bu sayfa şu zamana kadar aradığım şeydi. Youtube’a, Google’a İngilizce veya Türkçe olarak başını açan insanlarla ilgili aratmadığım kelime kalmamıştı. Fakat Youtube’da karşıma çıkan BBC’nin o haberine tıklamamla buralara geldim. Hikâyeleri okudum ağladım… Şimdi de kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. 22 yaşında bir kızım.…

Kendi isteğimle kapattığım saçlarımı, kendi isteğimle açacağım.

Hırsızlık yapmadım ben. Birine iftira atmadım mesela. Yalan söylemedim, kimsenin namusuyla işim yok. Başka birinin hakkına girmedim, bilerek kalp kırmadım. Hiç mi önemi yok bunların? Tüm bunlar benim saç tellerime mi bağlı? Saçlarım görünürse ahlaksız, hırsız, yalancı mı olacağım? Hayır, yine aynı kalacağım. Namaz kılıp…

Olduğum gibi görünüyorum, bundan gurur duyuyorum.

20 yaşında kapanmaya karar verdiğimde bu dünyanın çok kötü ve acımasız bir yer olduğunu ve kendimi korumak için tesettüre girmem gerektiğini düşündüm. Kimseye söylemeden bir gecede verdim kararımı. Ailemin üzerimde hiçbir baskısı olmadı. Kapanma konusunda uyarılar alarak büyümedim. Kendi verdiğim bir karar bana çok büyük…

Özgürlüğü için savaşan bir tiyatrocu olacağım.

Merhabalar ben Zeynep. 17 yaşına girmek üzere olan bir lise son sınıf öğrencisiyim. Aşırı dindar, tarikatlı bir ailede yaşıyorum. Çocukluğumdan beri hep din adı altında büyüdüm, daima bir gün kapatılacağım bilinci ile büyüdüm. 11 yaşındayken ‘Ne zaman kapanıyorsun’ sorularını almaya başlamıştım. Benim elimde olan tek…

Sevgiyle öğretilmiş de olsa yanlış yanlıştır.

Bugün size kendi maceramı anlatmaya geldim, henüz sonuna gelmedim ama çok az kaldı hissediyorum. Buradaki birçok hikayeye benzer bir hikayem var ama bir yandan da asla benzemeyen bir hikaye… Ortaokuldan çıktıktan sonra başörtüsünü babasına aşık bir kız olarak aldım saçlarıma. Beni hep seven ve bana…

18 yıllık hayatımda ilk defa kendimi kendim gibi hissetmek için bir şey yaptım.

12 yaşındaydım ilk kapanmaya karar verdiğimde. Birçok insanın aksine ben kendi isteğimle buna karar vermiştim. Çünkü ailem böyleydi, çevrem böyleydi, böyle olması gerek herhalde diye düşünmüştüm. Ailem hiçbir zaman baskı kurmadı, ama her seferinde uygun bir dille empoze ediliyordu bu fikir bana. Ben de iyi…

1 sene önce kapandım ama başıma taktığım her gün kendimden nefret ediyorum.

Ben 17 yaşındayım. 3 senedir kapanmam için baskı vardı, 1 sene önce kapandım ama başıma taktığım her gün kendimden nefret ediyorum. Dinle çok alakalı da değilim. Bazen namaz kılıyordum sadece istemek için. Sadece ailemin gönlü olsun diye kapalı kalma isteği istiyordum. Yakıştıramıyorum. Açılmak istediğimi aileme…

Yargılamasalar bile küçük gözlerle bakıyorlar, sanki delirmişim gibi.

Anneciğimi 10 yaşında kaybettikten sonra ailemden geri kalan kişilerle anlamsızca dine yönlendik. 10 yaşında kapatıldım, kaderimi çizdiler. 12 yaşında kalçam gözükmesin diye deli gibi 30-35 dükkân geziyordum. 6 yıl böyle geçti, kendimi özgüvensiz ve mutsuz hissediyordum. Aynaya bakmıyordum, çıkaramazdım. Lisedeydim ve herkes beni muhafazakâr olarak…

En büyük idolüm Carl Sagan.

Hem agnostik, hem başörtülü! 16 yaşında gençliğinin baharında arkadaşlarıyla aynı sweatshirtü giyip, aynada poz veren, hafif ruj ile okul müdürüne yakalanmadan sınıfa koşan, saçlarını rüzgârda savuran, yağmurda ıslatan biri olmam gerekirken; her sabah otobüse binerken bile utanan, yüzünü yerden kaldıramayan, kendi olamayan, düşüncelerini belirtemeyen ezik…

Babam ”Ne yaparsan senin yanındayım” dedi.

13 yaşında kendi isteğimle başörtüsü taktım. O zamanlar mutluydum ve dini sadece kadınların başörtüsü olarak görüyordum. Liseye geçtiğimde başörtüsü bana zulüm gibi gelmeye başladı ve özgürlüğümün kısıtlandığını hissetmeye başladım. Arkadaşlarımın yaptığı şeyleri yapınca “sen kapalısın” tepkisi ile karşılaşıyordum. 1 yıl kadar düşündüm başımı açmayı ama…

Başımdaki örtüyü üniversiteden mezun olunca kep atan öğrenciler gibi çıkarıp rüzgara bırakacağım.

Gençliğinde her türlü hovardalığı yaşamış, alkolden sokaklarda yıkılıp kalmış ama 30 yaşından sonra bir şekilde tarikata girmiş ve dindarlaşmış bir babanın kızıyım. Bildim bileli babamın sınırları çok keskin. Tarikat toplantılarına hala devam ediyor, 2 erkek kardeşimi de bu yönde, kendi görüşü doğrultusunda yetiştirdi. Kardeşlerimden biri…

Bırakın da kadınlar nasıl yaşayacaklarına kendileri karar versin.

Bu platformu görünce biraz duygulandım. Ben 15 yaşında kendi isteğim ile kapandım, ama kapanmasaydım bir baskı olur muydu diye düşünmeden edemiyorum. Çünkü muhafazakâr ve sağ görüşlü bir ailede büyüdüm. Ben hala Allah’a inanıyorum ama insanların bazı farzları diğerlerinden üstün tutması ve başörtüsünün bu kadar sembolleştirilmesi…

17 yaşımda, yeni hayatımın 3. haftasındayım.

Hisleri tamamen aktarmak neredeyse imkânsız. Ama hepimiz çoğunlukla ortak noktalardan geçtik. Bunu düşünüp gerçekten yalnız olmadığımıza inanıp, kendimize güvenmekle başlıyor mücadele. Uzun zamandır buradan hikâyeleri takip ediyor olmama rağmen ilk defa yazmayı düşündüm. Çünkü 6 yılı aşkın olan bu mücadelede kendi kararımı verdim ilk defa.…