Annem üniversiteyi kazanmamam için dua ediyor.

Merhaba, 17 yaşında liseli bir genç kızım. Ama aileme göre
hala bir çocuğum, bence büyüdüğümü kabul ettirmek için çok çabaladım. Bu
sayfaya yazan insanların çoğu gibi benim ailem de dindar bir aile ve katı
kuralları var. Annem beni özgüvensiz, pısırık ve sessiz biri olarak yetiştirdi.
İlkokulda tüm pantolonlarımı çöpe atmıştı ve sonra kapandım zaten. Mutluydum
ama 2 gün sonra açılmaya karar vermiştim. Evden gizli gizli açık çıkıyordum,
çocuk aklı işte. Servise binene kadar kafamı kapatıyordum, sonra okul yolunda
açıyordum. Bir süre sonra kabullendim başımdakiyle yaşamayı. Sütyen giymem bile
yasaktı çünkü aman erkekler tahrik olmasın… Biz içimizdekileri bile onlara
uydurmak zorundaydık.
10. sınıfın yaz tatilinde bir şeyler oldu, arkadaşımın evine
film izlemeye gidecektik. Babam beni rezil ederek zorla onların yanından aldı
ve arabada bana dedi ki; “Sen özgür bir hayat istiyorsun ama bizim ailemizin
kuralları var.”. O gün bir şeyler oldu içimde. Alt tarafı film izleyecektik,
bunun neresi yanlış ya da ayıptı? Sonra kuzenim sayesinde pantolon, sütyen
giymeye başladım. Başlarda çok laf ettiler ama hiç umurumda olmadı. Annem
dediğim gibi çok dindardır, cemaatçi de aynı zamanda. Okula gitmemi bile
istemiyor, hatta üniversiteyi kazanmamam için dua ediyor. Ama bu benim kendime
olan inancımı arttırıyor çünkü ben kendime yetebileceğimi anladım. Ve kendime ‘Eğer
bir kızın olursa sen ona çok güzel bir hayat vereceksin’ dedim.
Evet, çok zor zamanlar geçirdim ama sonunda güzelliklere de
kavuşabildim. Her ağladığımda aklımda Reşat Nuri’nin “En uzun, en çaresiz
geceni düşün. Sabah olmadı mı? Yine olur.” sözü vardı. En çok ağladığım gecede
kulağımda Ceylan Ertem’in Uçurtma şarkısı yankılandı.
Şu an hala başımdakiyle yaşayabiliyorum ama çoğu zaman
aklımı tırmalıyor; acaba ben annem için mi kapalıyım, yoksa kendim için mi? Bazen
geceleri ışığı kapatıp camı açıyorum ve saçlarımın savruluşunu izliyorum. Belki
de sadece bu eylemle yetinirim. Çok özgüvensiz biriydim, hala biraz bunun
izlerini taşıyorum. Bu yaz tanıştığım biri sayesinde hırslandım ve özgüvenim
arttı. Birinden hoşlanmak ya da âşık olmak insanın özgüvenini arttırırmış diye
makalelerde okurdum hep. İnanmazdım. Gerçekten öyleymiş, özgüvenim arttı ama
henüz bunu itiraf edecek seviyede değil. En son o memleketine giderken son bir
kez sarıldık. Eğer olur da bir nebze cesaretli olursam belki o gelince itiraf
edebilirim. Eğer yanınızda sevdiğiniz biri varsa lütfen sarılın çünkü annem
yüzünden benim yanımda sarılacak kimsem yok. Bir arkadaşım ya da bana değer
veren biri yok, olmasını çok isterdim.
Gözlerinizi yorduysam özür dilerim. Şunu unutmayın; bir şeylere bir yerden başlamak için mükemmel olmanıza gerek yok ama mükemmel olmak için mutlaka bir yerden başlamalısınız. Sevgiler…
(Görsel: Pablo Picasso)
1 yorum
Ase
Umarım üniversiteyi kazanırsın ve istediğin gibi yaşarsın