Ben dindar bir ailede büyüdüm
Merhaba.
Belki burada yazılanlar kadar kötüsünü ve beterini yaşamadım. Ama eğer bu siteye giriyorsanız, 12-13 yaşındaysanız ya da daha büyükseniz ve aileniz kapanmanız hakkında size baskı kuruyorsa, yazacaklarım belki size yardımcı olabilir.
Ben dindar bir ailede büyüdüm. Küçükken şort veya sıfır kollu gibi şeyler giymemize izin verilmezdi. Çocukluğumdan beri bana “Bir gün kapanacaksın.” baskısı yapıldı. Bir gün bu konunun açılacağını hep biliyordum.
Ergenliğe girmemle beraber kısıtlamalar daha da çoğaldı. Kısa kollu bile zor giyiyor, dar kotlar giyemiyordum. Pantolon giydiğim zaman da kalçama kadar uzanan tişörtler giymem isteniyordu. Yavaş yavaş kapanmaya alıştırmaya çalışıyorlardı beni.
İşte ilk darbe burada başlıyor. “Aman, bir şey olmaz. Ailemin istediği olsun.” derseniz kaybedersiniz. En küçük şeyde bile karşı çıkmanız gerekiyor. Bu durum bencillik gibi geliyor olabilir ama bu sizin yaşamınız. Siz nasıl istiyorsanız öyle olacak. Bu bencillik değil; bencillikse de olsun. En azından ileride pişman olmazsınız.
Uzun bir süre kalça kapatma olayı ve kısa kollu giyememe durumu kavga, dövüş ve hakaretlerle devam etti. Dayaklar yedim.
Bir de bunun üzerine ergenliğim geldi. Yaşıt kızlara göre cinselliğe daha yatkın, daha açık görüşlü, kendi cinselliğinden korkmayan ve kendini keşfeden biriydim. Bunlar öğrenilince yine sürekli kavga ve dövüş devam etti.
Bu süreçte kapanma konusu bile geri planda kaldı. Çünkü ben daha en başından bomba gibiydim. Sessiz, sakin, uyum sağlayan biri değildim. Onların en küçük kısıtlamalarına bile uyum sağlamayı en başından reddettim.
O kadar bıkmışlardı ki benim bu uyumsuzluğumdan, “Bari kapanmasın ama namazını kılsın, açık giyinmesin.” demeye başladılar. Onları da reddettim. Namazı da reddettim. Artık beni dinden tamamen soğutmuşlardı.
İlerleyen zamanlarda annemin katkıları ve benim mücadelem sayesinde dar pantolonlar ve dar tişörtler de giyebilmeye başladım. Çünkü annem de, kapalı olmasına rağmen, aslında o kadar dindar biri değildi. Tatil şehrinde yaşıyoruz. İnsanlar sokakta mini eteklerle, kot şortlarla ve croplarla geziyordu. Ne yani, ben uzun kolluyla mı gezecektim?
Günün sonunda hâlâ şort, etek veya askılı giyemiyorum.
Üniversiteye gitmeme çok az kaldı. İnanın bana, size çok basit gelecek belki. “Sen zaten kapalı değilsin.” diyeceksiniz. Ama o kadar içimde kaldı ki… Üniversiteye gittiğim zaman yapacağım ilk şey bir şort giymek olacak. Üniversiteye gittiğinde başörtüsünü çıkaranlarla aynı hissi yaşadığıma inanıyorum. Çünkü çocukluğumdan beri içimde kaldı. Düşünsenize… Çocukluğumdan beri hayallerimden biri şort giymek. Böyle bir hayal olabilir mi? İşte insana bunu yaşatıyorlar.
Bir de o kadar baskılandım ki… Eminim bazılarınız benden çok daha fazla baskılandı. Ama ben gerçekten daha asi bir yapıya sahibim. İnternette almak istediğim şortlara ve eteklere baktığım zaman “Bunun daha kısası yok mu? Bu çok uzun.” diyorum. Gerçekten bu baskı, insanı tam tersine itiyor.
O kadar bunaldım, o kadar usandım ki bazen “Sokağa çıplak çıkmak istiyorum.” diye düşündüğüm bile oldu. Bu muydu bu kadar korktuğunuz? Kapatmaya çalıştığınız, utandığınız kadın bedeni bu muydu?
Hatta birkaç kez annem sütyen askım görünüyor diye benimle kavga ettiği için sinir krizi geçirip sokağa çıktım. “Rahatsız olduğunuz şey bu muydu?” diyerek sadece sütyenle yürüdüğüm zamanlar bile oldu.
Ben burada yazan insanların çoğu kadar ağır şeyler yaşamadım. Daha beterlerini okudum bu sitede. Ama ben bile bu hâle geldiysem, diğerlerini düşünemiyorum. Herkesin yapısı farklıdır, herkes yaşadıklarına farklı tepkiler verir.
Ne olursa olsun, lütfen umudunuzu kaybetmeyin.
Şimdi söyleyeceğim şey belki çok kötü ya da korkutucu gelecek ama hocamızın bize söylediği bir söz vardı:
“Sırf başkaları öyle istiyor diye, aileniz öyle istiyor diye bir şeyleri yapmayın ya da bir şeylere göz yummayın. Çünkü bu sizin hayatınız.”
Günün sonunda onlar da ölüp gidecek. Tanıdığınız insanlar da ölüp gidecek. Ve siz, o artık hayatta olmayan insanlar için yaşayarak geçirdiğiniz hayatla baş başa kalacaksınız.
Bir şeyi yaparken kendiniz için yapın. Çünkü günün sonunda yalnız kalacaksınız.