Bir sözleşme kağıdı yaptık; annem 9 madde, ben 9 madde yazdık.

Selam, öncelikle ben 16’ya gireceğim ve 6 yıldır kapalıyım. Dinimi hep seviyordum. Hala da seviyorum, ama artık tesettürlü olmak istemiyorum. Ortaokulda imam hatibe gittim ve sırf arkadaşlarımdan özendiğim için ilk hafta heves ederek kapandım. Bana kapanmasam tüm saçlarımın yanacağı öğretilmişti. En sevdiği şey saçları olan bir kıza bu denmişti. O yıllarda bana çok baskı yapıldı, okulumuzun hafızlık kursu vardı. Ona da gidiyordum… Derslerimde bu yüzden hiç 90 üstü olamadı. Küçüküğümden beri uzun tırnağa, makyaja, saça çok özenirdim ve 7. sınıfta ilk kez açılmak istediğimi anneme söyledim. Evde annemin sözü geçer. Benim babamla diyalogumuz bile yoktur. Annemin dediği tek şey ise ’‘O kadar kapandın, açılmak olmaz.’’ oldu. O zamanlar annem benim en değerli varlığımdı -hala öyle-. O yüzden konuyu uzatmadım ve yıllar geçti. 10. sınıfa başlayacağım zaman yine söyledim ona. Ama bu sefer sinirlenmiştim ve odamdaki bardağı kırdım, kendimi yoldum. Kırıklar annemin ayağına geldi, belki bilerek yaptı bilmiyorum. Bana bunun 4 ay duygusal sömürüsünü yaptı, sırf konuyu açmayayım diye. Ben de açmadım.
Artık canıma tak etmişti ve 1 hafta önce konuyu yine açtım. Bu sefer ağladım da. Annem bağırmadı, kavga etmedik ama bir şey de demedi. Yine ve yine. Sonra bu sabah ablam geldi ve bir sözleşme kağıdı yaptık. Annem 9 madde ben 9 madde yazdık. İşte fazla açık giyinilmeyecek, piercing yok falan… Ama ben sadece annem üzülmeyecek, annem beni yine sevecek, annem saçımı sevecek tarzı şeyler yazdım ve bunu imzaladık. Bugün salı. Pazartesi okula açık gideceğim.
Buraya açılmak istememin nedenini yazmak isterdim, ama çok uzun olurdu ve yazan kişilerle aynı sebep kısaca. Ama şunu söylemek istiyorum:
Hayatımı aptal biz sözleşmenin belirlemesi kadar beni yaralayan bir şey olmadı, 9 [gizlendi] kendime kırgın, çevresindekilere kızgınım. Kız olmaktan gurur duyuyorum, ama bunun getirilerinden nefret ediyorum. Herkesin sadece konuşmasından nefret ediyorum. Annemle her konuşmamızın sonunda annemin psikologdan randevu almasından nefret ediyorum. Kendimi seviyorum ve en çok kendi fikirlerime saygı duyuyorum. Artık birilerinden etkilenmek istemiyorum. Takar mısınız bilmem, ama şu tavsiyeyi de vermek istiyorum: Ne yaparsanız yapın mutlu olun, çünkü aslında en büyük suç kendinizi mutlu edememek. Tüm dünyanın yanlış dediği şey sizi iyi hissettiriyorsa bile yapın.
4 yorum
Zeynep
Bir şey sormak istiyorum.Açıldıktan sonra dışarıya cıktığın zaman nasıl hissetin?kötü hissetmekten çok korkuyorum.
izel
Selam. Mektubu yazan degilim ama kendi deneyimimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki, dışarı ilk açık çıktığımda Mart ayının soğuk bir günüydü ve kafam çok üşümüştü. Buna rağmen, hissettiğim bütün hislerden daha güzeldi ve özgür hissetmiştim. Kendim gibi hissetmiştim. Eğer cesaretli değilsen kendine şunu hatırlat ki denemeden nasıl hissedeceğini bilemezsin. Umarım iyi olursun.
Rümeysa
İstediğin şeyi yapıp, başardığın an her şey çok güzel olur. Ben mektubu yazan kişi, ilk dışarı çıktığımda avm’ye gitmiştim ve o kadar istiyordum ki açılmayı rüyalarımda bile kendimi hep öyle görüyordum. Bu yüzden belki hiç zorlanmadım. Okulda ise kötü karşılamadılar ama çok fazla bana baktılar, bende onlara baktım. Daha akrabalarım görmedi ve birtek onlardan biraz da olsa korkuyorum çünkü hiçbiri anlayışlı değil. Ama bu benim için büyük bir sorun değil çünkü bu kararım karşısında taş olsa yıkılır.
Emine
İlk açık dışarı çıktığımda hiç kötü hissetmedim. Aksine rüyada gibiydim. Ayaklarım yere basmıyordu. Hapisten kurtulmuş gibi derin nefesler aldım. Giyim olarak değişmedim tepki çekmemek için. Hatta yeni giysiler bile almadım. Tunik, pantolon, uzun kollu şeyler giymeye devam ettim sadece başımda örtü yoktu. Bu yüzden çok tepki çekmedim.