Yıllar sonra ilk kez kendim için bir şey yaptım ve başörtüyü çıkardım.

Buraya 2 sene önce de yazmıştım, 17 yaşındaydım. Bütün baskılara rağmen yıllar sonra ilk kez kendim için bir şey yaptım ve başörtüyü çıkardım. Bu süreçte sizi destekleyen arkadaşlarınız olsa da sizinle aynı yoldan geçmiş birisi yanınızda olmadığı sürece kendinizi yalnız hissediyorsunuz. Arkadaşlarınız size istediğiniz gibi yaşamanız gerektiğini söylüyor ama daha önce bunun uğruna savaşmadıkları için ne kadar zor olduğunu bilmiyorlar. Bu yüzden cesaret isteyen bir yol bu, bunu biliyorsunuz. Fakat ne yazık ki sizin hayatınız için sizden başka kimsenin bir adım atmayacağını da kabullenmeniz gerek. Birbirinin neredeyse aynısı olan hikâyelere sahibiz hepimiz. Hepimiz aynı korkuları yaşadık. Yaşıyoruz. İki yıl önceki ben gelip şimdiki ben’e sorsaydı, hiç düşünmeden aynısını yapmasını söylerdim. Hem de şu an yaşadığım zorlukları da bilmeme rağmen. ‘Yap’ derdim kendime; yap, seni çok zor şeyler bekliyor ama kendin olmak paha biçilemez.

O zamanlar bu kadar büyük bir mevzunun içine atıldığımı bilmiyordum. Açılır açılmaz ailemin tepkileri yüzünden pişman olmuştum. Herkes ailemin zamanla alışacağını söyledi. Umarım hepinizin hikâyesi öyle olur. Olmazsa da yalnız değilsiniz. Benimki de öyle olmadı çünkü. Alışmalarını beklerken beni başörtüsünü çıkardığım için sürekli eksik gördüler ve kendimden daha fazla taviz vermemi istediler. Kollarımın gözükmemesini, popomu kapatan tunikler giymemi istediler. Hâlâ da öyle. İnsanın ailem dediği kişiler tarafından her koşulda sevilmediğini bilmesi bir travma. Üstelik zaten güven problemleriniz varsa, hiç kimseyi tam olarak hayatınıza alamıyorsanız ve aileniz de onların beklediklerini yerine getirmediğiniz sürece sizi sevmiyorsa şu koca dünyada bir hiç gibi hissediyorsunuz. Hiçbir yere ait olmadığınızın farkına varıyorsunuz.

Hayatımın özgür ve güzel geçirdiğim tek zamanlarıydı bu yıl, yani üniversitedeki ilk yılım. Hiçbir zaman ailemin korktuğu gibi aşırılıklar yapan birisi de olmadım. Sadece pantolon ve tişörtle dışarı çıkmaktı benim özgürlük anlayışım. Benim özgürlük anlayışım, ‘ailem’ deyip bağrına basman gereken insanların sana iğrenerek bakmadığı, en küçük olayda bile topun sende patlamadığı basit bir hayattı. Artık kimseden hiçbir şey beklemiyorum. İnsanların değerlerini ve alışkanlıklarını hoş görüp, kendimden taviz verip yine de saygı duyulmaya layık bir birey olamayışıma katlanamıyorum. Benim için tek yol, kendi hayatımı kazanmak. Bunu yapabilmiş birileri varsa onlara gerçekten hayranım. Ben korkuyorum. Ya gidemezsem ve bütün hayatım böyle geçerse diye çok korkuyorum. Bir de ya gidersem diye düşünüp onun için korkuyorum. İnsanın ailesinden kaçmak istemesi kadar acı verici bir şey yok. Her şeye rağmen bunu istediğim için kendimden utanıyorum. Beni büyük bir belirsizliğin içinde bıraktılar ve her iki durumda da savaşacak olan yine benim.

(Görsel: Salvador Dali)

Paylaş:

Comments (4)

  1. Her şeye rağmen açılmayı başarman büyük bir başarı. Ben henüz 16 yaşımdayım ve tıpkı senin düşündüğün gibi açılmak istiyorum. Ailem aşırı muhafazakar kaç kere konuşmayı denediysem de beni küçük görüp yapamazsın dediler ve şimdi de üniversite sınavına gireceğim yılı bekliyorum. Kendi ailemden ötürü senin ailenin de ne tepkiler verdiğini hayal edebiliyorum ama yine de pes etmememiz gerekiyor. Umarım kendin olma yolunda başarıyla ilerlemeye devam edersin ♡

  2. instagram ya da başka bir hesabını yazarsan iletişime geçebilirim Ase

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir