Başı kapalı açıklardan olmamak için çarşaf giydim.

Anlatmaya nereden başlayacağımı bilemedim. En iyisi en baştan anlatayım.

Her şey ben 8. sınıftayken başladı. Annem dini bir kanal olduğundan bahsetti ve onu izlememi söyledi. Ben de izlemeye başladım ve ardından namaza başladım. 16 yaşımda kendi isteğimle kapanmaya karar verdim, annem bundan mutlu oldu. (Ailem tam olarak dindar bir aile sayılmaz. Annem ve ablam kapalı, babamsa dinle pek ilgilenmez.) Kendi isteğimle çarşaf giydim. Neden çarşaf? Çünkü doğru olanın çarşaf olduğunu söylüyorlardı ve ben de başı kapalı açıklardan olmamak için bunu yaptım. Buna gerçekten inanmıştım.

Başta her şey yolundaydı, arada aklıma açılma fikri geliyordu ama benim de herkes gibi alışmam gerektiğini düşündüm. Bu fikri görmezden geldim. Sonra dışarı çıkmamaya başladım; kendimi eve kapattım, aynalara küstüm. Daha sonra annemle konuştum ve artık çarşaf giymek istemediğimi söyledim, o da bana daha renkli kıyafetler aldı. Ama hala kendimi mutlu hissetmiyordum. Sonunda iyice düşündüm ve kararımı verdim. Artık bu örtüyü takmak istemiyordum. Dini sorgulamaya başlamıştım, bunu ve artık başörtüsü takıp takmamayı düşündüğümü anneme söyledim. Aslında ben artık kararımı vermiştim. Annem pek hoş karşılamadı. “O zaman örtüyü neden taktın” ve “El âlem ne der” gibi sözler söyledi. Aradan biraz zaman geçti ve ben anneme artık örtüyü takmayacağımı söyledim. Hissettiğim her şeyi ona anlattım. Pek bir şey söylemedi, kararlı olduğumu gördü ve “Bu konu Allah ile senin aranda” dedi. Babama daha söylemedim ama pek bir şey diyeceğini düşünmüyorum, umarım saygı duyar.

Örtüyü artık takmak istemiyorsanız ve buna eminseniz korkmayın, ailenizle konuşun. Bu tabii ki kolay olmayacak; ilk önce tepki gösterecekler, engel olacaklar. Ama pes etmeyin, ailenize bunu neden istediğinizi açıklayın ve her şeyi anlatın. Onlara böyle mutlu olmadığınızı söyleyin ve ne kadar karşı çıksalar da kararlı olun. Asla pes etmeyin, sabırlı olun. Kolay değil ama başarabilirsiniz. Son olarak unutmayın ki sadece bir hayatımız var. Mutlu olduğunuz gibi yaşayın. Ne yaparsanız yapın, insanlar yine söyleyecek bir laf bulacaklar; o yüzden hiç kimseyi umursamayın. İnsanlar hakkınızda en fazla 1 hafta konuşacaklar, siz ise bunu bir ömür boyu yaşayacaksınız. Renkli giyseniz süslüman derler, çarşaf giysen yobaz… Hep bir şey söyleyecekler.

*İmla hatası olabilir. Bir hatam varsa affedin, Türk dilini daha yeni öğrendim.

(Görsel: Stephanie Kurlow)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir