Derslerim çok iyi olmasına rağmen liseye gönderilmedim.

Henüz 15 yaşındayım. Fazlasıyla muhafazakâr bir ailede büyüdüm. İlkokul ve ortaokulu babamın çalıştığı okulda okudum. Derslerim çok iyi olmasına rağmen liseye gönderilmedim. Babam Milli Eğitim’le haşır neşir olmamak için beni açık öğretime yazdırdı. Oysa gideceğim lise yaşadığım yerin en iyi liselerindendi. Annem İmam Hatip’e gitmemi istedi fakat bu düşüncesini babama anlattığında babam beni asla oraya göndermeyeceğini, İmam Hatip’in tüm liselerden daha berbat olduğunu ve oralardan ateist, deist kimselerin çıktığını söyledi. Okula olan sevgimden asla vazgeçmedim.

Arkadaşım o okulun öğrencisi ve benim için müdürle konuştu. Müdür, mezun olduğum okulun müdürüyle konuştu. Babam, maddi durumu iyi olduğu halde maddi durumunu bahane etmiş… Müdür, maddi ve manevi her ihtiyacımın karşılanacağını söylemesine rağmen babam ikna olmadı. Müdürle arkadaşımın konuştuğunu öğrendikleri an, annem ve babam arkadaşımla iletişimimi kestiler. Telefonla görüşüyorduk ve müdür, kaymakamlığa benim için bir yazı yazacağını söyledi. Bir yolunu bulup arkadaşımla kaymakamlığa gittiğimizde olumlu cevaplar aldık. Bir sonraki yıl okula gidebilmek için yazın kaymakamlığa gideceğim ve ne olursa olsun kaymakamla konuşacağım. Neden okula göndermediklerini tahmin edersiniz; “Kızlar okumaz” zihniyeti… Ve ben bu zihniyetten nefret ediyorum.

Öte yandan kapanmam için de baskı yapıyorlar, daha doğrusu dedem ve annem. Babam bana her hakaret ettiğinde artık dışarı kapalı çıkacağımı söylese de böyle şeylerin zamanının olduğunu söylemişti. Biliyorum, kapanmak dinimizce doğru ama hiç içimden gelmiyor. O kadar çok ısrar ettiler ki artık iğreniyorum. Çok ergence gelebilir ama gerçekten ailemden nefret ediyorum. Evden dışarı çıkmam yasak. Evde durdukça kafayı yiyorum ve aynı zamanda obsesif kompulsif bozukluk hastasıyım. Takıntılarım delicesine artıyor. Psikoloğa gitmem gerektiğini söylediğimde psikoloğa sadece delilerin gittiğini söyleyip benimle dalga geçtiler.

Ben artık ciddi anlamda gözlerimin içiyle birlikte gülmek, mutluluktan ağlamak istiyorum. İnşallah kapanma konusunu bir daha açmazlar ve hayalini kurduğum okula gidip hayallerimi gerçekleştirebilirim. Zira o okula beşinci sınıftan beri aşığım. Umudunuzu kaybetmeyin. Hâlâ yaşıyorsak bir umut vardır. Hayallerinizin peşini bırakmayın, başarabilirsiniz… Ben inanıyorum, başaracağım…

(Görsel: Esther Sarto)

Paylaş:

Comments (2)

  1. geçecek. sonraki yıllar bunları anımsayacak; kendinle gurur duyacaksın. dayan.

  2. Esra Sevim

    Bir yolu olmalı. Kız çocukları okumalı. Hukuken bir yolu yok mu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir