Başörtüsünü çıkardıktan sonra kendimi daha inançlı ve daha doğru hissediyorum.

Öncelikle burada okuduğum bazı yazılar hakkında bir şeyler söylemek istiyorum. İnsanların, çocuklarına başörtüsü konusunda bu kadar baskı yaptığını bir öğretmen olarak bilmiyordum. Başını örtmek istemediğini söyleyen 13-17 yaş arası öyle çok çocuk var ki bu sayfada…

 Gençler; çekinmeyin, korkmayın; bir büyüğünüzden, rehber öğretmeninizden veya samimi bulduğunuz bir öğretmeninizden yardım isteyin. En azından anne ve babanızla nasıl konuşmanız gerektiği hakkında size yol gösterebilecek kişilerden yardım isteyin. İnanmıyorsanız, ailenize ilk etapta kesinlikle, inanmıyorum, demeyin; yapamadığınızı, kendinizi mutlu ve güvende hissetmediğinizi, sokağa dahi çıkmak istemediğinizi söyleyin. Açık olmayı denemek istediğinizi, belki de öyle daha mutsuz olup yine kapanabileceğinizi, inancınızın tam olarak oturabilmesi için bunun gerekli olduğunu söyleyin. Öncelikle annenizi ikna edin. Her ne kadar babanızın sözü geçiyor gibi görünse de anneniz size bir şekilde destek verirse emin olun çok daha kolay olacaktır her şey. Biraz hileli bir yol gibi görünebilir ama maalesef ailenizin zaten belirli kalıp yargıları var ve sizin o yargılarla savaşmaya değil, ortak bir dil bulmaya ihtiyacınız var.

 Neredeyse tam bir yıl önce buraya durumumu, nasıl bir ruh hali içinde olduğumu yazmıştım. Seküler bir ailem olduğunu, aslında başörtüsü konusunda hiç baskı hissetmediğimi anlatmıştım. Hatta kapandığım zaman çok ağır bir süreçten geçtiğimi, ailemdeki birçok kişinin tepki gösterdiğini yazmıştım. Annemin verdiği dini eğitim ve gönderdiği dini kurslar dışında hiçbir yerde başörtüsü takmam için bir şey söylenmediğinden bahsetmiştim, ki annem hayatımın hiç bir döneminde, başını kapat, demedi, ben kapatmasam demezdi. (Akrabalarım arasında çocuklarını dini bir bakış açısı ile yetiştiren tek kişi annemdi.) Kendi isteğimle 17 yaşında, ani bir kararla kapandığımı ve örtümü çıkarmamı söyleyen herkesle mücadele ettiğimi, bu mücadelemin üniversitenin bitimine kadar sürdüğünü ama yüksek lisansta okudukça, öğrendikçe ve araştırdıkça fikirlerimin değiştiğini anlatmıştım. Şimdilerde ise başımı açmak istediğimi ama insanların diyeceklerinden (özellikle ailemin, bak biz sana yapma dedik sen ısrar ettin, demesinden) en çok da annemin beni anlamamasından ve onu üzmekten korktuğum için başımı açamadığımdan bahsetmiştim.

 Tam bir yıl sonra, sonunda başardım; annemle konuştum. Annem çok sert tepki verdi. Hakkını helal etmeyeceğini söyledi. O öyle söyleyince, yapamayacağım, dedim. Ama konuşmaya devam ettim. Konuştukça (3 saat sonunda) yumuşadı. Ne halin varsa gör, dedi. Sonuçta 13 yıldır kapalıydım ve ilk defa ne yapmak istediğimi söylüyordum. Duyduklarına inanamadığı için çok sert tepki vermişti. Oysa bir aydır her gün anneme fikrimi söylemeye çalışıyordum ama bir türlü söyleyemiyordum. Yapma, demesine rağmen, yapacağım, dedim ve ertesi gün dışarı başım açık çıktım. Çalıştığım okulu değiştirmiştim ve ilk gün işe açık gittim. Bir haftadır başörtü takmıyorum. Ara sıra annem imalı konuşuyor, benimle beraber dışarı çıkmak istemeyeceğini söylüyor ama duruma alışacağından ve bunları zamanla unutacağından eminim. Babam galiba açıldığıma sevindi bile; kapanırken bize mi sordun ki açılırken soruyorsun, dedi. İlk kez başım açık çıkıp da eve dönünce merakla, nasıl hissettin, diye sordu. Galiba benim kadar heyecanlıydı.  

 Beni açık gören tanıdıklar önce birkaç saniyeliğine şaşırıyor, sonra hiç tepki vermeden konuşuyorlar. Yani oldukça kolay bir geçiş oldu benim için. Yaşadığım çevreden ötürü çok şanslı olduğumu bir kere daha anladım.

 Rüzgarın sesi varmış, unutmuşum… İnsanın kafası üşürmüş meğer. Sokağa çıkmak için hazırlanmak sadece 5 dakika sürebiliyormuş. Örtünmek istemediğim için dışarıya çıkmak istemiyormuşum; şimdi her fırsatta dışarı çıkıyorum ve kendimi özgür hissediyorum. Bazı şeylerde çok zorlandım. Genelde insanlar bu kısımdan bahsetmemiş ama nasıl giyineceğim, saçımı nasıl toplayacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu, hala yok… Arkadaşlarımdan, internetten bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum. Başta çok gerildim ama sonra boşverdim. Bir şeyler öğrenene kadar insanlar, ne tuhaf giyiniyor, desin, saçı başı dağınık, desin umurumda değil.

 Son olarak benim ailem hatta komşularım bu konuda çok rahat olduğu için mi yoksa gerçekten çok kolay olduğu için mi böyle hissediyorum, bilmiyorum; eğer başınızı açmak istiyorsanız durmayın, yapın. Başınızı açmak için dininizi reddetmenize gerek yok. Yapmıyorum, deyin. Böyle bir görev varsa bile ben yapmayacağım, deyin. İlla dininizi veya ayetleri reddetmek zorunda değilsiniz. Ben ilk defa bu düşünceyi fark ettiğimde kendimi sorgulamıştım. Kendimden, inancımdan şüphe etmiştim. Bir insanın ‘Ben inanmıyorum’ demesi eminim, inanıyorum, demekten zordur. Tüm değer yargılarınızın, kendinizi inşa ettiğiniz temelin çökmesine sebep olabilir. Ben kendimi hep Müslüman olarak tanımladım. Başörtüsünü çıkardıktan sonra kendimi daha inançlı, daha doğru ve inancım konusunda daha net hissediyorum. En azından, artık yapmak istemediğim bir şeyi nefret ederek yapmıyorum.

(Görsel: Sanaz Khosravi)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Benim duygularımı tarif etmişsiniz. İnsanın kafası üşürmüş gerçekten ve ben de saçlarımı bir şekile sokamıyorum. 4 ay önce başörtümü çıkardım. İnsanlar bana bakınca aynen anlattığınız gibi saniyelik bocaladı ve konuşmaya devam ettiler. Kafamızda büyüttüğümğz kadar zor değil. İnsanlar bir süre sonra hiç kapaşı değilmişsiniz gibi davranmaya başlıyor. Hiç farketmiyorlar bile. Sevgilerle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir