Ailem sırf çevredekiler bir şey demesin diye canlarından kanlarından olan bir insanı yıkıp döküyordu.

Yalnız olduğumu düşünüyordum ta ki sitenizi görene kadar.

Babamın imam oluşundan ötürü çevremizdeki insanlar da dindar kesimden oluşuyor. Babamın ilk görev yerleri doğu kesimleriydi. Sürekli kapanmamı istiyorlardı. Bu bana çocukluğumda zor gelmiyordu. Çünkü etrafımdaki kadınların hatta çocukların başı kapalıydı. Bana büyüklük, olgunluk göstergesi gibi geliyordu. Ortaokulda kendi isteğimle İmam Hatip’ e gitmek istedim. Hem babamın istediği gibi biri olabilirdim ve onun takdirini kazanabilirdim. Oldukça mutluydum. Kapanmak zor gelmiyordu, 1.5 senem öyle geçti. Okulda kapalılık şarttı. Küçük olduğum için ailem dışarıda açık kalmama bir şey demiyordu. Bazen kendi isteğimle insanlar tarafından takdir toplarım düşüncesiyle kapanıyordum. Tüm bu düşüncelerim babamın batı tarafına tayininin çıkmasıyla değişti. Hayatımın ailemin kontrolünde değil de kendi isteğimle yönelmesini istedim. Taşındığımız yerde yeniden İmam Hatip’e gitmek istemedim, ulaşımı zordu çünkü, ailem de buna karşı çıkmadı.

Hayatımın en büyük zorluklarından biri lise tercih dönemimdi. Sınavdan gayet iyi bir başarı elde etmiştim, puanım yüksekti. Güzel Anadolu liselerine yerleşebilirdim. Ama babam ve müdür yardımcım benim dediklerimi değil kendi düşüncelerini yaptılar. Tercihlerime ilk sıraya İmam Hatip yazmışlardı, direkt orası çıkmıştı. Öğrenince çok üzüldüm, ağladım, isyan ettim. Bu isyanlarım babamı daha da katılaştırdı. Hak ettiğim yer orası değildi. Okul puanıyla kendi puanım arasında uçurum fark vardı. En son çare olarak halamı aradım, o bana yardım ederdi, daha anlayışlı biriydi. Babamı arayıp ikna etti ve sonunda istediğim liseye yerleşmiştim.

Liseye geçince ailem sürekli üzerimde kapanacaksın, el âlem ne der, büyüdün artık liseye geçtin gibi söylemlerle oldukça büyük bir baskı kurdu, ilk zamanlar ne yapacağımı bilemedim. Sırf çevremdeki insanların düşünceleri yüzünden kendimi kısıtlamak istemedim, direndim. Aile içinde çatışmalar yaşadık sürekli. Kapanmak istemediğim için yemediğim laf kalmıyordu. Kendi ailem sırf çevredekiler bir şey demesin diye canlarından kanlarından olan bir insanı yıkıp döküyordu. Din için değil çevre için istiyorlardı. Ben bunu hiçbir zaman istemedim. Saçlarımın özgür olmasını istedim. Daha liseyi bitirmedim, hala direniyorum ve direneceğim. El âlem ne der diye yaşam sürmeyeceğim. Evet, psikolojik olarak zayıfladığımı da hissediyorum. Ama eğer insanlara göre yaşamaya başlarsam işte o zaman yıkıldığımı hissedeceğim, biliyorum.

(Görsel: Oswaldo Guayasamin)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Merhaba arkadaşım. Benim de babam imam ve senin yürüdüğün yollardan yürüdüm geçtim. Şuan otuz yaşındayım. Yirmialtı yaşında babam artık mutlu olsun diye kapandım. Sonuçta o imamdı. Kızına laf geçiremeyen adamın arkasına cemaat nasıl dursun laflarını işittim. Lisede üniversitede ve çalışırken de kapalı değildim. Baskılara direndim direnmesine ama sonuçta kapattım. Kapatınca babamdan bi aferin mi aldım onu mutlu mu edebildim, hayır. Birkaç ay önce eşime de direnerek yine açtım başörtüsünü. Yapamıyordum. Ben değildim… Bu kez babamın üzüleceğini etrafındakilerin babama ne diyeceğini de düşünmüyorum. Eşim de ailem de kızgın hiç desteğim yok. Ama desteğe de ihtiyacım yokmuş. Beni sevmelerine de. Senin de öyle küçük kız kardeşim. Kimseyi mutlu edemiyorsun ne yaparsan yap. Sen kendini mutlu et önce. Konuşmak istersen twitter @kedi_fe sevgilerle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir