Yaşamak için cesaret gerek.

Artık açıldım. Öncelikle geçmişimi anlatayım. Herkes gibi muhafazakar ailede büyüdüm ama 80’lerin sonunda muhafazakar olmuşlardı. Annem sol görüşlü bir ailede tek Müslümandır. İnancı zararsız ama kırılgan, babam ise evlenince kapanan kadınlarla dolu bir aileye sahip. Büyü, babamın İmam Hatip’e gitmesiyle başlıyor sonra bütün sülale bir anda karalara giriyor.

Ben ilk çocuğum, babam ben doğduğumda imam sonra polis oldu ve ben de diğerleri gibi İmam Hatip’e başladım ve bir anda radikalleştim, peçe takmak için oldukça kavgalar ettim, hayat iman ve cihat şarkıları tutturdum. Ailemin zoruyla peruk takarak üniversite sınavına girmeye zorlandım, sınava girmemek için giriş kağıdımı yırttım. Bir sonraki sene serbestlik gelince üniversiteye girdim ve her şey öyle başladı.

İlk yıl tutunamadım, provokatif şeyler yaptım, okulda “Korkmayın ben Müslümanım” yazılı hırkalar giydim. Dersliklere ayetler bıraktım. Hep çok okuyan biri olmuştum ama üniversite bana ötekileri okumayı öğretiyordu yavaş yavaş ve ben değişiyordum. Bu sırada kendime itiraf edemediğim bir sırrı aldım karşıma; ben çocukken cinsel istismara uğramıştım, hem de imam tarafından, Allah nasıl buna izin vermişti? O sırada benim gibi istismara uğramış bir adamla tanıştım. O dindardı. Şu an kocam ve onun desteğiyle delirmedim.

Üniversiteyi bitirdim çalışma hayatıma televizyon kanallarından birinde başladım. Din düşüncem bu sırada tamamıyla kayboldu. Ailem bunun farkındaydı ve onları üzmemek için kapalıydım fakat İranlılar gibi takıyordum artık. Ardından evlendim birkaç yıl sonra ve beni yıkan bir haber aldım. Kuzenim aynı adam tarafından tecavüze uğramıştı ama bütün çabalarıma rağmen üstünü örttüler ve dini 6 yıldır sorguluyorum. Anneciğimin öğrettiği sevgi yüzünden bir türlü kopmasam da şu noktada ben öyle bir dine inanmıyorum. Kimseye özellikle de eşime saygısızlık etmek istemem ama dininiz çelişkilerle dolu ve ben bunu öteleyemiyorum. Yeni açıldığım için çok bilen yok ama anneme söyledim, çok üzüldü kızdı ama elinden bir şey gelmiyor. Onunla açık sokağa çıktığım ilk gün çok rahat hissettim fakat uzun yılların getirdiği bir tedirginlik var üstümde. Hala babama söylemeye çekiniyorum ama bu elbette olacak çünkü yaşamak için cesaret gerek. Ben mutlu olduğunuz gibi yaşayın diyorum, kimseyi dinlemeyin, bu hayat sizin ve sonuçları sadece sizi ilgilendirir. Yaşayın, nefes alın, sevin, okuyun, mutlu olun. Biliyorum çok zor bu şekilde ama biz yalnız yürümeyeceğiz bunu da biliyorum. Sevgiyle ve umutla kalın.

(Görsel: Andrey Belle)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Üniversitede korkunç işler yapmışsınız. Bu kadar radikal olmanızı aklım almadı. Yine de aklın yolunun bir olduğunu gösterdiniz. Sağ olun, bundan sonraki yaşamanızda da değişmekten korkmamanız dileğiyle. Bunu radikal düşüncelerden dönmüş başka birisi olarak yazıyorum. Bilgi cahilliğin ilacıdır gerçekten de.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir