Dışarı her adım attığımda kafamdakini çıkartarak gösteriyorum bu direnişi.

Umursanmak isteğimden asla sıyrılamayacak olmaktan çok korkuyorum. Hiç büyüyemeyecek ve hayatta, en azından uzun vadede, kendisinden başka kimsesinin olmadığının ve olmayacağının farkında ama bunu asla kabul edemeyecek bir çocuk olarak kalmaktan… Bu korkumu yenmek için her şeyi yapıyorum, hala kanıtlar arıyorum. Çünkü o kalıba girmemem beni sevilmeyecek biri yapmıyordu.

İnsanların da sınırları vardır, çizgileri vardır. Ve hayatınızda kim olursa olsun, bu sınırları siz izin vermedikçe aşmamalıdırlar. Bunlar sessiz kurallardır edep veyahut adap. Çünkü bu kavramlar “onların” dediğinin aksine başörtüsü ya da giyiniş kuşanışla alakalı değillerdir. Önyargılı olmaktan hoşlanmasam da “onlar” diyerek ötekileştiriyorum onları.

22 yaşındayım. Ceza olarak 8 sene önce kapatılmıştım. Ama asla kapanmayı istememiştim. Karşı çıktım, tabii karşı çıktığınız anda ellerinden gelen tek şeyi yapıp, sizi daha çok kısıtlamayı seçiyorlar maalesef. 3 yıl evden dışarı çıkarılmadım, telefonuma el konuldu ve hiçbir arkadaşımla görüştürülmedim. Şu an travma olarak adlandırabileceğim bir dönemdi.

Yıllar geçti, üniversite ikinci sınıfa geçtim. Hayallerim, umutlarım ve hedeflerim var. Okumak istediğimden ve ailemin çatısı altında yaşadığımdan dolayı bir yerde boyun eğmek zorunda kalıyorum ama sadece onların beni görebildiği yerde. Dışarı her adım attığımda kafamdakini çıkartarak gösteriyorum bu direnişi. İçimde sessizce fısıldıyorum kendime: “Sen çok güçlü ve güzel bir kızsın.” diye. Hayatımın her anının tadını çıkararak yaşamaya çalışıyorum. Kendi kendime güç veriyorum. Burada yaptığımızın belki de çok küçük çaplısı bu kızlarım. 8 senedir asla umudum sönmedi çünkü biliyorum bir gün kendi hayatımın iplerini elime alacağım. Ve sizi o kadar iyi anlıyorum ki. Her gün dışarı çıkmadan önce aynadaki kendinize bakarken gözlerinizi kaçırdığınızı, belirli bir kalıba girmeyi reddettiğiniz için nasıl itildiğinizi, edepsiz veya ahlaksız ilan edildiğinizi hatta bazılarınızın benim gibi şiddete maruz kaldığınızı.

Bu yüzden korkmayın, okuyun, kendinize iyi davranın, kendinizi sevin. Ne zaman çaresiz hissetseniz yalnız olmadığınızı ve sevildiğinizi bilin. Hepinizi seviyorum ve hepinizin yanındayım güzellerim.

(Görsel: Kathrin Honesta)

Paylaş:

Comments (2)

  1. umarım istediğimiz gibi yaşayacağımız, özgür olacağımız zamanlara en kısa zamanda kavuşuruz. ben de sizi seviyorum. buradaki herkesi çok seviyorum. biz yalnız değiliz.

  2. Gözlerimden yaşlar süzüldü okurken. Bende sizi seviyorum. Evet aynaya bakarken gözlerimi kaçırıyorum artık. Tiksiniyorum o görüntümden ama elbet bizler başaracağız, benim son 1 senem kaldı başarabilmek için. Bende ailemin olmadığı, görmediği yerlerde başım açık geziyorum. Sizi çok iyi anlıyorum, yalnız değilsiniz..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir