Regl, hayat boyu taşınacak bir kararı bir günde kız çocuğuna nasıl yükler?

Merhaba, bu platformdan yeni haberdar oldum. Kendi içimde binlerce çelişkiyle boğuştuğum halde bunu paylaşabildiğim sınırlı sayıda kıymetli arkadaşlarımdan biri vasıtasıyla. ‘Senin gibi insanlar var’ dedi. Henüz fazla okumadım; okudukça duygulanıyorum, yazan her satırı hissedebilmek biraz ağır geliyor. Ancak yalnız olmadığımı hissedeceğim bir platform bulmuş olmak bile yetiyor şimdilik.

Dindar bir muhitte, babamın da çalıştığı dindar bir okulda büyüdüm. Çevremdeki birçok arkadaşım gibi ben de 12 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım. Değer verdiği insanların yanında kızının açık olmasından utanç duyduğunu, kapanırsa çok sevineceğini ifade eden ve o yıllarda pek düşkün olduğum babamı mutlu etmek için kapandığımı geri dönüp baktığımda anlıyorum.

‘Akıl baliğ’ ibaresi, fizyolojik tek bir değişimle, regl ile, hayat boyu taşınacak bir kararı bir günde bir kız çocuğuna nasıl yükler aklım almıyor.

Babama ve aileme layık bir evlat olmaya çalıştım hep. Onların istediği görüşte, istediği okulda, istedikleri derecelerde eğitim hayatımı sürdürüyordum. Değişimim lisede başladı. Sonunda liseyi kazanmış olmak artık hobiler edinebileceğim anlamına geliyordu benim için. Okulumun sunduğu ücretsiz dil kursları ve kitap okuma kulüplerine katılıyordum, bana izin verdikleri tek enstrümanı öğrenmeye çalışıyordum, inandığım dini araştırıyordum, çok okuyordum, insanlara faydalı olmak adına kendimi donanımlı bir birey olarak yetiştirmenin peşindeydim. Ancak bir yandan kendimden nefret ediyordum. İçinde büyüdüğüm, ailemin bana miras bıraktığı mükemmeliyetçilikle kendimi münafıklıkla, tembellikle, yetersizlikle suçluyordum. Kendime eziyetim had safhada iken bir de ailemin yaptıklarına anlam veremiyordum. İnsanlara tüm bu özelliklerimden övünerek söz ediyorlardı, onlar yokken ise tüm bu kurslara harcadığım zamanı şiddetle eleştirip bir kadına yakışır şekilde evimde oturmadığım için bana kızıyorlardı. Bu tavırları yüzünden lise hayatım boyunca tüm bu kurslardan zamanla el etek çekmek zorunda kaldım. Üniversiteye hazırlık senemde daha çok ders çalışayım diye kitap okumam bile yasaktı. Bense kalemi elime bile almıyordum, bomboş duvarı izliyordum. Ağır bir depresyondaydım. Neden yaratıldığımı sorguluyordum ve Kuran’da bulduğum her yanıt bana çiğ geliyordu.

Kendi söylediklerim kendi kulağıma ezber geliyordu.

İnancın yanında, siyasi görüşlerim de ailemden farklılaşıyordu. Onların sıkı sıkıya bağlı oldukları ve sadece inanıyor diye biat ettikleri siyasiler tüm ülkenin sorumluluğunu üstlenmeksizin insanları inançlarına göre ayrıştırmaya başlamışlardı. Hiçbir dinin toplumu kutuplaştırmayı meşru kılacağına inanmıyordum. Ama tüm bunları kendi içimde yaşıyordum. Ailemin beyni ters monte edilmiş bireyi olarak üniversiteyi kazanıp çekip gideceğim günü bekliyordum. Sonuçlar açıklandı, çocukluğumdan beri hayalini kurduğum mesleğe sahip olabilecek olmama rağmen babamın ağır tehditleri neticesinde tercih listem yaşadığımız şehre göre düzenlendi. Çekip gidemedim. En az 5 yıl daha rol yapmak zorunda olacağım gerçeğinin altında ezildim ve depresyonumu internet üzerinde kusmaya başladım. Çok güzel insanlarla tanıştım, bana çok destek oldular. Hatta bir psikolog bana yardım etmeyi önerdi. Uzun görüşmeler sonucu kendime iki yoldan birini seçecektim; ya aileme karşı savaşıp benliğimi kabul ettirecek, ya da onlara karşı vicdan ve sorumluluk hissinin altında ezilmeksizin yaşayabildiğimce kendiliğimi yaşayacak ve bundan onları haberdar etme gereği de duymayacaktım. Ailemle lise hayatım boyunca yaptığım tartışmaların yıpranmışlığı ile ben ikinci yolu seçtim.

Artık kendimden tüketmek istemiyor, nefes alabildiğim kadar alabilmek ve kendiliğimi yitirmeye direnmek istiyordum. Nitekim 4 yıldır bunu aşama aşama ilerlettim. Onların haberi olmaksızın başörtüsü takmadan dışarıda vakit geçirdiğim ikili bir hayat yaşamaya başladım.

Yine onların haberi olmaksızın istediğim şehirleri gezdim. Ancak bunlar çok riskli eylemlerdi. Hala onlarla aynı şehirde yaşıyorum, hatta geçen yıla kadar onlarla yaşıyordum. Beni hala çok farklı biliyorlar. Her ne kadar babam namaz kılmadığıma dair her tartışmayı ‘İnançlı değilsen kapı orada’ diye beni tehdit ettiği bir aşamaya getirse ve ben de eğitimime devam etmek için ihtiyaç duyduğum ekonomik desteğin kaygısıyla sessiz kalsam da, karakterimde onlarla uyuşmayan ve farklılaşan birçok yönü seziyor olsalar da hala istedikleri gibi meslek sahibi bir evlat olup tam da istedikleri gibi bir evlilik yapacağımı umuyorlar. Sosyal çevrem bile kılıfıma uymayan kafa yapımın sancılarına boğuyor beni. Ancak kendimi net ifade edip karakterimi yansıtabilmek adına çok şey kattı bana bunca çelişki.

İdealleri olan bir öğrenciyim, mesleğimi çok seviyor ve başarılı olacağıma da inanıyorum. Ancak düşüncelerim ve gelecek hayallerim, okumamı dahi lütufmuş gibi görerek yaklaşan eğitimci babam tarafından desteklendiği sürece, ekonomik bağımsızlığımı tam anlamıyla kazanmadığım sürece başörtüsünü çıkartamayacak; bu sebeple de öğrenciliğimi mesleki açıdan tam verimle tamamlayamamış olacak gibi hissediyorum. Bu işin mantıksal boyutuydu. Duygusal boyutunda ise övünmeye bayılan, itibar delisi babam ve annemin yaşayacağı hayal kırıklığını sağlıklarının ne denli kaldıracağına dair korkularım. Küçük kardeşime güzel bir aile bırakamayacak oluşuma dair korkular. Onlar yaşlandıkça, bana dair hayalleri büyüdükçe ben bu çelişki altında eziliyorum. Bir gün her şeyi ortaya döktüğümde hangi taraf daha çok zarar görecek bilmiyorum. Bunu en uygun hangi yolla yapmalıyım bilmiyorum. Hikayelerinizi okuyacak, kendime pay biçeceğim. Bu yolda yanımda yürüdüğünüz için teşekkür ederim.

Paylaş:

Comments (5)

  1. Tansiyondan sekerden ayy kalp krizinden ölür dedigim aileme cok sukur hic bisey olmadi. Benim istikrarli olmam onlari ikna etti. Simdi gecen zamana bakiyorumda herkes unuttu bile 1 yilda basortumu.

  2. evet bende tam böyle düşündüğüm için 10 yıl kaybettim asla böyle böyle düşünmeyin iletişime geçin ve feraha kavuşun artık kimseye birşey olmaz elbet üzülecekler ama ikili bir hayat cok zor ben onları üzmmek için şeker tansiyon hastası oldum siz yapmayın siz güçlü ve iradel olun güzel bir iletişimle yapabilriisiniz yanınızdayız ..

  3. merhaba sana nasıl ulaşabilirim ben de aynı durumdayım ve seninle iletişime geçmek istiyorum yardımcı olmanı istiyorum

  4. Merhaba, yanıtlarınız için teşekkür ederim. Önümüzdeki aylar içinde cesaretimi toplayıp konuşmayı planlıyorum, desteklerinizi bekliyorum.

    Bana ulaşmak için bu mail adresini kullanabilirsiniz:
    [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir