‘Bir tek sen açıksın’ bakışı…

O kadar sindirilmiştim ki sonunda kapandım ve kendimce kurtulmuştum. İçimden gizli bir ses hep daha ağır bir insan olmam gerektiğini söylüyordu, bense çılgın olmak istiyordum… İki farklı ben oldu sonuç olarak. 18 yaşında kapandım. Tam 7 sene… Bu kararı almak için çok erkendi. Kişiliğim oturmaya…

Duyduğunda aydınlandığını hissettiren bir bilgidir özgürlük.

Hayatın kadınlar için bir hayli zor olduğu, geleneksel kodlarla, normlarla, ahlaki sorumluluklarla, rollerle donatılmış bir toplumda yaşamaya ek olarak; muhafazakar, dindar, sağcı üstelik fakir bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim. Hikayelerini okuduğum diğer kadınlarla birçok ortak yanım var. Çoğunda olduğu gibi benim beynime de…

Hem başörtülü hem eşcinsel bir kadın olmak çok ağırdı.

Giydikleri bir insanın kendini en basit ifade etme şeklidir. Yıllarca kendimi ifade edemedim. Hem başörtülü hem eşcinsel bir kadın olmak çok ağırdı. Gerçek kimliğimi herkesten saklıyordum. Eşcinsel oluşumu, başörtümü bilenlerden; başörtümü de eşcinsel çevremden. Tabii gerçek hayatta insan kendini ifade edemeyince bir süre sonra sanal…

Kimsenin sizi zorla kendi cennetine götürmesine izin vermeyin.

Buradaki çoğu kadın gibi kendi rızam olduğuna inandırılarak kapatıldım. 11 yaşındaydım. O yaşa kadar kademeli olarak kapatıldığım için bu benim için çok da zor bir karar değildi. Hâlihazırda kısakollu tişört bile giyemiyordum ve doğduğumdan beri de buna hazırlanmıştım. Bana “Ergenliğe girdikten sonra başını kapatmalısın yoksa…

Olanlar ve olması gerekenler.

Merhaba; Ben de hikayemi paylaşmak istiyorum. Belki birilerine umut olur. Başımı 2005 yazında örttüm. Lise 2’den lise 3’e geçtiğim o yaz en yakın arkadaşımın başını örttüğü haberini almıştım ve açıkçası yıkılmıştım. Çünkü arkadaş grubumuzdaki tek “açık” kızlar bizdik. Önünde sonunda başımı örteceğimi biliyordum. Ortaokula başladığımdan…

El âlem arkamdan 1 saat konuşur, ben bunu bir ömür yaşarım.

Buradaki yazıları okudukça yalnız olmadığımı hissettim. Ben de geçen sene bu zamanlarda açıldım. Başörtüsünün dini vecibeden önce gelenek olduğu bir ailede büyüdüm. Akrabalarım çocukları olan tüm kızlar kapanınca annemin söylenmelerinin yerini daha şiddetli tartışmalar almıştı. Her dışarı çıktığımda artık kapanmam gerektiği söyleniyordu hatta açık olduğum…

Baskı sürecini ben hep devlet mekanizmasından yedim.

Ben, bana farz olduğu gün isteyerek kapandım. Yaşım 13, yıl 2004’tü. 28 Şubat’ın etkileriyle başörtüsü takmak ve ilim öğrenmek arasında kalırken bir mücahide olup çıkıyorsun. Çok radikal bir halde, kırık bir kalple sürekli ağlayıp incinerek başımı açtığım günlerden sonra kurtarıcılar türban yasağını bir şekilde halletti.…

Biliyorum cesaret etmezsem hiçbir zaman istediğim hayatı yaşayamayacağım.

Aslında görünürde verdiğim bir mücadele yok. Oysa bunun içimdeki yansıması sürekli mutsuzluğa sebep oldu, olmaya da devam ediyor. Belki bir şeyleri en başından anlatmam gerekiyor. 26 yaşında, Türkiye şartlarında iyi bir kariyere sahip, yalnız yaşayan bir kadınım. Örtünün hayatıma girdiği anı hatırlamıyorum çünkü doğumla birlikte…

Aynaya baktığımda ‘’Evet ya, işte oldu’’ diyorum.

Yalnız değilim, biliyorum. Bazı aileler vardır, doğacak çocuklarının kaderi bellidir. Benim de öyleydi işte, yürüyeceğim yol ben doğmadan görünmez taşlarla çizilmişti. Ben 6-7 yaşlarında bir çocukken babam İmam Hatip lisesini gösterir ‘’Bu okulda okuyacaksın büyüyünce’’ derdi. Ben de İmam Hatip’in ne olduğunu bilmediğim için binanın…

Tek başıma yürüyorum, ama asla yalnız yürümüyorum!

Merhaba. Biliyorum ki burada baş başayız. Çünkü onlar bizim seslerimizi duymaya tahammül edemezler, bizi hiçbir zaman dinlemek istemediler, istemezler. Sorgulamaktan, bir şeyleri gerçekten anlamaktan korktukları için bu. ‘Benim’ diyebileceğim bir hikâye henüz başlıyor. Çünkü bu zamana kadar hastalıklı bir toplumu kendi hayatına jüri edinmiş; birbirlerinden,…

1997 değil 2018’di, Nur Serter değil yengemdi, ikna odası ise benim odamdı.

Benden bekleneni biliyordum, doğru olanı öğrenmiştim, zamanının geldiğini farkındaydım ama benim kararımdı. Çevremde aksi görünümde herhangi bir kadın yoktu ama benim kararımdı. 13 yaşındaydım ama benim kararımdı. Daha büyümüş hissediyordum. Artık okul başarılarımın yanında takdir edilen bir vasfım daha olmuştu. Onaylanmak, takdir edilmek, ödüllendirilmek kararımı…

Tanrı rüzgarı benim saçlarımdan esirgemez.

Merhaba. Öncelikle kendimi tanıtayım. Ben 34 yaşında, toplumda saygınlığı yüksek bir mesleğe sahip (ve bu mesleği kendi başarılarıyla elde etmiş) bir kadınım. Başörtümü 33. yaşımda çıkardım, yani geçen sene. Başörtüyü taktığımda 15 yaşındaydım, yani 18 senem başörtülü geçti. Bunu yazmadan önce yazılan bütün hikayeleri okudum.…

Ben varım, nefes alıyorum ve istediğim gibi var olacağım.

“Kabul etmemizin istendiği bir hayatın yanlış olduğuna dair inancımızın dışında hiçbir şey doğru değildir. Hiçbir şey doğru değil idiyse her şey mümkündü.”   Üzerime kapatılmış dört duvarın arasından, parmaklıklardan ve saçlarımın üstündeki örtünün altından sesleniyorum. Ben varım, nefes alıyorum ve istediğim gibi var olacağım. Çocukluk…

Onların istediği kişi olmamanız sizi sevilmeyecek biri yapmıyor.

Babam, ben daha 7 yaşında küçük bir kızken bile bana sürekli “Ağırbaşlı ol, düzgün davran, kimin kızı olduğunu unutma!” derdi. O zamanlar anlamazdım, sonralarda bunun hem dışarıya karşı göstermem gereken bir duruş hem de onun egosunu tatmin etmemi sağlayan bir cümle olduğunu fark ettim. Oysa…

Oysa en yakın arkadaşım istediği gibi giyiniyordu, biz çocuktuk.

Çocukken bikini giydiniz mi? Veya mayo? Doyasıya denizde oynadınız mı? Ben oynamadım. Daha 5-6 yaşlarımdayken yazın dizimden yukarıda bir şey giymem yasaktı. Askılı giyemiyordum. En yakın arkadaşım istediği gibi giyiniyordu. Biz çocuktuk. İkimiz de obje olmaktan çok uzaktık. Peki benim farkım neydi? 10 yaşındaydım, ailece…

Önce bonenin çıkışı, sonra yarım türban, sonra şapka ve en nihayetinde saçlar.

Benimkisi düne kadar aklıma yazmayı getirmediğim bir hikaye. Sıkılacaklar için baştan söyleyeyim biraz uzun olabilir. Öznesi ben olduğum için kendimi tanıtmam icap ediyor. 36 yaşındayım. Eğitimli ve çalışan bir kadınım. Kendini bulana kadar ömrünün kayda değer bir bölümünde gelgitler yaşayan biriyim. Ben taşra zihniyetinin elle…

Kendimi yeniden doğurmak gibi bir şeydi.

Dışarı çıkmak istemiyordum, yeni insanlarla tanışmak istemiyordum, başım hep önde yürüyordum. Bu ben değildim. Ben başımdaki örtüden ibaret değildim, temsil ettiği hiçbir şeye de inanmıyordum. Evet isteyerek takmıştım ama neden isteyince çıkaramıyordum? İnanmadığım bir dinin bütün sorumluluğu omuzlarıma yüklenmişti, 14 yaşında verdiğim bir karar yüzünden.…

İmam kızıyım ama kapanmayı hiç istemedim.

Hayata imam kızı olarak geldim, hayatım boyunca bu yükü çektim, ağırlığında ezildim. İmam kızıyım ama kapanmayı hiç istemedim, istemiyorum. Babam benden utanıyor, benimle sokakta yan yana gelmek dahi istemiyor, annem hareketlerimi ‘Sen imam kızısın’ diye eleştiriyor. Erkek kardeşim şort, askılı giyerken ben uzun kol gömlek…

Benliğimi hissetmeyi çok özledim.

Merhaba. Ben 23 yaşındayım. Geçen sene üniversiteden eve döndüm. Bu yaşa kadar sürekli örtünmem için baskı yaşadım, bunun yanında şiddet de vardı. Ben ailemin yanında çok sessiz sakin bir kadınım, dışarıda ise dünyanın en güçlü kadını imajı vermeye çalışıyorum. Başörtüsünü isteyerek, severek takıyormuşum gibi gösteriyorum…

Bu hayattan artık tiksiniyorum.

Merhaba. Benim biraz karışık bir hikayem var. Babamın vefat etmesinin ardından memlekete döndük ve annemin çok muhafazakar olan ailesinin himayesinde büyüdük. Döndüğümüzde henüz 11 yaşındaydım ve devamlı birileri bir şeylerle başımı kapatmaya çalışıyor, bense hep atıyordum. Bu yüzden dayımın beni sopayla kovalayıp bacaklarımı haşladığını hatırlıyorum.…

“Bunu takmadan dışarı çıkmayacaksın” dediklerinde…

Muhafazakarların dünyasında bir kız çocuğunun yetişkinliği, regl olduğu an başlar. Altıncı sınıfa geçerken regl oldum ve radikal İslamcı ebeveynlerim sağolsun, herhalde çocukluğumu yaşayabilmem için bana ceplerinden bir sene daha “izin” verdiler. Yedinci sınıfa geçtiğim yaz elime bir eşarp tutuşturup “Bunu takmadan dışarı çıkmayacaksın” dediklerinde çok…

Kahkahamı bastırmak istemiyorum.

Okuyorum. Hayallerim var. Kısaca bu. Kafanızda oluşacak imgeye katkısı olacaksa eğer; omuzlarımda koyu kahverengi, kalın ve kabarık saçlarım var. Zamanla özgürlükle bağdaştırdığım saçlarım var. Uçlarına tuzlu deniz suyunun değdiğini düşlediğim saçlarım var. Araba camından vuran rüzgarda uçuştuğunu hayal ettiğim saçlarım var. Bir saç teline bu…

İstediğimiz kişi olmanın hazzını el ele vererek kutlayacağız.

Merhabalar hanımlar. Öncelikle kendimden bahsederek başlamak istiyorum. 20 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim ve ailemden çok uzaklarda okuyorum. Özgürlükle tanışmam da tam olarak evden ayrılışımla başlıyor. Böyle söyleyince aşırı baskıcı bir aile gelmesin aklınıza. Sizi korkutmak istemem. Ama en azından kendi evinin kapısını istediğin saatte açıp girmenin…

El Alem Hapishanesi Kaçkını

Ben ömrünün yarısından fazlasını başörtülü olarak geçirmiş, hep bununla ilgili bir çelişkiyle yaşamış ve 31. yaşında gerçek kendiliğine kavuşmuş bir kadınım. Aslında aşırı dindar olmayan ama mahalle baskısı ile her daim tetikte yaşayan bir ailenin büyük kızıyım. Tatile gittiğinde mayo giyebilen ama kendi mahallesinde pantolon…