Uncategorized

Öyle bir çevresi olur ki siyasal İslamcı ailelerin; heves eder kız çocukları kapanmaya. Karar değildi bu. Zorla da değildi.

Merhabalar. Sizi uzun süredir takip ediyorum. Büyük direnç ve güzellik bu kadın dayanışması. Hepimiz kardeşmişiz gibi. En sonunda şöyle birden bire ben de yazmak istedim. Ben İmam Hatip lisesi son sınıf öğrencisiyim. Yarın on sekiz yaşım bitecek. Hayatımda büyük bir değişim ve dönüşme yaşıyorum. Cemaatin…

“Senden utanıyorum, haline bak, aynı Aleviler’e benzemişsin”

Benim hikâyem 12 yaşımda başladı. İlkokuldayken annemler kısa giyimimden rahatsız olur, o zamanlarda bile “Eğer açık gezersen Allah seni sevmez, cehennemde yanarsın” cümlelerini 10 yaşındaki bir çocuğa empoze ederlerdi. Ortaokula geçtim, ailem sürekli kapanmamı bekliyordu. Babam hep kapanmam gerektiğini söylüyor, “Sen kadınsın, kapalı olmak zorundasın”…

Özgür olmayı o kadar çok istiyorum ki. Özgür olup buradan göçmek…

Nasıl başlamam gerektiğini bilmiyorum açıkçası. Birkaç haykırışımı bırakıp gideceğim sessizce. Şimdiden bir kusurum olursa özür dilerim. Ben kendimi cesaretli sanan korkağın biriyim aslında. O kadar çok yazmak istedim ki buraya ama elim varmadı yazmaya. Şimdi ise buradayım. Dayanamıyorum artık. Çığlık çığlığa susuşlarım artık öldürüyor beni.…

Mezun olduğum gün o başörtüsünden de kurtuldum ve aldığım kararla ailem tarafından desteklendim.

Ben bu siteye belki diğer hikayelerdeki gibi “Zorla kapatıldım. Kapanmadığım için şiddet gördüm. Şöyle zorlandım, böyle aşağılandım.” diye başlayan cümleler kurmak için yazmıyorum. Ben buraya şunun için yazıyorum. Evet, ben de tesettürlü bir kızdım. Üniversiteye başladığım sene kapanma kararı almış, bunu ailesiyle paylaşmış ve olumlu…

Yirmi yaşındayım ve kendi kararlarımı kendim veremiyorum, bunun ne kadar hiçmiş gibi hissettirdiğini anlayabiliyor musunuz?

Merhaba. 14 yaşında kapandım. 6 yıldır kapalıyım. Ailemin herhangi bir zorlaması olmadı, sadece alttan alttan ince bir nakış edasıyla işliyorlardı. Küçücük yaşım, ergenliğe yeni girmişim, ne biliyorum ben din hakkında? Herkes farz olduğunu söylüyor, açıp bakmadım bile doğru mu diye. Şu an yaşadığımız şehirde üniversite…

Ne içindeydim, ben de bilmiyordum.

Merhaba, öncelikle nasıl başlayacağımı bilmiyorum, ama ben şu an İmam Hatip okuluna gidiyorum. Ortaokulunu da okudum, lisesini de. Hâlâ orada okumaya devam ediyorum. Öyle bir histi ki kapanmayı hiç planlamıyordum ve o zamanlarda herkesin bana ilgisi vardı ve güzelliğimden dolayı boş yere menfaatlere girmişti çevrem.…

“Devlet nasıl karışır giydiğime giymediğime.” diyerek o inatla yıllarca örtülü dolaştım.

İlkokul öncesinden beri ailemin, dindar görünen sakallı ve başörtülü insanlara olan sevgisizliği dikkatimi çekerdi. Aslında sevgisizlikten de öte, bir nefretti belki… Bir türlü anlamazdım, özellikle de babamın bu “iyi görünen” insanlara olan bu “önyargısını”. Ben de de tam aksine dine, özellikle de namaza ve başörtüsüne…

Erkeklerin acizliği yüzünden, onların bizi görüp tahrik olmamaları için kapanıyorduk.

Bizim burada kızlarımıza neden kapanması gerektiğini kimse söylemez, milletin ne diyeceği söylenir. Bu yüzdendir ki hiçbirimize isteklerimiz sorulmaz. Sonumuz bellidir; tesettürlü, hanım hanımcık, evlenmiş ve mutlu gözükmesi gereken bir kadın. Bunu asla kanıksayamamıştım. İşte benim sonumda belliydi. Ben ilkokula başladığımda en büyük ablam 13 yaşındaydı…

Nereye kadar?

Öncelikle herkese selam. Şu an saat 3.04 ve size yazıyorum, çünkü 9 günüm kaldı. Öncelikle hikayemi anlatayım. Benim kapanmam 8. sınıftan liseye geçerken başladı. Saçımı yaptım, okul için evden çıkacakken annem “O kapıdan böyle çıkarsan, bir daha gelemezsin.” dedi. Kardeşlerim ve ben ağlıyorduk, yenik düştüm,…

Lisede isteyerek kapanmamış biriyle tanıştım. Ona kendi hikayemi anlattım, o da bana anlattı.

17 yaşındayım. 5. sınıfta kendi isteğimle kapandım. Ve ortaokulda kendi isteğimle İmam Hatip’e başladım. Kendi isteğimle evet ama daha çok istemek zorunda bırakıldım diyebilirim. Sosyal çevremi hep annem seçti. Sonralardaysa hep bana “Sen İmam Hatip’e gideceksin.” “Üniversitede şu yurda gideceksin.” “Kendini şöyle yetiştireceksin.” falan da…

Buluğ çağına erdiğimde birden askılı tişörtler yarım kollulara, şortlarımsa kaprilere dönmeye başladı.

Benim hikayem yazılanlardan biraz daha farklı. Sürekli aşırı muhafazakar olarak tabir ettiğim bir aileye sahip olduğumu düşünürdüm fakat yazılanları okuduktan sonra bakış açım değişti. Küçük yaşlardan itibaren din adı altında namaz, oruç özendirildi. Giyimime ve hareketlerime pek fazla karışılmazdı. Buluğ çağına erdiğimde birden askılı tişörtler…

Annem hâlâ “Ben ölünce açılırsın” diyor.

Öncelikle merhaba. Size aile baskısı ve dindar ailenin kendi çocuklarına olan baskısını anlatıyorum. Ben 6 yaşındayken kursa gidiyordum hatta ‘Elif-be’ öğrenmek için kursa daha küçük yaşta başladım. Daha küçüktüm, her şey normaldi sadece anlamayarak okuyordum. Hatta 9 yaşında hafız oldum, siz düşünün artık. Ailem hiç…

Cesaretliyim, mutluyum ve meydan okuyorum.

Ben üniversite 2. sınıf olmuş, hayallerinin peşinden giden ve artık içimdeki nefreti yok etmiş bir kadın olarak yaşadıklarımı aktarmak istiyorum. Asla unutmayacağım bu hatıralar, artık beni rahatsız etmiyor. Sevmediğim kalıplardan kurtulduğumu düşünüp mutlu olurum artık bundan sonra. Benim ailem orta derecede muhafazakar olan, namazı niyazı…

Kendi çevresinde çokça tanınan bir şeyhin kızıyım.

Merhaba. Benim hikâyem de diğerlerinin hikâyelerine benzer bir hikaye. Başörtüsü geçmişim yaklaşık 10 yıl öncesine dayanıyor. Kendi çevresinde çokça tanınan bir şeyhin kızıyım. Annem de sonradan çıkarmış olsa da hayatının büyük bir bölümünü çarşafla geçirmiş, fazlasıyla muhafazakar bir kadın. Nasıl olsa bir gün kapanacağım diyerek 12…

Özgürlüğümüzün kalesi olması gereken bedenlerimize hapsedilmemiz can yakıyor.

Bu konuda kendimi açabileceğim bir platform bulduğum için nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Kısa tutmaya çalışacağım ama başarabilir miyim bilmiyorum. Özgürlüğümüzün kalesi olması gereken bedenlerimize hapsedilmemiz ne kadar da can yakıyor… Ben de çok küçükken kapatılan ve yıllarca kendinden utanan, dışarı çıktığında kafasını gökyüzüne kaldıramadan yürüyen…

Kendi kendimi çok yıprattım, bunalttım, eziyet ettim; güneşe, rüzgara hasret kaldım.

18 yaşında kendi isteğimle tesettüre girdim. Ailemin %80’i tesettürlüydü ama hiçbir zaman baskı görmedim. Aksini söylediğim zaman annem “Kızım daha erken, girme o örtünün altına, biraz daha bekle.” dedi. Beklemedim, dinlemedim. Üniversiteye yeni başlamıştım arkadaşlarım barlara gidip eğlenirken, hareketli günler geçirirken, ben tesettüre uymadığını düşündüğüm…

“Eğer kapamazsan okula gitmeyeceksin.”

Merhaba size her şeyi en baştan anlatayım. Benim babam 7 erkek kardeşin arasında en büyüğü ve tek okuyan. Kendisi imam oldu, 30 yıldan fazla da köylerde imamlık yaptı. Babam öyle zorbacı değildi; giyimime, saçıma falan karışmazdı. Aklı ile hareket eden zeki bir insandı, tercihi bana…

Şu an 17 yaşındayım ve bu baskı giderek artıyor. Ne yapmalıyım bilmiyorum.

Ben küçüklüğümden beri muhafazakar bir aile ortamında yetiştim ama hiçbir zaman kendimi örtüye alıştıramadım. Ben şanslıyım ki annem her zaman nasıl davranmak istiyorsam öyle olmama izin verdi. Daha 13-14 yaşlarında yanımızda babamın olmamasını, bir tanıdığın görmemesini istiyordum bir şort giyebilmek için; yoksa ayıplanırdım. Arkadaşlarım istediklerini…

Sanki yıllarca suçsuz yere hapiste yatmışsınız da yıllar sonra serbest bırakılıyor gibi.

16 yaşındayım. Beş buçuk senedir yaşamıyorum. İmam Hatip’te okuyorum. Annem din öğretmeni, babam ise aşırı dindar. Babamın dindarlığı ailesinden geliyor aslında. Buna dindarlık değil yobazlık desek daha doğru olur çünkü amcamlar kendi kızlarının evde bile açık dolaşmalarına izin vermiyor. Evde bile etek giymek zorundalar. Bana…

Bir şeyi öyle iyi biliyorum ki; bir Tanrı varsa beni bu halimle kabul eder ve severdi.

Hikayemde rüzgarı bolca göreceksiniz. Çok sevdiğim rüzgarla bozuştum biraz, 16 yaşlarına yaklaştığımda başörtü takmaya başlamıştım. Ailemin üstümde bir baskısı olmadı, ben istedim, böyle söylerken inanmadığınızı duyar gibiyim, ben de inanmıyorum artık o zamanlar istediğime. Çocukluktan ergenliğe, sonrasına kadar dayatılan dini yargılar bir şekilde itiyor seni…

“Orospu mu olacaksın sen?”

Merhaba. Bu mektubumu size gönderip göndermeme konusunda çok kararsız kaldım ama artık dayanamıyorum. 15 yaşındayım şu an İmam Hatip lisesinde eğitim görmekteyim. Ortaokulu da İmam Hatip’te okumuştum. Ortaokula başlayacağım zaman ailem bana İmam Hatip’e gidip gitmeme hakkında hiçbir şey sormadı. Ben de o zamanlar küçük…

Annem üzülmesin diye ben mutsuz bir hayat sürdürüyorum, dışarıya çıkmak içimden gelmiyor.

18 yaşındayım. 16 yaşında girdiğim tesettüre kim sorarsa isteyerek girdim diyordum. Ben daha 9-10 yaşındayken annem sürekli benim ileride kapanacağımı ve bunun gerekliliğini beynime işledi. Alışverişe her çıktığımızda “Bu olmaz çok kısa, bu olmaz çok açık, ne zaman kapanıyorsun?” cümleleriyle karşılaştım. Benim de 10. sınıfın…

Eskiden hiç sıcaklamazdım ama 12. sınıfta sıcak bana çok gelmeye başladı. Sonrasında artık sınav için dua etmemeye başladım.

Umarım diğer mektubumu yayınlamazsınız çünkü birkaç şey yazmayı unutmuşum. Esenlikler diye başlıyor mektup. Şimdi benim hikayeme geçelim: Esenlikler arkadaşlar. (Merhaba ve selam Arapçadır.) Ben eğer platformun sıkı takipçisiyseniz yorumlarda sıklıkla görebileceğiniz kararsız ama kararlı. Çok fazla uzatmak istemiyorum zamanınızı almayayım. Ben ilk 6. sınıfta kapandım.…

Dini çok sorgulamaya başladım, psikolojik olarak çöktüm, kimseye içimdekileri dökemedim.

İlk regl olduğumda artık kapanmam gerektiğini annem söylemişti, istemeyip saatlerce ağladım. Başımı örtüp dışarıya öyle çıkarttı beni, sonra koşa koşa eve gelip kafamdaki örtüyü attım. Yaz tatilinde ise Kuran kursuna gitmeye başladım, başımı güzelce örtüp gidiyordum. Hoca da annemin arkadaşıydı, herkesi başına toplayıp, dua sorup…

Umarım bir gün buraya bunu başardığımın mektubunu yazabilirim, umarım bir gün kendim olabilirim.

18 yaşındayım. Daha küçükken kıyafetlerim hakkında uyarılıyordum, kısa kollu ya da pantolon giymemem gerektiğini söylüyorlardı. Bendeki de küçüklük aklı kim ne derse oraya yöneliyordum. Henüz 7. sınıfa giderken ailem, akrabalarım; kapanmam gerektiğini, onun bana daha çok yakışacağını, daha güzel göstereceğini söylediler. 8. sınıfın ilk 3…

Sürekli aynı soru; “Ne zaman kapanacaksın?”

Merhaba. Şu an ne yazacağımı bilmeyerek başlıyorum bu mesaja. Sadece söylemek istediğim birkaç şey var. Ben 11. sınıfım ve aileme lisenin biteceği sene kapanacağıma dair namusum ve şerefim üzerine yemin ettim. Aslında çok baskı uygulamıyorlardı kapanmam konusunda ama muhafazakar bir ailede büyüdüm, akrabalarım kuzenlerim hep…

Kabullenmediğim ve ait olmadığım bir şeyi taktığım için insanlar bana buna göre ön yargı yapsınlar istemiyorum.

On altısını doldurmuş, on yedisine başlamış biri olarak yazıyorum size. 4. sınıfın son haftası regl oldum, ailem muhafazakardı ve dolayısı ile çevrem de. Küçük yaşlardaki çocuklar çevrelerinde ne görürlerse onu benimserler ve ona bürünürler. Ben de başımı kaparken böyle bir hissiyat ile kapadım. 4. sınıfımın…

“Allah için değil bizim için kapalı ol.”

Aslında yazmak istediğim sayfalarca yazı var. Okuduğum bütün yazılarda kendimi buldum. Yaşadıklarımı yansıtan bir ayna misali. 23 yaşındayım. Hala kapalıyım. Aynı zamanda CP (seraplal palsi) hastasıyım. Ben ortaokul 8. sınıfta kapandım. Ama bilinçli bir şekilde değil, kapanmaya mecbur bırakıldım. Anne ve babam eğitimci insanlar olmalarına…

“Ben açılmak istiyorum.” dedim. Babam o sırada bir şey yiyordu ve durdu, yediği şeyi yüzüme fırlattı.

Öncelikle yazmadan önce çok tereddüt ettim fakat benim de bir hikayem var. Böyle bir bloğun varlığını çok önemli ve değerli olduğunu düşünüyorum. Belki bir çözüm bulurum diye ben de yazıyorum. Asıl ihtiyaç duyduğumuz, çevremize anlatamadığımız (en yakın arkadaşlarımız dahil), yalnız hissettiğimiz dönemde böyle bir konuyu…

Hem muhalif hem de ateist olmak muhafazakâr bir aile içinde nasıl sonuçlanır, düşünmek bile istemiyorum.

Benim hikayem de çoğunun hikayesi gibi. Küçüklüğümden beri dini algılarla büyütüldüm, annem her zaman günü geldiğinde kapanacağımı söylerdi, ben de çocuk aklımla o zamanlar bir şey başardığımı zannederdim. Regl olmaya başladıktan sonra yıkanmış bir beyinle kapanmıştım fakat içten içe hiç istemediğimi liseye geçince fark ettim.…

Amacım “Başıma taktığım örtünün gerçekten bende bir anlamı var mı?” sorusuna cevap bulmaktı.

Muhafazakâr bir dünya görüşüne sahip ve çevre-toplum-akraba düşüncesine önem veren bir anne babaya (özellikle annem) sahibim. Babam hiçbir zaman başını kapat dememiştir bana fakat her zaman usturuplu giyinmemi söylemiştir, keza annem de aynı şekilde. Çevremdeki çoğu kişi kapalı olduğu için bunun doğal ve gerekli bir…

Başörtüsünün anlamını bile bilmeyen bir çocuğu, örtünmeye zorlayan zihniyetten nefret ediyorum.

Nefret, bedenimi sarıp sarmalayan duygu. Daha başörtüsünün anlamını bile bilmeyen bir çocuğu, örtünmeye zorlayan zihniyetten nefret ediyorum. Sokakta 3 yaşındaki bir çocuğu bile görsem, ne güzel, istediğini giyebilmiş diye imrenerek bakıyorum. 13 yaşındayım şu an, sokakta beyaz tayt giydiğim için annem tarafından dövülerek, sürüklene sürüklene…

Bende hep asi bir damar vardı.

Baskıcı bir ailem olmasına rağmen hiçbir zaman açık bir şekilde başımı örtmeye zorlanmadım ama hiçbir zaman kısa kollu giyemezdim. Uzun kollu giymeye 9 ya da 10 yaşlarında başladım. Çocukluğumdan beri Kuran kursuna giderdim ama o zamanlardan beri öyle biri olmadığımı biliyordum, bende hep asi bir…

Her gün görmek, tatmak, temas etmek zorunda olduğum bir şeyi takıp takmayacağıma kendim karar vermek istiyorum.

Merhaba, bu buraya ikinci kez yazışım.  https://www.yalnizyurumeyeceksin.com/2019/08/17/11-yasinda-bir-cocuga-ne-dersen-onu-yapmaz-mi-zaten/ yazısı da bana ait. O yazımı gözyaşları içinde öylesine yazmıştım, yayınlanacağı aklıma gelmemişti. Kuzenime siteden bahsettim, siteyi inceliyordu. Aa sana çok benziyor, dedi. Baktım “Bu benim.” dedim. Aileme bu konuyu bahsetmek için cesaret istiyordum. Kuzenim “Bak işte al sana…

Henüz ortaokulu bitirmemişken amcamın kapanmam için yaptığı baskılarla başladı her şey.

Merhaba. Benim hikayem de buradaki birçok kişinin hikayesinin aynısı, belki aynı hayatları yaşıyoruzdur. Henüz ortaokulu bitirmemişken amcamın kapanmam için yaptığı baskılarla başladı her şey. Amcam elinde başörtüyle peşimde dolaşırken babamın yanına giderdim beni saklaması için. Ona göre benden iki yaş büyük olan kuzenim kapalı olduğu…

14 yaşında küçücük bir çocuğun vebaliyle yaşıyorsunuz.

Benimki başarılmayı bekleyen bir hayatın öyküsü. Liseye başlarken 14 yaşımda sırf etrafımdaki insanların beklentilerini karşılamak için kapandım. Daha doğrusu başka seçeneğim yoktu. Zaten hayatım boyunca hep dernekler, Kuran kursları ve sadece dinden bahseden, saçlarıyla beraber beyinlerini de kapatmış kadınların bulunduğu ortamlardaydım. Onların doğrusu doğrum, yanlışı…