Kategori: Uncategorized

Niçin bütün ahlak kurgumuz kadın bedeni üzerine?

Hepinize merhabalar,  Buraya yazılan birçok hikayeyi okudum. Aslında kendi hikayemi, düşüncelerimi paylaşıp paylaşmamak konusunda kararsızdım. Ama içimden bir ses, belki senin hikayenden cesaret bulacak ve umudu artacak kadınlar olabilir, dedi, paylaşmalısın. Ben de bu yüzden paylaşmaya karar verdim.  Ve başlıyorum:  Yirmi beş yaşındayım. Üniversite mezunuyum.…

Bana biçilen rolün evimde sözde “kraliçelik” ve en büyük kariyerin yalnızca “annelik” olduğunu kabullenmeye çalıştım.

Merhaba Yalnız Yürümeyeceksin Ailesi,  Uzun bir süredir devam eden derin bir bunalımın içinde yazıyorum bu satırları. 17 yaşımda, lisede kendi isteğimle kapandım. Açıkçası örtü takma konusunda pek de zorlanmadım. Zaten aşırı açık giyinen bir kız olmadım hiçbir zaman. Ailem ise, Allah onlardan razı olsun, hiçbir…

Bir işi doğru olduğunu anladığınız için yaparsınız, yaptığınız için doğru olduğuna inanmazsınız.

Herhalde buraya yazdığım/yazacağım kadar kimseye açık açık bu konu hakkında konuşmadım. Henüz kendime bile konuşamadım ki. Bu yazı da, hiçbir şey olamazsa en azından bunun alıştırması olsun diye. Şuan 20 yaşında olup 8 senedir “kapalı”, “başörtülü” ya da “tesettürlüyüm”. Tırnak işareti çünkü ben kendimi neredeyse…

Kimse başkasının istediği gibi yaşamayı hak etmiyor.

Benim de buradakilere benzer bir hikâyem var. Ailem, özellikle de babam fazla muhafazakâr. Fakat bu muhafazakârlık kapalılıktan ve namaz kılmaktan öteye geçmiyor. Akrabalarımız içerisinde neredeyse hiç açık yok. Ben de çoğu kişi gibi kendi isteğimle kapandım en başta. Ama şimdi düşünüyorum da aslında kendi isteğimle…

Ablamı kapattıkları gibi beni de kapatırlar diye regl olduğumu saklamak için çabaladım.

Pantolon giyemezdim. Yaşıtlarımda gözüm kalırdı. Bir gün vitrindeki şortlara bakarken annemin ‘’Sana da alacağım‘’ dediğini ve heyecanımı hatırlıyorum. Alamadı. Ablamı kapattıkları gibi beni de kapatırlar diye regl olduğumu saklamak için çabaladım. Sonunda bir elime bone bir elime şal verildi. Kapatıldım. İçime de kapandım. 13 yaşında…

Burayı keşfetmeseydim, kendim gibi insanlar olduğunu görmeseydim dayanabileceğimi sanmıyorum.

Merhabalar, her ne kadar başardıktan sonra yazmaya karar versem de bir süre daha başaramayacağım gibi gözüküyor. Bu yüzden şimdi hikâyemi paylaşmaya karar verdim. Burayı keşfetmeseydim, kendim gibi insanlar olduğunu görmeseydim, buraya yazılan her hikâyede bir parçamı bulmasaydım dayanabileceğimi sanmıyorum. Her ne kadar benim gibi baskıya…

Her şeyi ve herkesi geride bırakıp gider okurum.

18 yaşında, yeni hayatımın 3. gününde yazıyorum bu yazıyı. Ben de baskıyla büyütülen kadınlardan bir tanesiyim. İlk önce ailemi anlatmak istiyorum. Büyükbabam, babaannem, halam, annem, babam ve 3 kardeşimle 2 katlı bir evde yaşıyoruz. Büyükbabam klasik “Herkes benim dediğim gibi yaşayacak, ben ne dersem o…

Kendime olan güvenimi tekrar kazandım.

Merhaba, ben muhafazakâr denilebilecek bir şehirde, muhafazakâr bir ailenin tek kız çocuğu olarak büyüdüm. Küçüklüğümden beri erkek çocuklarla oynamamdan tutun, “Okumazsan yoldan geçen adamın birine seni veririm.” gibi cümlelerle büyüdüm. Lisede sırf açık olmak için polis kolejini istedim ama 8. sınıfın yaz tatilinde ailem kapanmam…

Ses tonumu bile bilmeyen bir insan, tamamen bana ait olan bir beden üzerinde nasıl yaptırım sahibi olabiliyordu?

Öncelikle herkese merhaba. Ben de kesinlikle yazmalı, hikâyemle yanınızda olmalıydım. Bu yüzden hemen başlamak istiyorum. 27 yaşında üniversite mezunu bir kadınım. Başörtüsü takmaya, ailemce oldukça geç sayılan bir yaşta, ortaokulu bitirdikten sonra, tamamen onların arzusuyla başladım. Geleneksel muhafazakâr bir ailem vardı. Geleneksel diyorum çünkü bu…

Başörtüsü, küçücük bir çocuğu kadın yaptı ve ben o kadın figürünün içinde sıkışıp kaldım.

 Canım yalnızyürümeyeceksin.com,  Benim için o kadar özelsin ki… Takip etmekten bile korktuğum, ana sayfama her düştüğünde, yazılarını gözlerim dolu dolu okuduğum bir platform nasıl bu kadar özel olabilir benim için? Omzumdaki bu ağır yükü bir tek benim taşımadığımı hissettirdiği için belki. Önceden olsa şu satırları yazmak…

Bazen ‘Keşke hayatı ve bilimi bu kadar merak etmeseydim’ diyorum.

Kapandığımda henüz 11 yaşındaydım. 5. sınıfın Mart ayında regl oldum ve regl olduğum günden itibaren ailemden, akrabalarımdan, hatta ablamın kocasından duyduğum “Ne zaman kapanıyorsun?”, “Ben senin yaşındayken beş vakit namazımı kılardım”, “Kapanmayanlar cehennemde cayır cayır yanacak”, “Kapanmayacaksan sokakta başına bir şey gelirse şikayet etme sakın”…

Okulda açık olup dilediğim gibi takılırken, eve kapalı dönmek beni çok yoruyor.

Dinin önce sevdirilmeye sonra gerekirse de zorla yaşatılmaya çalışıldığı kalabalık bir evde büyüdüm. Din, aile huzuru ve anne babaya itaat… Aldığımız her kararda önce bu üçlüyü düşünmek zorundaydık. Tüm hayatımız dine ve babamın isteklerine göre şekillendi. Dışarı çıkıp arkadaşlarımızla buluşamaz, doğum günlerine gidemez, hiçbir sosyal…

Kendime bunları yaşattığım için çok üzgünüm.

Bu kadar dert ortağımı görünce ben de yazmaya karar verdim. Önce aile yapımdan bahsedeyim. Ailem kesinlikle muhafazakâr denilen kesimden. Onların görüşüne göre açık olmak ahlaksızlık ve kabullenilemeyecek bir şey. Kapanma sürecim ortaokuldan sonra yatılı dini bir kursa gitmemle başladı. 13 yaşındaydım ve taktığım gibi herkesin…

Allah’a olan inancım tam, ya kendime olan inancım?

Merhabalar. Ben 17 yaşındayım. Yaklaşık 3 sene önce biraz aile biraz çevre baskısıyla kapandım. Herkese kendi isteğimle yaptığım bir şeymiş gibi gösterdim, böylelikle ben de alışırım diye düşünüyordum. Tüm akrabalarım örtülü olmasa da kendi ailem çok muhafazakârdır. Bir gün babam yolda bana ‘Artık kapanma zamanın…

Ben isteğimi bugün başardım.

Merhaba, öncelikle benim de hikâyem sizinkine çok benzer ama ben isteğimi bugün başardım. İçim içime sığmıyor, inanıyordum bir gün başaracağıma ama yine de o kadar ulaşılmaz bir mertebe gibi geliyordu ki her an içime bir çaresizlik düşüyordu, olur da bir şeyler ya yolunda gitmezse diye.…

Tam 4 yıl önce severek kapandığımı sanarak kapandım.

Merhaba, hiç tanımadığım ve bunu okuyan, içi içine sığmayan insan. İçin içine sığmıyor; çünkü kendin gibi birisini arıyorsun, aynı benim gibi. Meğer yalnız değilmişiz. Burayı okuduktan sonra hem çok mutlu oldum, hem de çok ağladım. 18 yaşındayım şu an. Tam 4 önce severek kapandığımı sanarak…

Babam ”Bu evden gelin olup çıkmadıkça açamazsın başını.” dedi.

Şu an yazmaya başlıyorum. Aslında hep dışına bakılıp yargılanan kızdım. Bazen hayatta bize dayatılan yolları yürüyoruz, kendi yolumuzmuş gibi. İnsanlar seçiyor, biz de kendimizin seçtiğine inanıyoruz. Belki de seçiyoruzdur, bilmiyorum. Ailemdeki herkes kapalıydı, büyüdükçe de kapanıyordu. Aslında içimden bir şey kapanmamı istemiyordu. Tanrı’nın varlığını sorguladığım…

Açılmak benim için şaka gibi bir şey olabilirdi ancak.

Merhaba, ben 18 yaşında bir yıl daha üniversite sınavı için hazırlanan bir kızım. Hayatımdan bir yılın boşu boşuna gitme nedeni ise ailem. Annem dünyanın en muhafazakâr insanı olabilir. Beni küçüklüğümden beri isteğim dâhilinde veya dışında Kuran kurslarında ve o tarz yerlerde (yatılı kurs/cami vs.) büyüttü.…

6 yıldır başımda ama kalbimde değil.

Ailem çok baskıcıydı ve 13 yaşında zorlamalarıyla başımı örttüm. Özellikle babamın zorlamasıyla hatta babamın ailesinin, akrabalarının “Sizin kız da liseye başlayacak artık.” demesiyle başörtüsünü taktım. 6 yıldır başımda ama kalbimde değil. Annem açık görüşlü, beni dinleyen fakat kendi özgürlüğü olmayan bir kadın. Bana karşı çok…

Ayna görünce kaçmamak o kadar güzel ki…

Annem dindar ailemiz için aşırı marjinal bir tip olduğumu söylerdi, hala da söyler ama bir dönem marjinal olmanın iyi bir şey mi yoksa kötü mü olduğuna karar veremediğim için o dönemde ailemin hep parmakla gösterdikleri kızlardan biri olma çabası içine girip, kendi isteğimle kapandım ama…

Çocukça giyinmek istiyorum çünkü çocukken üzerimde ferace vardı.

Merhaba, benim hikâyem buradaki herkesin hikâyesinden biraz farklı. Öncelikle yaşım. Buradaki çoğu kişi yirmilerinde, otuzlarında… Ben ise daha sadece 15 yaşındayım. Lise 1. sınıfı bitirmek üzereyim. İlk defa başıma başörtüsü geçirildiğinde 3. sınıfa gidiyordum. Öğretmenler çok kızmıştı bana, aileme. Ailemin kapalılık vaadi de oyuncak idi!…

Yıllardır taşıdığım bu yükü üzerimden atacağım.

Merhaba. Sizler gibi ben de özgürlüğü için savaşan bir genç kızım. Benim anlatacaklarım sizinkilerden ne eksik ne de fazla. Tam anlamıyla aynı şeyleri yaşıyoruz. Bu platformla tanışalı yaklaşık 1 sene oluyor. Kendimi şanslı hissediyorum çünkü benim gibi çıkmazın içinde olan birçok insanın olduğunu bilmek beni…

‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin.

Lise 9. sınıfta, 14 yaşında örtmüştüm başımı. Ama sormayın nedenini, yaptım ve bilmiyorum. Annem sevindi. Sonra kavradım ne yaptığımı. Kafamdaki örtü zamanla beni kısıtlamaya başladı. Bakın, ‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin. Sevmediğiniz bir şeyi sürdürmek zorunda kalsanız siz de kısıtlı hissedersiniz. Tam tersini yapmak, örtmek…

Eski fotoğraflarıma bakıp eski karakterimi hatırlamaya çalışıyorum.

Ben zorla kapanmadım. Babam çok hoşgörülü ve yardımsever bir insan. Çanakkaleliyiz ve bizim ailedeki İslam anlayışı Anadolu’dakinden çok farklıydı. Ben asla dışarı çıktığım saate, gittiğim yerlere, konuştuğum erkeklere, izlediğim dizilere karışılan bir ortamda yetişmedim. Sevdiğim çocukları babama anlatırım ben. Erkek kardeşime de anlatırım. Abim olsa…

Regl olmamak için dua ediyordum.

Bundan tam 8 sene önce tamamen zorla kapatıldım. Hatta puanım Fen lisesine yettiği halde sırf başım kapalı okuyabilmek için zorla İmam Hatip lisesine gönderildim.  O zamanlar işin çok farkında değildim karşı çıkamadım bile, sadece regl olmamak için dua ediyordum. Şimdi durup babamı ve o baskıcı…

Bizimkilerin derdi din, Allah, kitap değil; el alem ne der düşüncesi.

Herkese merhaba. Buradaki tüm yazıları okumuş biri olarak yazacağım lakin nereden başlayacağımı bilmiyorum. Zorla kapatılan binlerce kızdan sadece birisiyim. 16’lı yaşlarımın başında kapandım, henüz 10. sınıfa yeni başlamıştım. Öncesinde neredeyse bir senelik tatlı uyarılar başlamıştı. Kızım artık kapan, zamanın geldi, yavaş yavaş bir yerden başla,…

Annem ve babam, buraya bir mektup bırakıyorum.

Annem ve babam, Buraya bir mektup bırakıyorum, belki yolunuz düşer okursunuz. Belki benim yazdığımı anlar, belki anlamazsınız. En baştan anlatmak istiyorum sizlere derdimi. Çünkü karşınıza geçsem daha cümlem bitmeden bana sesinizi yükseltecek ve laflarımı bana yutturacaksınız, biliyorum. Üzgünüm, verdiğim karardan dönmek istiyorum. Üzgünüm, kendimi kendim…

Özgürlük öyle derin işlemiş ki içime, hâlâ kimsenin bana karışmasına izin vermiyorum.

13 yaşında, Hollanda’da doğup büyümüş bir çocuk idim. Ailem ‘Bu kız Hollanda kültürüne fazla adapte oldu, din iman bilmeyecek, unutacak’ diyerek beni Ankara’da yatılı okula gönderdi. Orta 3 ve liseyi Türkiye’de, Nakşibendi’nin yurdunda kalarak okudum. Etrafım güya dindar insan ile doluydu. Arkadaşlarım, öğretmenlerim örtülüydü; sadece…

İncecik bez nasıl kilolarca yüktü bana?

13 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım. Kendi isteğinle kapanmak meselesi birçoğumuzun da yaşadığı gibi kendi rızamızla olsa dahi yaşanılan ailenin ideoloji süzgecinden geçerek omuzlarımıza gelen bir yüktür. Bunu 23 yaşında anlıyorum. Fakat 13 yaşındaki o küçük kız çocuğu halimle bunun farkında olmayarak kapanmak istediğimi aileme bildirdim.…

İnsanlar hayatımla alakalı sadece 5 dakika düşünebilir, ben bu hayatı bir ömür yaşayacağım.

Yıllardan 2011. Lise 2. sınıftayken bir anda kapanmaya karar vermiştim. Kimsenin baskısı olmadan. Annemin sözünü hep hatırlarım; ‘Kapanmaya karar verecek yaşta değilsin, iyi düşün, kendini kısıtlama.’ Ama dinlemedim ve kapanmanın gerekli olduğunu düşündüm, başıma örtümü alarak bir bayram sabahı dışarı çıkmıştım. Mutluydum. Doğunun bir ilinde…

Annemin 30’larında verdiği kararı bize çok küçük yaşımızda dayatması çocukluğumuza mal oldu.

Nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum. Benim annem ve babam evlenmeden önce dindar insanlar değillermiş. Annem evlendikten sonra geleneksel olarak saçları görünecek şekilde türban örtmeye başlamış, taa ki bir tarikata mensup olana kadar. Sohbetlere gidiş gelişler sonucu annem baya bir kapanmış, babam istememiş bu şekilde kapanmasını ama…

Ben o baskı gören binlerce kız çocuğundan biriyim.

Merhaba. Ben baskı altındaki binlerce kız çocuğundan sadece bir tanesiyim. Öncelikle 16 yaşındayım ve sanırım yaklaşık 11-12 yaşlarımdan beri kapalıyım. 6. sınıftaydım, arkadaşımla beraber olmak için bir İmam Hatip ortaokuluna gidiyordum. 5. sınıftayken sınıfımdaki açık 3 kişiden biriydim. Daha okuldaki ilk senemden itibaren bütün öğretmenler…

Ailem beni kabul etsin, sevsin diye kapandım.

“Eve almam seni. Kapıya o şekilde gelirsen eve almam.” Saat 02.28 kafamda tek yankılanan annemin bu acımasız sözleri. Sadece ‘Açılırsam ne yaparsın?’ demiştim hâlbuki. Evladı reddetmek bu kadar kolaymış demek. 14 yaşında aile baskısı ve çevresel sebeplerle kapananlardanım ben de. Elin pedofili adamı benden tahrik…

Şalımın uçları sanki birinin elleri ve beni boğuyor.

Bugün keşfettiğim bu sayfa şu zamana kadar aradığım şeydi. Youtube’a, Google’a İngilizce veya Türkçe olarak başını açan insanlarla ilgili aratmadığım kelime kalmamıştı. Fakat Youtube’da karşıma çıkan BBC’nin o haberine tıklamamla buralara geldim. Hikâyeleri okudum ağladım… Şimdi de kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. 22 yaşında bir kızım.…

Olduğum gibi görünüyorum, bundan gurur duyuyorum.

20 yaşında kapanmaya karar verdiğimde bu dünyanın çok kötü ve acımasız bir yer olduğunu ve kendimi korumak için tesettüre girmem gerektiğini düşündüm. Kimseye söylemeden bir gecede verdim kararımı. Ailemin üzerimde hiçbir baskısı olmadı. Kapanma konusunda uyarılar alarak büyümedim. Kendi verdiğim bir karar bana çok büyük…

Özgürlüğü için savaşan bir tiyatrocu olacağım.

Merhabalar ben Zeynep. 17 yaşına girmek üzere olan bir lise son sınıf öğrencisiyim. Aşırı dindar, tarikatlı bir ailede yaşıyorum. Çocukluğumdan beri hep din adı altında büyüdüm, daima bir gün kapatılacağım bilinci ile büyüdüm. 11 yaşındayken ‘Ne zaman kapanıyorsun’ sorularını almaya başlamıştım. Benim elimde olan tek…

Sevgiyle öğretilmiş de olsa yanlış yanlıştır.

Bugün size kendi maceramı anlatmaya geldim, henüz sonuna gelmedim ama çok az kaldı hissediyorum. Buradaki birçok hikayeye benzer bir hikayem var ama bir yandan da asla benzemeyen bir hikaye… Ortaokuldan çıktıktan sonra başörtüsünü babasına aşık bir kız olarak aldım saçlarıma. Beni hep seven ve bana…

En büyük idolüm Carl Sagan.

Hem agnostik, hem başörtülü! 16 yaşında gençliğinin baharında arkadaşlarıyla aynı sweatshirtü giyip, aynada poz veren, hafif ruj ile okul müdürüne yakalanmadan sınıfa koşan, saçlarını rüzgârda savuran, yağmurda ıslatan biri olmam gerekirken; her sabah otobüse binerken bile utanan, yüzünü yerden kaldıramayan, kendi olamayan, düşüncelerini belirtemeyen ezik…

Babam ”Ne yaparsan senin yanındayım” dedi.

13 yaşında kendi isteğimle başörtüsü taktım. O zamanlar mutluydum ve dini sadece kadınların başörtüsü olarak görüyordum. Liseye geçtiğimde başörtüsü bana zulüm gibi gelmeye başladı ve özgürlüğümün kısıtlandığını hissetmeye başladım. Arkadaşlarımın yaptığı şeyleri yapınca “sen kapalısın” tepkisi ile karşılaşıyordum. 1 yıl kadar düşündüm başımı açmayı ama…

Başımdaki örtüyü üniversiteden mezun olunca kep atan öğrenciler gibi çıkarıp rüzgara bırakacağım.

Gençliğinde her türlü hovardalığı yaşamış, alkolden sokaklarda yıkılıp kalmış ama 30 yaşından sonra bir şekilde tarikata girmiş ve dindarlaşmış bir babanın kızıyım. Bildim bileli babamın sınırları çok keskin. Tarikat toplantılarına hala devam ediyor, 2 erkek kardeşimi de bu yönde, kendi görüşü doğrultusunda yetiştirdi. Kardeşlerimden biri…

Benim için kabus olan bu durumdan sıyrılabildiğim için tarifsiz bi mutlulukla “uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum”.

Fanatik dindar olmayan fakat geleneksel olarak evli kadınların beyaz tülbentli, bekar kızların yazmalı olduğu bi köyde doğdum. Çok başarılı bulunduğum için köyden kente okumaya gönderildim, hem de bi minibüs dolusu erkek öğrenci içinde tek kız olarak. 8.sınıfa geldiğimde ailem beni artık başörtülü okula gitmem konusunda…

Bırakın da kadınlar nasıl yaşayacaklarına kendileri karar versin.

Bu platformu görünce biraz duygulandım. Ben 15 yaşında kendi isteğim ile kapandım, ama kapanmasaydım bir baskı olur muydu diye düşünmeden edemiyorum. Çünkü muhafazakâr ve sağ görüşlü bir ailede büyüdüm. Ben hala Allah’a inanıyorum ama insanların bazı farzları diğerlerinden üstün tutması ve başörtüsünün bu kadar sembolleştirilmesi…

17 yaşımda, yeni hayatımın 3. haftasındayım.

Hisleri tamamen aktarmak neredeyse imkânsız. Ama hepimiz çoğunlukla ortak noktalardan geçtik. Bunu düşünüp gerçekten yalnız olmadığımıza inanıp, kendimize güvenmekle başlıyor mücadele. Uzun zamandır buradan hikâyeleri takip ediyor olmama rağmen ilk defa yazmayı düşündüm. Çünkü 6 yılı aşkın olan bu mücadelede kendi kararımı verdim ilk defa.…