Yazar: orangemilk

Tam 4 yıl önce severek kapandığımı sanarak kapandım.

Merhaba, hiç tanımadığım ve bunu okuyan, içi içine sığmayan insan. İçin içine sığmıyor; çünkü kendin gibi birisini arıyorsun, aynı benim gibi. Meğer yalnız değilmişiz. Burayı okuduktan sonra hem çok mutlu oldum, hem de çok ağladım. 18 yaşındayım şu an. Tam 4 önce severek kapandığımı sanarak…

Babam ”Bu evden gelin olup çıkmadıkça açamazsın başını.” dedi.

Şu an yazmaya başlıyorum. Aslında hep dışına bakılıp yargılanan kızdım. Bazen hayatta bize dayatılan yolları yürüyoruz, kendi yolumuzmuş gibi. İnsanlar seçiyor, biz de kendimizin seçtiğine inanıyoruz. Belki de seçiyoruzdur, bilmiyorum. Ailemdeki herkes kapalıydı, büyüdükçe de kapanıyordu. Aslında içimden bir şey kapanmamı istemiyordu. Tanrı’nın varlığını sorguladığım…

Açılmak benim için şaka gibi bir şey olabilirdi ancak.

Merhaba, ben 18 yaşında bir yıl daha üniversite sınavı için hazırlanan bir kızım. Hayatımdan bir yılın boşu boşuna gitme nedeni ise ailem. Annem dünyanın en muhafazakâr insanı olabilir. Beni küçüklüğümden beri isteğim dâhilinde veya dışında Kuran kurslarında ve o tarz yerlerde (yatılı kurs/cami vs.) büyüttü.…

6 yıldır başımda ama kalbimde değil.

Ailem çok baskıcıydı ve 13 yaşında zorlamalarıyla başımı örttüm. Özellikle babamın zorlamasıyla hatta babamın ailesinin, akrabalarının “Sizin kız da liseye başlayacak artık.” demesiyle başörtüsünü taktım. 6 yıldır başımda ama kalbimde değil. Annem açık görüşlü, beni dinleyen fakat kendi özgürlüğü olmayan bir kadın. Bana karşı çok…

Ayna görünce kaçmamak o kadar güzel ki…

Annem dindar ailemiz için aşırı marjinal bir tip olduğumu söylerdi, hala da söyler ama bir dönem marjinal olmanın iyi bir şey mi yoksa kötü mü olduğuna karar veremediğim için o dönemde ailemin hep parmakla gösterdikleri kızlardan biri olma çabası içine girip, kendi isteğimle kapandım ama…

Çocukça giyinmek istiyorum çünkü çocukken üzerimde ferace vardı.

Merhaba, benim hikâyem buradaki herkesin hikâyesinden biraz farklı. Öncelikle yaşım. Buradaki çoğu kişi yirmilerinde, otuzlarında… Ben ise daha sadece 15 yaşındayım. Lise 1. sınıfı bitirmek üzereyim. İlk defa başıma başörtüsü geçirildiğinde 3. sınıfa gidiyordum. Öğretmenler çok kızmıştı bana, aileme. Ailemin kapalılık vaadi de oyuncak idi!…

Yıllardır taşıdığım bu yükü üzerimden atacağım.

Merhaba. Sizler gibi ben de özgürlüğü için savaşan bir genç kızım. Benim anlatacaklarım sizinkilerden ne eksik ne de fazla. Tam anlamıyla aynı şeyleri yaşıyoruz. Bu platformla tanışalı yaklaşık 1 sene oluyor. Kendimi şanslı hissediyorum çünkü benim gibi çıkmazın içinde olan birçok insanın olduğunu bilmek beni…

‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin.

Lise 9. sınıfta, 14 yaşında örtmüştüm başımı. Ama sormayın nedenini, yaptım ve bilmiyorum. Annem sevindi. Sonra kavradım ne yaptığımı. Kafamdaki örtü zamanla beni kısıtlamaya başladı. Bakın, ‘Örtü seni kısıtlamaz’ mevzusuna girmeyin. Sevmediğiniz bir şeyi sürdürmek zorunda kalsanız siz de kısıtlı hissedersiniz. Tam tersini yapmak, örtmek…

Eski fotoğraflarıma bakıp eski karakterimi hatırlamaya çalışıyorum.

Ben zorla kapanmadım. Babam çok hoşgörülü ve yardımsever bir insan. Çanakkaleliyiz ve bizim ailedeki İslam anlayışı Anadolu’dakinden çok farklıydı. Ben asla dışarı çıktığım saate, gittiğim yerlere, konuştuğum erkeklere, izlediğim dizilere karışılan bir ortamda yetişmedim. Sevdiğim çocukları babama anlatırım ben. Erkek kardeşime de anlatırım. Abim olsa…

Regl olmamak için dua ediyordum.

Bundan tam 8 sene önce tamamen zorla kapatıldım. Hatta puanım Fen lisesine yettiği halde sırf başım kapalı okuyabilmek için zorla İmam Hatip lisesine gönderildim.  O zamanlar işin çok farkında değildim karşı çıkamadım bile, sadece regl olmamak için dua ediyordum. Şimdi durup babamı ve o baskıcı…

Bizimkilerin derdi din, Allah, kitap değil; el alem ne der düşüncesi.

Herkese merhaba. Buradaki tüm yazıları okumuş biri olarak yazacağım lakin nereden başlayacağımı bilmiyorum. Zorla kapatılan binlerce kızdan sadece birisiyim. 16’lı yaşlarımın başında kapandım, henüz 10. sınıfa yeni başlamıştım. Öncesinde neredeyse bir senelik tatlı uyarılar başlamıştı. Kızım artık kapan, zamanın geldi, yavaş yavaş bir yerden başla,…

Annem ve babam, buraya bir mektup bırakıyorum.

Annem ve babam, Buraya bir mektup bırakıyorum, belki yolunuz düşer okursunuz. Belki benim yazdığımı anlar, belki anlamazsınız. En baştan anlatmak istiyorum sizlere derdimi. Çünkü karşınıza geçsem daha cümlem bitmeden bana sesinizi yükseltecek ve laflarımı bana yutturacaksınız, biliyorum. Üzgünüm, verdiğim karardan dönmek istiyorum. Üzgünüm, kendimi kendim…

Özgürlük öyle derin işlemiş ki içime, hâlâ kimsenin bana karışmasına izin vermiyorum.

13 yaşında, Hollanda’da doğup büyümüş bir çocuk idim. Ailem ‘Bu kız Hollanda kültürüne fazla adapte oldu, din iman bilmeyecek, unutacak’ diyerek beni Ankara’da yatılı okula gönderdi. Orta 3 ve liseyi Türkiye’de, Nakşibendi’nin yurdunda kalarak okudum. Etrafım güya dindar insan ile doluydu. Arkadaşlarım, öğretmenlerim örtülüydü; sadece…

İncecik bez nasıl kilolarca yüktü bana?

13 yaşında ‘kendi isteğimle’ kapandım. Kendi isteğinle kapanmak meselesi birçoğumuzun da yaşadığı gibi kendi rızamızla olsa dahi yaşanılan ailenin ideoloji süzgecinden geçerek omuzlarımıza gelen bir yüktür. Bunu 23 yaşında anlıyorum. Fakat 13 yaşındaki o küçük kız çocuğu halimle bunun farkında olmayarak kapanmak istediğimi aileme bildirdim.…

İnsanlar hayatımla alakalı sadece 5 dakika düşünebilir, ben bu hayatı bir ömür yaşayacağım.

Yıllardan 2011. Lise 2. sınıftayken bir anda kapanmaya karar vermiştim. Kimsenin baskısı olmadan. Annemin sözünü hep hatırlarım; ‘Kapanmaya karar verecek yaşta değilsin, iyi düşün, kendini kısıtlama.’ Ama dinlemedim ve kapanmanın gerekli olduğunu düşündüm, başıma örtümü alarak bir bayram sabahı dışarı çıkmıştım. Mutluydum. Doğunun bir ilinde…

Annemin 30’larında verdiği kararı bize çok küçük yaşımızda dayatması çocukluğumuza mal oldu.

Nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum. Benim annem ve babam evlenmeden önce dindar insanlar değillermiş. Annem evlendikten sonra geleneksel olarak saçları görünecek şekilde türban örtmeye başlamış, taa ki bir tarikata mensup olana kadar. Sohbetlere gidiş gelişler sonucu annem baya bir kapanmış, babam istememiş bu şekilde kapanmasını ama…

Ben o baskı gören binlerce kız çocuğundan biriyim.

Merhaba. Ben baskı altındaki binlerce kız çocuğundan sadece bir tanesiyim. Öncelikle 16 yaşındayım ve sanırım yaklaşık 11-12 yaşlarımdan beri kapalıyım. 6. sınıftaydım, arkadaşımla beraber olmak için bir İmam Hatip ortaokuluna gidiyordum. 5. sınıftayken sınıfımdaki açık 3 kişiden biriydim. Daha okuldaki ilk senemden itibaren bütün öğretmenler…

Ailem beni kabul etsin, sevsin diye kapandım.

“Eve almam seni. Kapıya o şekilde gelirsen eve almam.” Saat 02.28 kafamda tek yankılanan annemin bu acımasız sözleri. Sadece ‘Açılırsam ne yaparsın?’ demiştim hâlbuki. Evladı reddetmek bu kadar kolaymış demek. 14 yaşında aile baskısı ve çevresel sebeplerle kapananlardanım ben de. Elin pedofili adamı benden tahrik…

Şalımın uçları sanki birinin elleri ve beni boğuyor.

Bugün keşfettiğim bu sayfa şu zamana kadar aradığım şeydi. Youtube’a, Google’a İngilizce veya Türkçe olarak başını açan insanlarla ilgili aratmadığım kelime kalmamıştı. Fakat Youtube’da karşıma çıkan BBC’nin o haberine tıklamamla buralara geldim. Hikâyeleri okudum ağladım… Şimdi de kendi hikâyemi anlatmak istiyorum. 22 yaşında bir kızım.…

Olduğum gibi görünüyorum, bundan gurur duyuyorum.

20 yaşında kapanmaya karar verdiğimde bu dünyanın çok kötü ve acımasız bir yer olduğunu ve kendimi korumak için tesettüre girmem gerektiğini düşündüm. Kimseye söylemeden bir gecede verdim kararımı. Ailemin üzerimde hiçbir baskısı olmadı. Kapanma konusunda uyarılar alarak büyümedim. Kendi verdiğim bir karar bana çok büyük…

Özgürlüğü için savaşan bir tiyatrocu olacağım.

Merhabalar ben Zeynep. 17 yaşına girmek üzere olan bir lise son sınıf öğrencisiyim. Aşırı dindar, tarikatlı bir ailede yaşıyorum. Çocukluğumdan beri hep din adı altında büyüdüm, daima bir gün kapatılacağım bilinci ile büyüdüm. 11 yaşındayken ‘Ne zaman kapanıyorsun’ sorularını almaya başlamıştım. Benim elimde olan tek…

Sevgiyle öğretilmiş de olsa yanlış yanlıştır.

Bugün size kendi maceramı anlatmaya geldim, henüz sonuna gelmedim ama çok az kaldı hissediyorum. Buradaki birçok hikayeye benzer bir hikayem var ama bir yandan da asla benzemeyen bir hikaye… Ortaokuldan çıktıktan sonra başörtüsünü babasına aşık bir kız olarak aldım saçlarıma. Beni hep seven ve bana…

En büyük idolüm Carl Sagan.

Hem agnostik, hem başörtülü! 16 yaşında gençliğinin baharında arkadaşlarıyla aynı sweatshirtü giyip, aynada poz veren, hafif ruj ile okul müdürüne yakalanmadan sınıfa koşan, saçlarını rüzgârda savuran, yağmurda ıslatan biri olmam gerekirken; her sabah otobüse binerken bile utanan, yüzünü yerden kaldıramayan, kendi olamayan, düşüncelerini belirtemeyen ezik…

Babam ”Ne yaparsan senin yanındayım” dedi.

13 yaşında kendi isteğimle başörtüsü taktım. O zamanlar mutluydum ve dini sadece kadınların başörtüsü olarak görüyordum. Liseye geçtiğimde başörtüsü bana zulüm gibi gelmeye başladı ve özgürlüğümün kısıtlandığını hissetmeye başladım. Arkadaşlarımın yaptığı şeyleri yapınca “sen kapalısın” tepkisi ile karşılaşıyordum. 1 yıl kadar düşündüm başımı açmayı ama…

Bırakın da kadınlar nasıl yaşayacaklarına kendileri karar versin.

Bu platformu görünce biraz duygulandım. Ben 15 yaşında kendi isteğim ile kapandım, ama kapanmasaydım bir baskı olur muydu diye düşünmeden edemiyorum. Çünkü muhafazakâr ve sağ görüşlü bir ailede büyüdüm. Ben hala Allah’a inanıyorum ama insanların bazı farzları diğerlerinden üstün tutması ve başörtüsünün bu kadar sembolleştirilmesi…

17 yaşımda, yeni hayatımın 3. haftasındayım.

Hisleri tamamen aktarmak neredeyse imkânsız. Ama hepimiz çoğunlukla ortak noktalardan geçtik. Bunu düşünüp gerçekten yalnız olmadığımıza inanıp, kendimize güvenmekle başlıyor mücadele. Uzun zamandır buradan hikâyeleri takip ediyor olmama rağmen ilk defa yazmayı düşündüm. Çünkü 6 yılı aşkın olan bu mücadelede kendi kararımı verdim ilk defa.…

Kendi hayatımda kendime yabancıyım.

Merhaba. 17 yaşındayım, lise son sınıf öğrencesiyim ve üniversite sınavına hazırlanıyorum. Muhafazakâr bir aileye sahibim ve küçüklükten bu yana dini eğitim alıyorum. 13 yaşında kapandım, 4 yıldır da örtünüyorum. Kapanmaya karar verdiğim zaman bunu kendi isteğim doğrultusunda gerçekleştirdiğimi düşünmüştüm; elbette bir gün kapanacaktım ve erken…

Babanız da olsa korumanız gereken kişilerden kendinizi koruyun.

Aklım erdiğinden beri 2 kız kardeş babamızın giyimimizle ilgili baskılarıyla yaşadık. Annemle gittiğimiz her giyim alışverişinden sonra annem ve babam kavga ederdi. Babam baskıcı, annem ise özgürlükçü ama birçoklarımızın annesi gibi toplum baskısına yenik düşen bir kadındı. Bu kavgalar yüzünden giyim alışverişine babamla gitmeye başladık.…

Regl, hayat boyu taşınacak bir kararı bir günde kız çocuğuna nasıl yükler?

Merhaba, bu platformdan yeni haberdar oldum. Kendi içimde binlerce çelişkiyle boğuştuğum halde bunu paylaşabildiğim sınırlı sayıda kıymetli arkadaşlarımdan biri vasıtasıyla. ‘Senin gibi insanlar var’ dedi. Henüz fazla okumadım; okudukça duygulanıyorum, yazan her satırı hissedebilmek biraz ağır geliyor. Ancak yalnız olmadığımı hissedeceğim bir platform bulmuş olmak…

Kapanırken benim isteğimle alakası vardı fakat açılırken yoktu öyle mi?

Bilmiyorum. Bilemiyorum şu, özgürlüğümün çepeçevre sarılmış hayatıma nereden başlayacağıma. Benim hikâyem bir kurtuluş hikâyesi değil. Küçük bir kızın hayallerinin çekiçle paramparça edilmesinin hikâyesi. O kız hayallerinin parçalarını hiçbir zaman toparlayamadı. Sadece cam kırıklarıymış gibi kendisine batmasını ağlayarak izledi. Ve bu kız hala da ağlıyor. Ama…

Dileğim iyi bir bilim insanı olmak ve kardeşlerimin de bu cehaletin altında ezilmelerine engel olmak.

Benim hikâyem de buradaki birçok yazılan ile ortak. Acılar ortak, aile ortak… Çoğu yazıda kendimden parçalar buldum. Dilerdim ki bunları konuşuyor, yazıyor olmayalım. Buradaki yazıları okumadan önce yalnız olduğumu düşünmüştüm, yalnız değilmişim. 17 yaşındayım, kapalıyım ve şu an hiçbir dini inancım yok. Açılmak istediğimde şiddet…

Annem giymek istediğim şeyi giymemi söylerdi, çünkü o yapamamıştı ve içinde kalmıştı.

Merhaba. Ben 23 yaşında, üniversiteyi bitirmiş ve kendi ayakları üzerinde durabilen, maddi gücünü kazanmış biriyim. Burada benim gibi insanların olduğunu görünce ve paylaşılanları okuyunca ben de yazmak istedim. Ben kısmen muhafazakâr denilebilecek bir ailede büyüdüm. Ortaokul ve lise çağlarımda yaz zamanlarında Kuran kurslarına gönderildim ama…

Okulda özgür olduğum için çok mutluydum.

Hikâyem biraz karmaşık. Hem haksızlığa uğradığımı düşünüyorum, hem de bu haksızlığa uğradığıma şükrediyorum. Çünkü yıllarımı alsa ve benden yaşayacağım güzel şeyleri çalmış olsa da kattığı güzel şeyler de var. Sinirli ve tepkili olduğum zamanlar da oldu ancak zaman geçtikçe insan geçmişiyle barışıyor. Daha 5.sınıfın yaz…

Bir kızım oldu ve sormaya başladım, kızımın da eşi için bu fedakârlığı yapmasını ister miydim?

Başkalarına cesaret versin diye yazıyorum. Herkes gibi ben de muhafazakâr bir ailede yetiştim, başörtüsü takmam için herhangi bir baskı yaşamasam da kılık kıyafet konusunda çok fazla baskı yaşadım. Üniversite bitti, iş hayatına atıldım. Biraz olsun özgürleşince istediğimi giymeye başlamıştım ki eşimle tanıştım ve sonrasında tekrar…

Şeytan ancak bu şekilde benden uzak durabilirdi.

Ne yazık ki bu bir başarı öyküsü değil. Kendileri her şeyi doğru yapmasa bile yanlış yaptığını düşündükleri herkesi eleştiren, ben doğmadan yıllar önce tarikata girmiş, aşırı tutucu bir ailede doğdum. Hayatım o şehirden bu şehre küçücük sitelerde yine ailemin tarikatçı arkadaşları ve onların çocuklarıyla geçti.…

Kapanmak demek benim için giydiklerime başörtüsünü eklemekten ibaretti.

19 yaşındayım; başörtüsü taktığımda 14, namaz kılmam gerektiği söylendiğinde 7 yaşındaydım. Namaz kılmaya başladığım ilk zamanları çok iyi hatırlıyorum; ablamla birlikte hevesli hevesli abdest alışımızı, annemin bize ilk seccadelerimizi hediye ettiğindeki o sevincini… Namaz kılmak harikaydı, ilk namazımın hediyesi olarak çok güzel bir oyuncak bebeğim…

İnsanın kendi ‘günahının’ bedelini ödemesine bile tahammülleri yok.

İnsan neresinden başlasa bilemiyor böyle bir yazıya. Yazmadığım kısımlarda çektiğim acıya, düştüğüm çelişkilere ihanet ediyor gibi hissediyorum. Benim hikâyem de okuduğumuz diğer hikâyelerin çoğu gibi çocukluktan başlayan baskılarla başladı. Çocukken taytlar, omzu açık tişörtler bile giyemezdim çünkü nasıl alışırsam öyle giderdim. Ağaç yaşken eğiliyordu ve…

‘Annem adet olduğumu öğreneceğine öleyim’ derdim.

Böyle bir ülkede muhafazakâr, sağcı, dindar hatta yobaz bir ailede doğdum. İnsanın hayatında daha kötü ne olabilir diye düşünürüm çoğu zaman. 5-6 yaşlarında başlayan Kur’an kursları, kurs bitimi, sure ezberi, ilmihal okumalarıyla geçerdi hep yazlarım. Daha küçücükken her şeyin günah olduğu öğretildi bize. Bizim gibi…