İstediğiniz gibi bir hayat yaşayamamanın bulantısı.

Merhaba sevgili kader ortaklarım. Siz de biliyorsunuz değil mi; istediğiniz gibi bir hayat yaşayamamanın bulantısını, kendinizden tiksinmeyi… Siz de biliyorsunuz değil mi, insanlar arasında ikiyüzlü davranmanın nasıl hissettirdiğini…

Yaklaşık 2 hafta önce bu platformu keşfettim. Sanırım Google’da “Açılmak istiyorum, nasıl yapabilirim” diye aratmıştım ve sonra sizlerle tanıştım. Bu platformda tek bir durumu onlarca hayatta gözlemledim; sokulan kalıbın şeklini alamama, almak istememe… Burada genelde başörtülü kişilerin açılma sancısını gördük ama tam tersi kapanmak isteyip de ailesi izin vermeyen arkadaşlarım da oldu benim. Şöyle bir sonuca varıyorum; sahip olduğumuz aile yaşam stilimizi belirliyor, biz belirlemiyoruz. Tek bir hayatımız var ama onu da kendi irademizle yaşayamıyoruz. Yaşamaya kalkışınca da ya şiddet görüyoruz ya da yargılanıp dışlanıyoruz.

Ben şu anda 26 yaşında örtülü bir kadınım. Hayatım muhafazakar bir cemaat çevresinde geçti. Ailem okumuş, bilgili insanlar ama yine de bir cemaate bağlılar. İlk kez kapandığımda sanırım 13-14 yaşlarındaydım. Etrafımdaki herkes yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı; ablalarım, yakın çevremdeki arkadaşlarım… Cemaatte de sürekli kapanma konusunu işleyen konuşmalar yapılıyordu. Ben de ilk adetimi gördükten sonra kapanmaya karar verdim. Etrafımdaki herkes “Aferin kızım, çok güzel olmuşsun” tepkileri verirken, babam beni kenara çekip “Kızım emin misin? Daha yaşın küçük…” demişti. Ben de “Evet, eminim” demiştim, keşke onu dinleseymişim…

O gün bilinçsizce verdiğim bir karar yüzünden 12 yıl başörtüsü taktım. Sanki başa bir kez takınca saç derisine yapışıyormuş gibi… Açılmayı aklımdan bile geçirmedim, kafamda hiçbir zaman öyle bir ihtimal yoktu. Etrafımda her zaman takdir gören ve sevilen bir insan olmuşumdur. Dışarıdan görenler beni çok mübarek ve muhafazakar biri sanıyor. Ama kimse içimdeki fırtınaları bilmiyor. Son birkaç aydır açılmayı ciddi ciddi düşünüyorum. Şimdi Almanya’da ailemden uzakta eğitim görüyorum ama hala aynı cemaatle ilişki içindeyim. Hatta geçenlerde cemaatten yakın bir arkadaşıma açılmak istediğimi söyledim. Bana özetle şunları dedi: “Taviz tavizi getirir. Önce orospu olursun. Erkekler sana yetmez, sonra da lezbiyen olursun. Şeytan seninle uğraşıyor. Cehennemde saçların yılan olacak, hepsi yanacak.”. İnanamadım… Bir de bu kişi açık görüşlü olduğunu iddia eden biriydi… Aileme söylediğimdeyse büyük bir tepki vermediler. Ne olursa olsun, benim arkamdalar. Hatta ablam para göndermeyi bile teklif etti; kuaföre gidersin, kendine kıyafet alırsın diye… Ailem konusunda şanslıyım, evet ama burada zaten ailemle yaşamıyorum. Burada açılan herkese olduğu gibi bana da psikolojik baskı yapılacak. Ama her ne olursa olsun artık geri dönemem.

Başörtüsü benim tercihim değildi, öyle gibi görünse de. Böyle mutlu olmadığımı biliyorum. Allah da biliyor. Ben sadece kendim olmak istiyorum. Ben 26 yaşındayım ve hala kim olduğumu bilmiyorum. Bazı davranışlar/kalıplar artık bende oturmuş ve ben kendim olarak aslında nasıl davranırdım, onu bile bilmiyorum. Başkaları için yaşamak, yaşamak değildir. O zaman bir makineden ya da bir köleden farksız oluruz. Bu hayatta ben şunu öğrendim, koşullu sevgi olmaz. Kim size değer verdiğini, sizi sevdiğini söylüyorsa; sizi her koşulda sevmeli, saymalı. Eğer sevgisi koşulluysa artık yolları ayırma vakti gelmiş demektir…

(Görsel: Francesco Clemente)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir