“Buluğ çağına giren her genç kız kapanır.”

Ağlıyorum. Yaşadıklarımı anlatamadığım için ağlıyorum. Hislerimi anlatma ve isteklerimi dışa vurma tekniğim ağlamak belki de. 12 yaşında duyduğum “Buluğ çağına giren her genç kız kapanır” sözüyle babam sebep oldu bunlara, tabii annem de. Nasıl anlatılır bu, bilmiyorum; nasıl başlamam gerektiğini de bilmiyorum…

Şimdi 15 yaşındayım. 3 senedir aynaya bakıp bakıp ağlamaktan, etrafımdakilerin özgürlüklerini seyretmekten başka bir aktivitem olmadı benim. İnanç insanın kalbindedir, şeklinde değil. Benim kalbim yerine şeklime işlediler o inancı. “Hayır” diyemedim, korkardım ebeveynlerimden. Ama o isteği kalbimde taşıyamadım. Kapanmayı ya da tesettüre girmeyi mi diyeyim, taşıyamadım. Ağır geldi bana. Küçüğüm. Bıraksalardı da ben çizseydim kaderimi. Ben karar verseydim kendi hayatıma. “O çok kısa” deyip tuniklerin de uzunlarını seçtiler bana bayramlık alırken. “Üstüne başına dikkat et” denilerek büyütüldüm. Annemle konuşma kararı aldım. Bana dediği tek şey “Bizim örf adetlerimiz var” oldu. O kadar çok ağladım da yine görmediler beni, umursamadı kimse; şakaya vuruyorum sandılar. Kalbimle neyin savaşını verdiğimin farkında bile değiller. Korkuyorum.

Ben bu hayatı istemiyorum. Küçücük kızların bir yerlerini örtmek zorunda olduğu bir dünyayı da istemiyorum. Rüzgarda kıvırcık saçlarımın uçuşmasını istiyorum, başımdaki ve kalbimdeki yükü taşımayı değil.

(Görsel: Anita Magsaysay)

Paylaş:

Comments (3)

  1. Aynısını yaşıyorum

    • Mervenur

      Ben de .Malesef anneme dediğimde bana hakaretler yağdırdı. Babam elalem ne der , dedi.
      Bilmiyorum 7 aydır bu mücadeleyi veriyorum. Omuzlarım artık bu yükü taşıyamıyor…

  2. 22 yaşındayım bende 14 yaşımdan beri aynı şeyi yaşadım ve bir türlü beceremedim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir