Babam beni sadece başımdaki için mi seviyor?

Merhaba arkadaşlar. Ben de size yaşadığım baskılara karşı göğüs gerip kendim olduğum hikayemi anlatmak istiyorum. Annem normal derecede ibadet eden bir kadındır. Babam ise aşırı nadir, sadece cumadan cumaya denecek şekilde ibadet eder. Konya’da yaşıyorum. Ailemdeki hatta sülalemdeki herkes kapalı. Küçük yaşlarımızdan itibaren (yaklaşık 5-6) bize açık olmanın günah olduğu ve başımızı kapatmazsak cehenneme gideceğimiz söylendi. Evet, minicik bir çocuk bunları duyuyordu.

Benden 4 yaş büyük olan ablamı liseye geçince zorla kapattılar. Ablam, başını okula giderken kapatırdı, dışarıda açardı. Onu öyle açık gördükleri zaman döverlerdi. Neyse, yıllar geçtikçe ben de bu baskının sonucu olarak ve ‘Annemgil beni daha çok sever’ düşüncesi ile 7. sınıfta kapandım. Bana başımdakinin anlamını sorsalar onu bile bilmiyordum ama bir şekilde vardı işte.

Yıllar geçti, ben lise 3’te artık ruhum ile görünüşümün aynı olmadığını fark ettim. Aynalara dahi bakamıyor, kendimden nefret ediyordum ama bir yandan vicdan azabı da çekiyordum. Anneme bunu dile getirdim ve bana istediğim şeyin asla olmayacağını söyledi. 2 sene sonra üniversiteye gittiğimde artık tam olarak değişmem gerektiği kararına vardım. Çünkü artık iğreniyordum kendimden, açık kıyafetlere bakıp içinde kendimi hayal ediyordum. En sonunda bir cesaretle küçük kardeşime “Ben istemiyorum, artık kafamı açacağım” dedim, “Öldürürler seni” dedi. “Neden” dedim, “babam beni sadece başımdaki için mi seviyor?”.

Neyse, üniversitede başımı açmaya cesaret edemedim çünkü ailesinden deli gibi korkan bir çocuğum ama bir adım da atmam gerekiyor. Kapüşonumu çekip eve öyle gittim. Babamgile “Size önemli bir şey demem gerekiyor” dedim, “Ben araftayım, istemiyorum artık” dedim. Babam dinsiz olduğumu, beni üniversiteye göndermeyeceğini ve benden nefret ettiğini söyledi. O kadar kötüydü ki o cümleler, ölmeyi bile istedim. Annemin tansiyonu düştü.

Açıldıktan sonra ise öyle özgürdüm ki saatlerce dışarıda utana utana saçlarımı savurdum. 21 yaşındayım, hala dinsizlikle suçlanıyor ve lanet ediliyorum ama sanırım artık alıştılar. Tabii tamamen özgür değilim, babamın yanında istediğim şekilde giyinemiyorum ya da oje süremiyorum ama bu da bir şeydir.

Kızlar size şunu söylemek istiyorum; ailenizdeki insanlar bile olsa kimsenin size karışma hakkı yok, cesaret edin ve yapın. Ben inanıyorum ki arafta kalan dostlarım kendilerini sevemiyorlar. Sadece cesaret edin ve yapın. Bu sizin hayatınız, ailenizin değil…

(Görsel: Owen Gent)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir