Ne voleybol oynayabileceğim ne de çok sevdiğim patenlerimle kayabileceğim.

Merhaba, ismimi veremeyecek kadar korkak olduğum için özür dilerim. Buradaki herkes gibi ben de muhafazakar bir ailede büyüyorum. Annem 25 yaşında kapanmış, din konusunda bilgili ve sohbetlere giden birisidir. Babam ise 4 sene Kur’an kursuna gitmiş ancak namaz kıldığını bile nadiren görürüm. Kapanmanın eşiğine geldim, bir sonraki mektubumu yazdığımda büyük ihtimalle zorla kapatılmış olacağım. Rüyalarımda bile kapalıydım ben; kapalı araba sürerdim, kapalı gezerdim, kapalı spor yapardım. Muhafazakâr ailelerde büyüyenler bilirler ki size başka bir seçenek sunulmaz.

5. sınıfa kadar ailem için her şey normaldi, özel okulda okuyordum. Okulumuz muhafazakar bir okuldu ancak eğitimi gayet iyiydi. İngilizce konusunda oldukça iyiydim, seviye tespit sınavlarına girerdim. Ailemi çok seviyordum ve hâlâ da seviyorum. O zaman dizime kadar mont giymekte ya da dar pantolonların üstüne uzun tunikler giymekte sorun bulmazdım. Şort giydiğimi hatırlamıyorum bile…

6. sınıftayken Arapça öğreneyim, dinimi bileyim diye babamın babasının beni İmam Hatip’e göndereceğini duyduğumda ağlamamak için kendimi zor tuttum. Okula 1 hafta kalmıştı ve arkadaşlarımdan ayrılacağım için günlerce ağladım, ailem bunun gelip geçici olduğunu söyledi. İşte o zaman her şeyi sorgulamaya başladım; ben onlar mutlu olsun diye bir dediklerini iki etmez ve bana ne derlerse yapardım fakat onlar beni İngilizce’den ayırdı ve istemediğim bir dili öğrenmeye zorladı.

Annem şey derdi ;“Babanla İngilizce konuşursun, dışarıdan devam edersin öğrenmeye”. Gelin görün ki bunların hiçbiri gerçekleşmedi, ilk bir hafta sadece ağladım. Arapça dersine dair bir hevesim kalmamıştı, sürekli uyurdum, kitabımı açmazdım. Öğretmenim annemi arayıp “Dile yeteneği yok bu çocuğun” derdi benim için. 6. sınıfta hep dışlandım, dalga geçtiler benimle. “Özel okuldan neden geldin, keşke orada kalsaydın da gelmeseydin” ya da “Sen açık değil misin, neden kapalı gibi giyiniyorsun?” diye sorarlardı. 1 ve 2. sınıfta da böyle olurdu ama pek önemsemezdim, çocukça şeylerdi ancak bu seferki beni çok üzmüştü. Aileme dışlandığımı anlattığımda annem bana “Herkes birbiriyle arkadaş oluyor, senin ne eksiğin var, eksiğin var ki insanlar seni o yüzden sevmiyor” dedi. Bunun sebebi yaptıkları baskıydı ama onlar bunu anlamıyordu.

Eskiden açık kadınlara acır ve onlar için “Cehenneme gidecekler” derdim, bu laflarım yüzünden şimdi kendimden nefret ediyorum.

Artık dışlanmıyordum, beni biraz da olsa aralarına almışlardı. Birkaç yakın arkadaşım vardı işte… Tam da o sene herkesin bana “Kapanma yaşın artık geldi” dediğini duymaya başlamıştım. Baba tarafım oldukça muhafazakardı, anne tarafımınsa dinle pek işi olmazdı. Anneannem “Daha küçük, bırakın kendi karar versin” dediği için ona ‘cahil’ demişlerdi… Babaannemi çok severdim, şimdi de seviyorum; bana “Cehenneme gideceksin kızım, artık kapan” dediği zaman beni düşündüğü için teşekkür eder ama içten içe ağlardım.

Bugün annemle şiddetli bir kavga ettik, aslında neredeyse her gün ediyoruz. Evde babamın yanında tişört ve kısa şeylerle dolaşmam yasak, uzun kollu kalın tunikler giymek zorundayım. Annem bol pantolonlu, tunikli takımları giymediğim için bana kızdığında saatlerce ağlar ve en sonunda giyerdim. Bir kere azıcık kısa bir sweatshirt ile dışarı çıktım diye demediğini bırakmamıştı. 8. sınıfta dershaneye başladığımda gördüm ki aslında herkes çok güzel kıyafetler giyiyordu. Her gün ağlıyordum oraya giderken, herkes bana “Neden kapalı gibisin?” derdi. Özgüvenim kalmamıştı.

Bir gün tuniklerin altına giydiğim dar eşofmanım yırtıldı, annem yenisini almadı diye de günlerce ağladım. Artık bol eşofmanlar giymek zorundaydım sadece. Voleybol oynamayı çok seviyorum ancak ailem voleybolda şort giyiliyor diye buna da şiddetle karşı çıkmıştı. Ne voleybol oynayabileceğim ne de çok sevdiğim patenlerimle kayabileceğim…

Sırf aileme; insanlara saygı duymalarını, eşcinselliğin ve açık giyinmenin normal şeyler olduğunu söylediğim için bana “Dinsiz misin sen, nereden öğreniyorsun bunları!” dediklerini bilirim. Lütfen benimle iletişime geçin, ne yapacağımı bilmiyorum.

(Görsel: John Tarahteeff)

Paylaş:

Comments (4)

  1. Sakin ama sakin dediklerini yapma kapanma onlara gerçek dinin zorlamayla olmadığını böyle yaparak seni dinden uzaklastrdiklarini söyle bırakın ben kendim istersem kapatırım de ama diren kapanma onlara yüz verme senle iki gün üç gün konuşmaz sonra konusrular

  2. Seymanurbozar instagram hesabıma dm den ulaş lütfen canım

  3. Yalnız biri

    Mutlaka bana yaz instagram justtheem

  4. Lütfen dayanabildiğin kadar dayan çünkü yaptıktan sonra o örtüyü çıkarmak çok daha zor oluyor. Umarım aileni ikna edebilmişsindir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir