Sevdiklerim için yaptıklarımın kimsesizliğime bir faydası yok.

Ben dün gece çok şey anladım. Tek cümleyle özetleyecek olursam; babamın gözünde ben bir hiçim. Çok direndim, çok çabaladım ama onun beni sevmesini sağlayamadım. O kadar çok içerledim ki beni sevmemesine… O beni sevmedikçe ben kendime yabancılaştım. Öyle ki kendimi tanıyamaz oldum. Dün gece banyoda benim için “Bırakın o şerefsizi, gebersin” deyişini unutamam. Tüm bunlar bir bez parçası için. O bez parçası beni sevmesini bir nebze de olsa da sağlıyormuş meğer. Şimdi beni seviyormuş gibi yapması için hiçbir nedeni kalmadı. Gerçekler her zaman acıtır, tıpkı şu an olduğu gibi. Babama göre benim hata yapma, hastalanma lüksüm yok çünkü büyük çocuk benim ve her şeyi kusursuz yapmalıyım ki kardeşlerim beni örnek alsın. Ne zaman bir hata yapacak olsam beni hayatından sildi, şu an olduğu gibi. İnsan birini severse hatasını affeder ama ben babam için bir anlam ifade etmediğim için varlığım da yokluğum da onu ilgilendirmiyor. Biliyorum çünkü ölsem de onun umurunda olmayacak. Örtüyü çıkardığım için ben dünyanın en aşağılık insanıyım.

Bu arada dün gece ne olduğunu da anlatmalıyım. Ben yaygın anksiyete bozukluğu ve panik ataktan mustaribim. Haliyle intihar girişimlerim oluyor. Dün gece de ilaç içip banyo kapısına yazmalarımı bağlayarak intihar etmeye çalıştım. Annem beni bulduğunda korkmuş ve mosmor olmuştum. Babamın beni görünce dediği tek şey “Bırakın bu şerefsizi, gebersin” oldu. Buraya daha önce de mektup yazmıştım; “Babam örtündüğümüzü gördüğünde ‘İşte şimdi insana benzediniz’ demişti” diye. Ben hep hayırlı bir evlat olmaya çalıştım ama sevdiklerim için yaptıklarımın kimsesizliğime bir faydası yok. Her iki durumda da yok sayılıyorum. Örtülüyken gerçek kişiliğim yok sayılıyordu, şimdi saçlarım rüzgârla dans ederken de yok sayılıyorum. O yüzden ben kendi istediğimi yaptım. İnanın bana, babam beni sevsin diye çok uğraştım ama olmadı.

Unutmayın, hiçbir şey kalıcı değildir, sorunlarımız bile. Gerçek bir baba kızını destekler, onun kararına saygı duyar, onu tercihinden ötürü aşağılamaz. Babam bana nefretle bakıyor ve hastalığım ilerliyor. Bir gün buraya güzel şeyler yazacak mıyım, bilmiyorum.

Cesur olun kızlar. Sizi eğitim hayatınızdan uzaklaştırmayacaklarına eminseniz ailenizin psikolojik hatta fiziksel şiddetini, çevrenizin dedikodusunu boş verin. Ne istiyorsanız yapın. İnanın bana, onlar yüreğinizi hırpaladıkça siz daha da güçleniyorsunuz. Başkasının sizi sevmesini beklemeyin, siz kendinizi sevin ve hayatınızı kazanın. Gözlerinizden öpüyorum. Sevgilerle…

Yasemin.

(Görsel: Plinio Nomellini)

Paylaş:

Comments (3)

  1. Yazdıkların inan çok güzel… Ailen aranda olan bu duruma üzüldüm ve eminim bir çok kişinin de öyledir. Ben de aynı durumdan muzdaribim. Babam başörtüsü taktığımda etrafta hava atıyorken çıkardığımda bir anda bana düşman kesiliyor. Ama tıpkı dediğin gibi, bunları boşermeliyiz. Bu hayatı yaşayacak olan biziz, el alem değil

  2. Yasemin! Başörtüsüne BEZ PARÇASI diye hitap edemezsin. Kendine gel! Burası laik bir ülke!

  3. Baortusune bez parcasi diye hitap etmen beni cok kirdi Yasemin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir