Abimin 1–2 yıllık hevesi yüzünden olan bana oldu.

Merhaba, ben 19 yaşındayım. 8. sınıfın bittiği yaz abim tarafından zorla kapatıldım. Abim o zamanlar birden bire çok dindar bir insan olmuştu ve evdeki her şeye karışmaya başlamıştı. Ben televizyon izlerken “Televizyonda çıkan şeyler günah” diye bağırarak fişleri sökerdi, bana zorla namaz kıldırırdı, “Üstüne başına çeki düzen ver” diye beni hep azarlardı. Annem, abime hiçbir şey demezdi çünkü onu her zaman el üstünde tutardı. Babamın ise bu işlerle pek alakası yoktu, ne namaz kılar ne de oruç tutardı. Sanırım inancı bile yok ama bu konuları onunla hiç konuşmadım. Abim böyle davranınca babam onunla kavga ederdi, sonra bizi terk edip babaannemlerin boş evine gider ve bir süre orada kalırdı. Neyse abim beni o yaz “Kapanacaksın” diye çok zorladı, bense hiç istemiyordum. Arkadaşımın evine gittiğimde onun yanında hep kapanmak istemediğim için ağlıyordum. Bir süre sonra dedem öldü ve annemler “Cenazesine kapalı git” dedi, ben de şal taktım, evden öyle çıktım ve gün boyu öyleydim. O günden sonra hep öyle kaldım, bir daha başımı açamadım. Gördüğünüz üzere çok değişik bir ailem var. İlk kapandığım zamanlar vesikalık fotoğrafı çektirecektik ve ben şalımı yapıyordum. Babam ise “Başını açsana, öyle daha güzelsin, böyle mi çekileceksin?” diyordu. Babam bile bu işleri tam bilmiyordu anlayacağınız üzere. Babama “Ben kapanmak istemiyorum” dediğimde ise “Ben karışmıyorum” derdi hep.

Abim 1 yıl falan böyle dindar kaldı. O sırada üniversite okuyordu ve ortamı nasılsa o da öyle oluyordu. Sonra birden her şeyi bıraktı, ne namaz ne oruç; hiçbir şey yapmamaya başladı. Konuşmaları da Allah’a, kitabına küfür eder gibi olmaya başlamıştı. Belliydi, artık inanmamaya başlamıştı. Sonra yine dindar oldu, sonra yine ateist oldu; yani bir oraya bir buraya savruldu. Olan ne oldu? Olan bana oldu. Senin 1–2 yıllık hevesin yüzünden olan bana oldu.

Bir süre sonra ben gaza geldim ve abime yazdım. (Abim il dışında üniversite okuyor.) “Senin yüzünden kapandım, şimdi senin şu haline bak. 2 günlük hevesin yüzünden olan bana oldu, farkında mısın?” şeklinde konuştum. Abim başta umursamadı, “Git annemle konuş, ben ilgilenmiyorum” dedi. Sanki beni kendisi kapattırmamış gibi. Gittim, annemle konuştum. Annem dünyaları yıktı. Sana hakkımı helal etmem’lerden tutun, başımıza orospu mu olacaksın’lara kadar her şeyi söyledi. Sanırım açık olan herkes orospu oluyor. Annem de aşırı dindar birisi değil. Başı kapalı, namazını kılıyor ve orucunu tutuyor; bu kadar. İnternette sohbet sitelerinde arkadaşlarıyla kadınlı erkekli sesli konuşuyor, gülüp eğleniyor, kamera açıyor; yani bu tarz şeylere dikkat etmiyor. Onun için sadece başı kapalı olsun, dışarıdan dindar gözüksün; bu yeter. Annem bana çok nadir “Namaz kıl, Kur’an oku” demiştir. Çünkü bunlar dışarıdan gözükmüyor, neden desin ki?

Annemden izin alamadım ve abime tekrar yazdım. Abim ise kararından dönmüştü. “Sen çalış, üniversitesini yanımda kazan, gel burada açıl, ben seni krallar gibi yaşatacağım” dedi ve ben aşırı mutlu olup gaza geldim. Ama sonu yine hüsrandı. Bir süre sonra abim yine dindar oldu ve tatile buraya geldi. “Bana söz vermiştin” deyince “Ben karışmıyorum” dedi. Ben yine ağlamalara başladım. Sonra bu işin peşini bıraktım.

Belli bir süre sonra yine denedim ama annem yine izin vermedi. En son “Ne yaparsan yap, umurumda değilsin” dedi ama yapamayacağımı biliyordum çünkü söylediği aslında sadece “Git başımdan” anlamına geliyordu. Sonra bu konunun üstü tekrar kapandı.

Bir kere evde kimse yokken binanın önündeki mama kabını değiştirmek için aşağıya indim ve inerken başımı kapatmadım. O sırada da hava sıcak ve hafif rüzgârlıydı. O rüzgârı saçlarımda hissetmek o kadar mutlu etmişti ki beni. O sıra erkek arkadaşıma da anlattım bu hisleri. “Abartma, sanki 50 yıldır hapisteymişsin de gün yüzü görmemişsin gibi konuşuyorsun” dedi. Ama öyleydi. İstemeyerek yaptığım bu şey hapisten daha beterdi. O erkek arkadaşımdan ayrıldım çünkü bana destek olmuyordu.

Şu an üniversite sınavına hazırlanıyorum. İl dışına gidersem açılmayı planlıyorum. Bunu hayal ettikçe de çok mutlu oluyorum. Umarım başarırım. Gördüğünüz gibi insanların 2 günlük hevesleri, başkalarının hayatlarını ömür boyu yaşanılmaz hale getiriyor.

(Görsel: Akira Kusaka)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir