“Başımıza imam mı kesileceksin!”

Merhaba, sayfanız karşıma bir anda çıktı. Burada herkes açılmak veya açılmayı istemekle ilgili hikâyesini anlatmış fakat durum benim için bunların tam tersiydi.

Ben 8. sınıfın ara tatilinde kapanmıştım. Annem ve babam bu konuda herhangi bir sorun çıkarmadı ve kararıma saygı duydular. Tabii aslında onlar bu durumun uzun sürmeyeceğini, bir heves uğruna örtündüğümü ve biraz zaman geçince sıkılıp açılacağımı düşünüyorlardı. Lisede bir İmam Hatip lisesinde okumak istedim ve kayıt oldum. Ailem başlarda istemedi ama ben çok istiyordum. Onlar bunun da bir heves olduğunu ve gelecek sene beni bir Anadolu lisesine nakil aldıracaklarını düşünerek ‘Tamam’ dediler.

Baba tarafımız tesettüre ciddi şekilde karşıydı. Lisemi değiştirmem için bana sürekli baskı uyguladılar ama ben devam ettim. Yaz tatillerinde akrabalarımızı ziyarete gittiğimizde amcam, yengem ve hatta abim beraberce beni vazgeçirmeye çalışırlardı. “Bu başındaki çaput ne, çıkar onu! Daha kaç yaşındasın, kim soktu bu zırvalıkları kafana? Cahil insanlarla muhatap olma. Yazık değil mi güzelliğine, gençliğini güzelliğini gölgeliyorsun. Beynini yıkamışlar senin, sen de salak gibi kanıyorsun. Kur’an’da örtünmekle ilgili ayet yok, size yalan söylüyorlar; sen de daha küçüksün, inanıyorsun. İleride pişman olacaksın. Seni alalım o okuldan, bir Anadolu lisesine yazdıralım; kalma o cahillerin içinde, sen bilmiyorsun ama onların hepsi katil” gibi nice sözlerle psikolojimi altüst ettiler. Dışarı çıkacağımız zaman hazırlanırdım, abim başıma bakıp “Bu şekilde mi çıkacaksın insan içine? Çıkar o başındaki. Beni rezil mi edeceksin el âleme, böyle gezme yanımda” derdi. Ben de bir şey diyemez, bu şekilde geleceğimi söyleyip susardım. Abimle aramızdaki yaş farkı biraz fazlaydı, bu yüzden ondan çok korkardım ve susardım. Abim ve akrabalarım İmam Hatip lisesinde okuduğum için bana sürekli “Ne olacaksın, imam mı olacaksın? Başımıza imam mı kesileceksin? Sen de beyin yıkayıcısı mı olacaksın? Zaten bu kafayla senden ancak o olur” der; beni küçük düşürmeye, vazgeçirmeye çalışırlardı. Abimin bir iş arkadaşı vardı, bana “Neden kendine eziyet ediyorsun? Ailen başını ört demiyor, bak kız kardeşin ne güzel giyiniyor, sen de öyle giyin. Çıkar şu başındaki, yaşlı kadınlara benziyorsun. Hâlbuki gençsin, güzel bir kızsın. Çok istiyorsan yaşlanınca takarsın, şimdi boş ver, çıkar.” derdi. Ben de ona ayetlerle ve hadislerle açıklama yapardım. Gülerdi ve bana deliymişim gibi muamele ederdi, beni ciddiye almazdı.

Hiç unutmadığım bir olay olmuştu. Birkaç sene önce yaz tatili için turistik bir bölgeye gitmiştik. Ben yanıma bir haşema almıştım, denize gideceğimiz zaman da onu giydim. Abim odama gelip “Sen nasıl geleceksin, yani ne giyeceksin?” dedi, “Üstümdekileri” dedim. Oturdu karşıma, “Çıkar o üstündekileri, kıyafetle mi gireceksin denize? Gidelim, sana güzel bir mayo alalım, öyle gir denize. Merak etme, fazla açık olmaz ama bunu giyme” dedi. O gün benim patlama noktam olmuştu çünkü inancıma saygı duymuyor olması değil ama beni aptal yerine koyması ve sanki doğru olanı yalnızca o biliyormuş gibi davranması çok zoruma gitmişti. Abime açılmayacağımı ve bunun için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bir işe yaramayacağını söyledim. Abim bana “Eğer bir gün gelip ‘Ben açılmak istiyorum’ dersen seni öldürürüm. Madem bu kadar istiyorsun, kal böyle ama ben biliyorum ki açılmak isteyeceksin; işte o zaman seni gebertirim” dedi. Aslında bunu yaparken amacı beni korkutup açılmamı sağlamaktı ama ben açılmadım ve bugün hala tesettürlüyüm.

Bana artık eskisi gibi baskı yapamıyorlar çünkü vazgeçiremeyeceklerini biliyorlar. Şuan üniversite öğrencisiyim ve yaşadığım hayattan, din anlayışımdan gayet memnunum. Kimse yanlış anlamasın; kimsenin inancına veya görüşüne iyi/kötü demiyorum. Ben herkesin yaşamak istediğini yaşaması ve inanmak istediğine inanması taraftarıyım. Kimse inanmadığı bir şeyi savunamaz ve bir gün bir yerden patlak verir. Ben de tesettürümle ve dini inancımla mutluyum. Sağlıklı günler dilerim.

(Görsel: Newsha Tavakolian)

Paylaş:

Comments (5)

  1. Merhabalar, sayfa bir anda karşıma çıktığı gibi yazınız da hemen gözüme çarptı.
    Öncelikle ayakları yere sağlam basan, inandığı şekilde yaşamaya bu denli tutkulu sizi biraz da olsa tanıdığıma çok memnun oldum. İnsanın kendi içinde verdiği savaş bir yana, yakınlarından da gördüğü muamele bu savaşı çok daha zor hale getiriyor. Nereden mi biliyorum? Ben de bir fiil kendi savaşımın içerisindeyim. Yıllarca her platformda baskı ile özdeşleştirilmeye çalışılan başörtüsünün bazı insanlar için kalpten gelen, kişinin tasarrufundaki bir isteği, arzusu olduğunu görülmedi, gösterilmedi. Ben de başörtüsüne en karşıt bölgelerden birinde, karşıt bir baba ile büyüdüm ama kalbimdeki sevgisi, kavuşmak arzusu hiç gitmedi. Kalbimden niye bu ses yükseliyor, ne istediğimi biliyor muyum diye düşündüğümden her türlü inanca, ateizme, deizme dair okumalar yaptım. Ülke içi ve dışı pek çok şehir gezdim, farklı hayatlara tanık oldum. Ne okusam ne öğrensem yine bu sevgiden şaşırtmadı fakat Malesef sizin kadar çelik gibi bir irade sergileyemedim. Üniversiteden mezuniyetime sayılı yıllar kala hala babamın ve çevremin sert tavırları altında sayısız denemelerimde yenik düştüm. Özgürlüğün başkasının hakkına müdahalenin başladığı yerde bittiğini haykırmak istiyorum. Özgür olduklarını öne süren bu insanların hayatıma karıştıkları her ana engel olmak, kendi özgürlüğüme sahip çıkmak istiyorum.
    Umuyorum ki bu yazıya bir daha denk geldiğimde, istenildiği gibi değil, bir fiil kendi isteğimiz şekilde yaşadığımız bir gelecekte oluruz! Dilerim bu dua deva bekleyen her bir birey için kabul olunur. Gerçek özgürlük dolu yarınlar duası ile..

  2. Merhaba, size olan yani başörtüyü açtırmak için olan aile baskısı da başörtü örttürmek için olan aile toplum baskısı da yalnış bence.Aslında tabiki de çocuklara gidecekleri yolda rehberlik edebiliriz tecrübelerimizle fakat bunu çocuğu dinlemeden, anlamadan onunla konu hakkında sohbet etmeden direkt baskı kurmamalıyız. Zorlamamalıyız. Baş açma veya kapama mevzusunda da öyle. Güzel bir noktaya değindiniz. İçinizi döktüğünüz için teşekkürler. Sizi anlıyorum.

  3. Bituhaf_insan

    Merhaba. Ben başörtülü 17 yaşımda bir kızım. Başörtü artık bana gurur meselesi haline geldi. Çünkü erkekler istedikleri gibi dolaşırken bizim sıkıntı çekmemiz çok koyuyo. Başmrtü takmaktan nefret ediyorum. Ama çıkarmak istemiyorum da. Bana yardım etmeni istiyorum lütfen. Bir şeyler söyle doğru yolda olduğuma ikna olayım. Artık psikolojim bozuldu benimki ne aile ne çevre baskısı benimki ben baskısı ve en zoru da bu bence. Tabi seni zorlayamam. Ama sıkıca tutunmuş olman hoşuma gitti. Ben yine de ne olur ne olmaz insta adımı vereyim. bituhaf_insan. Sadece rica ediyorum.

  4. Merhaba. Yazınız beni gülümsetti. Açıkçası biraz şaşırdım buradaki yazıları takip ediyor olsam da böyle bir yazıyla hiç karşılaşmamıştım. Dediğiniz gibi tam tersi olaylar oldukça fazla. Ben özgürlüğün herkes için farklı algılandığına inanıyorum dolayısıla herkesin özgürlük arayışı da farklı. Fakat insanların birbirlerine olan saygısızlığına ve her türlü baskıya karşıyım bunun için mücadelem ebede kadar devam edecek. Düşüncelerinizi savunmanızdan ve tavrınızı ortaya koyuşunuzdan dolayı takdire şayansınız. Tam tersi bir durum olsaydı da aynı şekilde. 😉

  5. Merhaba yazınızı çok beğendim. Ben de imamhatip de okudum ve sizin gibi bir arkadaşım vardı. Kendisi kapalı annesi açıktı. O zamanlar bize tuhaf gelirdi. Sanki annemiz kapalı diye biz de kapalıyız sanki annemize özenmişiz gibi. Aslında en güzeli sizinki tamamen kendi kararınız ve sizin isteğiniz. En güzel islamı yaşayan bence sizin gibiler. Bu ülkede islam sanki aneden babadan çocuklara miras gibi veya gelenek gibi görülüyor. Araştırmadan özenilerek kapanılıyor. Bu yüzden artık dini tam yaşayan insanlar çok azaldı. Sizin yorumunuzu okuyunca çok mutlu oldum. Sağlıcakla kalın:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir