Kıyafetler kişiyi cehenneme götürecek kadar tehlikeli olmamalı.

Selam. Yazıyorum çünkü beni hayata bağlayan şeyler tek tek uçup gitti. Biliyor musunuz?

Ben altı yaşından beri Kur’an kurslarına giden, hiçbir zaman şort ve tayt giyemeyen, ortaokula gitmek için bile annesini zar zor ikna eden, daha regl bile olmamışken -beşinci sınıfta- kapatılan, sevgilisi olduğu için dayak yiyen ve İmam Hatip’teki arkadaşlarından ‘orospu’ damgası yiyen biriyim. Çoğumuz böyleyiz. Sanal arkadaşlarım beni güçlendiriyor demek isterdim ama artık onlar da yok. Artık beni sevebilen kimse yok. Arkadaşlarım yüzüme dahi bakmıyor. Nedeni ise kendimi para karşılığında satmadığım halde ‘orospu’ olmam.

Kapalıyım. Dizimden yukarıda şeyler giyemem. Makyaj yapamam. Dini sorgulayamam ve en önemlisi ben, kendim olamam. Çok söyledim aileme. Hiçbirinde bana hak vermeyi denemediler. Annem hepsinde ağladı. Arkadaşlarıma anlattım. Önemsemediler bile. Tarikat kurslarında yetiştirildim, istisnasız her yaz buralara gönderilirdim. Biraz daha serbest davransam bana çarşaf dahi giydirirlerdi. Annemin arkadaşlarının hepsi çarşaflı. Hepsi kurslarda yetiştirilmiş ve okullara tamamen karşılar. Ben İmam Hatip’te okuyorum yıllardır. Açıkçası düz bir okuldan pek bir farkı yok; sadece kızlar ve erkekler olarak ayrı sınıflarda eğitim görüyor ve Arapça dersi alıyoruz.

O kadar yalnızım ki. Hiç bu kadar güçsüz olmamıştım. Gerçekten yapayalnız olduğumu hiç böyle hissetmemiştim. Anlatacak kimsem yok. Her gün o örtüyü takıyorum. Benim alevler içinde yanıp yanmayacak olmam neden siyah bir kumaşa bağlı? İnsanlar neden karşı cinsleriyle göz temasından dahi kaçınmalı?

Bakın; akrabalarım, ailem kadar olmasa da muhafazakârdır. Kadın-erkek ayrı odalarda otururuz. Servisi kadınlar yapar. Kadınlar farklı masada yemek yer. Kadınlar mutfağı toplar. Kadınlar yerde yemek yer. Kadınlar, kadınlar…

Bazen metroda veya otobüste giderken benimle yaşıt açık kızlar görüyorum, o kadar özeniyorum ki. O kıyafetler kişiyi cehenneme götürecek kadar tehlikeli olmamalı. Sevdiğimle sevişmek, saçlarımı rüzgârda savurmak, kahkaha atabilmek, en önemlisi kendimi sevebilmek beni alevlerde yakmamalı. Gerçek cehennemi dünyada yaşatmamalılar bize. Boynuma dolanan kumaş aynı zamanda gözlerime ve ağzıma da dolanıyor. Zor, çok zor.

Daha 9. sınıftayım. Hiçbirimiz bunları yaşamamalıydık. Bir şeylere zorunda olmadan yaşamalıydık. İçimde bulundurduğum bu savaşı birisinin söndürmesine ihtiyaç duymamalıydım. Belki kendi ayaklarımın üstünde durabilirdim; annem, ben henüz sekiz yaşındayken “Kadınlar sessiz olmalıdır, karşı çıkmamalıdır” demeseydi. İlk kapandığım zamanlarda sokakta insanlar dönüp bana bakardı. Normal. Ben olsam ben de bakardım. Bacak kadar çocuktum daha. Bildiğim tek şey, ‘Kapanmazsam alevler her yerimi yakar’. Ama mutlu değilim. Bu dünyada önemli olan tek şey saadetimiz ve cesaretimiz.

Hepinizi çok seviyorum güçlü kadınlar, bu mücadeleyi hepimiz kazanacağız!

(Görsel: Catherine Hyde)

,

Paylaş:

Comments (4)

  1. İnstagramdan bana ulaşır mısın.
    Kullanıcı adım:asude_yuksel

  2. kendini yalnız hissetme lütfen canım, biz burada senin yanındayız. Biriyle konuşmak, içini dökmek, kafanı belki biraz da olsun rahatlatabilmek adına bana yazabilirsin. Kendine iyi davranmaya çalış lütfen

  3. Merhabalar, ben Ayşegül 23 yaşımdayım. Asla yalnız değilsin konuşmak istediğinde bana yazabilirsin her zaman. Burda bir arkadaşın belki bir ablan var. Güçlü ol çiçeğim bunların hepsini aşacaksın. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler. Sevgiyle kal 🌺

  4. Merhaba, ben Şeyma. Ben de, bizde, hepimiz aynı mücadelelerden geçtik. Bu sebepledir ki ben, sen, o ayrımı yapmak istemiyorum. Ortaokula dahi gideceği belli olmayan, bütün kaderi babası elinde olan biriydim ta ki üniversiteyi kazanana kadar. Şimdi 23 yaşında, üniversite son sınıf öğrencisiyim. Nolur kendini yalnız hissetme, istediğin zaman yazabileceğin biri olmak isterim. Sağlıcakla kal, umutla..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir