Din adı altında yapılan baskı artık zoruma gitmeye başlamıştı.

Merhaba hepinize. Açıkçası nasıl başlamam gerektiğini bilmiyorum. Bir hayli yorgun ve kırgınım. Ben, ben olmak için çabalarken onlara benzemekten çok korkuyorum. Neyse çok uzatmadan…

7. sınıfın yaz tatiline yakın bir tarihte kapanmıştım, hiç unutmam. Bir zorlama yoktu ya da ben öyle sanıyordum. Yıllarca belli ortamlarda büyüyüp belli şekillerde yetiştirilen birinin kafasında zaten oluyor bu başörtüsü meselesi. Kararlarımız kimsenin umurunda değilken de bu kaçınılmaz bir sondu. Sahi neden bir şeylere mecburuz? Bu hayat bizimken onu neden başkaları yaşar?

Yaklaşık 8 yıldır kapalıyım. Son 2 yıldır aklımda bir ‘kendi olma isteği’ var. Bunu kendime bile zar zor itiraf etmem ne gülünç ama, değil mi? Her neyse. Çok zor bir süreç geçirmedim. Şiddete uğramadım, amma velakin psikolojik şiddet her şeyin üstünde gelir kendi fikrimce.

Babam namaz kılan birisidir, sözde dindardır ve yobaz bir kesimden gelen bir adamdır. Annem ise namaz kılmaz ama hep “Aman oran göründü, buran göründü” diye insanı bunaltan ve sözde Allah korkusu olan bir kadındır. Onlara göre açık kızlarımız ve kadınlarımız dinsiz insanlarmış. Ee, başörtüsü namustur ya! Hep gülerim buna.

Senelerce kapalı kaldım. Açık olmak, o başörtüsünden kurtulmak benim için söz konusu bile olamazdı. Yeri geldi; çok yoruldum, çok bunaldım ama hep devam ettim.

Din adı altında yapılan baskı artık benim de zoruma gitmeye başlamıştı. Kadın-erkek eşitliğini sonsuza kadar destekleyen benim için, kadınlar üzerinde yapılan bu iğrenç baskı artık mide bulandırıcıydı. Allah’a olan inancım çok fazla. Ama Allah’ın bu denli katı olma düşüncesini idrak etmekte zorluk çekiyordum.

2 kuzenimle birlikte kapanmıştık. Onlar 3 sene önce açıldı; önce biri, sonra diğeri. Söyledikleri şeyler sürekli ‘Çok özgürüz, artık bir şeye bağlı değiliz’ idi. İçten içe heves ettim ama hep sakladım. Korktum. Evet, çok korktum. Çünkü ailem leş insanlardan oluşuyor. Hoş, onları halâ düşünüyor olmam benim aptallığım. Çok yoruldum. Buraya anlatamayacak kadar çok şey yaşadım. Çok ağladım. İntihara kalkıştım. Halâ bir intihar vardı aklımda. Ama kendi hayatımı onlar yüzünden yok edemezdim.

Şu an bekliyorum. Özgür olacağım günü bekliyorum. Çünkü gideceğim. Nereye bilmem ama gideceğim. Yalnızca doğru zamanı bekliyorum. İşte o zaman ben, ben olacağım. Belki bir arkadaş edinirim kendime buradan. Ne dersiniz kızlar? Bir arkadaş, bir dost, bir kardeş, bir aile… Aile sıcaklığını bilmediğim halde ona hissettireceğim bir şefkat. Diyeceğim tek şey; korkmayın kızlar. İstemediğimiz bir hayatı yaşamak zorunda değiliz. Bu hayat bizim ve onu en güzel şekliyle yaşama umuduyla. Kendinize iyi bakın çünkü kimse sizi düşünmeyecek, yalnızca siz varsınız…

(Görsel: Andrey Remnev)

Paylaş:

Comments (4)

  1. Başaracağız ♥️♥️

  2. Benzer şeyleri yaşadım, 6 ay oldu açılalı. Sana yardımcı olmak istiyorum.

  3. Gece🌼

    Sanırım aynı yaşlardayız ve ben de hala aynı düşünceler içindeyim ama doğru zamanı bekliyorum. Sana ulaşabileceğim bir sosyal medya hesabını ya da mail hesabını yazarsan arkadaş olmayı çok isterim

  4. Konuşalım mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir