Annem, hayatımı tamamen onun istekleri doğrultusunda yaşamamı istiyor.

Bu bir başarı öyküsü değil. Ama başaracağım.

15 yaşındayım ama 15 yıl nasıl yaşadım diye düşünmeden edemiyorum. Önce ailemden bahsetmek istiyorum. Annem, hayatımı tamamen onun istekleri doğrultusunda yaşamamı istiyor. Onun istediklerini giymek zorundayım. Onun istediklerini yapmak zorundayım. Kısacası onun kararları benim hayatımı esir almış durumda. Annem çok sert bir insan ama buna rağmen direnebiliyorum. Her gün bunun konusu açılmasına rağmen hâlâ başım açık. Her giydiğimde kızmasına rağmen o pantolonu hâlâ çok seviyorum. Kısacası anneme direnmeyi az da olsa başarıyorum. Babam, anneme göre biraz daha medeni ama annemin karar verdiği noktada babama asla söz düşmez. Annemin bana uyguladığı psikolojik baskıya asla ses etmez. İki abim ve bir erkek kardeşim var. Abilerim Kemalist ve medeni insanlar. Fakat söz konusu ben olunca medeniyetin ne demek olduğunu unutuyorlar. Benimle ilgili her türlü konuda aşırı düşüncesiz ve anlayışsızlar. Bununla yaşamaya alıştım artık. Ailemden gittikçe uzaklaşıyorum. Ve bu benim için çok kötü bir durum.

Gelelim hayatıma. Hayatımın tamamen değiştiği yerden anlatmak istiyorum. Çocukluğum köyde geçti. Benden bir yaş büyük bir arkadaşım var. Benim için bir arkadaştan çok daha ötesi, yaşama tutunma sebebim. Köyde günlerim hep o arkadaşımla geçiyordu. Onun evine gider, saatlerce oyun oynardık. Onun da bir abisi var ve o hayatımı alt üst eden kişi. 6-7 yaşlarındaydım. Arkadaşımın evinde birkaç kez beni sıkıştırmıştı fakat çocuktum ve hiçbir şey anlamamıştım. Bir gün yine arkadaşımla oyun oynarken beni odaya götürdü ve orada neredeyse tecavüze uğruyordum. O anı tarif ederken gerçekten çok zorlanıyorum. Bir anda kapı kilitlendi, perdeler çekildi. Şansıma evde başka birileri vardı ve ben bedensel bir tacizle o odadan çıktım. Evden kendimi dışarı attım. Şiddetli yağmurun altında çaresiz küçücük bir kız. O an gökyüzüne baktım ve ‘Allah beni gördü mü, gördüyse neden yardım etmedi?’ diye düşündüm. O gün o yağmurun altında saatlerce ne yapmam gerektiğini düşündüm. O kadar çaresizdim ki. Eve döndüğümde annem geç geldiğim için çok bağırdı. Belki yaşadığım şeyi anlatırsam daha çok kızar dedim ve sustum. Yıllarca sustum.

Ben 10 yaşındayken abilerim üniversitelerini kazanıp başka şehre gittiler. Odada yalnız uyuduğum ilk gece aklıma yıllar önce yaşadığım o olay geldi. Bir anda korktum ve tek başıma uyuyamayacağımı anladım. Bunu anneme söylediğim zaman bana bağırdı, kızdı, gecelerce odaya kilitledi. Ben her gece ağlayarak güneşin doğuşunu bekledim. Uyku düzenim tamamen bozulmuştu ve bu beni çok etkiledi. Arkadaşlarımdan uzaklaşıyordum, başarılı bir öğrenci olmama rağmen derslerle bağım kopuyordu. Ve en önemlisi ailemden gittikçe uzaklaşıyordum.

Bir gün anneme her şeyi anlatma kararı aldım. Belki bana acır diye düşündüm. O olayı anlattığım zaman bana dediği ilk şey “Sus” oldu. Bunu kimseye söylememeliydim çünkü çok ayıptı. Utanç verici bir durumdu. Ama ben masumdum. Neden ayıplardı ki insanlar beni? Annem beni psikoloğa götürdü ve uyku ilacı kullanmaya başladım. Dört senem böyle geçti. Hiçbir işe yaramayan ve insanı her gün daha da paranoyak ve özgüvensiz biri haline getiren ilaçlar ve her gece ağlayarak güneşin doğmasını bekleyen bir kız. Kısacası çocukluğum korku ve çaresizlikle geçti.

Bu yıl liseye başladım. Artık ilaç kullanmıyorum. Geceleri uyumaktan korkmuyorum. Ailemden çok uzağım artık. Annem benden adeta nefret ediyor. Beni her konuda suçluyor. Ve ben bu psikolojik baskıyla nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. Bazen öyle bir hale geliyorum ki. Nefesim daralıyor, gözümün önüne yağmurun altındaki çaresiz kız geliyor. Gözümün önüne uykusuz ve korku dolu gecelerde sessiz sessiz ağlayan kız geliyor. Ben kendimi yıllar önce kaybettim. Ben kim olduğumu artık bilmiyorum. Kendimi bulamıyorum. Ve sadece ağlıyorum. Acaba güneşli ve güzel günleri ben de görecek miyim?

(Görsel: Prudence Flint)

Paylaş:

Comments (2)

  1. Ya her şeyi geçtim bir anne evladına nasıl böyle davranabilir. Benim annem de böyle ama yine de bunu bir türlü kabullenemiyorum. Hangi anne birtanecik kuzusuna o antidepresanı içirir. Evladına zarar veren insanlara nasil tepki göstermez…
    Her yokuşun bir inişi, her gecenin bir sabahı vardır güzel kardeşim. Önemli olan o güzel güne sağ salim varabilmektir. Ne olursa olsun direnmeyi bırakma.

  2. Çiçeğim zor bir süreçten geçiyorsun ama merak etme gecenin sonunda güneşli ışıl ışıl günler göreceğiz.
    Öncelikle kendini muhakkak keşfetmen lazım. Kitap okumak, sporla ilgilenmek, resim çizmek, örgü örmek gibi bi işle muhakkak meşgul olmalısın. Ücretsiz kursları araştırabilir ailem izin vermez diyorsan veya bulamıyorsan da çağın nimeti youtubedan faydabilirsin. Hobi edinmek bunu herkes yapmalı ama özellikle lise çağındakiler. Filmler izleyip müzik dinleyip kendi zevkini bulmaya çalış muhakkak okulun kütüphanesindeki tüm güzel kitapları oku. İhtiyacın olduğunu düşünüyorsan da psikoloğa gitmeye devam etmelisin ama ilaçla değil de sana psikoterapi ile eğilecek kişileri bulmalısın, ilacı gerçekten ihtiyacın varsa ancak kullanmalısın ne yazıkli ülkemizde herkese yazılıyor nerdeyse o ilaçlar- Bunun dışında bana iyi gelen senin de bakmanı isteyeceğim birkaç kanal var. Lara Turksal, Fembo bu kişilerin “ motivasyon “ bölümündeki videoları bana gerçekten iyi geldi sen de seversen ilave olarak Şeyma Ünal ve Tuvba’nın kanalında da bazı videolar ilgini çekebilir.
    Lise dönemimde hayatımdan zerre haz almıyordum şu an 23 yaşımdayım ve yaşadığım her an sahip olduklarıma şükretmekle geçiyor. daha da uzakmadan bitirmek istiorum. Genciz güçlüyüz ve unutma önümüz bahar, sevgilerimle 🌺

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir