Rüyalarımda ve hayallerimde her zaman açığım.

Merhaba, buraya yazı yazan çoğu kişi gibi kesin ifadeler kullanamayacağım çünkü ne yapmak istediğimi ben de bilmiyorum.

Bir İmam Hatip’te okuyordum ve 7. sınıfın sonlarına doğru notlarım düşmüştü; sürekli takdir alan ben, bu sefer teşekkür alacaktım. Aman ne büyük düşüş! Kendi sınıfından olmayan kimseyle arkadaşlık kurmayan ben, yeni arkadaşlıklar kurmaya; yaşıtı olan erkek kuzenleriyle bile muhabbet etmeye utanan ben, erkek arkadaşlar edinmeye başlamıştım. Annem biliyordu bir tek ve bu duruma hep şüpheyle yaklaştı. Oysa yalnızca masum bir arkadaşlıktı bunlar. Birinden hoşlanmıştım; çocukça çıktık, el ele dahi tutuşmadık. Yalnızca okulda görüşüyorduk ve okulum bir İmam Hatip olduğundan dolayı da yalnız teneffüslerde ve çıkışta mümkün oluyordu bu. Daha sonra ayrıldık ve annem, bir arkadaşımla onun hakkında mesajlaşmalarımı gördü, mesajlarda yalnızca beni hala sevdiğinden bahsediyorduk. Annem çok kızgın bir şekilde bana tokat attı ve “O****u mu olacaksın?” dedi. Beynimden çarpılmışa döndüm.

Sonra bunun gibi çeşitli şeyler nedeniyle bir arkadaşımla kavga edişim annemin son noktası oldu ve okulumu değiştirmeye karar verdi. Ama kendi istediği okula göndermek istiyordu. O zamanki okulumdan artık bunaldığım için ben de değiştirmek istiyordum ve gitmek istediğim okulu da biliyordum. İmam Hatip’ti, muhtemelen annem başka türlüsüne izin vermezdi zaten. Ama benim seçmemi istemiyordu, orada 2-3 arkadaşım vardı; bu yüzden benim seçmeme tamamen karşıydı. Fakat dil dökmelerim sonucu ikna ettim. Yalnızca bu okulumdaki arkadaşlarımı ziyaret etmek istiyordum düzenli biçimde. İşte hikâyenin asıl kısmına geldik. “O zaman kapanacaksın yoksa izin vermem.” dedi annem buna karşılık. Neredeyse bütün arkadaşlarım kapalı olduğu için ben de biraz özeniyordum ve “Tamam.” dedim.

Kapandığım gün, annem okul değişikliği için okula geldi fakat notlarım yüksek olduğu için müdür yardımcıları beni okuldan göndermek istemedi. Annemi bir şekilde ikna ettiler. Annem okul koridorunda gitmeden önce “İstersen açılabilirsin.” dedi. Ama iş işten geçmişti; ben bütün fotoğraflarımı silmiş, yeni bir fotoğraf paylaşmıştım, bütün arkadaşlarım “Ne kadar yakışmış.” diye övgüler yağdırıyordu. “Yok, olmaz” dedim. Ne kadar yanlış düşünmüşüm!

Lafı çok uzattım farkındayım fakat içimdekilerin hepsini dökmek istiyorum buraya. Şu an 9. sınıfı bitirdim. Hala İmam Hatip’teyim, dış görünüşüme çok önem vermiyorum fakat açılma düşüncesi hep aklıma geliyor. Rüyalarımda ve hayallerimde her zaman açığım. Her planımda açık olarak düşünüyorum kendimi. Daha önce anneme çok kısa olsa da açtım bu konuyu ve asla izni olmadığını söyledi; bir sürü nasihat verdi, dini anlattı sanki ben 5 yıldır İmam Hatip’te değilmişim gibi.

Bugün 2 arkadaşım benim açılacağımı düşündüklerini söylediler. Bir tanesi deist ve daha önce kapalıyken birkaç ay önce açıldı. Bende kendisini gördüğünü söyledi. Kafamda hep arka plana atmaya çalıştığım konuya bu sefer engel olamadım. Ve buraya yazmaya başladım. Ne yapacağımı bilmiyorum, açılmak istesem de bunun ancak üniversitede olacağını düşünüyorum. Daha rahat olacağımı ve ailemden biraz daha uzak olarak kafamda her şeyi daha netleştirmiş olarak rahatça istediğimi yapabilmeyi umduğumdan dolayı böyle düşünüyorum. Farklı görüşler almak istiyorum çünkü gerçekten ihtiyacım var. Umarım bana düşüncelerinizi açarsınız.

(Görsel: Kyoko Imazu)

Paylaş:

Comments (5)

  1. Buraya örtünü çıkardıktan sonrası için tozpembe şeyler söylemek isterdim ancak maalesef, eğer el âlemin ne diyeceğini umursuyorsan düşünme sürecinden daha zorlu bir süreç seni bekliyor olacak. Seni doğru düzgün tanımayan insanlar bile senin hakkında atıp tutacak, bunları göz önünde bulundur ve herkese göğüs gerebileceğin gün açıl. Ama bana kalırsa kendini üniversite için şartlandırma, hazır hissettiğin gün çıkart o örtüyü çünkü insanlar senin hakkında taş çatlasa 15 dakika konuşacak, sen bu hayatı bir ömür yaşayacaksın.

  2. Hikayelerimiz benzer 2 yıldır deistim 11.sınıf öğrencisiyim bende üniversitede açılmayı istiyorum şehir dışında ailemden uzak.Mervenin dediği gibi açıldıktan sonra tabiki insanları umursarsan toz pembe olmaz ama benim görüşüm insanları umursamamak insanlar konuşurlar boş konuşurlar senin ne zorluklara göğüs gerdiğini bilemezler ne hissettiğini neler istediğini… Ama sadece konuşurlar boş yorum yapmak onların işleridir zaten.Sana tavsiyem mücadeleyi asla bırakma her ne kadar zor da olsa zaman bir şekilde geçiyor bende senin gibi duygular hissediyorken 9.sınıftım üniversiteye çok zaman var diyip üzülüyordum bunalıyordum ama Şuan üniversite sınavına hazırlanıyorum ve zaman gerçekten hızlı geçiyor. Umarım hepimiz başarırız mutlu ve özgür bireyler oluruz.

    • Ben de 11. sınıfım, deistim ve deli gibi üniversite sınavına çalışıyorum. Kapalıyım fakat tanıştığım her kişiye zorla kapandığımı dile getiriyorum. Kendimle yüzleşmem daha kolay oluyor. Ailem Üniversiteyi başka şehirde okursam para vermeyeceklerini söylüyor ama para biriktiriyorum ve o şehre gittiğimdeyse çalışmayı düşünüyorum. Başta benim durumumda kimse yok sanıyordum. Tesadüfi şekilde bu siteye denk geldim. Umarım hedeflerin gerçekleşir <3

  3. Türban Allahın emri değildir Arab kültürünün ürünüdür . Sorun bu örtüyü Tanrının emridir diyerek dayatanlardır . Amaçları toplumda fitne çıkartmaktır . Çünkü bu zihniyet her zaman fitneden beslenmişlerdir .

  4. Kırmızı Kelebek

    Açık olup kapalılara özenenler, kapalı olup açıklara özenenler.Bir türlü aradığımızı bulamıyor, bir türlü kendimiz olamıyoruz mu ne?Ne olursa olsun içinde uhde kalmasın, düşünceni gerçekleştir.”İnsanın yaptıklarından dolayı duyduğu pişmanlık geçermiş de yapmadıklarından ötürü duyduğu pişmanlık geçmezmiş.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir