Bir inancı arama yoluna bir dini temsil etmeyerek devam etmek istiyorum.

Merhaba, 17 yaşında bir lise son sınıf öğrencisiyim.

Her şey ben 11 yaşındayken başladı. 5. sınıfa geçmiştim ve ilkokulu bitirmiş bulunuyordum. Bir ortaokul seçmem gerekiyordu. Ailem beni bu konuda zorlamadı. Kendi tercihimle İmam Hatip ortaokuluna gittim. O yıl başörtüye alışma yılımdı, bazen kapanıyor bazen açılıyordum. 5. sınıfı bitirdiğimde anneme açılmak istediğimi söyledim. Annem “Hayır, bu çocuk oyuncağı mı?” diyerek bana kızdı. Hâlbuki daha regl olmama 3 yıl vardı ve dinen yükümlü bile değildim. O gün çok ağladığımı bilirim, sonra kapalı olma durumuna kendimi hemen alıştırdım. Aslında bu durumu kabullenmem çok zor çünkü bunu fark ettiğim 1-2 yıl öncesine kadar her şeyi ailemin ilgisini çekmek için yaptım. Sevildiğim bana çok hissettirilmemişti ve onlara karşı o kadar pısırıktım ki sadece annem ve babam tarafından kabul görmek istiyordum. Hala da “Kendi isteğiyle İmam Hatip’e gitti, kendi isteğiyle kapandı.” derler. 11 yaşındaki bir çocuk hangi bilinçle İmam Hatip’e gitmeyi seçip kapanmaya karar verebilir ki? O yaşlardaki bir çocuk dinin yükümlüklerini yerine getirecek kadar nasıl olgunlaşmış olabilir?

8. sınıf bitmişti, artık regl olmuştum ve artık tam anlamıyla bir mümine olmalıydım. Zaten namaz kılıyordum ve Ramazan aylarında oruçları tüm gün tutuyordum. Başörtüsüne ise zaten alışmıştım. Yani regl olmuş olmam bir şeyi değiştirmedi. Arkadaşlarımın çoğu İmam Hatip’e devam etti, bense çevremin yoğun ısrarlarına rağmen Fen lisesine gitmeyi tercih ettim. 9. sınıfa başlamıştım ve ibadetlerimi yerine getirmeye devam ediyordum. 10. sınıfta işler değişti ve o yıl anksiyetem başladı.

10. sınıf benim için çok zor geçti. Okulda sürekli ağlıyordum ve eve gitmek için izin istiyordum. 2. dönem birkaç seans boyunca psikoloğa gittim ama çok da işe yaramadı çünkü ben bunun nedenini zaten biliyordum. Her şey aslında yaşadıklarımın ve duygularımın bir birikimiydi. Ailemden ise zaten hiç destek alamadım. Onlar derslerimden dolayı stres yaptığımı ve her şeyin bundan ibaret olduğunu sandılar. Arada bir sadece “Kur’an okursan geçer, git namaz kıl, dua et” gibi şeyler söylüyorlardı ama ben zaten maneviyatımı yitirmiştim.

Önceden sadece İslam’ı mantığa dayandırmaya çalışıyordum. İlk kez 11. sınıfta tüm maneviyattan uzak, tamamıyla objektif bir şekilde dini araştırmaya başladım. İncil’i okudum, evrim teorisiyle ilgili araştırmalar yaptım, Kur’an’ın Türkçesini okuyup anlayamadığım ayetlerin teker teker tefsirlerine baktım ve ayetlere neredeyse ters takla attırıp her yönüyle incelemeye çalıştım. Bu işe aylarımı verdim ve arkadaşlarım üniversite sınavına çalışırken ben bunlarla uğraşıp sadece kafamı ağrıtıyordum. Dün arkadaşlarımla beraberken evrim ve din hakkında bir konu açıldı. Dışarıdan görünen bir dinsel kimliğe sahip olmayan arkadaşlarım tamamen bilgisiz olduklarını belli edecek kadar saçma sorular soruyorlardı ve ben bu sorulara o kadar aşinaydım ki tartışmaya bile yorulmuştum. Şu an kalbim o kadar kırık ki… Yıllarca büründüğüm bu dinsel kimlik yüzünden saçma sapan tavırlara maruz kaldım. Din sınavlarının olduğu gün benimle aynı sınıfa düşen arkadaşlarımın bu sebeple mutlu olmaları, bana gelip ‘Şu günah mı’ demeleri, hocanın bana ‘Kâbe’ diye lakap takması… Arkadaşlarım bu kadar sığ düşüncelere sahip oldukları halde böyle davranışlara onlar değil ben maruz kalıyorum.

Taktığım başörtüsünden de ismimden de artık nefret eder hale geldim. İsmimin anlamı Allah’ın varlığına ve birliğine inanan demek. Sanırım ailem Allah’ın varlığına ve birliğine inanacağıma aşırı eminmiş. Göründüğüm gibi değilim ve olduğum gibi de görünemiyorum. Kendimi bir dine ait hissetmiyorum. Bu dini ya da bir inancı arama yoluna bir dini temsil etmeyerek devam etmek istiyorum. Şu an başörtümü çıkaracak cesaretim yok çünkü insanların ilgi odağı olmak istemiyorum ama üniversite sınavından sonra ailemle konuşacağım ve başörtümü çıkaracağım. Belki ileride ismimi de değiştiririm. Başörtümü çıkardığım gün, özgürleştiğim gün, buraya tekrar yazacağım. Sadece 4.5 ay kaldı.

(Görsel: Esther Sarto)

Paylaş:

Comments (8)

  1. artıkyoruldum

    Sende kendimi gördüm diyebilirim. Ben biraz daha geç kapandım. İsteyerek yaptım bunu ama tamamen arkadaşlarımın etksiyle, şuan bin pişmanım o güne dönmeyi o kadar isterdim ki…
    Nasıl buna karar vermişim anlamıyorum hala. Zaten sessiz bir insandım, kapandıktan sonra iyice kendi dünyama dönmeye başladım. Okul değiştirdim ve ipler orda koptu, 11. sınıftım herkes birbirini tanıyor ben tek başımayım, Geceleri ağlamaktan yorulmuştum artık. 3 ay arkadaşsız kaldım, sonra bir iki arkadaş edindim ama hiç samimi hissetmiyorum düşünceleri fazla sığ geliyor bana, şu koca şehirde yapayalnızım. Derken sorgulamaya başladım ve dinden bağımsız hale geldim. Şuan o boşluktayım ama müslüman değilim buna eminim, içim ve dışım asla bir değil. Sınıf arkadaşlarım dindar insanlar değil, onların dalga geçtiği insan tipi tam olarak benim. Tabi tip olarak diyorum bunu çünkü içimdeki düşünceleri bilmiyorlar tahmin dahi edemezler. Ailem aşırı dindar değildi ama son birkaç yıldır dindar olmaya başladılar. Anneme açılmayı düşündüğümü söylediğimde ciddi olup olmadığımı sordu ve tabiki kim bunları aklına sokuyor dedi sanki ben hiçbir şeyi akıl edemezmişim gibi. Ve bir daha öyle şeyler düşünme dedi. O zaman her şeyin sandığımdan daha zor olduğunu öğrendim. Ben açılsam bile rahat olamayacağım, ailemden çekiniyorum. Onların yanında kendimi hep eksik hissedeceğim. Benim sosyal fobim de var, başımın belası. Ve sorgulamaya başlayınca işler çığırından çıktı, sosyal fobiye dönüştü. Bazen biriyle konuşurken sesim bile titriyor, berbat bir his. Ve kafamda açık olan insanların üstün olduğu düşüncesi oluştu çok acı bir şey bu. Onların özgürlüğü var ama benim yokmuş gibi hissediyorum, ve öyle galiba. Üniversite sınavına az kaldı. Sınavdan sonra umarım bunu yapabilmiş olurum ve buraya yazarım. Umarım yapabilirim umarım…
    Sanırım çok karışık anlattım ama kısacası yalnız değilsin.

    • hınçoğlu

      yalnız değilsin. lisede hem sosyal fobi hem de istemediğim halde kapanmakla uğraştım. ileride çok daha güzel günler gelecek, sabret ve kendini kimseden aşağı görme.

    • quid-divinum

      Merhaba ben bu yazının sahibiyim.
      Öncelikle yorum yaptığın için teşekkürler. Açık olan insanların üstün ve özgür olduğu düşüncesi ne yazık ki bende de var. Bazen ne kadar şanslı olduklarını fark etmediklerini düşünüyorum birçoğumuzun yaşadığını yaşamadıkları için. Önceden kendimi tamamen geleceğe bıraktığımı ve bugünü yaşamadığımı fark ettim aslında lise bitince kolaylıkla açılabileceğimi düşünüyordum ama ailemle konuştuğumda bana o kadar anlayışlı davranmadıklarını fark ettim hatta böyle sığ bir düşünceye sahip olduklarını bu kadar geç anlamış olduğum için de biraz üzgünüm. Doğruyu söylemek gerekirse başta her şeyin benim pısırıklığımdan kaynaklandığını düşünmüştüm ve kendimi düşünmediğim için 11 yaşındaki kendime sinirliydim ama annemle babamın bu kadar bağnazca düşüncelere sahip olduklarını fark edince geçmişteki kendime sinirlenmeyi ve acımayı bıraktım. Dediğim gibi bugünümü mahvettiğimi fark ettim çünkü şu anki halimden nefret ediyordum ama aslında ben buyum örtüsüz ya da örtülü içimdeki ben değişmedi. Galiba çok aceleci davrandım. Fikrim hala değişmedi
      fakat bir süre daha bu durumu pekiştirmeye çalışacağım sanırım ve bu aralar bunu düşünmemeye çalışacağım sınavdan dolayı. Hatta bu süreç daha kolay ve rahat geçsin diye kendime şal almayı bile düşünüyorum 🙂 eskiden zaten açılacağım gerek yok diyerek 5 6 yıllık sevmediğim şallarımı takmaya devam ediyordum.

  2. İşte tam bu başlıkla özetlediğin durumdayım ben de. “Tanrı’yı bulmak için dinden çıkıyorum” şeklinde ifade ediyordum bunu ben, ama aynı şey. Hayırlar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir