Üniversiteyi kazanırsam açılacağım.

Merhaba. Lise son sınıf öğrencisiyim ve 17 yaşındayım. Ben de herkes gibi bilinçsiz bir şekilde kapandım. Kapandığımda 9 yaşındaydım; 4. sınıfın yaz tatiliydi, hiç unutmam.

Annem bana ortaokulda İmam Hatip’e gitmem gerektiğini söyler, orayı överdi. “Çok güzel bir yer, orada dini eğitimler var, çok güzel bir mümine bir kız olacaksın” derdi. Kayıtlar başladığı zaman bana hangi okula gitmek istediğimi sordu, ben de “Senin söylediğin anne” dedim. Sanki başka bir çare varmış gibi sorması, bunu sanki ben istiyormuşum gibi lanse etme çabasıydı. 2 yıl okudum, 7. sınıfa geçeceğim zaman “Artık yapamıyorum” dedim. Temel derslerim yüksekken dini dersler sürekli ortalamamı düşürüyordu. Ailemle olan tartışmamdan sonra beni özel okula aldılar.

‘Neden böyleyim?’ diye soruşlarım orada başladı. Kendimi kötü hissediyordum, çirkin hissediyordum. Lise sınavı geldi, Fen lisesi kazandım. Ailem çok mutlu olmuştu, “Çok dindar, çok güzel bir doktor olacaksın” dediler. 9. sınıfta sınıfımızda bir kız vardı; hiç unutmam, onunla birkaç dini konuda tartışmıştık, bana dinin çok baskıcı olduğunu ve insanları gerilettiğini söyledi. Ben de bunun yanlış olduğunu söyledim. Sonra o zamanlar bir onur yürüyüşüne izin verilmemişti, arkadaşım bana ondan bahsedip “Onları kısıtlıyorlar, sebebi din” dedi. Ben de “Yürümesinler, görmek zorunda mıyız” dedim. Sonra bir gün Youtube’da gezerken bir makyaj kanalı gördüm, bir erkeğin makyaj yapması beni çok sinirlendirmişti. Videoya yorum olarak birkaç kötü şey yazdım. Aradan birkaç hafta geçti, tekrar o kanalı gördüm. Bir videosunda insanların kendilerine neden böyle davrandıklarını bilmediklerini, kötü hiçbir şey yapmadıklarını, bunu hak etmediklerini söylüyordu. Sonra düşündüm düşündüm, çok haklıydı. O bize ne yapmıştı ki. Yazdığım şeylerden pişman oldum, hepsini silip güzel yorumlar yazdım. Ve nedense onu kendime benzettim; o da benim gibiydi, olmak istediği gibi olmak istiyordu ama hakaretlere maruz kalıyordu. Hala da o sayfayı takip ediyorum.

Ben bu sorularla boğuşurken özgüvenim gittikçe azalıyordu. Kantine bile hızlıca gidip geri gelirdim. Görünmek istemezdim, insanlarla göz teması kuramazdım. 11. sınıfa geçtiğimde artık yeter dedim, çünkü boğuluyordum, yapamıyordum. Olmuyordu. Başımdaki şeyin bana ait olmadığını hissediyordum. Anneme söylediğimde tabii ki tepki verdi, “Öyle bir şey olmaz” dedi. Ben peşini bırakmadım, söylemeye devam ettim. Annem de en sonunda babama söyledi. Babam “Kendini erkeklere mi sunacaksın?” dedi. Nasıl yani, bu muydu, kendimi erkeklere sunmak mıydı benim amacım? Hiç sevgilim olmamıştı veya o tarz bir şey, benim amacım böyle bir şey olsa bunu şimdi de yapabilirdim.

Ben iyice bunaldım, sürekli uyuyordum, iyice asabi olmuştum, derslerim kötüye gidiyordu. En sonunda okulun son 2 ayında nakil oldum. Şu anda da sınava hazırlanıyorum. 4 ay kaldı, eğer üniversiteyi kazanırsam açılacağım. Annem de kararlılığımı gördü. “Başka şehre git, ben görmeyeyim, o zaman istediğini yap” diyor. Umarım başarabilirim. Sizler de kendinize güvenin. Asla olmaz demeyin, söyleyin ailenize, elbette duydukça alışıp kabul edecekler. Bu sizin hayatınız. Eğer günahsa yine sizin günahınız. Umudunuzu asla yitirmeyin…

(Görsel: Polina Washington)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Şerife Geniş

    Harikasın! Çok güçlüsün. Sen de hiç umudunu yitirme. Başaracaksın. Senin gibi pek çok kadın var burada ve dışarıda. Yalnız değilsin! Sımsıkı kucaklıyorum seni.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir