Beni kendi hayatına, kararlarına, sevabına alet etme.

Aslında bu sayfaya üçüncü mektup yazışım. Umarım bu hayalimin sonu mutlu biter. Konuya girecek olursam, sizden farklı değilim, hepimizin en azından çoğumuzun amacı aynı fakat hayatları farklı. Keşke her şeyden önce kendi kararlarımızı yine kendimiz verebilsek.


Gelelim benim hayatıma, kısaca özet geçeyim. Ben 17 yaşındayım, çok az bir zaman kaldı 18’e. Bu sene üniversite sınavına girmeyi düşünüyorum, umarım istediğim ve amaçladığım bölümü okurum. Sorunum bazılarımız gibi çok küçükken başladı. Daha 8-9 yaşındaki bir kız çocuğu; ne anlar kapanmaktan, erkelerden uzak durmaktan, kısa kollu ile gezememekten. Ben de herkes gibi, çevremdeki kızlar gibi olmak istedim. Onlar istediğini yapıyordu, tabii ki yine ailelerinin dediklerinden çıkmıyorlardı ama işte kilit nokta; aile. Bazı aileler var, cidden hayret ediyorum; o kadar anlayışlılar ki çocuklarına, insanlara, canlılara. Belki de kurtuluşumuz gerçekten bu kesim sayesinde olacak, tabi ilk başta kendimiz.

Ailem beni seviyor ama benim yüzüme bakarak ”Sen bize Allah’ın emanetisin” demeleri fazla gaddarca. Ben her şeyden önce sizin kızınızım, bana dine ait bir mâl gibi bakmanız çok garip. Keşke daha anlayışlı olsaydınız.


Babam imam benim ve bilirsiniz; onun için cemaatinin ne diyeceği söz konusu ve çok da önemli. Aman kimse arkamızdan konuşmasın, ben bütün insanlara/müslümanlara örnek olmalıyım kafasında. Tamam, bu ne kadar bana uymasa da senin düşüncen fakat beni kendi hayatına, kararlarına, sevabına alet etme. Bu benim seçimim, benim hayatım, benim özgürlüğüm.


Açılırsam, ki bunu gerçekten çok istiyorum, utanılacak bir şey yapmış olmayacağım, korkma. Zaten asıl korktukları benim yüzümden cehennemde yanmak. Neden, çünkü İslam’a göre bir erkek aile kurduğu zaman karısından ve çocuklarından sorumlu tutulur. Keza anne de öyle ama nedense erkekler dinde daha bir baskın gösteriliyor, ben buna da karşıyım. Akli dengesi yerinde olan biri nasıl “Erkek ve kadın eşit değildir” der ki. Fiziksel eşitlikten bahsetmiyorum, anlaşılır umarım.

Bu sayfaya çok teşekkür ediyorum gerçekten, bizim gibi kadınların, özgürlük isteyen bağımsız kadınlarımızın sesi oldunuz. Biz birbirimizin sesiyiz ve asla yalnız değiliz. Biriyle dertleşmeye ihtiyacım var fakat tek desteğim sizden gelen yazıları okumak… Buraya özgürleştiğim hayatımı da paylaşacağım, umarım olur.
Sevgiler güçlü kadınlar…

(Görsel: Paul Klee)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Çok haklisin kendi cemanet cehennem algıları yüzünden bizim hayatımızı mahvediyorlar ama bunun asla farkında değiller çok büyük bir iyilik yapmış gibi hissediyorlar kendini.
    Dinin gereği olduğunu Sürekli vurgulayip durmaları insanı dinden sogutuyor ki zaten birçok örneği var aşırı dinci ailelerin çoğu çocuğu ya deist ya da ateist oluyor.
    Herşeyi dozun da bırakmak lazım.
    Umarım hayaline ozgurlugune en yakin zaman da kavusursun 🙂
    Banada şans dile….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir