Hiçbir genç kız, sırf muhafazakâr bir aileye denk geldi diye yaşıtları aşk acısı çekerken bunları yaşamaya mecbur bırakılmamalı.

Tam bir ay sekiz gündür istediğim kişiyim. Özgürleştim. Bir ay önceki o omuzlarımdaki yükü, her gece oturup ağladığımı, odamda attığım voltaları, düşünmekten ders çalışamadığımı, girdiğim milyon tane çıkmazı unutmadım. Bunları yaşatan hastalıklı zihniyetleri de.

17 yaşındayım. Kimsenin zoruyla kapanmadım. Psikolojik baskı yaşamamak için, ‘Ya hep ya hiç’ dendiği için, böyle gördüğüm ve manipüle edildiğim için kapandım. 13 yaşında, dindarların akil baliğ dediği yaştaydım. Kimse ama hiç kimse bana 13 yaşında bir çocuğun sorgulayıp mantıklı kararlar alabileceği tezini kabul ettiremez. Ta ki geçirdiğim yaz ayına kadar. Yazın 1 hafta dayanabildiğim bir yatılı kursa gittim. Orada söylenen tek şey “Sorgulama, sorgularsan dinden çıkarsın” idi. Sorguladım. Çıktım da.

Bir insanın kendi değilmiş gibi hissetmesinin yükünü onun omuzlarına, namusunu da başörtüsüne yükleyen bütün hasta zihniyetlerden nefret ediyorum. Fikirlerim, ideolojilerim yaptıklarımla ve taktığım türbanla zerre uyumlu değildi. Bunu fark ettiğim o an başımdan aşağı dökülen kaynar suları hatırlıyorum. İki yol vardı önümde, iki sonu kötüye giden yol. Ya kafamdaki bez parçasını çıkartıp istediğim şeyi yapacak ve kötü tepkiler alacaktım, ya da sonsuza kadar takıp “Başka bir hayatım olsaydı şöyle olurdum” demeye devam edecektim.

İlkini; arkamda korkularımı, insanların bakışlarını, hakaretleri, acaba ailemle eskisi gibi olabilir miyim, evden mi atılırım yoksa sadece dayakla sıyrılır mıyım gibi düşünceleri bırakarak tüm cesaretimle seçtim. Milyon kez yaptığım konuşma denemelerini kenara atıp tam olarak sabrımın son noktasında gidip doğaçlama yaptım. Ne hissediyorsam, ne düşünüyorsam tek tek anlattım. “Fikirler herkes kabul ettiği zaman değil, sen kabul ettiğin zaman doğru.” Hiçbir genç kız sırf muhafazakâr bir aileye denk geldi diye yaşıtları saçma salak aşk acıları çekerken bunları yaşamaya mecbur bırakılmamalı. Çünkü bu duruma ne beden ne de psikoloji dayanıyor. İçinde doğduğun toplum kurallarını, davranış biçimlerini kabul etmeyip kendi hikâyeni kendin yazmayı başardıysan selam olsun sana cesur kadın!

(Görsel: Anastasiia Ku)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Ben de istiyorum bunu yapabilmeyi. İsteyerek kapandım, o güne dönüp o kararımı değiştirebilmeyi o kadar isterdim ki . Sanırım hayatımda verdiğim en kötü karar buydu. Zamanla fikirlerim değişti, artık bir inancım yok ama hala kafamda bir bez parçası var. Ait olmadığım bir şeyi yaşıyorum. Ben de 17 yaşındayım, üniversite sınavına girdikten sonra açılmayı düşünüyorum. Ama ailem bunu hiç iyi karşılamayacak, belki yapamayacağım. Bilmiyorum. Umarım yapabilirim.
    Keşke hiçbirimiz böyle şeyler yaşamak zorunda kalmasaydık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir