Şiddet görmedim ama ailem için ben artık katlanılması gereken bir kızdım.

Merhabalar. Sitenizdeki bütün hikayeleri okuyup öyle yazıyorum bu mektubu. Gözlerimdeki yaş kurumadı henüz. Bunca acı nasıl birikir bu gökyüzünün altında? N’olurdu sanki kendimizi hislerimizin akışına bırakabilsek? Bir engel konmasa arzularımızla aramıza… Anlatmayı, hele ki kendimi anlatmayı hiç sevmeyen biri olarak yazıyorum bu satırları. Ne kadarını yutarım, kestiremiyorum.

Babam bir akşam elinde bir hediye paketiyle girdi eve. Yüzündeki gülümsemesi hala aklımda, bana yaklaşıp kucağıma bıraktı paketi. Paketi açmadan sarıldım boynuna ve 12 yaşında bir çocuğun tüm hayatını değiştirecek olan o hediyenin aslında dayatılmış bir baskı aracı olduğunu yıllar sonra anlayacaktım. İnsan neden örter ki saçlarını? Toplasan da çıkarsan da saç işte, bildiğin saç. Tabii bu soruyu yaşım ilerledikçe sormaya başladım. Sınıftaki tek başörtülü kız olmanın verdiği rahatsızlık, öğretmenlerimin tuhaf bakışları, en yüksek notları aldığımda gösterilen “Başörtülü kız bile sizden yüksek aldı.” imaları ve daha neler neler… 10. sınıfta bunaldım artık bu kadar göze batmaktan. Ailemin gözünde ahlaki bir “kanıt” olduğunu bile bile çıkardım başörtümü. Annem, babam, komşular, akrabalar, beni tanıyan ve ağzı olan herkes -sitedeki hikayeleri okuyunca şükür ki abim yokmuş dedim- olumlu olumsuz yorumlarda bulundu. Tüm yorumlardan tiksiniyordum. Bir başkasının değildi bu hayat, benimdi, tam da bu yüzden olumlu olumsuz tüm yorumlar bana aynı şekilde iğrenç geliyordu. Şiddet görmedim, evden kovulmadım ve okuldan alınmadım ama ben artık katlanılması gereken bir kızdım ailem için, bir imtihan vesilesi, iyi davranılsa kurtarılabilecek bir kayıp…

Şimdi çok iyi bir üniversitenin çok iyi bir bölümünde okuyorum. Kendi çevremi kendim oluşturdum burada. Farklı cinsel tercihleri olan arkadaşlarım da var, sevgililerim de oldu. Kadın olmanın güzelliklerinden mahrum bırakmıyorum kendimi. Sigara da içiyorum, içki de ve en güzel yanı hiç kimse “Başı açık biri nasıl sigara, içki içer ya?” diye şaşırmıyor.

Hep oralarda olun emi!

(Görsel: Kathrin Honesta)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Yani insan nasıl kendi hatalarını başkalarına yükleyerek rahatlar siz de görüyorum. Müslüman içki içmemeli, içse de bunu ben yaparım ohh sizde yapın.Ben erkek arkadaşım oradan buraya uçuruyor siz de uçun dememeli diyemez. O zaman uyuşturucu kullanmanın hazzını da burada millet yazsın, benim kararım desin. İçkili halde araba ile kaza yapan kişiye birşey denmesin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir