“Hayır ben Cuma namazına gelmiyorum çünkü Ateistim” demek istiyorum.

Merhaba. Siteyi nerdeyse ilk kurulduğundan beri takip ediyorum ve çok başarılı bir iş olduğunu düşünüyorum. Buraya yazıp yazmama konusunda çok tereddüt ettim ama konu sadece başörtüsü olduğun için yazmadım. Mesaj atarak benzer dertleri yaşayan erkeklerle de ilgili biraz paylaşım yapılabilir diyecektim ama kadın konusu olunca da haddimi aşmak istemedim. Sonradan Serbest Kürsü köşenizin duyurusunu gördüm ve yazabilirim diye düşündüm ama yine hiç erkeğe ait yazı göremeyince vazgeçtim. Şimdiyse yazmaya karar verdim. Neden şimdi karar verdiğimle başlayım isterseniz…

Bugün Cuma ve ben iş yerindeyim. Birazdan iş arkadaşlarım Cuma namazına gidecekler, ben de onlarla gideceğim ve ben liseden beri Ateistim. Yedi senedir bir kamu kurumunda mühendis olarak çalışıyorum. Mezun oldum, uzun süre iş bulamadım ve işsiz kalmaktansa kamu kurumunda çalışmayı tercih ettim. İşe girdiğim günlerde “Merhaba”larım sürekli “Selamın Aleyküm”lerle cevaplandı müdürüm tarafından sadece müdürüm de değil, iş arkadaşlarım tarafından da. İlk başlarda çömez olduğumdan olsa gerek pek önemsenmiyordum ama zaman geçtikçe Cuma namazına gidenler “Bu haftayı da kaçırmayacaksın heralde” gibi laflarla yaklaştılar bana. Zamanla “İşe adam mı yok en azından namazı niyazında olan birisi olur” şeklinde şakayla karışık tehdit edici şekilde yaklaşmaya başladılar.

Ateist olduğumu zaten hiç söylememiştim de sadece namazında niyazında olmayan öylesine biri şeklinde sessiz kalmaya çalışıyordum. Cuma namazlarında müdürün gelip omzuma vurup “Hadi gidiyoruz, erkek kalmaz bu saatlerde iş başında” laflarına teslim oldum zaten kötü ekonomik durumumu anca kurtaran işimden olmamak için. Mecbur bir araya geldiğimiz zamanlarda, öğle yemeklerinde, iş toplanmalarında bekar oluşum üzerinden üstten bakan şakalar yapılıyordu. Evimin pis olduğu, temizleyecek bir karımın olmayışı, ev yemeklerine hasret olduğum gibi…

Bunlar arkadaşça muhabbet gibi gözükebilir ancak bir yaşam tarzının dayatıldığını ve karşısında kendi yaşam tarzımın sessiz kalışını iliklerime kadar hissediyorum her seferinde. O kadar sıkıldım ki her gün bu görünmez baskıyı hissetmekten. Bir gün bunalıp ağzıma geleni söyleyeceğim ve işten atılacağım endişesinden dolayı işte muhabbet ederken ortamdan aniden çıkıp masama gidiyorum. Psikolojik olarak iyi değilim. Buradaki kadınların mektuplarını okudum ve onların yanında yaşadıklarım “Aman bu da bir şey mi” gibi kalabilir. Ailemden fiziksel şiddet görmüyorum, ekonomik olarak ailemin tehditleri altında değilim. Zorla evlendirilmiyorum. Ama aynı toplumsal baskıyı yaşadığımı hissediyorum. Erkek olmanın “avantajı” belki biraz daha hafif şiddette ilerlemesi.

Hayır ben Cuma namazına gelmiyorum çünkü Ateistim demek istiyorum. Dahası Cuma namazına çağırılmak istemiyorum. Kadınlara bakışlarının olması gereken oymuş gibi bana da dayatılmasını istemiyorum. Yüzlerine karşı “Siz kadınları ev hizmetçisi ve yemek yapan alt bir insan türü olarak görüyorsunuz, bunu kabul etmem mümkün değil, evliliği düşünmüyorum, bekar yaşıyorum, alkol kullanıyorum” demek istiyorum ama işimi kaybederim ve başka yerde iş bulamam korkusu o kadar sardı ki beni bunu yapacak cesaretim kalmadı. Yoruldum müdürle birlikte Cuma vaazı dinlemekten. WhatsApp grubundaki sabah namazı mesajlarından yoruldum. Merhaba denemezmişçesine Selamın Aleyküm demekten yoruldum.

(Görsel: Anonim)

Paylaş:

Comments (2)

  1. İsyaninizda o kadar haklısınız ki…bu durumu yaşayan insan sayısı eminim öyle çok ki …bu selamlaşma konusuna kafayı takmış durumdayım.guzel Türkçe dururken Arabın selamı niye değil mi?bu İslami baskıyı toplumun büyük bir kismi farklı biçimlerde hissediyor…

  2. Ben de yaklaşık bir senedir deistim. Ailemin bundan haberi yok, olmayacak da çünkü baskılarına dört bir yandan maruz kalmak istemiyorum.
    Aynı şeyi ben de yaşıyorum. “Merhaba”larıma “Selamın aleyküm”ler alıyorum imalı imalı. Onların sevap günah anlayışlarına uymamı bekliyorlar, onlarla birlikte korkmamı, sahiplendikleri kadınlarla birlikte biat etmemi bekliyorlar.
    Ağabeyime ilk “Erkekler neden kapanmıyor?” diye sorduğumda 10-11 yaşındaydım. Daha sonrasında “Uçak kadar hızlı bir taşıma aracı ve cebimizde polisi arayabileceğimiz telefonlarımız varken neden kadınlar yanında erkek mahremi olmadan 90 km’den uzağa gidemiyor?” gibi sorular geldi. Soru soruyu kovaladı, susturmaya çalıştığım aklım beni geceleri uyutmadı.
    Kendimi artık çok daha özgür hissediyorum bir anlamda. Bir diğer anlamda ise kafesin içinde, olmadığım birinin kılığında gibiyim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir