“Açılırsan saçlarını yolarım, ben sana baştan demiştim kapandıysan dönüşü yok.”

6. sınıfta kapandım, çoğu kız gibi isteyerek kapanmıştım. Kapalı olmakla açık olmak arasında sadece başörtüsü farkı var sanırdım. Zaten ilk başta da öyleydi. Annem çok iyi davranırdı, daha sonra regl oldum ve 7. sınıfa geçtim. En kötüsü de her şey o zaman başladı.

Annem artık giyinişime karışıyordu ve dedikleri bana uymuyordu. Onun anlattığı ve olmak zorunda olduğum kişi değildim ben ve sonra açılmak istediğimi açık bir şekilde dile getirdim. Annem benim fiziki yapımla ilgili hakaretler ederek vazgeçirmeye çalıştı. Alnım geniş diye “Kel gibisin işte seni ne yapsınlar?”, “Açılırsan saçlarını yolarım, ben sana baştan demiştim kapandıysan dönüşü yok.” gibi şeyler… Ve en büyük abim bana “Açılırsan sana selam dahi vermem.” dedi ve ben korktum, sustum.

İnsanın içinde olmayınca kafasındaki sadece kumaş parçası gibi geliyor. 10. sınıftayım, anneme her şekilde belli ettim istemediğimi ama annem sanki hiçbir şey olmamış gibi susuyor ve görmezden geliyor. Ne yapacağımı bilmiyorum, bu dünyaya bir kere geldim ve onu da istemediğim bir şekilde yaşamak istemiyorum. Ben olmak istediğim kişi olmak istiyorum. Ailemi de kaybetmek istemiyorum ama onlar beni her gün kaybediyorlar. Her gün daha dışlanmış hissediyorum, her gün daha çok hayattan bıkıyorum.

Yaşama isteğim gün ve gün azalıyor. Ailemle aramı bozmadan konuşarak, nasıl ortak bir yol bulabilirim? En küçük abimin dediği bir cümle ile her gün umutlanıyorum. Bir gün başaracağımı hissediyorum, o bana “Sen ne olursan ol – ister açık ister kapalı – sen hep benim kardeşimsin, senin düşüncelerine saygı duyuyorum.” derdi. Yanımda olan tek kişi olması ne acı…

(Görsel: Pablo Picasso)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir