Namaz saatlerinde başka işlerle ilgilenirsek ya dayak yiyoruz ya da azar işitiyoruz.

Türkiye’nin belki de en muhafazakar ve aşırı dinci yerlerinden birinde yaşıyorum. Annem peçeli, babam ise sakallı ve şalvarlı. Hala da öyleler ve öyle olacaklar.

Beni de 6 yaşında peçeye ve kara çarşafa soktular. Ablalarım da peçeli ve çarşaflı. Hayatın her alanında darlanma ve boğulma hissi yaşıyoruz. Namaz saatlerini kaçırmaktan çok korkuyoruz. Namaz saatlerinde başka işlerle ilgilenirsek ya dayak yiyoruz ya da azar işitiyoruz. Hiç dışarı çıkamıyoruz ve gezemiyoruz. Hep evde işlere yardım ediyoruz ya da Arapça Kuran’ı Kerim okuyoruz. Tiyatro, sanat, resim, müzik bize hayal gibi geliyor. Erkek kardeşlerimde de takke ve şalvar var. Hiçbir şekilde sosyalleşemiyoruz. Liseyi bitirdim ve üniversiteye gitmemem isteniyor. Ablalarım lise bile okumadılar. Ailem de Arapça öğretiyor ve Arap alfabesi dayatıyor hepimize.

Üniversiteye gidersem de ilahiyata gidebileceğim, bunu da söylemem gerekir. Zaten lise ve ortaokulu da İmam Hatip’te okudum. Ailem İslami kuralları bana aşırı dayatıyor. Ama dinimiz İslam, aşırılığa karşı çıkmış. Ailem kendi dinimiz İslam’ın kurallarına karşı geliyor ve aşırılıkta bulunuyor. Ama artık alıştım bu duruma.

Şu an 18 yaşındayım ve hala peçeliyim. Artık bu giysiye ve zihniyete sahip oldum. Yakında beni kendi istedikleri sakallı dinci biriyle evlendirirlerse şaşırmam. Ama bazen yapılabilecek bir şey olmuyor ve kaderimize, Allah’ın dediğine boyun eğmek zorunda kalıyoruz.

Ben açılıp saçılmak istemiyorum, sadece normal başörtü takmak istiyorum ve bunu aileme söylediğimde tepki alıyorum. Ne yapabileceğimi ileride inşallah görürüm.

(Görsel: Jabriel Najjar)

Paylaş:

Comments (2)

  1. Merhaba. İnsan doğacağı zaman ailesini seçemiyor gerçekten. Ne ailesini ne de doğacağı yeri seçemiyor. Bak kardeşim ailen öyle olabilir ama sende umut var. Buradaki herkes başörtüsünü çıkarmak istiyor sen ise normal başörtü takabilmek. Nacizane tavsiyem ne yap et ilahiyat da olsa o üniversiteyi kazan. Beni evlendirecekler deyip karalar bağlama sakın. Evlenmek zorunda değilsin. Üniversiteyi kazan ve git. En uzağa git. Kesinlikle zor da olsa mesleğini al onlara bırakma. Artık hayat 1400 yıl önce yıllar gibi değil. Ozamanki gibi yaşamak zorunda değilsin. Bunları yazabilmen bile çok cesur olduğunu gösterir. Üniversiteyi kazan. Sonrasında kendi hayatını kendin çiz. Doğacağımız yeri seçemiyoruz ama sonrasını değiştirebiliriz. Bize kimse özgürlüğün anahtarını vermeyecek. Zaten bizi hapseden onlar… Güç sende içinde.

  2. Bir kız için kabus dolu bir hayat olsa gerek kendi ayaklarının üstünde durunca ünifeb sonra hatta simdi den yabancı dil öğren yurt dışı vatandaşlığı almaya bak konsolos vs evrak resim vs isterse açık bir fotoğraf göster eğer ölümle seni tehdit eseceklerse tek yol ülkeden kaçıp kendine bambaşka bir hayat kurmak olacaktır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir