Anneme söyledim açılacağımı. Beni hocaya götürdü, muska falan taktı.

Selamlar, başka bir başarısızlık hikâyesi karşınızda.

Kapandığımda 12 yaşındaydım; ne oldu ne bitti anlamadan başıma bir şey taktılar. Dershaneye gidiyordum, utandım bıraktım onu da. Hep övüyorlardı beni ‘Güzel kızım’ diye, ama değildim, biliyordum böyle güzel olmadığımı. Yine de 12 yaşındaki bir kız ailesinden övgü alınca seviniyor tabii. Öyle böyle 1 yıl geçti, zaten kapanmak istememiştim ama artık açılma düşüncesi tam o zaman yerleşti kafama. Kendimi parçaladım içten içe ama ne yazar. Annemle, babamla, ablamlarla hep çok iyi anlaşırdık. Tabii kavga ettiğimiz olurdu ama yine de ablamlar bana bütün sırlarını anlatırdı, gizli gizli sigara denettirirdi falan. Yanlış anlaşılmasın zorla değil. Babam da çok eğlenceli bir insandır, tatil yapmayı çok sever, hatta bir kere bizi bir alışveriş merkezine salıp, elimize kartı verip “Ne isterseniz alın” dediğini bilirim. Annem de 2 üniversite bitirmiş, diğer teyzemlere göre çok daha anlayışlı ve mantıklı, gezmeye bayılan biridir.

Kısacası ailem dindar ailelere kıyasla mükemmel. Fakat babamı bu kadar övdüğüme bakmayın, şerefsizin tekidir. Anneme yapmadığını bırakmadı, sonunda boşandılar. Ablamlar da ben de onu seviyormuş gibi davranmak zorunda kalıyoruz.

Her neyse, öyle böyle derken oldu 2 yıl. Ben artık dayanamıyordum, derken sınav sonuçları açıklandı. Anneme İmam Hatip’e gitmek istemediğimi söylediğimde ‘Tamam’ dedi. Tercihler ve nakillerin ilk 3’üne sadece Anadolu Lisesi yazdık. Bir tanesi çıktı fakat çok iyi bir lise değildi ama benim için sorun yoktu. Fakat annem iyi bir liseye gitmemi istedi, bir daha denedik. En son tercihlerimi benden habersiz yaptı ve evde kıyameti kopardım. İlk defa annemden böyle bir güven darbesi yemiştim. Zaten sınav yılı aramızda kötü şeyler olmuştu ama beklemiyordum. O yaz söyledim ona açılacağım diye, beni hocaya götürdü. Muska falan taktı. 1 yıl geçti böyle, en sonunda anladı işe yaramadığını, çıkardık. Bu yaz yine söyledim, aniden açılacağım diye. Bir şey demedi.

Ertesi gün okula açık gittim, başarmıştım. Sonra akşam ablamlar ve annem sorguya çektiler beni. ‘Biz tabii ki üzülüyoruz ama senden sevgimiz asla eksilmez’ dedi. Çok sevindim, üzülmeleri haklarıydı çünkü kendi inançlarına göre yanlış bir şey yapıyordum. Sonra biraz zaman geçince babamı aradım, asıl olay öyle başladı. Çıldırdı, “Gagana tükürürüm o evden açık çıkarsan” dedi. Neyse geldi aldı bizi evine götürdü. Gittiğimizde sakinleşmişti ve insan gibi konuşmaya başladı. Ben buna izin veremem, dedi. Senin iznini istemiyorum, diyemedim. En sonunda sarıldı falan. Ben yine böyle kaldım, o şal parçasıyla. Her şey bir anda elimden uçup gitti.

En kötüsü de neydi biliyor musunuz? Bize ve anneme arkadan yapmadığını bırakmayıp hala bizi seviyormuş gibi davranan adamın benim hayatımda söz hakkına sahipmiş gibi davranması.

(Görsel: Akiane Kramarik)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir