Allah’ın istediği gibi biri olmak değil kendim olmak istedim.

Hayatımın dönüm noktası olacak iki şey yaşadım. İlki kapanmaktı, ikincisi açılmak.

16 yaşında kendi isteğimle kapandım. Ailemin, aile olamayıp bana hissettirdikleri eksikliği ancak Allah’a sığınarak ve ona yönelerek atlatacağımı zannediyordum bu yüzden kapandım. İlk basta her şey çok güzeldi, bu dünyada çektiğim acıların öbür dünyada misliyle alacağımı düşünüyordum. Evet cennetliktim ben, cennete gitmem için yapmam gereken tek şey sabretmekti, çünkü ben bunu hak ediyordum. Daha sonra o güne kadar yapmadığım şeyi yaptım ve düşündüm. Gerçekten ben kimim? Neden acı çekiyorum? Bu hayatı ben mi seçtim? Bu hayatı kabullenmek yerine neden değiştirmiyorum? Bana vaat edilen cennetten ne bekliyorum? Yoksa onu da mı ben seçemeyeceğim? Halimden memnun muyum? İşte bunun gibi soruların ardı arkası kesilmedi ve ben artık kendimi kandırmak istemiyordum.

Ailem yine eskisi gibiydi ama ben değişmiştim. Mutluluğun ancak birine teslim olmakla edinilebileceğini sanmıştım, yanılmışım. 2 yıl kapalı kaldım ve 3 ay önce de başörtüsünü çıkardım. 2 yıl içerisinde kişiliğimden ve yeteneklerimden taviz vermiştim. Allah’ın istediği gibi biri olmak değil kendim olmak istedim.

Ve de bunu yaptım. İyi ki de yaptım, dönüp arkama baktığımda pişman değilim. Kendime sarılıp, kendime değer verip, bu kararı aldığım için kendimi çok güçlü hissediyorum. Onca insana rağmen “Ben buyum.” demek beni inanılmaz rahatlatıyor ve şunun farkına vardım ki artık mutluluğu, huzuru, yaşama amacımı, ailemde ya da Allah’ta değil kendimde arıyorum.

(Görsel: Sarazhin Denis)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir