Kızlarının kapanmasını isteyen klasik aile sorunsalı…

Merhaba, aslında nasıl başlasam bilmiyorum. Sayfada birçok kişinin hikayesini okudum ve yalnız olmadığımı fark ettim.

Ben kapandığımda 11 yaşındaydım. 4 yıldır kapalıyım ve 1-2 yıldır bunu bırakmak istiyorum. Ailem normalde baskıcı değildir. Ama bu konuya gelince aşırı hassas olurlar. Beni İmam Hatip’e göndermek gibi bir ısrarları da olmadı. Ortaokula başlayacağım zamanlar arada lafı geçiyordu ama ben kabul etmeyince üstelemediler. Annem 10 yaşıma geldiğim zaman alttan alttan kapanmam gerektiği mesajlarını vermeye başladı. Abim de bu kız ne zaman kapanacak tarzından şeyler söylüyordu. Kapanınca daha güzel gözüktüğümü, kapanınca bana güzel hediyeler alacaklarını ve herkesin beni takdir edeceğini söyledi annem. Kızlarının kapanmasını isteyen klasik aile sorunsalı anlayacağınız.

O zamanlar babam görevli olarak umreye gidecekti. Annem ve ben de gitmeye karar verdik. Geri döndüğümüzde okulun 2. dönemi yeni başlamıştı. Annem artık kapanabileceğimi insanların umreye gittiğim için kapandığımı anlayacaklarını söylemeye başladı. Ama ben gene kabul etmedim. İstemiyordum. 11 yaşıma geçtiğimde artık daha fazla ısrar etmeye başladı. Ben de çocuk aklıyla madem annem bu kadar istiyor -hem de bana bir sürü hediye alacaklar- kabul edeyim dedim. Okul açılmadan önce kapandım. Herkese kendi isteğimle kapandığıma dair yalan söyledim. Çevremizdekiler beni övmeye bana iltifat etmeye başladılar. “Maşallah ne kadar olgun bir kız, ne kadar yakışmış” vb. Sonuçta büyüyünce kapanacaktım doğru olan buydu, öyle öğrenmiştik. Benim ne hissettiğim önemli değildi doğru olan doğruydu. Ben kapanınca sınıf arkadaşlarımdan da heves edip kapananlar oldu. Bu beni biraz daha motive etti. Annem o zamanlar çok olmasa da giydiğim kıyafetlere az çok karışıyordu. Çok umursamıyordum. Kapandığım yılın yaz ayında adet görmeye başladım. İşte o zaman iş ciddileşmeye başladı. Annem gayet bol olsa bile giydiğim pantolonlara karışmaya başladı. Bana elbise ve pardösü almaya başladı. Onları giymeyince ise kızıyordu. Bense inatla giymedim.

Bir gün sosyal bilgiler öğretmenimiz beni süzerek “Sen hiç çocukluğunu yaşayamamışsın” dedi. Önce anlamadım. “Neden?” dedim. Başıyla kafamı işaret etti. Anlamıştım. Ama anlamamazlıktan geldim. “Anlayamadım sizi” dedim. O ise tekrar başımı işaret etti gözleriyle. Anlamamazlıktan geldim. Bunu hiç kimseye anlatamadım. Türkçe öğretmenimizin bir tiyatro ekibi vardı. Ben de katılmak istedim. Ama gözlerini kaçırarak “Olmaz” dedi. Nedenini sordum. Cevap vermedi ve yanımdan ayrıldı. Nedenini anlamam birkaç günümü aldı. 13 yaşıma girmeden önce bulunduğumuz ilçeden oranın bağlı olduğu ile taşındık. Yeni okulumda da insanlar bana kendi isteğimle kapanıp kapanmadığımı sordular. Her kendi isteğimle yaptığımı söylediğimde kötü hissediyordum ama bu doğru olandı. O zamanlar her sabah şalımı yapmak için yarım saate yakın zaman harcıyordum. Haliyle erken kalkmak zorundaydım. Şalımı yapamadığımda sinir oluyordum.
14 yaşıma girdiğim yıl bambaşka bir ile taşındık. Diğerleri gibi saçlarımı her gün farklı farklı yapmak istedim. Beden eğitimi derslerinde boynum gözüktü mü çok mu hareket ettim gibi düşünceler beni yoruyordu. Basketbol oynamayı seviyordum ama bu sorunlar yüzünden oynayamıyordum da. Ara sıra başımın açık olduğu, saçlarımın rüzgârda dalgalandığı rüyalar görmeye başladım. Hala da görüyorum.

Birkaç kez anneme konuyu açtım. Annem kapandıktan sonra açılmanın çok günah olduğunu söyledi. Ben de sinirlendim ve “Senin yüzünden örtündüm” dedim. Kendini acındırmaya başladı. Çevrenin çok kötü olduğunu ve kapanırsam hareketlerime dikkat edeceğimden iyi biri olacağımı düşündüğümü söyledi. Daha çok sinirlenmiştim. İlk fikrimi söylemem bu şekilde olmuştu. Daha sonra ara ara bu konuyu açmaya başladım. Her defasında kavga ettik doğal olarak. Bir ara kuzenim bizde kalmaya başladı. Kuzenimin kardeşi de açılmaktan bahsediyormuş ara ara. “Bizim kız da öyle işte. Sanki açılınca bir halt oluyor” dedi bunları konuşurlarken ben ortamda değildim onlar konuşurken duydum. Çok üzüldüm. Ben kapalı olunca başkalarının da kapanmasını istemeye başladım. Annem artık kıyafetime daha fazla dikkat ediyordu. Eskiden aldığı elbiseleri ve pardösüleri gösterip gösterip “giymedin güzelim şeyler küçüldü gitti” diyordu.

Sonra liseye geçtim. Okuduğum okulda pek kapalı yoktu. Orada da bana isteğimle kapanıp kapanmadığımı sordular. Bir daha anneme açılmayı düşündüğümü söyleyemedim. Şu an 10. sınıfım. Annemlere saçlarımı boyatmak istediğimi söylediğimde bana güldüler. “Zaten kimse görmeyecek ne gerek var” dediler. İçim acıdı. “Ben göreceğim” dedim gene güldüler. Komik olmadığını söylediğimde kendilerince komik olduğunu söylediler. Konu kapandı. Kendimi hakaret edilmiş gibi hissettim. Ağladım.
Biliyorum kapanmak Allah’ın bir emri. Ama bu kişi istediği için yapmazsa ne önemi var ki yapmanın? Saçımı boyatmak istememin nesi komikti ki? Instagram’da fenomen başörtülü kadınları takip etmeye başladım. Bazılarının tarzları hoşuma gitmişti. Bu şekilde kendi kendime örtünmeyi sevdirmeye çalıştım. Kabullenmek daha kolaydı çünkü. Ama hala hareketlerime dikkat etmek zorundayım. Sonuçta ben İslam’ı temsil eden bir kızım. İnsanların dinime kötü bakmasını istemiyorum. Bu yüzden elimden geldiğince düzgün davranmaya çalışıyorum. Ama bazen bu beni boğuyor. İnsanlar üzerinde İslam’a karşı bir kötü bakış var. Böyle olsun istemiyorum. Diğerleri benim bir kusurumu gördüğünde hemen dinimi lekeleyecekler. Bundan çok korkuyorum. Ama insan bu, her şeyde kusur buluyor maalesef…

Bir ara piyano kursuna başlamıştım. Özel bir yerdi. Öğretmenim çok şaşırmıştı beni ilk gördüğünde. Ama bir şey dememişti. Ders aldığım yerin sahibi ise annemler ve benim için müzik sever modern bir aile demişti annemle beni süzerken. Çok ağırıma gitmişti. İnsanlar sanıyor ki müslümanlar gerici ve modern değil. Bu algıda görünmemek için dikkat etmek zorundayım. Keşke olmasaydım…

(Görsel: Anonim)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir