Başörtüsünün anlamını bile bilmeyen bir çocuğu, örtünmeye zorlayan zihniyetten nefret ediyorum.

Nefret, bedenimi sarıp sarmalayan duygu. Daha başörtüsünün anlamını bile bilmeyen bir çocuğu, örtünmeye zorlayan zihniyetten nefret ediyorum. Sokakta 3 yaşındaki bir çocuğu bile görsem, ne güzel, istediğini giyebilmiş diye imrenerek bakıyorum. 13 yaşındayım şu an, sokakta beyaz tayt giydiğim için annem tarafından dövülerek, sürüklene sürüklene eve götürüldüğümde ise henüz sadece 8 yaşındaydım.


5. sınıfa yeni başlamıştım, annem, “Şu an kapanmasan bile regl olduğun gün kapanmak zorundasın.” demişti. Ben de, o an bunun değişik bir deneyim olacağını düşünüp kapandım. Fakat bu işin geri dönüşü olmadığını nereden bilebilirdim ki? Beni gören akrabalarım hep tebrik ettiler. Bir sürü hediye başörtüsü geldi ve her şey güzeldi. Ta ki ilk kez saçlarımı kapatmanın benim hoşuma gitmediğini fark edene kadar.
Voleybol oynamaya başlamıştım. Herkes istediği gibi atlayıp zıplarken ben örtüm açılır diye rahat hareket edemiyordum, bu yüzden o çok sevdiğim voleybolu bıraktım. Başörtüsü yüzünden sevdiğim sporu yapamadım. Bir gün akrabalarımız tatile gidecekti, ben de hayatımda hiç tatile gitmediğim için onlarla beraber gitmek istediğimi söyledim ve gittim. Tanımadığım birçok insan vardı, tek örtülü bendim. İnsanların bana sanki uzaydan gelmişim gibi bakmaları, “İsteyerek mi kapandın?” soruları vardı. Hepsi, hepsi beni rahatsız etti. Ki, o günden sonra da hiçbir ortama girerken rahat edemedim. Sürekli içten içe dua etmeye başladım, “Umarım çok kötü bir hastalığa kapılırım da açılmak zorunda kalırım.” ya da “Umarım çok kötü bir şey olur da ailem beni üzmek istemediği için açılmama bir şey demez.” diye.


Arada bir açtım saçımı, fırsat buldukça tabii. Öyle güzeldi ki, öyle eşsizdi ki saçlarımı istediğim gibi elleyebilmek. Rüzgar estikçe önüme gelen, yüzüme gelen saçlar, bana ben olduğumu hissettiriyordu. Öyle olmayacağını biliyordum fakat bir ortama girdiğimde sanki herkes benimle başörtüm yüzünden konuşmayacakmış gibi hissediyordum, insanlarla iletişime geçmekten korkmaya başlamıştım. Başörtüsü benden özgüvenimi aldı. Ben kapanalı üç sene oldu. Aileme açılmak istediğimi söylemeye ancak bugün cesaret edebildim. Aldığım karşılık ise “Eğer açılırsan seni okula yollamam, sopayla döverim seni.” gibi yanıtlar oldu. Eğer açılırsam tek ümidim olan okuluma gitmem yasaklanacak. Dışarı çıkmamak benim için sorun değil, istemediğim kıyafetle dışarı çıkmaktansa çıkmamayı tercih ederim fakat okumak istiyorum, bu yüzden başörtümü çıkarmamam gerekli. Bazı insanlar için saçlarını toplayıp ya da örüp dışarı çıkmak ne kadar kolay değil mi? İşte benim için değil. Eğer ki bir gün hayal ettiğim gibi bir kadın olursam, ailesinden baskı gören tüm çocuklara yardım edeceğim.

(Görsel: Yoko Tanji)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir