Çünkü başörtü takarsam mükemmel olacaktı, bir çok takdir alacaktım.

12 yaşında, daha 6. sınıfa giderken taktım başörtüyü, çünkü iyi olan, doğru olan buydu. Çünkü böyle yaparsam mükemmel olacaktı herkes için, ve birçok takdir alacaktım, ki öyle de oldu.

Taktığım başörtü o yıllarda müthiş bir özgüven veriyordu, evet, 12 yaşında. Sonra düşündüm, sorguladım. 17 yaşındaydım ilk sorgulamaya başladığım zamanlar; depresyonlar, baş ağrıları, nefret…

Sonra dinle bunu bastırdım, “Hayır” dedim, “Bu doğru.” Ta ki 18. yaşımda sevdiğim kişiden başörtülü olduğum için red yiyene kadar, 2 sene bunun etkisinde kaldım. Hayır başörtümden utanmadım, sadece istemediğim bir şeyden yargılanmak, bana çirkin ve özgüvensiz hissettirdi, ki hala etkisinde değilim diyemem.

Yaşım 19 oldu, üniversite sınavının akşamı anneme ”O gün yarın” dedim ve sonraki gün pantolonumun üzerini örtmeden çıktım, ama bu öyle bir histi ki sanki tüm dünya bana, saçıma, popoma bakıyor gibiydi. Ama bu durumdan gurur duydum ve onca yıl sonra ilk kez o gün ayaklarım sağlamdı ve başım dik. Alacağım tepkilerden korkuyordum ama göze almıştım. Anneme minnettarım ki kimsenin ağzını açtırmadı ve söylediği şu oldu herkese: “Kapanırken sormadınız, neden açıldığında soruyorsunuz? Kızım o zaman onu istedi ve yaptı, şu an da bunu istiyor.”

(Görsel: Shadi Ghadirian)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Gurur duyulması bir anneye sahipsiniz. Türkiyedeki annelerin çoğunun. Çocuklarının bu basit özgürlüğüne saygı duyacağınız sanmıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir