Abim üstüme yürüdü, annem saçımı çekti, tokat attı.

Merhaba. Benim geçtiğim yollardan geçmiş veya geçmekte olan bir sürü yetişkin ve çocuk olan kızlar vardır belki, bu yazıyı okuduktan sonra daha da cesaretlenirsiniz, bir insana dokunmuş olurum umarım.

Tesettüre girme fikri hep aklımdaydı, 5. sınıftan beri bir arkadaşımla hep bunu konuşurduk, o da çok isterdi benim gibi, beraber hayaller kurardık. Böyle bir şeyi, hayatımı değiştirebilecek bir kararı, daha 11-12 yaşlarımdan beri isterdim. Hep içimde bir heves vardı, o zamanlar ablam daha yeni kapanmıştı, ailemde akrabalarımda herkes kapalıydı ve bende de “Bu artık genç kız olunca zorunlu” hissi yarattı. Bir hevesle kapandım, bir gece ablamla konuştuk, o gece kararlaştırdım artık. Anneme babama söyledim, sabah olunca alışverişe çıktık, etek aldım. 7. sınıfa geçmiştim ama daha büyük duruyordum, bir bayramda her gören daha olgun gözüktüğümü söylüyordu, sonra 8. sınıfın sonlarına doğru kararlarım, düşüncelerim değişmeye başladı. Açılma fikrimi ilk anneme söyledim “Yok, olmaz öyle bir şey, asla abin baban izin vermez” dedi. Ben de biliyordum izin vermeyeceklerini, ama ileride kabullenirler diye içimde bir yerlerde o umuda tutundum, daha sonra abim ve babam öğrendiler, tabii ki de karşı çıktılar. Her gün ağlamaya başlamıştım, sabah uyanınca ağlıyordum, gece yatarken ağlıyordum, gün içerisinde hep ağlıyordum. 3 ay yaz tatili boyunca bu böyle devam etti. O kadar sızım var ki bu durum hakkında, hala hatırladıkça çok kötü olurum, gece uykunun arasında birden ağlamaya başladığımı da bilirim, kendimi tuvalete kitleyip aynaya bakıp ağladığımı da ve ben bunları çocuk yaşımda, 13 yaşımda yaşadım.

Ben de her yaşıtım gibi koşmak, eğlenmek, özgürce gülmek, saçlarımı savurmak, en çok da istediğim zaman saçlarımı rüzgarda hissetmek istiyordum, bunun için direndim. Annem sonradan kabullendi, ama arada hala bana “Sil at bu düşünceyi olmaz” da diyordu, ablam bir şey demiyordu, karışmıyordu, en çok abimde zorlandım, çünkü kendisi açık kızlara bakan ama bize bakılmasını istemeyen bir zihniyete sahip birisi. Babamla çok konuşmazdım ama “Çocuk oyuncağı mı bu” diyordu hep. Bir keresinde hiç unutmam, bayram günü belki bugün hepsi kabullenir diye uyandım, tabii ki de umduğum gibi olmadı. Abim üstüme yürüdü, annem saçımı çekti, tokat attı. Misafirler gelmişti, hemen az önce yaşananları sildim, elimi yüzümü yıkadım, istemeye istemeye nefret ede ede taktım başörtümü. Ama hala içimdeki o umut canlıydı, ona zarar gelmedi.

Artık liseye geçecektim, okuluma kayıt olmaya gideceğimiz gün babam kabullendi, annem de kabullenmişti, abim hala kabul edemiyordu ama ben saçlarımı özgürce açtım ve öyle çıktım dışarı. Hep hayalini kurardım, saçım açık rüzgarı saç diplerime kadar hissedebildiğim yağmurlu bir günde dışarıya çıkmayı, ve öyle de oldu. O gün özgürlüğü hissettim, o kadar istedim, o kadar inandım, içimdeki umudu hep canlı tuttum ve oldu. 13 yaşımda bu kadar sığ olan bir aileye, onlar için inanılmaz günah olan bir şeyi kabul ettirdiğim için kendimle gurur duyuyorum. Bu arada, bu dönem içerisinde bir yazı okumuştum ve majör depresyonu ilk kez duymuştum. Belirtilerine baktığımda da hepsinin bende bulunduğunu, böylece bir majör depresyonun içinde olduğumu fark ettim. Bütün bunlara rağmen onlara kabul ettirmek için devam ettim, insanların ne diyeceklerini umursamadım, çünkü bu benim hayatım. Benim seçimlerimle ben bu hayatı renklendirmek, bu hayatı doyasıya gülerek ve eğlenerek geçirmek istiyorum.

Siz de ailenizden veya insanların söyleyeceği laflardan korkuyorsanız, korkularınızı yenmeye odaklanın, sonunda saçlarınızı rüzgarda hissetmenin hazzı, geçirdiğiniz zorlu yolu unutturacaktır. İçinizdeki umudunuzu asla öldürmeyin!

(Görsel: Kelsey R. McDonnell)

Paylaş:

Comment (1)

  1. Kararsız ama kararlı

    Aileni nasıl ikna ettin baya zor bir aileye benziyor helal olsun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir