Hayatımla ilgili hiçbir şeye ben karar vermedim.

18 yaşındayım, 5 senedir kapalıyım.

Benim babam cumaya dahi gitmeyen ama dindar rolleri kesip millete vaaz veren tiplerden ve tam bir kadın düşmanı. Hayatım boyunca babam, kendisi din konusunda kılını kıpırdatmazken benden dini meselelerde bir şeyler bekliyor. Asla hiçbir konuda bana fikrimi sormaz, hayatımla ilgili hiçbir şeye ben karar vermedim, istediğim bölümü okumak dışında. Annemse babamdan çekinen ve nadiren beni savunabilen bir kadın. Benim arkamda kimse yok. Ben 6 yaşından beri zorla camilere ve Kuran kurslarına gönderildim. 7. sınıftayken babamın psikolojik baskıları ve çevrenin özendirmesiyle hayatımın hatasını yaptım ve kapandım. O güne lanet olsun.

Daha sonra liseye geçtiğimde tercihlerime zorla İmam Hatip lisesi yazdırdılar, ben istemiyorum dedikçe. Tercihi yaptık ve gitmek için okul bahçesine çıktık, tam o sırada birkaç arkadaşımın gözü önünde babam bana İmam Hatip lisesine gitmek istemediğim için tokat attı. O anı bana hiçbir kuvvet unutturamaz. Ben arabada ağlarken babam beni tekrar Kuran kursuna götürdü (yatılı kalıyordum). Orada her türlü muhabbet dönüyordu, alkol muhabbetleri erkek muhabbetleri vs. İte kalka bitirdim Kuran kursunu.

Okul başlayacaktı artık. Okulun ilk günüydü, kocaman bir bahçe ve iki büyük bina biri; erkekler için biri kızlar içinmiş. Erkekleri okuldan göndereceklermiş, o yüzden çok az erkek vardı okulda ama buna rağmen babam daha okulun ilk gününden beni tehdit etmeye başlamıştı. Eğer bir erkekle konuştuğumu duyarsa beni okuldan alacağını ve döverek öldüreceğini söyleyip duruyordu. Ben zaten aklım başımda olduğu günden beri bu tehditlerle büyüdüm. Hiçbir zaman kapanmayı sevmedim ve istemedim, hala da istemiyorum.

Şu an babam benim inançsız olduğumu düşünüyor, aslında pek de haksız sayılmaz, ben ne inanıyorum ne inanmıyorum, arada bir yerdeyim. Aslında hala sorguluyorum. Ama tam anlamıyla inançsız değilim. Babam bana ”Ateistsin sen” demişti ve ona şöyle dedim “Hadis der ki; ‘İmanından emin olmadığınız bir kişiye kâfir derseniz siz dinden çıkarsınız.’ ” Babam hiçbir şey diyemedi çünkü hiçbir şey bilmemesine rağmen ahkâm kesiyordu. Ama ben onun cahil ve yobaz akrabalarına benzemediğimi kanıtladım.

Ortaokuldayken tavan yapan notlarım, İmam Hatip lisesinde birden dibi görmüştü. O okulda ne pislikler vardı anlatsam roman olur. Büyük bir çoğunluğu lezbiyendi pek fazlası or*spu. Okulun ilk gününden koridorda çarşaflı bir kız suratı kıpkırmızı bir şekilde yerde yatıyor ve midem bulanıyor deyip ağlıyordu. Ambulans çağırıldı ve kızı hastaneye götürdüler. Sonra haber geldi kız hamileymiş. Hayatımın şokuydu, o an gerçekten dindar insanlardan nefret etmemin ilk basamağı olmuştu. Okul bahçesinden alkol şişeleri eksik olmazdı. Durumu anneme hep anlatırdım, artık dayanamadığımı söylerdim, “Babama anlatacağım beni Anadolu lisesine kaydetsin.” dediğimde annem “Sakın ha! Yoksa baban, İmam Hatipliler böyleyse kim bilir onlar nasıldır diyerek buraya da göndermez.” dedi. Fakat okula gelip kendi gözleriyle pisliği görünce bana hak verdi. Ona hep aynı şeyi anlattım, “Zaman ve insanlar değişti, dünya artık böyle, beni zorla dindar sandığınız ortamlara sokmak yerine bir kez olsun dinleyin.” dedim. Babam durumun farkına varmamıştı ve ilk zamanlarda ısrarla devam etmemi istese de derslerin halini görünce 10. sınıfın ilk dönemi bitince temel liseye aldırdı kaydımı.

Oraya geçtikten sonra sorgulamalarım ve soru işaretlerim arttı hala da artarak devam ediyor. Biri bana şunu yapma günah deyince çıldırıyorum, artık gerçekten hiç tahammülüm kalmamış İslam dinine. Ama bir yandan da korkuyorum, araştırıp bir yol çizeceğim artık kendime. Şu an Adalet bölümünü yazdım ve tercih sonuçlarını bekliyorum. Yurtta kalacağım ve asla kapalı olmayacağım. Alışverişte zorla kapalı kıyafetler aldım yine ama bu yaptığım son tesettür alışverişiydi.

Annem açılacağımı biliyor, ona babamın ne tepki vereceğini sordum, izin vermeyeceğini ve beni çok kötü döveceğini söyledi. “Evlatlıktan reddeder mi?” diyorum, “Bilmiyorum” diyor. Eğer onun kızı olmam bir bez parçasına bağlıysa, eğer ben onun için bir bezle örtülmesi gereken bir et parçasından ibaretsem reddetsin. Annem “Senin için sadece bir bez parçası mı?” dedi ben de “Sayenizde artık öyle oldu ve bu hiçbir zaman değişmeyecek.” dedim.

Ramak kaldı gerçekten çok doldum. Nefret ediyorum bu kadın düşmanlığı ve ayrımcılıktan. Babam sırf kız olduğum için bana hayatı zehir etti. Arkadaşlarımla dışarı çıkamadım hiç, neymiş efendim bizim adetlerimizde kız çocuğu dışarı çıkmazmış. Sayısız küfür ettim adetlerine. Ben sizden değilim ve olmayacağım. Lisede çok yakın bir arkadaşım vardı, kendisini çok severim, ailemin ve özellikle babamın nasıl bir insan olduğunu iyi bilir. Çok açık giyinen, fazlaca makyaj yapan ve her yerinde dövme ve piercingleri olan bir kızdı. Bir gün biz sınav için hafta sonu etütüne kaldığımızda ruh hastası babam beni takip etmiş ve yanımda arkadaşımı görmüştü. Etüte kalmama izin vermeyip beni zorla eve götürdü. Yanımdaki arkadaşım onun istediği gibi görünmediği için saatlerce dayak yedim. Okuldan alacaktı beni. O gün belimi geçen saçlarımı çenemin altında kestim. O gün kendimi kestim. Ve ertesi sabah annemin zoruyla sırf okula gidebilmek için nefret ede ede yalvarmak zorunda kaldım. Hiçbir kuvvet bana tesettürü ve İslam’ı sevdiremez artık.

Benim babam limanım değil fırtınamdı. Benim annem limanım değil serin esen rüzgârımdı. Ben o fırtınada tek başıma ayakta durdum durmaya da devam edeceğim. Tesettürden ve kadın düşmanı İslam’dan, Müslümanlardan ölene kadar nefret edeceğim. İlk fırsatta bu bez parçasını kafamdan atmaya ant içtim. Benim içim kin ve nefret dolu, bunun tek sebebi ise kendisini ilgilendirmeyen her şeye ve herkese karışan insanları kınarken aynaya bakmayan, kendi hatalarını örtbas eden babamdır. Tekrar söylüyorum hiçbir kuvvet bana tesettürü ve İslam’ı sevdiremez artık.

(Görsel: Aleksandra Waliszewska)

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir