Metroda kendimi seyredip sürekli gülümsüyordum.

Kapalılığın gelenek olduğu, açıklığınsa göze battığı bir çevrede yetiştim. Herkes gibi ben de renkli şal, tunik ve pantolon giyiyordum. 20 yaşındayken kendim kapanmaya karar verdim. Allah’ın emri, depresyon, çevremdekilerin gazı vs.. Kendimi esaret altına aldığımın 7 yıl sonra farkına vardım. 8. yıl dolmadan esaretimden kurtulmaya karar verdim.

Bir gün annemle tesettür mağazasına girdik. O gün iş yerindeki bir olay yüzünden dokunsalar ağlayacak gibiydim. Mağazada denediğim hiçbir şey içime sinmiyordu. Mağazadaki kadını uğraştırıyordum o da hiçbir şeyi beğenmediğimi söylüyordu. Kadınla annem konuşurken ben ağlamaya başladım. Hiç utanmadan hıçkıra hıçkıra. Annem beni dışarı çıkardı. “Ne oldu?” diye sordu. Oturduk, hem ağlıyorum hem anlatıyorum. “Kıyafetler güzel ama üzerine şal taktığım anda kendimi camiye giden küçük kızlar gibi hissediyorum.” dedim. (Boyum 1.50) “Yıllardır kendimi beğenmiyorum, sevmiyorum. Özgüvenimi kaybettim ve işten hep bu yüzden çıkıyorum. Evde de durmak istemiyorum ama bu şekilde dışarı çıkmaktansa, evde durup tüm gün yatmak daha iyi. Hayatta bir amacım bile yok. Yaşamak için yaşıyorum.” dedim. O an annem çok üzüldüğüm için “Aç başını, günahı benim boynuma, kim ne derse de desin. “dedi. Hatta şalımı çıkardı. Karanlık bir bahçedeydik. O an o kadar rahatladım ki anlatamam. Sonunda söyleyebilmiştim ve annem üzülmemişti hatta beni teselli etmişti.

Birkaç ay sonra yakın akrabamızın düğününe katılmam gerekiyordu. Zaman kazanmak için ona psikoloğa gideceğimi, iyice düşüneceğimi, sonra bir karar vereceğimi söyledim. Sonra başımı örterek eve geldim. Hep “Nasıl olacak?”, “İnsanlar ne diyecek?” diye düşünmekten kafayı yiyordum. Tüm kötü senaryoları hayal etmiştim. Ama hiçbiri gerçekleşmedi. Korktuğum gibi olmadı. Düğüne kadar annemle bu konuyu hiç konuşmadık. Bir gün öncesi yine bir olay yaşayıp patlama noktasına geldiğimde tekrar açtım konuyu ağlayarak. Annem ”Yarın düğüne saçını yaptır git” dedi. Ben de yapamayacağımı, insanların bakışlarından çekindiğimi söyledim. Meğer annem psikolojim bozuk olduğu için böyle konuştuğumu sanıp, başımı açmayacağımdan emin olduğu için beni böyle rahatlatmaya çalışmış. Babama da annem söyledi. Babam “Açık saçık giyinmesin yeter ki.” deyip onayladı. Babamdan da olumlu cevap gelmişti. Daha da rahatlamıştım. Düğüne kapalı gittim tabii ki. Annem açılma kararımdan pişman olacağımı sanıyordu. Üzülmesin diye Kuran’da tesettür ayetinde başörtüsünün geçmediğini anlattım ama anlatmaz olaydım. Çok öfkelendi. Dinden çıktığımı, kafamı birinin karıştırdığını söyledi. Hatta “Sen açılırsan ben de o***** gibi gezerim.” diye tehdit etti. Sinir krizi geçirdi. Size tavsiyem ailenize hatta arkadaşlarınıza bile sakın ayet anlatmaya çalışmayın. Annemin sinirinin geçmesini bekledim tabii.

Düğünden aylar önce başvurduğum iş yeri müthiş bir zamanlamayla düğünden hemen sonra beni kabul etti. Daha önce kabul edilseydim belki de başaramayacaktım. Sabırla mutlaka çözeceğime inandığım için karşıma böyle bir fırsat çıkmıştı. Ben de aileme “Bu işe açık gideceğim. Eğer pişman olursam tekrar kapatırım. İş yerindekiler sonradan kapandığımı sanacaklar nasılsa.” dedim. İş için çağrıldığım ilk gün yolda başımı açtım. O günü asla unutmam. Kafamın soğuktan üşümesi ne kadar güzel bir hismiş. Kimse bana tuhaf tuhaf bakmıyordu. Bense metroda karşımdaki camdan sürekli kendimi seyredip gülümsüyordum. Bu kararı verdikten sonra akrabalarımın başına öyle olaylar geldi ki benim olayım arada kaynadı bile diyebilirim. Annem herkesle konuştuğu için kimse yüzüme bir şey diyemedi. Başımı açık görünce tek şaşıran kişi annem oldu. Son ana kadar yapacağıma inanmadı sanırım.

Şu an hayatım çok mu güzel? Hayır, değil. İş yerinde, aile içinde sürekli sorunlar yaşıyorum. Ama en azından 8 yıldır olmayan özgüvenim geri geldi. Kendimi seviyorum. Annem ve herkes bunu fark ediyor artık.

Aile baskısına maruz kalanların işi zor belki ama asla imkânsız değil. Hayatınızı kendi kararlarınıza göre yaşamanız mümkün. Okula mutlaka gitmelisiniz. Kişisel gelişimle alakalı yazı, kitap, video vb. şeylerle kafanızı dağıtabilirsiniz; benim kurtarıcılarımdır. Emin olun yıllar geçse bile özgüveniniz geri gelecek sabredin. Buradan sesinizi duyup size iş imkânı sağlayabilecek birileri olur umarım. Kendi ayaklarınızın üzerinde durduğunuzda her şey daha kolay olur. Bunca acıdan sonra başarabilmek emin olun kendinizi daha güçlü hissetmenizi sağlıyor. Ölümden başka her şeye çare var. Ben de korkularım yüzünden çok çaresiz hissettim ama bir yandan da “Başarmanın bir yolu mutlaka olmalı” dedim ve buna gerçekten inandım. Sizin de başarmanızı çok istiyorum.

(Görsel: George Hughes)

Paylaş:

Comments (2)

  1. Sizi kutluyorum. Umuyorum ki buradaki her kadına bir örnek olur. Aileniz çok anlayışlı davranmış.

  2. Yalnızamagüçlü

    Teşekkür ederim. Ailemin bu kadar anlayışlı olacağını tahmin etmiyordum. O gün iyiki duygu patlaması yaşamışım. İyiki beni üzen bi olay olmuş. Nasıl söylerim diye düşünmekten kafayı yemiştim. Aile ve çevremin gözünde ağırbaşlı olduğum için sanırım süreç istediğim gibi ilerledi. Benim gibi, aşırı muhafazakâr ailesi olmayan kardeşlerim için yazmak istedim. Asla korktuğumuz gibi olmuyor emin olun. Psikolojik yanını anlatmanız yeterli. Herkes anlayış gösteriyor. Diğer kardeşlerimin de en kısa zamanda esaretten kurtulmalarını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir