Sizin tercihlerinizin belirleyicisi olan şey nedir?

Öncelikle herkese merhabalar. Böyle bir bloğun varlığından ve burada bulunan dayanışma hikâyelerinden ötürü çok mutlu olduğumu bilmenizi isterim. Gelelim benim hikâyeme.

Şu anda 25 yaşındayım. Örtü hayatıma travmatik bir şekilde girdi. Ergenliğe girdiğim yıllarda aniden boyum çok uzadı ve vücut hatlarım belirginleşti. Ve bu da örtünmem için baskıların başlamasına neden oldu. Özellikle amcamın baskıları ve yer yer uyguladığı psikolojik şiddeti beni çok üzdü. Zaten yaşadığım bu fiziksel ve ruhsal değişiklikleri çok kavrayamamışken, iç dünyamda anlamlandırmakta güçlük çekerken; amcamın bu tavrı, beni daha da çıkmaza sürüklüyordu. Derken kapandım. Henüz ortaokula gidiyordum ve kendimi ifade edebileceğim ve tabii ki dinleneceğim bir ortamım ve kimsem yoktu. Ailem muhafazakâr bir aileydi. Ve o zamanlar benim için başka bir alternatif yoktu. Sonrasında liseye başladım. Okuduğum okul da muhafazakâr bir okuldu. Ve kızların çoğu kapalıydı. O ortamda bulunmak örtüyü normalleştirmeme sebep olmuştu. Varlığından rahatsız olmamaya başlamıştım. Sonra üniversiteye gittim. Üniversitede aşağı yukarı lise ayarında geçti. Çünkü vakıf üniversitesiydi ve muhafazakâr bir hava orada da vardı.

Ben toplamda on yıl örtülü yaşadım. Örtümü çok sevdiğim ve gerçekten istenildiği şekilde beni muhafaza etmesine yarayacak şekilde kullandım. Benim örtüden kopmamı başlatan süreç ise dinin bu son zamanlardaki yozlaşmış hali ve travmatik örtünme hikâyem. Sanırım ikinci sebep daha baskın olsa da birincisinin de hatırı sayılır bir etkisi oldu. Beş altı ay önce bir akşam odamdan çıktım ve babama artık örtünmek istemediğimi söyledim. O akşam epeyce bir konuştuk ve babam yer yer aşırı tepkiler verdi. Konuşmanın sonunda anladım ki onun derdi ben ya da yapmak istediğim şey değildi. El âlem ne der korkusu ruhlarını ve iradelerini teslim almıştı.

Üstelik o akşamki konuşmada en büyük hayal kırıklığım, eğer evli bir kadın olsaymışım ve bunu o zaman yapsaymışım bu kadar sorun etmeyeceklerini babamın açık açık söylemesi oldu.

Benden istenen şey toplumun onay vermediği hiçbir şeyi yapmamam ve tabii ki babamı zorda bırakmamam. Babam konuşmasını bitirirken dedi ki; “İnsanlara kendini sen ifade edeceksin, bizim rızamız yok.”

Bu konuşmanın ertesi gününden bugüne kadarki süreçte artık örtülü bir kadın değilim. Kararımı hemen uygulamaya başladım. Ve tüm bu süreçten şunu anladım.

Kendi iradesini ortaya koymak isteyen herkesi sindirmek isteyen bir anlayış var. Ve bunu, bize kendimizi suçlu hissettirerek yapmaya çalışıyorlar.

Sadece şunu iyice düşünün. Sizin tercihlerinizin belirleyicisi olan şey nedir? Sabahtan akşama kadar ahlak zabıtalığı yapan ve hayatında bir tane erdem edinememiş insanlar mı yoksa kendi inşa sürecinizden geçen değerleriniz mi?

İçimizin dışımızla uyumlu olması mühim bir meseledir. Benim içim muhafazakâr değildi ve başörtüsü benim için artık bir yüktü. Şimdi hayatımda değil. Ama onu hep güzel hatırlayacağım. Yaşadığınız tüm zorlukların nihayet bulmasını diliyor ve yolunuzu bulmanızı ümit ediyorum.

(Görsel: The Garden of Words)

Paylaş:

Comments (5)

  1. O konuşmayı yapacak cesarete henüz ben erişemedim ama sizin adınıza çok mutlu oldum, umarım bundan sonraki hayatınızda hep mutlu olursunuz 🙂

  2. Nasıl bir konuşma yaptığınızı cidden merak ediyorum. Ben de günlerdir kafamda bunu kurmaya çalışıyorum ama bir türlü oturmuyor. Ne dersem diyeyim çok büyük tepki alacağımı biliyorum. 🙁

  3. Keske sizinle iletisime gecebilsem..

  4. Fake hesabım insgram denizaslantyr987 bana ulaşın burdan çok ihtycm var

  5. Sizinle iletişime geçebilir miyim bu konu hakkında gerçekten konuşmak istiyorum.Desteğinize ve görüşünüze ihtiyacım var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir