Kimse başkasının istediği gibi yaşamayı hak etmiyor.

Benim de buradakilere benzer bir hikâyem var. Ailem, özellikle de babam fazla muhafazakâr. Fakat bu muhafazakârlık kapalılıktan ve namaz kılmaktan öteye geçmiyor. Akrabalarımız içerisinde neredeyse hiç açık yok. Ben de çoğu kişi gibi kendi isteğimle kapandım en başta. Ama şimdi düşünüyorum da aslında kendi isteğimle kapanmamışım. Çocukluk hevesi işte. Akrabaların seni kabullensin diye yapıyorsun. Zaten küçüklüğümden beri hep bana ”Kapanacaksın büyüyünce değil mi” derlerdi. O zamanlar, hayır, diyordum ama bunun olacağından emindim. Babam memur olduğu için hep dışarıda oturduk. Sadece yazın 1 aylığına memleketimize gelirdik. Yazın yatılı kursa gönderdiler. Ağladım istemiyorum diye ve çıktım. Küçüklüğümden beri camilere gittim zaten. Dini eğitimler aldım. Kuran’ın anlamını bilmeden Arapçasını okudum. Babam emekli olduğunda ben de 8. sınıfa geçmiştim, sınava girecektim. Babam emekli olduğu için memleketimize taşındık. Normalde kapanmayacaktım ama akrabalarımız birden çok baskı yapmaya başladı, özellikle babaannem ve teyzelerim. Babaannem kıyafetim kısa, pantolonum dar olunca hemen laf ederdi. Annem de onlara uyup beni ikna etmeye çalışıyordu. Babam hiç karışmazdı çünkü zaten kapanacağımı bilirdi. Kurban bayramına 1 hafta kala artık dayanamadım, ”Tamam anne kapanacağım” dedim. Kapanmamın başka bir sebebi en azından bir tarafa ait olma düşüncesiydi. Ben daha 5. sınıftayken babam artık kısa kollu giymemi istemedi. Ben de hemen kabul ettim. Pantolonlarım dar olunca bir şey demezlerdi ama bileğim gözüktüğünde “Bu pantolon kısa.” derlerdi. Çok saçma kurallar vardı evde anlayacağınız. Yazın uzun kollu giydiğimde hep sorardı arkadaşlarım “Bu yaz günü uzun kollu mu giyilir?” diye. Ben de kendi isteğimleymiş gibi davranırdım ve kolumun yandığını söyler, geçiştirirdim. Anlayacağınız kapalı gibi giyinirdim ama başım açıktı. Kurban bayramından bir hafta önce de kapandım zaten. Akrabalarımız hep hediye almıştı. Babam, babaannem hep para verdi. Gönlümü okşadılar o zaman. Ben de memnundum bu durumdan. Kuzenimle birlikte kapanmıştık zaten. Yalnızlık çekmiyordum. Yeni okuluma başladığımda sınıftaki tek kapalı bendim. İlk o zaman pişman olmuştum. Ve ben şuna da inanmıyorum, ”Tesettür hiçbir şeyi kısıtlamıyor, tam tersine daha da özgürleştiriyor, daha da rahat hareket ediyoruz” diyorlar. Kesinlikle kendilerini kandırıyorlar. Arkadaşlarım rahatça basketbol oynarken ben içerde ders çalışıyordum. Hep imrendim. Anneme ve babama kızdım. Sonra çok da umursamamaya başladım. Lisede daha çok kapalı olur diye. Ama içten içe kendimi yiyip bitirdim. Bir de üstüne TEOG kaldırıldı yerine LGS getirildi. İyice psikolojim bozuldu. Hiç ders çalışamadım. Sınava bir ay kala karşımızdaki İmam Hatip lisesine uzun uzun baktım ve ben bu okula gidemem dedim. Gecelere kadar çalıştım ve çok iyi bir Anadolu lisesi kazandım. Ama lisede de sınıftaki tek kapalı bendim ve hala öyleyim. Şuan lise 2. sınıfa geçtim. Bayrama günler var. Kapanalı tam 2 sene oldu. Açılmak istiyorum. Allah’a inanıyorum ama dinle ilgili kafamda soru işaretleri var. Babamın, annemin demesiyle namaz kılıyorum. Bunlar hep annem ve babamın suçu. Onlar ağaç yaşken eğilir diye küçüklükten beri din üzerine zorlama yaptılar. Ama her şey içimde kaldı. Şort giymedim, askılı giymedim, tayt giymedim, denize girince bile uzun eşofman ve tişört giydim. İçimde bir heves bıraktılar. Ben kapanırken Allah için kapanmıştım ama sonradan öğrendim elin erkeği bizden etkilenecek diye kendimizi saklıyormuşuz. İnanın öyle değil. Bir farkı olmuyor. Edepli olan zaten edepli. Bakan yine bakıyor. Biz başkaları bakmaması gerekirken bakıyor diye kendimizi saklamak zorunda mıyız? Benim kendi düşüncem; sapıklık, Peygamberimiz zamanında çok farklı olduğu için böyle bir ayet var. Ve Kuran’ın ilk defa bu sene Türkçesini okudum. Sanki İslam sadece erkeklerin dini gibi. Erkeklere yazılmış bir Kuran gibi. Kadınlar hep 2. sınıf insan. Sürekli kadınlarınıza ve kızlarınıza söyleyin diye yazıyor. Biz illa birinin bir şeyi olmak zorunda mıyız? Kısacası kapalılık bana artık saçma geliyor. Ama bunu babama söyleyemiyorum. Ben annemden daha çok korkuyorum. Herkes önce annesine söylemiş. Ben ise babama söyleyeceğim. Kardeşim zaten biliyor. Benden 2 yaş küçük olmasına rağmen sanki abimmiş gibi hesap soruyor. Tepkili ama istemiyorsan söyle dedi. Nasıl ki namazı gösteriş için kılanlara Allah lanet etmişse başkaları için kapanmakta bana kalırsa aynı şey. Ben sadece annem ve babamdan korkuyorum. Akrabalar umurumda bile değil. Canım istedi, der geçerim. Yeter ki açılayım. Bu sayfayı Mart ayında keşfettim. Her gün girerek biraz olsun acımı dindirdim. Hala da her sabah girer yeni bir şey yayınlanmış mı diye bakarım. Bu sayfayı açanları tebrik ediyorum ve binlerce kez teşekkür ediyorum. Cesaret kaynağım oldunuz. Sayfaya girdiğimde hem yalnız olmadığım için sevindim, hem de herkes benimle aynı durumda hatta daha zor durumda diye çok üzüldüm. Kimse böyle yaşamayı hak etmiyor. Kimse yıllarını bir başörtüsü uğruna heba etmeyi hak etmiyor. Kimse başkasının istediği gibi yaşamayı hak etmiyor. Bu yazıları okuyan bazı kişiler açılmayı çok abarttığımızı söyleyebilir ama emin olun derdimiz açık ya da kapalı olmak değil. Derdimiz özgür olmak. İstemediğimiz bir şeyi yapmamak. Bana göre kapanmak saçma. Ama bütün insanlara saygı duyarım. Birisi şort giydi diye yargılamam. Ya da çarşaf giydi diye. Kimse kimseye karışamaz. Herkes lütfen kendisine baksın. Bizi yargılamadan önce siz mükemmel misiniz ona bakın. Herkes istediği gibi yaşar. Kimse sizi ilgilendirmesin. Son olarak şunu söylemek istiyorum. Ben babama bugün söyleyeceğim açılmak istediğimi. Siz de geciktirmeyin. Benim 2 yılım gitti, başkalarının 8 yılı 12 yılı gitti. Sizinki daha fazla gitmesin. Her saniyemiz önemli. En azından söyleyin de istemediğinizi bilsinler. Kadınlar özgürlüğü hak ediyor. Özgürlüğü hak ediyoruz. Söyledikten sonra ne olduğunu yazacağım umarım, iyi şeyler yazarım. Bana şans dileyin.

**Yazıyla beraber paylaştığımız görselin kime ait olduğunu bulamadık. Biliyorsanız kaynağıyla beraber yorum bırakabilirsiniz.

Paylaş:

Comments (6)

  1. Sana bol şans diliyorum umarım bu kararın senin için mutluluk ve huzuru da beraberinde getirir. Hiç vazgeçme pes etme ..

  2. umarım güzel şeyler olur..sakın pes etme lütfen 2 senen gitmiş daha fazla gitmesin halledebildiğin kadar kısa sürede halletmeni diliyorum umarım başarırsın başarırız yeterki vazgeçmeyelim…

  3. Hayat ertelenmeyecek kadar güzel,özgürlük ondan da güzel…asla pes etme önünde duvarlar engeller olacak bu baban ya da ailenden biri olabilir ama sen asla pes etme onlara kararlılığını göster güçlü kal en önemlisi güçlü olmak iyi haberlerini bekliyoruz

  4. Daha yaşın çok genç çok araştıracaksın okuyacaksın, Kuran mealini okurken ayetleri kıyasla, düşün ılımlı hocaları dinle, bol bol oku hala inanmıyorsan ona göre dini kimliğin şekillenir zaten. Açılma konusunda da fevri olmadan yavaş yavaş aklı başında karar aldığını hissettirerek de ailene aç konuyu, dediğin gibi Allah için olmadıktan sonra kapanmanın da diğer ibadetler gibi anlamı yok. Küçük yaşta insanın içinde heves bırakılması öyle kötü bir şey ki dediklerinde gerçekten haklısın, yaşına göre çok olgunsun umarım en az acı ve kavgayla bu süreci atlatırsın, unutma ki yalnız değilsin

  5. Deist Eleman

    Başaracağını umuyoruz hepimiz. Ama özür dile hemen. Çünkü Kuran’da kadınların 2.sınıf insan olduğu yalanını(!) söylemişsin. Öyle olmaz. Şüphesiz ki o kitapta kadınlar kutsaldır, yüksektir, çok değerlidir ve 4 erkekle evlenebilme hakkı sayesinde erkeklerden üstündür, mahkeme şahitliğinde 1 kadın 2 erkek ediyor, bildiğin gibi peygamberlerin çoğu kadın, öteki tarafta kadınlara 72 nuri verilecek falan filan. Bilge Hanım dini ”ılımlı” hocalardan yani ”aslında orada öldür değil güldür, darabe dövmek değil öpmek” diyen hocalardan dinlemeni önermiş dini. Zaten ”apaçık, anlaşılır” ayetleri yanlış çevrildi mutlaka. Çünkü o kitabı anlamak için hocalara ihtiyaç vardır. Biz, özellikle ben, anlayamam. Burada sizin kapatılmanızın nedeni şüphe yok ki Türlerin Kökeni filandır. Buradaki son sözüm kendisi dini araştırmanızı önerirken benim dinsizliği araştırın dememi ”kafa karıştırma” olarak yorumlayan Bilge Hanımi’a. Özür dilerim, kendimi burada ”acındırdım” çünkü ilginize muhtacım. Öyle muhtacım ki hepinizden eposta adresi isteyip kendimi övdürüyorum(!). Kendinize iyi bakın hepiniz. Bilge Hanım, siz de kendinize iyi bakın. Unutmayın, yalnız değilsiniz. Her zaman sizi anlayacak birileri vardır. Ben bulamadım burada ama siz bulacaksınız. Kararsız ama Kararlı, Kimisterseno ve daha birçok kişiye teşekkür ederim. Bu buraya yazdığım son yorumdur. Bırakıyorum çünkü platform büyüyor ve başıma iş açılmasını istemiyorum çünkü ben ne yazık ki yalnız yürüyorum. Ben sadece 20 yaşında sizin mücadelenize destek olmak isteyen bir erkeğim. Kız arkadaşım açılacağı için araştırırken buldum sizi. Esen kalın. Hoşça kalın. Dostça kalın. Bir arada kalın ve unutmayın, asla yalnız yürümeyeceksiniz.

    • Sayın deist eleman açıkçası eleştirileriniz öyle saldırgan ve yanlı ki cevap vermeye bile değmez bana göre, ama gene de deneyeceğim. Kadınlara destek olurken inanma ve inançla ilgili şeyleri aşağılayarak, inananların objektif düşünemeyeceğini söyleyerek insanları ayrıştırmış olmasanız size böyle yaptığım eleştirileri elbette ki yapmayacaktım. Tavsiye vermekle “müslümanlık kadına değer vermez” demek midir? Peki “inananların dinden dolayı bakış açıları dardır, biliyorum daha da özgürleşeceksin” demek midir, dinle ilgili kafası karışık kadınlara destek olmak?
      deist eleman sen bu platformda destek olmaya çalışırken inançlı insanları ikinci sınıf insanmış gibi, inanmayı da kurtulunması gereken ve özgürlüğü kısıtlayan bir durum olarak göstermeye çalıştın. Burda kanıta ihtiyacım yok, gerekirse kanıtlarım da, yorumlarını göstererek, ama zaten tüm yorumlarını okumuş herkes biliyor bu gerçeği. Kafasında biraz soru işareti olan herkese doğru yolu buluyorsun zaten islam kötü gibi argümanlarınla etkilemeye çalıştın, insanlara lütfen oku dedin bunu yaparken, açıkçası kafası karışık insanların fikirlerini etkilemek için böyle uğraşman ve bu sırada bolca dini kötü göstermeye çalışman çok çirkin, en hafif tabirle yanlış bir haraketti. Kötü bir niyetin olmadığına inanmak istiyorum, insanların inançlarına böyle müdahale etmeyi doğru bulmasam da yazılarınla pek çok kadına destek oldun, iyi geldin, bunun için çok teşekkürler, umarım hayatının devamında mutlu olursun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir