Babam “Sen eğer başörtünü açarsan ben sokakta adam diye gezemem.” dedi

Merhaba, 

Ben 17 yaşında bir öğrenciyim. Bundan 7 yıl önce ortaokula İmam Hatip ile başladım. Ailem, arkadaşlarım ve genel çevrem; babamın hoca, annemin çarşaflı bir kadın olmasını göz önünde bulundurarak belki de bana çizilen kaderin farkındaydılar. İmam Hatip Ortaokulu’na başladım, kapanmak için uygun bir ortamdı. Evet çevremdeki her kız gibi ben de büyümüştüm ve kapanacaktım. 

Yaşım 12’ydi, regl olmuştum. Bu zamana kadar akşam sokağa çıkıp oynarken başörtü takmıyordum fakat artık takmam gerekirdi. Çünkü o yaşta bana öğretilen şuydu; eğer saçlarımı gösterirsem her tel bir yılana dönüşecek ve beni boğazımdan sarıp sıkarak boğacak. Zaten o yaştan sonra sokağa çıkıp oynamalar da bitmişti. 

Kapanmamı kimse abartılı tepkilerle karşılamamıştı. Zaten olması gereken buydu. Zaten ben Kur’an kurslarında büyümüştüm ve yapmam gereken tam da böyle bir hareketti. 

Aradan yıllar geçti. Ben liseye de İmam Hatip’te devam ettim, çünkü seçeneğim yoktu. Tercih listeme İmam Hatip olmayan okul yazmamıştım bile. Liseye gelince İmam Hatip nedir daha iyi anladım. Din nedir, felsefe nedir, varoluş sancısı nedir bunları bildim, hissettim. “Neden yaratıldık?” sorusunu düşündüm aylarca. Bir cevap bulamadım. Bir sürü hocamla tartıştım, hepsi kusursuz düzenin bir parçası olduklarını düşünüyorlardı. Bana göre böyle değildi, varoluşumun bir amacı olmalıydı. ”Ben insanları ve cinleri yalnız bana kulluk etsinler diye yarattım.” ayetini okudular.(Zariyat, 56) ”Bu beni tatmin etmiyor, benim için yeterli değil” dedim, yaşıtlarım ”Sen ateist misin?” diye bağırdılar. Hayır değildim. Sadece, bana sonsuz inanmamı söyledikleri şeylerden kuşku duyuyordum ve nedenini sorguluyordum. Anladım ki çevremde beni tatmin edecek düzeyde bilgi sahibi biri yoktu. 

Günlerce meal ve tefsir kitapları okudum. Dışarıdan bir gözle kitabı okuyunca bu din benim için cazibesini yitirmişti ve artık İslam, inandığım bir din değildi. Aklımdaki, yüreğimdeki yaratıcı benden İslam’daki emirleri gerçekleştirmemi istiyor olmamalıydı. Benim tanrım İslam’daki o tanrı değildi. Dinsiz olduğuma karar verince başörtü takmanın da artık anlamsız olduğunu düşündüm. 

Karşımdaki en büyük engel babamdı ve cesurca karşısına çıkıp “Ben açılmak istiyorum.” dedim. Şok oldu, çok üzüldü ve böyle bir şeye kesinlikle iznim yoktur, dedi. Anneme de söylediğimde artık tüm aile yavaş yavaş bu gerçeği öğreniyorlardı. Ailede dinsiz olduğumu bilen bir tek ağabeyimin eşiydi. Geniş görüşlü ve güvenilir biri olduğu için ona söyleyebildim. Çok büyük kavgalar da ettik, evden de kovuldum ”Benim gibi baban/annen yok.” laflarını da işittim. Kısıtlandım da. Babamın “Sen eğer başörtünü açarsan ben sokakta adam diye gezemem.” sözlerini de işittim. Adamlık da neyse… 

Her neyse. Mücadelem devam etmekte. Buradaki hikayeler bana çok güç ve cesaret verdi. Umarım benim hikayem de size destek olur. Biz sesleri bastırılmış, cesareti kırılmış kişiler olmayacağız. Yalnız yürümeyeceğiz.

Paylaş:

Comments (2)

  1. Tebrikler. Zor olan kısmı atlatmışsın. Ailene kafandaki soruları anlatabilirsin. Belki cevapları yoktur ama senin üzerindeki baskıları azalabilir.

  2. Deist Eleman

    Cesur kızmışsın. Aramıza hoş geldin bu arada 🙂 Yapabilirsin bunu hissediyorum ve anlattığına göre ailenin seni döveceği filan yok. Zamanı geçirme ve yap. Lütfen.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir