Annemin 30’larında verdiği kararı bize çok küçük yaşımızda dayatması çocukluğumuza mal oldu.

Nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum. Benim annem ve babam evlenmeden önce dindar insanlar değillermiş. Annem evlendikten sonra geleneksel olarak saçları görünecek şekilde türban örtmeye başlamış, taa ki bir tarikata mensup olana kadar. Sohbetlere gidiş gelişler sonucu annem baya bir kapanmış, babam istememiş bu şekilde kapanmasını ama bir süre sonra kendisi de aynı sohbetlerin erkek versiyonlarına gitmeye başlayınca kabullenmiş. Bundan bize ne dediğinizi duyar gibiyim. Ama hayır, konumuzla çok bağlantılı. Tabi ki isteyen istediği gibi kapanır ama annemin kendisi 30’larına yakınken verdiği bir kararı bize çok küçük yaşımızda dayatması çocukluğumuza mal oldu.

İlkokuldaydım, bütün erkek kuzenlerim şort giyer, sıfır kollu kıyafetlerle gezerlerdi. Bense hep etek, elbise giyerdim. Dolabımda yoktu ki… Kızların pantolon giymesi, hele de şort giymesi…. Benden büyük 2 ablam da ortaokul biter bitmez tesettüre sokuldu. Öyle pantolon, tunik falan değil. 13 yaşındaki kızlara pardesü, bone ve sürekli kayan eşarplar taktırdılar. Ablalarım isteyerek mi yaptılar bilmem ama ben hiç istemedim. Annemin bütün telkinlerini ben de ablalarım gibi ortaokul bitince kapanacağımı söyleyerek erteledim. Sanki 13 yaş çok büyük bir yaşmış gibi ortaokul yıllarımı doyasıya yaşamak istedim. Koca ömürde 3-4 yıl da olsa. Öyle de oldu.

Ortaokulda canımın istediği her şeyi yaptım ama mezuniyet yaklaşıyordu ve annemin telkinleri de kendini hissettiriyordu. Benimse bu konuyu dillendiremeyip başka konulardan çıkarttığım sorunlar kendini hissettiriyordu. Ortaokul bitti ve yatılı okulu kendime kaçış gördüm. Peki ya kapanmazsam okumama, emek vererek kazandığım okula gitmeme izin vermezlerse idi… Ağlayarak söylüyorum ki kapandım dostlar… Okumak için. Kendi ayaklarım üzerinde durabilmek için. 18’ime geldiğimde ablam gibi evlendirilmemek için kapandım. Çocuk aklı ya işte korktum… Şu an olsa asla kapanmazdım. Bir kere kapandıktan sonra sadece ailede değil yaşadığım toplumda da dönüşü olmuyor çünkü..

Lise yıllarım çok hırçın geçti. Radikal bir dindar oldum. Kendimi buna mecbur bırakılmadığıma, kendim isteyerek yaptığıma ikna etmek için yıllarca Allah ile bütünleşmeye çalıştım. Birinin bir şeye beni mecbur bırakması gururumu incitiyordu çünkü. Zaman geçti… Hem kendimden nefret ettim hem de dindarlığımdan taviz vermedim. Taa ki son bir buçuk yıla kadar. 1 sene kadar kendi içimde aslında isteyerek kapanmadığımı, dini konularda samimi olmadığımı itiraf etmek için çabaladım. Gururumu aşmaya çalıştım.

Bütün cesaretimi topladım ve aileme artık kapanmak istemediğimi söyledim. Herkes ayağa kalktı. Bir anda orospu ilan edildim. Götümü başımı açmak istemekle suçlandım. Ablam ne alakaysa, beni okulumdan aldırmakla tehdit etti. Yıllarca emek verip kazandığım fakültede, doktorluk hayalini gerçekleştirmeme müsade ettirmeyeceğini söyledi. Annem beni beş kuruşsuz ortada bırakmakla tehdit etti. Ailemizin paşası, her şeye karar vereni olan dayıma duyurmadık bu isteğimi… Duysa o da öldürmekle tehdit ederdi belki. En çok ondan korkuyorum. Ben küçükken kuzenimin saçlarından tutup kapanması için sürüklemesi aklımdan hiç gitmiyor. Babam… Babam mı? Keşke bu kadar pasif olmasaydın da kızların istedikleri gibi yaşasalardı be baba.. Babam kapanırken küçük olduğumu okumam gerektiğini söyledi. Açılmak istediğimi söylediğimde ise annemle beni desteklediği için kavga ettiler. Boşanmalarından korktum benim yüzümden… Dayımın duyup beni okulumda onca meslektaşımın, hastaların içinde saçımdan sürüklemesinden korktum. Çok korktum be dostlar. Ama istemiyorum artık bunu. Böyle yaşayacaksam hiç yaşamayayım.

Bir gün belki yurtdışında bambaşka bir ülkede bambaşka bir dilde kim olduğumu bilmeyen insanların arasında istediğim gibi özgürce devam ettiririm hayatımı.. Ama o günlere kadar dayanabilir miyim bilmiyorum.. Aynaya her baktığımda saçlarımı özlüyorum. Onlara rüzgarın değişini hissetmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki… Siz istediği gibi yaşayabilen cesur kardeşlerim. Hepinizi en samimi duygularımla, özenerek kutluyorum. Yolunuz açık, olsun. Bir gün aranıza katılabilirim belki ama umudum yok. Yazacak çok şey var ama siz değerli insanların vaktini almayayım. Okuduysanız çok teşekkür ederim. Birilerinin beni anlamasına artık gerçekten çok ihtiyacım var çünkü. Bu arada bu devirde aile çevre baskısı mı kalmış diyenler; lütfen insanlara biraz saygınız olsun. Herkes sizin gibi özgürlükçü ailelerde büyüyecek kadar şanslı değil.

(Görsel: Montserrat Gudiol)

Paylaş:

Comments (14)

  1. Neden bilmiyorum ama yazın beni duygulandırdı:) Yaşantılarımız farklı da olsa demek istediklerini çok iyi anladığımı hissettim. Hiç öyle değilmiş gibi görünse de hepimiz aile, toplum baskısı altında kalıyoruz. Hatta bazen bu duruma çok alışıp üzerimizdeki baskının farkına varamayacak hale geliyoruz. Bu konuda kendini asla yalnız hissetme. Yapmamız gereken, istediğimiz her şeyi başarabilecek güçte olduğumuzu unutmamak sadece.

    • Lovecell

      Hissederek yazılan yazılar, söylenen şarkılar gibi… belki kelimelerim, cümlelerim basit ama ağlayarak duygu dolu yazdığım için olsa gerek seni duygulandırmış olabilir:)

      Birilerinin beni anlaması beni mutlu etti. Teşekkür ederim:)

      İstediğim her şeyi yapabilecek güçte değilim sanırım çünkü çok uzun zaman oldu, annemi geçip başaramadım… 🙁

  2. umut hep içimizde. sana yalvarırım bunu kaybetme, hep çok başarılı ol ve bizden, bizim gibi olanları, onlar öldürdü diye unutulmasına izin verme. sadece, cesur ol. okulu değiştirmen mümkünse yap, burs bulunur, herkes elinden geleni yapar. bu senin özgürlüğün. başkası sana dikenli teller cekti diye vazgeçemezsin. o telleri aşmak yerine, kesip atmayı dene. lütfen. umut hep bizimle, özgür kal.

  3. Lovecell

    İyi bir okuldayım, sırf birileri istemiyor diye okulumdan vazgeçmek istemiyorum. Ama haklısın belki de tek çarem okulumu değiştirip ailemden uzaklaşmaktır. Ama ailemi aşsam dahi okulda karşılaşacağım küçümseyen bakışların da farkındayım. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum. Artık böyle devam edemiyorum. Daha doğrusu etmek istemiyorum… Keşke bir sihirli değnek olsa ve geçmişte verdiğim bu bilinçsiz karardan beni kurtarsa.

    • Deist Eleman

      İnsanlar baksa baksa 2 gün öyle bakarlar. O da alıştığı görünüşlere artık yeni şeyler eklendiğinden. 3.günde hepsi normale dönüyor. Kız arkadaşımda öyle oldu. Zaman akıyor, geç kalma.

      • Deist eleman. Bu karışık hayatımda bir de aşık olacak gibiyim. Durumumu nasıl açıklayabilirim ki?

        • Deist Eleman

          Aşk güzel şeydir, olun. Ama doğru kişiye olun lütfen. Yüzünde iyilik elinde kitap olan insanı sevin. Sizi dövmesini hiçbirimiz istemeyiz. Erkekleri tanımak kadınları tanımak kadar zor değil. Kitap okumuyorsa uzak durun. Size yıldızlardan, topraktan, güzellikten bahsetmez. Bir erkek olarak tavsiyem bu. Şiddet bağımlısı bir toplumuz ne yazık ki. Kendiniz için en doğru kararı siz verebilirsiniz tabii, ancak dediklerimi dikkate alırsanız hayatınız bile kurtulur.

  4. şu an üniversitedesin ve ben daha sınava hazırlanıyorum iki ayım kaldı. yazdıklarını okurken artık kapalı değilim kendi ayaklarımın üzerinde durabiliyorum cümlesini bekledim bi umut. aslında hem senin için hem de kendim için beslediğim bi umuttu bu. şu an babam tıpkı senin annen gibi kapalı olmazsam üniversiteye kayda bile götürmeyeceğini ya da orada açılırsam beş parasız bırakacağını söyleyip tehdit ediyor. bense üniversitede part-time bir işte çalışarak bu durumu atlatabileceğimi düşünüyordum. fakat bir taraftan da eğitimimi asla aksatmak da istemiyorum. görüyorum ki her gece düşünerek uyuduğum ve umut ederek sarıldığım tek şey olan bu fikirlerin gerçekleşmesi çok güç. belki de meslegimizi elimize alana kadar bununla yaşamaya mecbur bırakılacağız ama eninde sonunda o gün gelecek. inanıyorum. bu yolda için elimizdenden geleni yapmaktan ve inanmaktan başka çare bulamıyorum 🙁

  5. Lovecell

    Eylülcüm üniversiteye geçmeden mutlaka başar, diyelim ki başaramadın, ailene uzak ulaşımın zor olduğu bir şehir seç. Sana önerim ailen müsade etmese bile üniversiteye kapalı gitmemen. Ben ailemle yaşadığım için bunu yapamıyorum. Ama uzakta olsam onlara söyleme ihtiyacı dahi hissetmezdim. Ne olursa olsun göze al ve üniversiteye açık git. Kendini de suçlama. Sen onlara kapalı olmak istemediğini söylüyorsun ama saygı duymuyorlarsa yapacak bir şey yok. Onlardan gizli açabilirsin bir süre. Üniversite bitip kendi ayaklarının üzerinde durduğunda da söylersin böyle bir şey yaptığını. Üniversiteye gitmeden mutlaka aç canım.

  6. Rüzgâr

    Ben de lise döneminde kapanmıştım. Senin yaşadığının tersine ailem kapanmama çok karşıydı. Ben de bir dine inanıyorsam onu “tam anlamıyla” (ne demekse) yapmalıyım diye düşünüyordum. Hatta o zaman yarım şekilde saçını bağlayan annem, benden birkaç sene sonra “tam” kapanmaya başladı. İstemeden annemin üzerinde toplum baskısı yaratmış oldum 🙂 İki sene hazırlık aşamasından sonra bir sene boyunca pantolon dahi giymeyerek uzun etekler, pardesüler ve omuzlarımdan aşağı sarkan başörtülerle gezdim. Çok gururluydum. Başlarda ailem çok kızdı. Benim zamanımda başörtü yasağı devam ediyordu ve üniversite eğitimime mani olur diye korkuyorlardı. Başlarda çok söylenseler de, kızsalar da sonradan üstüme gelmediler pek. Ama sonrasında da bana olanlar oldu. Ankara’daki üniversitelere gezi düzenliyordu okul. Benim de son senem olduğu için gezip görmek istiyordum. Ailem din konusunda açık görüşlü olsa da uzak yerlere gidilen okul gezilerine pek izin vermezdi. Bu sefer izin verdiler ve gittim. Her üniversiteye girişte başörtüsünü çıkarmam gerekiyordu. Başım açık vesikalık çektirmek zorunda kaldığımda dünya başıma yıkılmıştı ama bu kez ses etmedim. Ve o gezide olanlar oldu. Yaklaşık bir sene sonra başımı açtığımda hem biraz çıplak hissettim hem de inanılmaz özgür. Aynen senin hikâyende olduğu gibi, ben de en çok özlediğim şeyin rüzgârın saçlarıma değişi olduğunu anladım. İnsanın saçlarına rüzgârın değişi ne güzeldi öyle! Uzun yaz günlerinde, sıcakta oruç tutup iftarda ilk suyu içmek gibiydi benim için… Birkaç hafta sonra da açtım başımı. Ailemin dindar ama açık görüşlü insanlar olması benim en büyük şansımdı tabi. Üniversiteden sonra yavaş yavaş dine bakış açım da değişti. Şu an inancın, inanmanın çok büyük bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum ama kendimi hiçbir dinin etiketi altında da hissetmiyorum. Allah mutlak adaleti temsil ediyorsa kadın cinsinden kullarını yarattığı o güzel, serin rüzgârdan niye mahrum etsin ki? Etmez… Saçlarımız kafa derimizi tozdan, güneşin zararlı ışınlarından korusun diye yaratılmış; erkeklerin cinsel nesnesi olsun diye değil. Sizler için dua ediyorum. Er ya da geç o rüzgârı arkanıza alacaksınız. İlahi adalete ve kendinize olan inancınızı hiç kaybetmeyin!..

  7. Sizleri okudukça ülkemin geleceğine güven duyuyorum. Bir gün gelecek hiç bir ideoloji ve dogma insanları baskı altına alamayacak diye umutlanıyorum.

  8. Anlatacak kimsem yok. Ben de buraya tekrar geleyim dedim. Artik kimsenin beni tanımadığı yerlerde gizli gizli açık geziyorum. Ailemle aynı şehirdeyim hala. Yakalanacağım diye ödüm kopuyor ama daha fazla kaldıramıyorum başörtüsünü.

    • sakın ama sakın yılma seni o kadar iyi anlıyorum ki ben de evden uzaklaşıp
      başörtüsünü çıkardım en sonunda .babamın o kadar tehdidine rağmen yaptım bunu . iki ay anneannemde babaannemde dayımda utana sıkıla yaşadım. en sonunda babam ve annemin kabullediğini sanıp eve geldim . geldiğimde babam öldürmekle tehdit etti ikisi de fiziksel ve duygusal her anlamda baskı yaptılar ama yılmadım. gerekise diğer akrabalarıma sığındım en çok dedem yardımcı oldu bizde kalabilirsin diye. sonunda gideceğim üniversite açıklandı hukuk fakültesini kazandım . tıp istiyordum ama ülkede bu tarz o kadar çok toplumsal sorun var ki sessiz kalamayacağım . hukuğu kazanınca da yine tehdltler savruldu okuyamazsın diye. bu beni hep daha çok perçinledi öldürsen de kapatmayacağım başımı dedim dayak yerken bile bunu haykırdım yüzüne. ve o an annem araya girmese beni öldürebilirdi biliyor musun babam demeye dilimin varmadığı insan ama asla umrumda olmazdı . tercihlerimi yaşayamayacağım bi hayattansa ölmeyi seçtim o an. sonunda kabullendiler artık herkesin yanında açığım şimdi. hâlâ arada seni böyle istemiyoruz dedikleri oluyor ama ben hukukçu olacağım görüntümle de eşit yaklaşmam lazım insanlara deyip kılıf uydurmaya çalışıyorum inanmaları da asla umrumda değil açıkçası. şimdi bi an önce bu evden uzaklaşmak istiyorum son bir ayım. esaretin son bulmasına ..

  9. sakın ama sakın yılma seni o kadar iyi anlıyorum ki ben de evden uzaklaşıp
    başörtüsünü çıkardım en sonunda .babamın o kadar tehdidine rağmen yaptım bunu . iki ay anneannemde babaannemde dayımda utana sıkıla yaşadım. en sonunda babam ve annemin kabullediğini sanıp eve geldim . geldiğimde babam öldürmekle tehdit etti ikisi de fiziksel ve duygusal her anlamda baskı yaptılar ama yılmadım. gerekise diğer akrabalarıma sığındım en çok dedem yardımcı oldu bizde kalabilirsin diye. sonunda gideceğim üniversite açıklandı hukuk fakültesini kazandım . tıp istiyordum ama ülkede bu tarz o kadar çok toplumsal sorun var ki sessiz kalamayacağım . hukuğu kazanınca da yine tehdltler savruldu okuyamazsın diye. bu beni hep daha çok perçinledi öldürsen de kapatmayacağım başımı dedim dayak yerken bile bunu haykırdım yüzüne. ve o an annem araya girmese beni öldürebilirdi biliyor musun babam demeye dilimin varmadığı insan ama asla umrumda olmazdı . tercihlerimi yaşayamayacağım bi hayattansa ölmeyi seçtim o an. sonunda kabullendiler artık herkesin yanında açığım şimdi. hâlâ arada seni böyle istemiyoruz dedikleri oluyor ama ben hukukçu olacağım görüntümle de eşit yaklaşmam lazım insanlara deyip kılıf uydurmaya çalışıyorum inanmaları da asla umrumda değil açıkçası. şimdi bi an önce bu evden uzaklaşmak istiyorum son bir ayım. esaretin son bulmasına ..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir