Şalımın uçları sanki birinin elleri ve beni boğuyor.

Bugün keşfettiğim bu sayfa şu zamana kadar aradığım şeydi. Youtube’a, Google’a İngilizce veya Türkçe olarak başını açan insanlarla ilgili aratmadığım kelime kalmamıştı. Fakat Youtube’da karşıma çıkan BBC’nin o haberine tıklamamla buralara geldim. Hikâyeleri okudum ağladım… Şimdi de kendi hikâyemi anlatmak istiyorum.

22 yaşında bir kızım. Aslında benim hayatım 2 yıl önce başladı çünkü 2 yıl önce izlediğim bir Youtube videosuyla bir aydınlanma yaşadım. Hayatım altüst oldu. Yaşadığım, inandığım şeyleri sorgulamaya başladım. Bununla birlikte düşüncelerimde değişiklikler oldu. Başı örtme mevzusu gibi. Bu yaza kadar başımı açmayı düşünmedim fakat yurt dışına bir gençlik programına katıldığımda bu örtüyü inanmadığım halde taşımanın bir yük olduğunu anlamaya başladım. Gittiğim ülkenin tatil beldelerine gidiyorduk, arkadaşlarım hunharca denizde eğlenirken ben sadece ayaklarımı sokup onları uzaktan izlemekle yetiniyordum. Müzikli vapur eğlencelerinde denizin ortasında deli gibi dans ederlerken kendimi müziğin ritmine uydurup dans etmemek için tutuyordum. Yapmak istediğim şeyleri yapamıyordum. Çünkü başımda taşıdığım bir sorumluluk, bir sembol vardı. Dışardan muhafazakâr içerden tam tersi. Ne olduğum gibi görünüyordum ne de göründüğüm gibi olabiliyordum. Şalımın arkasını düğümlerken her seferinde intihar ipimi bağlıyormuşum gibi geliyor. Şalımın uçları sanki birinin elleri ve beni boğuyor. Her aynaya baktığımda, her yansımamı gördüğümde kendimden uzaklaşıyorum. Tüm bu duygulara rağmen açılma fikrimi babama söylemiyorum. Söyleyemem çünkü birincisi olacaklardan çok korkuyorum, ikincisiyse bu saçma isteğim için onu üzmeye değer mi diye düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki söylersem hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Saçımın ön kısmı şalımdan görünüyor ve babam her gördüğünde ‘Gıcık oluyorum şu saçının görünmesine’ diyor. Bu beni gerçekten yaralıyor. Düşünsenize tamamen açıldığımı, babam artık benim yüzüme bakamaz bile. Bir tutam saça dayanamayan adam bütün saçıma nasıl katlanabilir ki. Onu, bana bakarken yüzünde oluşacak tiksinme ifadesi ile hayal edebiliyorum.

**Yazıyla beraber paylaştığımız görselin kime ait olduğunu bulamadık. Biliyorsanız kaynağıyla beraber yorum bırakabilirsiniz.

Paylaş:

Comments (4)

  1. Deist Eleman

    Hayat sizin hayatınız. Hiçbir şeyin ölçüsü yakınlarınızın düşünce tarzı değildir. Kendinizi kısıtlayarak yaşamak ile hiç yaşamamak arasında fark yoktur. Lütfen özgürlüğünüzü koruyun.

  2. O videonun linkini yorumlarda paylaşır mısınız?

  3. Neler yaptın bu konu hakkında. Benimde yaklasik 4 aydır aklimda olan ve kendimden bile kaçtığım bir konu.

  4. O videonun ismini veya linkini paylaşır mısınız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir