Sevgiyle öğretilmiş de olsa yanlış yanlıştır.

Bugün size kendi maceramı anlatmaya geldim, henüz sonuna gelmedim ama çok az kaldı hissediyorum. Buradaki birçok hikayeye benzer bir hikayem var ama bir yandan da asla benzemeyen bir hikaye…

Ortaokuldan çıktıktan sonra başörtüsünü babasına aşık bir kız olarak aldım saçlarıma. Beni hep seven ve bana dini anlatan temiz yürekli babamın isteğiyle bir hevesle örttüm saçlarımı. Şehrimizdeki iyi bir anadolu lisesini kazandım sonra. Başörtüsüyle sınıfa girmek yasaktı ve ben o saf temiz çocukluğumla bir dinin savunuculuğunu yapmaya giriştim. Kaydımı bir imam hatip lisesine aldırdım. Bütün çevremi değiştirdim, etrafımı gözü dinden başka bir şey görmeyen insanlar sardı tabii sonuç olarak. Bakmayın şimdi böyle dediğime ben de önceden onlardan biriydim. Liseyi bitirip üniversiteyi kazandığım yaz babam öldü.

Canımdan çok sevdiğim babamı kaybetmemle birlikte onun gittiği ve bana öğrettiği yolu yani dinin felsefesini uzun uzun düşündüm gecelerce. Saatlerce okudum; ölümü, hayatı, dini, ahireti. Şimdi psikoloji eğitimi alıyorum, 3 senelik sorgulamalarım sonucunda babamın yolunu bıraktım; babamı hala severek. Kendi yolumu çizmeye çalışıyorum şimdi. Başörtümü çıkarmaya, annemi ikna etmeye, çevremin sözlerine kulak asmadan özgür bir kadın olmaya çalışıyorum. 20 yaşında bu hayatı yeniden öğrenmeye, aşık olmaya, kadınlığımın farkına varmaya çalışıyorum. Saçlarımı örtmenin ahlakla ve Tanrı ile bir ilgisi olmadığını çok geç anladım.

Bundan sonraki hayatımı bütün bu toplum baskısıyla mücadele etmeye adayacağım. Küçücük bedenim ve ellerimle önce kendimi kurtaracağım. Uyuyan hayallerimi uyandıracağım, sevgiyle öğretilmiş de olsa yanlış yanlıştır, bunu artık kabul ediyorum. Zincirlerimi kendi ellerimle bağladım, şimdi yine kendi ellerimle çözeceğim. Bu dönemde çok büyük sancılar ve acılar çektim ama bunları anlatmanın kimseye bir yararı olmaz.  Özgür olmak istiyorsak acılarımızdan beslenmeyi bırakıp eyleme geçmeliyiz. Sızlanmak değil hareket etmek bizi kurtarır. İnanın ve hayallerinize adım adım yürümeye devam edin kadınlar. Çünkü biz böyle yaparız. Çocukken de gençken de. Ve eminim, yetişkin bir kadın olunca da hep böyle yapacağız.

Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir